Everestte İlk Türk
₺175,00 Orijinal fiyat: ₺175,00.₺149,00Şu andaki fiyat: ₺149,00.
Dünyanın zirvesi, Ana Tanrıçası Chomolungma’ya tırmanan ilk Türk Nasuh Mahruki’nin heyecan dolu serüveni hayatınıza sızdığında dünyanın sınırsızlığıyla rahatlayacak; başka insanların hayatları ve doğanın kendi yolculuğunuzu yaşayacaksınız.
“Eski Çin bilgeliğindeki yin ve yang felsefesinde şöyle bir düşünce var: Olumlunun, olumsuzun dengesi bozulmuşsa insan bedensel acılara uğrar. Buna göre eğer insan kendi içinde dengesiz, huzursuzsa, vücudunda problemler ortaya çıkabilir. Bir başka deyişle psikolojik kökenli sorunlar yaşayabilir. Dişimin şişmesine psikolojik kökenli demiyorum ama, buraya geldiğimden beri içimde tırmanışla hiç alakası olmayan bir huzursuzluk var… Kendimi bu kısır döngüden kurtarmak istiyorum ve bunun en iyi yolu tam anlamıyla Everest’e konsantre olmak. Bundan sonra aklımda yalnızca tırmanış olacak.”
| Yayınevi | Alfa Yayınları |
|---|---|
| Yazar | Nasuh Mahruki |
| Sayfa Sayısı | 195 |
| Kağıt Cinsi | 1. Hamur |
| Baskı Yılı | 2021 |
| Boyut | “13, 50 X 19, 50″ |
| Cilt Tipi | Karton Kapak |
3 adet stokta
Alfa Yayınları – Everestte İlk Türk
/n
Dünyanın zirvesi, Ana Tanrıçası Chomolungma’ya tırmanan ilk Türk Nasuh Mahruki’nin heyecan dolu serüveni hayatınıza sızdığında dünyanın sınırsızlığıyla rahatlayacak; başka insanların hayatları ve doğanın kendi yolculuğunuzu yaşayacaksınız.
“Eski Çin bilgeliğindeki yin ve yang felsefesinde şöyle bir düşünce var: Olumlunun, olumsuzun dengesi bozulmuşsa insan bedensel acılara uğrar. Buna göre eğer insan kendi içinde dengesiz, huzursuzsa, vücudunda problemler ortaya çıkabilir. Bir başka deyişle psikolojik kökenli sorunlar yaşayabilir. Dişimin şişmesine psikolojik kökenli demiyorum ama, buraya geldiğimden beri içimde tırmanışla hiç alakası olmayan bir huzursuzluk var… Kendimi bu kısır döngüden kurtarmak istiyorum ve bunun en iyi yolu tam anlamıyla Everest’e konsantre olmak. Bundan sonra aklımda yalnızca tırmanış olacak.”
İlgili ürünler
Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu Modern Klasikler 22
Stefan Zweig Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu (Brief einer Unbekannten) adlı uzun öyküsünü 1920’li yılların ilk yarısında kaleme aldı. Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu’nun kadın kahramanını sadece uzun bir mektubun yazarı olarak tanıyoruz. Kadının hayatı boyunca sevmiş olduğu erkek için kaleme aldığı bu mektubun "gönderen"inin adı yoktur. Mektubun başında tek bir hitap vardır: "Sana, beni asla tanımamış olan sana". Kadın büyük tutkusunu hep bir "bilinmeyen" olarak, yani tek başına yaşamaya razıdır, bu aşk öyküsünde "taraflar" değil, sadece tek bir "taraf" vardır. Böylesine, gerçek anlamda aşk denilebilir mi? Zweig okurunu, bir kez daha, insan psikolojisinde eşine pek rastlanmayan bir yolculuğa davet ediyor. Bu yeni yolculuğun sonunda "mutlak aşk" kavramının şimdiye kadar bilinmeyen kıyılarına varmayı amaçlamış olması da bir ihtimal!
Çocukluk Ne Güzel Şey
Evliya Çelebi Seyahatnamesi
Kalbimin Üstünde Bir Avuç Güneş
Yaşamak
Bir kelime şiire girdiyse değişir çünkü yeniden inşa edilir. Yaşamak da Cahit Zarifoğlu’nun yeniden tanımladığı bir kelime. Zira o, tüm bilinmezliği ve sıradanlığı, huzuru ve kaygısı, aydınlığı ve esrarı, korkusu ve yakarışı ile yeryüzündeki yolculuğunu sürdürmüş; her adımında kendisi olarak ve ânı kendisinin kılarak apayrı bir yaşamak inşa etmiştir.
Sisin örttüğü demiryolunda ağır aksak yola çıkan tren, şairin çocukluk hatıralarının başkenti Silvan’a doğru ilerlerken Yeni Camii’nin avlusu, sessizliği kolundan tutup çeker yeryüzüne. Koca medeniyetin içinde kendine yurt arayan ruhlar, yalnızlıktan yontulan büyük anlara acziyetle bir kez daha eğilir.
Yaşamak’ta günlerin kendisinden ziyade ne barındırdığı; beyaz sayfalardaki bir avuç harfin, ölümü bilen dağlar gibi gülümsediği, ışığın parçaladığı karanlığı geri verdiği apaçık görülür.
Farkına varmadan “Bütün bunların, hatırasız haftaların, kalbimi fark etmelerinden korkmamın sebebi var.” diyordum. Şimdi bir şeysin benim için... Varsın. Fakat bocalıyordum. Gizlice düşündüğüm, fark edilmesinden korktuğum hakikat sen miydin, yoksa ben, hatırasızlığı, boşluğu, en ucuz şekilde, sırtımdan korkakça, hiçbir teşebbüste bulunmadan birdenbire atmak için yine hayal mi kuruyordum. Dedim ya işte, bocalıyorum. Yeniden yaşamaya başlamak kolay mı?

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.