Bizi Ayıran Uçurum
₺510,00 Orijinal fiyat: ₺510,00.₺434,00Şu andaki fiyat: ₺434,00.
Kalkınma sürecinde işlerin yolunda gittiği, dünyanın Güney’inin Kuzey’ini neredeyse yakaladığı, yoksulluğun son 30 yılda yarı yarıya azaldığı, 2030’a gelindiğinde yeryüzünden bütün bütün silineceği söyleniyor. Oysa dünyanın en güçlü devlet ve şirketlerinin desteğiyle anlatılan bir masal bu.
1960’dan bu yana Kuzey ile Güney arasındaki gelir farkı neredeyse üç katına çıktı. Günümüzde 4,3 milyar insan, yani dünya nüfusunun yarısından fazlası, günde 5 doların altında bir kazançla yaşamak zorunda. Öte yandaysa dünyanın en zengin 8 insanı insanlığın yarısının toplam gelirine denk bir serveti yönetiyor.
Peki bu uçurumu yaratan ne? 15. yüzyıldan bu yana Batı’nın dünyanın kalanını sömürmüş olmasının yol açtığı tahribat bir yana, yoksul ülkeler bugün de küresel ekonomik sisteme eşit koşullarda katılmıyor. Dünya Bankası ve IMF gibi uluslararası kuruluşlar eliyle Güney ülkelerine dayatılan yapısal reformlar ekonomilerine kasıtlı olarak zarar veriyor, Dünya Ticaret Örgütü’nün getirdiği kurallar da eşitsiz mübadeleyi körüklüyor. Dahası, Kuzey’in sömürüsünün yarattığı yoksulluğa artık küresel iklim krizinin olumsuz sonuçları ekleniyor.
Bizi Ayıran Uçurum, sorunları geçmişi ve bugünüyle berrak bir şekilde ortaya koyan bir kitap. Küresel ekonomi içinde yoksulluğa getirilecek ekonomik çözümler ile iklim felaketine getirilecek ekolojik çözümleri birlikte düşünüyor. Jason Hickel’ın Türkçe basıma özel önsöz ve sonsözüyle.
| Yayınevi | Metis Yayınları |
|---|---|
| Yazar | Jason Hickel |
| Sayfa Sayısı | 360 |
| Kağıt Cinsi | 2. Hamur |
| Baskı Yılı | 2023 |
| Boyut | “13, 00 X 19, 50″ |
| Cilt Tipi | Karton Kapak |
1 adet stokta
Metis Yayınları – Bizi Ayıran Uçurum
/n
Kalkınma sürecinde işlerin yolunda gittiği, dünyanın Güney’inin Kuzey’ini neredeyse yakaladığı, yoksulluğun son 30 yılda yarı yarıya azaldığı, 2030’a gelindiğinde yeryüzünden bütün bütün silineceği söyleniyor. Oysa dünyanın en güçlü devlet ve şirketlerinin desteğiyle anlatılan bir masal bu.
1960’dan bu yana Kuzey ile Güney arasındaki gelir farkı neredeyse üç katına çıktı. Günümüzde 4,3 milyar insan, yani dünya nüfusunun yarısından fazlası, günde 5 doların altında bir kazançla yaşamak zorunda. Öte yandaysa dünyanın en zengin 8 insanı insanlığın yarısının toplam gelirine denk bir serveti yönetiyor.
Peki bu uçurumu yaratan ne? 15. yüzyıldan bu yana Batı’nın dünyanın kalanını sömürmüş olmasının yol açtığı tahribat bir yana, yoksul ülkeler bugün de küresel ekonomik sisteme eşit koşullarda katılmıyor. Dünya Bankası ve IMF gibi uluslararası kuruluşlar eliyle Güney ülkelerine dayatılan yapısal reformlar ekonomilerine kasıtlı olarak zarar veriyor, Dünya Ticaret Örgütü’nün getirdiği kurallar da eşitsiz mübadeleyi körüklüyor. Dahası, Kuzey’in sömürüsünün yarattığı yoksulluğa artık küresel iklim krizinin olumsuz sonuçları ekleniyor.
Bizi Ayıran Uçurum, sorunları geçmişi ve bugünüyle berrak bir şekilde ortaya koyan bir kitap. Küresel ekonomi içinde yoksulluğa getirilecek ekonomik çözümler ile iklim felaketine getirilecek ekolojik çözümleri birlikte düşünüyor. Jason Hickel’ın Türkçe basıma özel önsöz ve sonsözüyle.
İlgili ürünler
Bu Dinciler O Müslümanlara Benzemiyor
Dayının Casusları
Çok fazla kişi vardı. Birbirlerini tanımaları istenmiyordu…
Malikanenin içerisinde de eşi ile kalmadı...
Bahçede bulunan küçük müştemilatta dört gece geçirdiler... Malikaneye giderken yol üstünde eşyalarını görevliye bıraktılar.
Kendilerine bir de kod isim verilmişti.
Ve orada ilk kez şunu duydu: “Dayının akrabaları geldi, haber verin!”
Kim bu dayı?
O gün ilk defa sabah beş civarında uyanır...
Heyecanlıdır...
Elindeki mektubu kriminal şubeye götürecek ve “kim” olduğuna ulaşacaktır...
Eşini öper, çocuklarına sarılır ve... Hayal kırıklığı yaşar...
Çünkü parmak izi tespit edilememiştir...
Bir dostu pasaport şubeye gitmesini söyler ve gider...
Artık ilk parmak izi tespit edilmiştir!
Türkiye’nin tarihi yeniden yazılacaktır...
Kim bu hayalet?
Gazi Mustafa Kemal Anlatıyor İdealim Çağdaç Türkiye
Kripto Üçgeni
Metastaz
Siz Kimi Kandırıyorsunuz
Tarihin labirentlerinde, ezber bozan, şaşırtıcı bir yolculuk…
Ülkelerin dünü ve bugünü arasındaki kimi benzerlikler şaşırtıcıdır.
Osmanlı Padişahı Abdülaziz’in 30 Mayıs 1876’da askeri darbeyle tahttan indirilmesi ile Cumhuriyet döneminde ağır ekonomik kararlar alan hükümetlerin başına gelenler benzerdi.
Protestanlığın yayılmasında Osmanlı’nın rolü neydi?
İngilizler, Osmanlı istihbarat örgütünü neden ve nasıl kurdu?
MHP’nin 2000’li yıllarda başörtüsünü desteklemeye başlaması şaşırtıcı değildi, çünkü Ülkücü harekette yaklaşık 50 yıl önceki Nihal Atsız-Alparslan Türkeş ayrılığıyla birlikte tarihsel dönüşüm yaşanmış, oy uğruna İslam motifinden yararlanmaya karar verilmişti.
Geçmişte ülkenin sosyo-ekonomik ve siyasi hayatında önemli rol oynayan tarikatların bugün geldiği nokta ne?
Dünün Akıncı Gençler’i bugün ne yapıyor?
AKP’lilerin eşleri neden örtündü?
Dincilerin, Mehmed Âkif Ersoy’la ilgili yalanı nasıl son buluyor?
Türk “Che Guevera”lar nasıl ortaya çıktı?
Doğruyu bulmak, zekâ ve bilgi meselesinden çok, kişilik ve ahlak sorunudur.
Tadında Ekonomi: Aç Bir Ekonomistin Gözünden Dünya
Ha-Joon Chang’in mitolojisi bile sarımsakla yoğrulmuş Güney Kore’den çıkıp üzerinde sarımsağın doğmadığı Birleşik Krallık’a geldiği 1980’ler, İngiliz mutfağının o şanlı yavanlığından sıyrılarak, farklı tatlarla zenginleşmeye çalıştığı bir dönemdi. Dünya ise aynı dönemde yavanlaşma pahasına tek bir fikrin hâkimiyetine geçiyordu: serbest piyasa ekonomisi.
Ünlü ekonomist, yazar ve mutfak tutkunu Ha-Joon Chang’in, ekonomide farklı bakış açılarına açık olmanın, en az farklı mutfaklara açık olmak kadar sağlıklı olduğu fikrinden yola çıkarak kaleme aldığı Tadında Ekonomi, zorlu iktisadi fikirleri, dünyanın dört bir yanından yiyeceklerin hikâyeleriyle aynı tabakta servis ederek ekonomik tercihlerimizin yaşadığımız dünyayı nasıl şekillendirdiğini ortaya koyuyor. Masum bağımlılığımız çikolatanın, post-endüstriyel bilgi ekonomilerine –ve işsiz bir geleceğe– dair de bir şeyler anlattığını ya da Güney Amerika yemeklerinden gumbo’yu ağızda eriyecek kadar yumuşacık yapan bamyanın, kapitalizm ile özgürlükler arasındaki karmaşık ilişkiyi de temsil ettiğini gösteriyor. Chang, mutfağında yemek pişirirken eline aldığı malzemeler üstünden ücretsiz ev işlerinin gizli maliyetinden iklim krizine, serbest piyasanın yanıltıcı dilinden havuçların turunculaşma hikâyesine kadar uzanarak, bizlere cesur fikirlerle dolu ve sindirimi kolay bir ziyafet sunuyor.
Ezber bozan ve esprili anlatımıyla Tadında Ekonomi, ekonomiyi kavramanın bir yemek tarifi öğrenmeye benzediğini gösteriyor: Eğer onu iyice anlarsak, değiştirebiliriz de.
“Chang’in karmaşık fikirleri basitçe açıklayabilmek gibi muhteşem bir yeteneği var... İster yemekten ister ekonomiden bahsetsin, Chang harika bir yazar.” –BEE WILSON, SUNDAY TIMES
“Aynı anda hem beni güldüren hem ağzımı sulandıran hem de ekonomiyle ilgili düşüncelerimi yeniden gözden geçirmemi sağlayan tek kitap. Çok komik, çok dolu ve iştah açıcı.” –BRIAN ENO
Türk – Yunan Sorunları
“Türk-Yunan ilişkilerinin seyrini ABD, NATO ve Avrupa’dan ayrı tutmak mümkün olmamakla birlikte, Yunanistan’ın bağımsızlığını kazandığı 1829 yılından itibaren 2024 yılına kadar geçen 195 yıl içinde, her iki devlet arasındaki sorunlarda, bazı ülkelerin siyasi tercihlerini gerek ulusal çıkarları, gerekse eski Yunan medeniyetine duyulan hayranlık ve dinsel nedenler ile Yunanistan lehine kullandığı görülmektedir. AK parti iktidarının son yıllardaki dış politika tercih ve önceliklerinin de etkisiyle birlikte, ABD ile Fransa ile İngiltere gibi bir kısım Avrupa Birliği ülkeleri ve Ayrıca İsrail, Mısır, Suudi Arabistan ve BAE gibi Ortadoğu devletlerinin Yunanistan’ı cesaretlendirici tutum ve davranışları neticesinde, yenilerinin eklenmesi beklenen mevcut sorunların kısa süre içerisinde çözümlenmeyeceği değerlendirilmektedir.”

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.