Bağımlılık
Dans Edişimize Baksanıza Başkalarının Ülkesi Iı
Goncourt ödüllü Leïla Slimani’nin Başkalarının Ülkesi üçlemesinin bu ikinci kitabı Dans Edişimize Baksanıza, artık zenginleşmiş ve yerel burjuvazi içindeki yerini almış Belhac ailesinin ve bağımsızlığını henüz kazanmış, yeni kimliğini inşa etmenin çalkantıları içindeki Fas’ın hikâyesine kaldığı yerden devam ediyor. 1960’ların sonu, 70’lerin başında geçen romanda, bir yandan 1968’in özgürlük rüzgârı, diğer yandan II. Hasan’ın her türlü muhalefeti bastıran saltanatı, siyasi polisin faaliyetleri, Fas sahillerinde kendilerine bir cennet bulan hippiler, Doğu ile Batı arasındaki kendi ikili kimliklerinin acısını çeken okumuşlar karşımıza çıkıyor.
Karmaşık bir siyasal-toplumsal arka planda Mathilde ile Emin’in artık yetişkin olan çocuklarının öne çıktığı bu ikinci kitapta Slimani’nin aile sagası daha da derinleşerek devam ediyor…
Orion
Denizler dalgalanacak, akıp gidecek önümüzden. Gökyüzü başımızın üzerinden dökülüyor gibi olacak, Yüzümüze düşen yıldızları sayacağız. Ya da belki bizi bekleyen günler, Yıldızlarımızın gölgelerin arasında yitip gideceği kadar karanlık, O gölgeleri dostumuz bileceğimiz kadar çaresiz olacak. İnsanlık siyaha alışkın sevgilim, Bu zihinler, bu kalpler… Dünyalılar ışık görmemeye alışık.
Barbaros Hayrettin Denizlerin Kartalı
Geniş Zamanlar
Tanrının sonunda bana acıdığını ve yardım etmeye karar verdiğini düşünmem için sebeplerim var. Kocam elini bile sürmüyor bana. Yanıma yaklaşmıyor, yüzüme bakmıyor. Ayrı odalarda yatıyor, karşı karşıya gelmemeye gayret ediyoruz. O sabahın erken saatlerinde, mutfak masasına hazırladığım kahvaltısını tıkınıp çıkıp gittikten sonra, büründüğüm kara çarşafı fırlatıp atıyorum evin bir köşesine. Yatağıma dönüyorum, her bir anını, ellerimi incecik bir ipek üzerinde dolaştırır gibi özenle okşayarak, severek hasretle titreyerek düşündüğüm on yılıma geri gitmek için. Gözlerimi yumup, yeniden yaşamaya başlıyorum. Geniş Zamanlar, hayatın içinden akan, kendi zamanlarını yaşatan öykülerden oluşuyor.