Petra
₺396,00 Orijinal fiyat: ₺396,00.₺335,00Şu andaki fiyat: ₺335,00.
Zamana yenik düşmeyen özlemin, pişmanlığın, acının ve aşkların hikâyesi .
İntiharı ile ardında acılar, pişmanlıklar, hesaplaşmalar, gizli öfkeler bırakırken; sevenlerinin kalbinde varlığını sürdüren Kemal…
Hatıralarında en güzel anıları barındıran yere yıllar sonra dönerek geçmişle bugünü bir arada yaşan Vuslat’ın; Kemal’e, hayata en çok da kendine küskünlüğü…
Vakitsiz kayıpla acıya düğümlenmiş Güzin Hanım’ın zamandan kopup, kendi içine saklanma isteği…
Kimsesizliğine inat etrafındaki herkese kimse olup, dünyayı kucaklarmışçasına hayata ve insanlara sevgisiyle sarılan Nana…
İlk aşkını kalbinin derinliklerinde yaşatıp korurken, umutsuzluğa başkaldırıp, sevgisinden vazgeçmeyen Oğuz…
Bir hayalle başa çıkabileceğini düşünen Nilgün…
Herkesçe suçlu bulunurken, mutluluğu seçme cesareti gösteren Zuhal…
Biricik evladını törenin kanlı hesabından kurtarmak için kaderden saklanan Beyza Gelin…
Kumru Kız, Hazan, Sultan Kadın, Dadi, Hacer Hanım, İbrahim Usta…
Bütün bu isimler ve hikâyeleri Laz dilinde ‘uzak yer’ anlamına gelen Petra’da buluşur. Birbirine benzemeyen hayatların iç içe geçmiş kederleri, mutlulukları, hayalleri, umutları, kaderle sınavları Vuslat’ın gözünden anlatılırken, Petra; uzağı yakınlaştırmak, unuttuklarımızı hatırlamak, baktıklarımızı görmek adına romanlaştırılmıştır.
| Yayınevi | Nesin Yayınevi |
|---|
1 adet stokta
Nesin Yayınevi – Petra
Zamana yenik düşmeyen özlemin, pişmanlığın, acının ve aşkların hikâyesi .
İntiharı ile ardında acılar, pişmanlıklar, hesaplaşmalar, gizli öfkeler bırakırken; sevenlerinin kalbinde varlığını sürdüren Kemal…
Hatıralarında en güzel anıları barındıran yere yıllar sonra dönerek geçmişle bugünü bir arada yaşan Vuslat’ın; Kemal’e, hayata en çok da kendine küskünlüğü…
Vakitsiz kayıpla acıya düğümlenmiş Güzin Hanım’ın zamandan kopup, kendi içine saklanma isteği…
Kimsesizliğine inat etrafındaki herkese kimse olup, dünyayı kucaklarmışçasına hayata ve insanlara sevgisiyle sarılan Nana…
İlk aşkını kalbinin derinliklerinde yaşatıp korurken, umutsuzluğa başkaldırıp, sevgisinden vazgeçmeyen Oğuz…
Bir hayalle başa çıkabileceğini düşünen Nilgün…
Herkesçe suçlu bulunurken, mutluluğu seçme cesareti gösteren Zuhal…
Biricik evladını törenin kanlı hesabından kurtarmak için kaderden saklanan Beyza Gelin…
Kumru Kız, Hazan, Sultan Kadın, Dadi, Hacer Hanım, İbrahim Usta…
Bütün bu isimler ve hikâyeleri Laz dilinde ‘uzak yer’ anlamına gelen Petra’da buluşur. Birbirine benzemeyen hayatların iç içe geçmiş kederleri, mutlulukları, hayalleri, umutları, kaderle sınavları Vuslat’ın gözünden anlatılırken, Petra; uzağı yakınlaştırmak, unuttuklarımızı hatırlamak, baktıklarımızı görmek adına romanlaştırılmıştır.
İlgili ürünler
Başını Vermeyen Şehit
Çikolataca Konuşur Musun
Çikolatanın gücünü asla hafife almayın!
Jaz, okulun yeni öğrencisi Nadima sınıflarına geldiğinde çok sevinmişti. En sonunda bir sıra arkadaşı olacaktı. Tek sorun Nadima’nın tek kelime bile İngilizce konuşamamasıydı. Nadima Suriye göçmeniydi. Jaz kısa sürede Nadima ile iletişim kurmanın bir yolunu bulur: Çikolata!
Jaz, arkadaşları ve ailesiyle ilişkilerinde; disleksi olduğu için de bazı derslerinde zorluklar yaşayıp hatalar yapsa da bu durumu düzeltmek için daima çaba gösteriyor. Nadima ile arkadaşlıklarında onları farklı kılan değil birleştiren şeyler üzerine yöneliyor.
Ailesiyle birlikte Suriye’deki iç savaştan botlarla kaçıp İngiltere’de bombalardan ve silahlardan uzakta yeni hayatına uyum sağlamaya çalışan Nadima ve Jaz’ın çok özel dostlukları okuyucuları gülümsetirken bazen de savaş ve mültecilik gibi hassas konular üzerine düşündürecek.
Çikolataca Konuşur Musun? arkadaşlığın dilinin kelimeler değil anlamlar olduğunu ve farklı diller konuşmanın, farklı kültürlerden gelmenin arkadaşlığın önünde engel olmadığını gösteren sımsıcak bir arkadaşlık hikâyesi.
Biraz çikolatadan daha fazlası!
Eyvah. Dayım Kayboldu! – Uçuk Kaçık Ailemle Maceralar
Uçuk Ailesi olarak yeni bir tatile ve yine kaçık bir maceraya doğru yola çıkıyoruz! Her şey, tatilimizin başlangıcı olan otel odasında gece altı kişi yatıp, sabah beş kişi kalkmamızla başladı!
Başta dayımın kaybolmuş olmasına ihtimal vermemiştik. Ancak polislerle birlikte güvenlik kamerası kayıtlarını izlediğimiz an, işler daha da karıştı. Dedem, kumlara gömülmenin verdiği zevki yaşayamadan “Reham!” diye feryat ederken buldu kendini. Annem ve babam, rötarlı bir panik yaşarken Neşe ise kapı eşiğine yerleştirdiği tuzağın derdine düştü. Ben mi? Ben de polisleri bile hayrete düşürecek bir kaçırılma vakasının orta yerinde, çay içiyorum işte. Hem de dayımı kaçıran adamlarla birlikte!
Anlayacağın, hayallerin önce suya düştüğü sonra balıklama yüzdüğü, kafa karıştıran, beyin yakan acayip bir tatil macerası bu
Falaka – Parıltı Yayınları
Stage-1 Animal Farm – İngilizce Hikaye
All Animals Are Equal
But Some Animals Are More Equal
Than Others
This story takes place on a farm in England. The animals of Manor Farm work too hard for the farmer Mr. Jones and they do not get much back in return for all of their work.
A wise pig named Old Major calls the animals together to give them a speech and to tell them about his dream. That is the start of the revolution. The animals decide that they will have better lives if they run the farm by themselves. They chase the humans away and write their own rules for their new farm: Animal Farm. They learn how to do everything by themselves. They even learn some human skills too like reading and writing.
But, will life on Animal Farm really be better than it was on Manor Farm? Will the animals really work less and have more? Will they really have more freedom? Or will things be worse than before?
Stage-3 1984 – İngilizce Hikaye
War Is Peace
Freedom Is Slavery
Ignorance Is Strength
1984 was written by George Orwell in the year 1948, and is his idea of what the future might be like, 36 years later, in 1984.
1984 is a story about a man named Winston Smith. He is a man who is living in what was once England, but is now a scary place controlled by Big Brother. Big Brother is always watching.
There are cameras spying on Winston everywhere he goes. Even in the privacy of his own home there is no privacy.
Winston knows that it isn’t right, but can’t do anything about it because even to have a bad thought against the government is a thought crime. Winston writes down some of his thoughts and ideas in a notebook. This is also a crime and Winston knows that he could be punished for it, but he does it anyway. The more he writes down the more he begins to understand and remember.
But, how much can he really ever understand?

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.