İlkbahar Rüyası
₺319,00 Orijinal fiyat: ₺319,00.₺272,00Şu andaki fiyat: ₺272,00.
Hataların daima bir bedeli olur.
Ancak gerçek sevgi geçmişi telafi edecek sonsuz olasılıklara sahiptir…
Madelaine on altı yaşındaki kızı Lina’yı tek başına büyüten bekâr bir annedir. Dünyaca ünlü bir cerrah olarak başarılı bir kariyere sahip olsa da ergenlik çağındaki kızının sorunlarıyla başa çıkamaz. Annesiyle neredeyse iki yabancı haline gelen Lina ise kim olduğunu bir türlü öğrenemediği babasının izini bulmak için her şeyi göze almıştır.
Holywood’daki ışıltılı hayata kendini kaptıran, tüm kadınların hayran olduğu yakışıklı aktör Angel DeMarco alkol ve uyuşturucu bağımlılığının sınırına dayanan, vurdumduymaz bir hayat yaşamaktadır. Ancak zayıf kalbi onu bir gün yarı yolda bıraktığında Angel hayatını tamamen değiştirmesi gereken bir yol ayrımına gelir. Bu noktada unutmak istediği her şeyle yüzleşmek durumunda kalacaktır.
Zorlukların ve sıkıntıların hiç tahmin edilmeyen güzelliklere kapı açabileceğini gösteren İlkbahar Rüyası kalbinize hiç solmayan çiçekler ekecek…
“Duyguların önemini, bağışlamayı ve mucizelerin her an gerçekleşebileceğini anlatan şefkat dolu bir roman.”
Publishers Weekly
“İlkbahar Rüyası aşkın ve hataları telafi etmenin hikâyesini anlatıyor.”
Library Journal
“Sarsıcı, düşündüren ve duyguları harekete geçiren bir kitap…”
RT Book Reviews
“Kristin Hannah’yı tüm dünya seviyor…”
Newsday
| Yayınevi | Pegasus Yayınları |
|---|---|
| Yazar | Kristin Hannah |
| Baskı Yılı | 2014 |
3 adet stokta
Pegasus Yayınları – İlkbahar Rüyası
Hataların daima bir bedeli olur.
Ancak gerçek sevgi geçmişi telafi edecek sonsuz olasılıklara sahiptir…
Madelaine on altı yaşındaki kızı Lina’yı tek başına büyüten bekâr bir annedir. Dünyaca ünlü bir cerrah olarak başarılı bir kariyere sahip olsa da ergenlik çağındaki kızının sorunlarıyla başa çıkamaz. Annesiyle neredeyse iki yabancı haline gelen Lina ise kim olduğunu bir türlü öğrenemediği babasının izini bulmak için her şeyi göze almıştır.
Holywood’daki ışıltılı hayata kendini kaptıran, tüm kadınların hayran olduğu yakışıklı aktör Angel DeMarco alkol ve uyuşturucu bağımlılığının sınırına dayanan, vurdumduymaz bir hayat yaşamaktadır. Ancak zayıf kalbi onu bir gün yarı yolda bıraktığında Angel hayatını tamamen değiştirmesi gereken bir yol ayrımına gelir. Bu noktada unutmak istediği her şeyle yüzleşmek durumunda kalacaktır.
Zorlukların ve sıkıntıların hiç tahmin edilmeyen güzelliklere kapı açabileceğini gösteren İlkbahar Rüyası kalbinize hiç solmayan çiçekler ekecek…
“Duyguların önemini, bağışlamayı ve mucizelerin her an gerçekleşebileceğini anlatan şefkat dolu bir roman.”
Publishers Weekly
“İlkbahar Rüyası aşkın ve hataları telafi etmenin hikâyesini anlatıyor.”
Library Journal
“Sarsıcı, düşündüren ve duyguları harekete geçiren bir kitap…”
RT Book Reviews
“Kristin Hannah’yı tüm dünya seviyor…”
Newsday
İlgili ürünler
Ernest Hemıngway/Tüm Öyküleri
Nobel Ödüllü yazarın tüm öykülerinin bir arada olduğu tek eser. Ernest Hemingway’in tüm kısa öykülerinin toplandığı bu bütünsel eserde okurlar hem Kilimanjaro’nun Karları, Beyaz Fil Tepeleri, Aydınlık ve Temiz Bir Yer gibi çok sevilen klasiklerle buluşacak hem de ilk defa bu seçkide yayımlanan yedi yeni öyküyü keşfedecek. Tüm Öyküler, Hemingway hayranları için paha biçilmez bir hazine. Ernest Hemingway, Ingilizce yazında, yirminci yüzyılda yaşamış herhangi bir yazardan çok daha büyük bir değişim yaratmış, bu nedenle 1954 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’ne layık görülmüştür. Hemingway kısa, net cümleler yazar, sert ve etkileyici üslubuyla tanınır. Güneş de Doğar ve Silahlara Veda ile Hemingway, yirminci yüzyılın en büyük edebi kişilikleri arasında yerini almıştır. Gazetecilik ve Birinci Dünya Savaşı’nda ambulans sürücülüğü gibi işlerle uğraşmış olan yazar, 1920’lerde Paris’te gönüllü sürgünlerden oluşan yazar çevresinin bir parçası olarak uluslararası ün kazanacağı bir kariyere imza atmıştır. Hemingway, boğa güreşine ve avcılığa meraklıdır, ana karakterleri fiziksel ya da psikolojik olarak zarar görmüş, cesur ve kararlı erkeklerle kadınlardır. Çanlar Kimin Için Çalıyor’da Ispanyol Iç Savaşı’ndan söz etmiş, Ikinci Dünya Savaşı’na da değinmiştir. Klasik kısa romanı Yaşlı Adam ve Deniz ile 1953 yılında Pulitzer Ödülü kazanan Hemingway, 1961 yılında ölmüştür.
Kadınsız Erkekler
Kadınsız Erkekler Ernest Hemingway'in gençlik yapıtlarının en önemlilerinden biridir. İçindeki on dört öykü, daha sonra yazacağı konuları yansıtmaktadır; savaştan kaynaklanan acılar, erkeklerle kadınlar arasındaki tedirgin ilişki, spor ve sportmenlik... Kötü Hikâye'de ünlü matador Maera'ya ölümsüz bir ağıt yakmıştır Hemingway. Bir Başka Ülke'de, savaşta yaralarının iyileşmesini beklerken eşinin vakitsiz ölümünün yasını tutan bir İtalyan subayını anlatmaktadır. Katiller, Chicago'lu iki kiralık katille öldürecekleri adamın öyküsüdür. Kızılderili sevgilisi Prudence tarafından aldatılan Nick Adams, yazarın daha sonraki öykülerine On Kızılderili'yle giriş yapar. Beyaz Fillere Benzeyen Tepeler ise genç bir çiftin çocuk aldırma üstüne yaptığı yürek burkan, alçak sesli bir tartışmadır. Genç Hemingway, kendine özgü keskin, vurucu bir anlatımla kaleme aldığı bu yapıtlarla Amerika'nın en iyi öykücüsü olarak belirmeye başlamıştır.
Kilimanjaro’nun Karları
Kilimanjaro'nun Karları, Hemingway'in çok beğenilen ve en popüler yapıtlarından seçilmiş on kısa öyküden oluşmaktadır. Öyküler, Kazanan Hiçbir Şey Almaz, Kadınsız Erkekler, Beşinci Kolon ve İlk Kırk Dokuz Öykü isimli yapıtları arasından seçilmiştir. Ayrıca, Hemingway'in yetişkinler için yazdığı öyküler arasında bir Amerikan dergisinde yer almaya değer bulunan ilk eseri Katiller ve babasının intiharına ilk kez gönderme yapan otobiyografi tadındaki Babalar ve Oğullar da yer almaktadır.
Hemingway'in biyografisini yazan Carlos Baker, Francis Macomber'in Kısa ve Mutlu Yaşamı adlı kısa öyküsünü, "öz-gözlemin, kulaktan dolma bilgilerin ve uydurmaların harika birleşimi" olarak nitelendirmiştir. Hemingway'in "Bütün gerçekleri burada anlattım" diyerek pek övündüğü, kitaba ismini veren kısa öyküyse, içinde, üstüne romanlar yazılacak kadar çok malzeme barındırmaktadır. Sadeliklerinin güzelleştirdiği, yaratıcılıklarıyla heyecan veren, özenle işlenmiş her kelimesiyle türünün en iyi örneklerinden olan bu kısa öyküler, Amerikalı usta yazarı daha da yüceltiyor.
Martin Eden – Modern Klasikler 38
Jack London’ın yarı otobiyografik romanı Martin Eden, 20. yüzyıl başında sosyal ve ideolojik meseleler ağırlıklı içeriğiyle Amerikan edebiyatında büyük ölçüde kabul görmüştür. London farklı sınıflar arasındaki zihniyet ve değer farklarını gözlerimizin önüne sererken, statü ve servetin Amerikan toplumundaki hayati önemine işaret eder. Romanın ana temalarından biri, başarı ve refah yolunun sosyal sınıf farkı gözetilmeksizin herkese açık olduğu şeklinde özetlenebilecek Amerikan Rüyası’dır. Ya da bu idealin yarattığı muazzam hayal kırıklığı…
London, romanı bir sanatçının çıraklıktan olgunluğa geçiş sürecini işleyen Künstlerroman geleneğinde yazmıştır. Martin’in aşkı uğruna eğitimsiz genç bir işçiden başarılı ve rafine bir yazara dönüşüm mücadelesini anlatır. Kahramanı hedefine ulaştığında ise motivasyonunu ve heyecanını çoktan yitirmiş, trajik bir sona doğru sürüklenmektedir artık…
Olasılıksız
Bir sabah, yıllardır görmediğiniz bir arkadaşınızı düşünerek uyandınız. Bir saat sonra, onunla sokakta karşılaştınız. Sizce bu sadece bir tesadüf mü, yoksa çok daha farklı bir anlamı olabilir mi?
Siz hiç Loto’da büyük ikramiyeyi kazanmadınız. Ama birileri kazanıyor. Hem de sürekli! Onlar sizden daha mı şanslılar?
Şans nedir gerçekten? İçinizde bütün parayı kırmızıya yatırmanız gerektiğini söyleyen bir his var. Bu his bir öngörü müdür? Yoksa daha fazlası mı?
Yolda gidiyorsunuz. Kafanızı çevirip yandaki küçük parkta baktınız ve bir anda bu anı daha önce de yaşamış olduğunuzu hissettiniz. Evet, Deja Vu. Sizce nedir Deja Vu; Geçmiş mi, rüya mı yoksa geleceği mi görüyorsunuz?
Eğer siz de kontrolün kimde olduğunu merak ediyorsanız, ‘Olasılıksız’ tam size göre bir roman…
Sırça Fanus
“Neşeli, hüzünlü, yalın, parlak ve doğal. En üstün niteliğiyse şaşırtıcı derecede dolaysız oluşu, tıpkı güpegündüz çekilmiş bir dizi fotoğraf gibi.”
- Time
Parlak bir üniversite öğrencisi olan Esther Greenwood, 1950’lerde yayın dünyasında acımasız bir rekabetin sürdüğü New York’a büyük hayallerle gelir ve önemli bir moda dergisinde iş bulur. Kapıldığı beklentilerle karşısına çıkan fırsatların yoğunluğu, masumluğunu yitiren genç kızın zamanla kaldıramayacağı bir boyuta ulaşır ve Esther kendini tam bir karabasanın içinde bulur. Kimlik arayışı peşinde ürkütücü bir yola giren duyarlı ve hevesli bir genç kadının üniversite yılları, erkeklerle ilişkileri, yaşadığı çöküş, intihar girişimleri ve gördüğü psikolojik tedaviler mizahi bakış açısı unutulmadan son derece içtenlikle işlenmiş.
Sylvia Plath’ın kendi yaşamından yola çıkarak kaleme aldığı ve ilk kez 1963 yılında, ölümünden bir ay önce, başka bir isim altında yayımlatmayı başarabildiği Sırça Fanus, o günün olduğu kadar bugünün insanının da metropol yaşamındaki yabancılaşmasını anlatan modern bir klasik haline gelmiştir. 20. Yüzyıl Amerikan edebiyatının melankolik prensesi Sylvia Plath’ın başyapıtının, ölümünün ve kitabın yayımlanışının 50. yılında, gözden geçirilmiş baskısını okurlarımıza sunuyoruz.
Son 10 Saniye
Üçü de korkunç bir yüzleşmeye doğru dörtnala koşarlarken kesin olan tek bir şey var: hayatta kalabilmek için çok sıkı mücadele etmeleri gerekecek.
SIMON KERNICK, İngiltere’nin en heyecan verici gerilim yazarlarından biri. Onun eserlerini bu kadar özgün kılan ise yaptığı araştırmalar. Kernick romanlarını yazmadan önce Emniyet Teşkilatı, Anti-Terör Şubesi ve Ağır Organize Suçlar Masası üyeleriyle kayda geçen veya geçmeyen görüşmeler yaparak İngiltere’nin yeraltı dünyasının derinliklerinde gerçekte neler olduğunu ilk ağızdan duyuyor.
SİVİL POLİS
Son on beş yıldır sivil polis olarak çalışan Sean Egan hayatı uçurumun kenarında yaşamaya alışkın olanlardan. Yakın zaman önce Londra’nın en tehlikeli suç şebekelerinden birinin içine sızmayı başardı ve şimdi kendisinden özel bir görev isteniyor: Gece Sürüngeni diye anılan bir seri katili polis nezaretinden kaçırmak.
KATİL
Acımasız ama bir o kadar da zeki olan Gece Sürüngeni şöhretini genç kadınları işkence ederek öldürmesine borçludur. Önceki gece tutuklanan katil, cinayetlerden birini işlemediğine dair çok sağlam bir delili olduğunu ve masumiyetini kanıtlayıp asıl katili sunacak çok önemli şeyler bildiğini iddia etmektedir.
KADIN POLİS
Dedektif Müfettiş Tina Boyd geçmişi asla yakasını bırakmayan bir bela mıknatısı. Gece Sürüngeni’ni cinayetleri işlemekle suçlayan polis kendisiydi ve şimdi kaçırılan suçluyu bulmak da yine ona düşecek. Ama bunu çok çabuk yapması gerekiyor, çünkü bazı tehlikeli kişiler onu sonsuza dek susturmak istiyor.

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.