Olasılıksız
₺430,00 Orijinal fiyat: ₺430,00.₺365,00Şu andaki fiyat: ₺365,00.
Bir sabah, yıllardır görmediğiniz bir arkadaşınızı düşünerek uyandınız. Bir saat sonra, onunla sokakta karşılaştınız. Sizce bu sadece bir tesadüf mü, yoksa çok daha farklı bir anlamı olabilir mi?
Siz hiç Loto’da büyük ikramiyeyi kazanmadınız. Ama birileri kazanıyor. Hem de sürekli! Onlar sizden daha mı şanslılar?
Şans nedir gerçekten? İçinizde bütün parayı kırmızıya yatırmanız gerektiğini söyleyen bir his var. Bu his bir öngörü müdür? Yoksa daha fazlası mı?
Yolda gidiyorsunuz. Kafanızı çevirip yandaki küçük parkta baktınız ve bir anda bu anı daha önce de yaşamış olduğunuzu hissettiniz. Evet, Deja Vu. Sizce nedir Deja Vu; Geçmiş mi, rüya mı yoksa geleceği mi görüyorsunuz?
Eğer siz de kontrolün kimde olduğunu merak ediyorsanız, ‘Olasılıksız’ tam size göre bir roman…
| Yayınevi | April Yayıncılık |
|---|---|
| Yazar | Adam Fawer |
| Baskı Yılı | 2016 |
5 adet stokta
April Yayıncılık – Olasılıksız
/n
Bir sabah, yıllardır görmediğiniz bir arkadaşınızı düşünerek uyandınız. Bir saat sonra, onunla sokakta karşılaştınız. Sizce bu sadece bir tesadüf mü, yoksa çok daha farklı bir anlamı olabilir mi?
Siz hiç Loto’da büyük ikramiyeyi kazanmadınız. Ama birileri kazanıyor. Hem de sürekli! Onlar sizden daha mı şanslılar?
Şans nedir gerçekten? İçinizde bütün parayı kırmızıya yatırmanız gerektiğini söyleyen bir his var. Bu his bir öngörü müdür? Yoksa daha fazlası mı?
Yolda gidiyorsunuz. Kafanızı çevirip yandaki küçük parkta baktınız ve bir anda bu anı daha önce de yaşamış olduğunuzu hissettiniz. Evet, Deja Vu. Sizce nedir Deja Vu; Geçmiş mi, rüya mı yoksa geleceği mi görüyorsunuz?
Eğer siz de kontrolün kimde olduğunu merak ediyorsanız, ‘Olasılıksız’ tam size göre bir roman…
İlgili ürünler
Afrika’nın Yeşil Tepeleri
Hemingway, Avrupa'da bulunduğu yıllarda sık sık Afrika'ya avlanmaya gitmiştir. Kendi ülkesinde de balıkçılıkla birlikte, avlanmanın her türüne ilgi duymuş; çoğunlukla avlanabileceği yerlerde yaşamış; daha sonra da bunları birbirinden güzel öykülerle anlatmıştır. Afrika'nın Yeşil Tepeleri, yalnızca avcılığı, avlanmayı anlatan bir yapıt değildir. Kitapta, bir yandan tüm canlı cansız varlıklarıyla Afrika'nın doğasını, bir yandan da kendi yaşamıyla, yaşam felsefesiyle Hemingway'i bulacaksınız.
Avcılık, doğal yaşam, hayvan hakları gibi konular üstüne düşünen herkesin okuması gereken bir kitap olan Afrika'nın Yeşil Tepeleri, Küçük İskender'in önsözü ve Fatma Aylin Sağtür'ün özenli çevirisiyle av tutkunlarının iç dünyasına tutulmuş bir ayna gibi.
Afrika'nın Yeşil Tepeleri baştan sona gözden geçirilip yenilendi, içinde Hemingway'in Afrika günlerinden fotoğrafların ve el yazması müsvedde örneklerinin bulunduğu, kuşe kâğıda basılmış 21 görselle zenginleştirildi.
Akıl Oyunları
Charlie Giles, kariyerinin zirvesinde bir yönetici. Kendisine şifreli notlar bıraktığını asla hatırlamıyor. Kimi öldüreceğini tek tek sıraladığı listeye ilk defa görmüşçesine bakıyor. Nasıl olur da en yakınındaki insanı bile öldürmek ister? Anlam veremediği bu şifreli notları kendisinin yazdığından emin. Gelebilecek tehlikelere karşı onu uyaran Anne Pedersen adında biriyle konuşuyor fakat kadının adı kayıtlarda yok. Ölmüş bir adam görüyor ancak polisi oraya götürdüğünde ceset ardında hiçbir iz bırakmadan ortadan yok oluyor. İşler daha da çığırından çıkmaya başladığında Charlie, kardeşi ve babası gibi şizofren olduğunu düşünmeye başlıyor. Kendisini durdurabilecek mi yoksa bu sonu olmayan akıl oyunlarına yenileri mi eklenecek? Çözebilmesi için halüsinasyonlar arasında tek bir gerçeğe ihtiyacı var ya da gerçeğe aykırı tek bir ayrıntıya. "Umulmadık sürprizler ve zihninizi kurcalayacak oyunlarla dolu bir roman. Muhteşem bir yapıt." -Tess Gerritsen- "Daniel Palmer okuyucuyu can evinden vuracak bir kitapla karşımızda. Karakter tahlilleri enfes. Son sayfaya kadar bitmek bilmeyen bir heyecan dalgası ve zekice düşünülmüş bir olay örgüsü." -John Lescroart- "Akıp giden bir konu, algılarınızı zorlayacak karakterler; net ve zekice kurgulanmış diyaloglar. Bir romandan başka ne beklersiniz? Çok yönlü bir yetenekten başlangıç vuruşu gibi bir ilk roman. Okuyucuyu daha da iştahlandıracak yazım tarzı ile tüylerinizi diken diken edecek bir okuma serüveni. Daniel Palmer, takip edilecek yazarlar arasındaki yerini bu kitapla perçinliyor." -Steve Berry-
Çavdar Tarlasında Çocuklar
Pek çok insanın hakkında konuştuğum için üzgünüm. Bildiğim tek şey; size anlattığım herkesi biraz özlüyorum. Bizim Stradlater'i ve Ackley'i bile sözgelimi. Sanırım o lanet Maurice'i bile özlüyorum. Sakın kimseye birşey anlatmayın. Herkesi özlemeye başlıyorsunuz sonra. Çavdar Tarlasında çocuklar, Salinger'in tek romanı. Ergenlik çağının içinde, yetişkin dünyanın düzenine karşı isyankar bir çocuğun, bir Noel öncesi başına gelenler.
Bu sürecin bir psikaytri kliniğinde noktalanışı. Holden Caulfield'in masumiyet arayışının iç burkucu romanı.Belki de Salinger'ın. 1993'te Franny ve Zoey ile Dokuz Öykü adlı kitaplarını yayımladığımız Salinger'in , 1963'ten bu yana yeni bir yapıt yayımlamamasına ve nerdeyse efsane haline gelmiş bir gizlilik içinde yaşamasına karşın, dünya edebiyat gündemindeki yerini hep koruyor.
Demir Ökçe
Jack London’ın 1907’de yayımlanan Demir Ökçe adlı eseri, modern karşı-ütopyacı romanların ilki sayılır. Totaliter ve baskıcı sistemdeki toplumu tanımlamak için kullanılan karşı-ütopya kavramı, bu kitapta, ABD’de oligarşik bir tiranlığın yükselişinde yansıyor. George Orwell’in Bin Dokuz Yüz Seksen Dört adlı romanına da esin kaynağı olan Demir Ökçe, toplumda ve siyasette gelecekte yer alacak değişiklikleri irdeler. Jack London’ın ileride ABD’de bir çöküş yaşanacağı yolundaki öngörüsü tam anlamıyla gerçekleşmemişse de, yazarın uluslararası gerginliklerle ilgili görüşleri birkaç yıl farkla da olsa gerçek tarihle örtüşür. Demir Ökçe’de 1913’te başlayan bu çatışma, gerçekte 1914’te patlak vermiştir. Dahası, London sadece 1914’te olanları değil, İkinci Dünya Savaşı’na giden olayları da kehanette bulunurcasına öngörmüş; faşist yapılanmanın dünyayı nasıl dehşete sürükleyeceğini ve bunun karşısındaki devrimci duruşun nasıl olması gerektiğini dile getirmiştir. Ne yazık ki geçen zaman London’ın kehanetlerini doğrular niteliktedir.
Demir Ökçe – Modern Klasikler 23
Jack London’ın Demir Ökçe’si distopya edebiyatının ilk örneği olarak kabul edilir. Günümüzden yüz yılı aşkın bir zaman önce kaleme aldığı eserinde London, çok eski ama hiç eskimeyen bir hikâyeyi konu edinir. Ezen ve ezilen mücadelesi tüm çıplaklığıyla gözler önündedir. Amerika Birleşik Devletleri’ni pençesine almış olan Oligarşi, namıdiğer Demir Ökçe tüm şiddeti ve gaddarlığıyla emekçilerin üzerine yürümektedir. Teröristler, ekonomik ve siyasi ilişkiler, faşist devlet yapılanması sanki daha o zamandan yirminci yüzyılda insanlığın yaşayacağı acı olayların habercisi gibidir... Jack London ya da doğduğunda kendisine verilen isimle John Griffith, 12 Ocak 1876'da San Francisco'da doğdu. İlk teknesi Razzle Dazzle'la San Francisco Körfezi'nde maceralı bir hayata atıldı. Kaçak istiridye avladı, Japonya'da fok avlayan bir gemide tayfalık yaptı, ABD'yi bir başına dolaştı. Yaşam tarzını değiştirmeye karar verip Oakland'a döndü, liseye başladı; sınavlarını dışırdan vererek üniversiteye girdi. 1897'de altın aramak isteyen binlerce kişi gibi Jack London da Kanada'ya gitti ve bu yolculuk yazarlığının keşfi oldu. Bir yıl kaldığı Klondike hakkında, 1903'te yayınlanan Vahşetin Çağrısı ile 1906'da çıkan Beyaz Diş dahil çok sayıda öyküyü kaleme aldı. 22 Kasım 1916'da geride bıraktığı 15 eseriyle, hayata gözlerini yumdu. Beyaz Diş ve Vahşetin Çağrısı ile başladığımız Jack London'ın bütün eserleri dizisini Demir Ökçe ile sürdürüyoruz.
Kadınsız Erkekler
Kadınsız Erkekler Ernest Hemingway'in gençlik yapıtlarının en önemlilerinden biridir. İçindeki on dört öykü, daha sonra yazacağı konuları yansıtmaktadır; savaştan kaynaklanan acılar, erkeklerle kadınlar arasındaki tedirgin ilişki, spor ve sportmenlik... Kötü Hikâye'de ünlü matador Maera'ya ölümsüz bir ağıt yakmıştır Hemingway. Bir Başka Ülke'de, savaşta yaralarının iyileşmesini beklerken eşinin vakitsiz ölümünün yasını tutan bir İtalyan subayını anlatmaktadır. Katiller, Chicago'lu iki kiralık katille öldürecekleri adamın öyküsüdür. Kızılderili sevgilisi Prudence tarafından aldatılan Nick Adams, yazarın daha sonraki öykülerine On Kızılderili'yle giriş yapar. Beyaz Fillere Benzeyen Tepeler ise genç bir çiftin çocuk aldırma üstüne yaptığı yürek burkan, alçak sesli bir tartışmadır. Genç Hemingway, kendine özgü keskin, vurucu bir anlatımla kaleme aldığı bu yapıtlarla Amerika'nın en iyi öykücüsü olarak belirmeye başlamıştır.

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.