Evliya Çelebi Seyahatnamesi
₺160,00 Orijinal fiyat: ₺160,00.₺124,00Şu andaki fiyat: ₺124,00.
19 Ağustos 1930 gecesi, rüyasında gördüğü Hz. Peygamber’in elini öperek heyecanlanıp ‘’ Şefaat ya Resulullah’’ diyecek yerde ‘’ Seyahat ya Resulullah’’ diyerek kendi geleceğine farklı bir kapı aralayan Evliya Çelebi, tam kırk yıl boyunca bütün Osmanlı coğrafyasını adım adım dolaştı. Kimi zaman han odalarında menakıb dinledi, kimi zaman da çarşıların kalabalığına karışıp değişik kültürlerin insanları ile tanıştı.
| Yayınevi | İskele Yayıncılık |
|---|---|
| Yazar | Evliya Çelebi |
| Baskı Yılı | 2015 |
18 adet stokta
İskele Yayıncılık – Evliya Çelebi Seyahatnamesi
19 Ağustos 1930 gecesi, rüyasında gördüğü Hz. Peygamber’in elini öperek heyecanlanıp ‘’ Şefaat ya Resulullah’’ diyecek yerde ‘’ Seyahat ya Resulullah’’ diyerek kendi geleceğine farklı bir kapı aralayan Evliya Çelebi, tam kırk yıl boyunca bütün Osmanlı coğrafyasını adım adım dolaştı. Kimi zaman han odalarında menakıb dinledi, kimi zaman da çarşıların kalabalığına karışıp değişik kültürlerin insanları ile tanıştı.
İlgili ürünler
112 Öğretmenliğime Notlar
Öğretmenlik; her günü bir diğerinden farklı, tekrarı olmayan muhteşem bir meslek ve uzun bir öykü. Öğretmenliğe yeni başlayanlar için yaşanmışlıklardan, örnek olaylardan yola çıkarak “akılda bulunsun” diyerek yazıyorum.
Belli mi olur belki bir yerlerde, benzer şeyler yaşanır ve ön öğrenmeler işe yarar. Bu yolculuğun paylaştıkça güzelleşeceğine inananlardanız ve bizimki bu uzun öykünün giriş bölümünün dipnotları olsun.
Öğretmenliğin “öğretmek ve öğrenmek” olduğunu söyleyen Müjdat Ataman, 112 Öğretmenliğime Notlar adlı kitabında deneyimlerinden gelen önerilerini paylaşıyor bizlerle.
Ve Elma Yayınevi,
Duygulara kapattık gözümüzü, kuru bilgilerle doldurup genç beyinleri, kendi yarattığımız sınavlarda geri istiyoruz gereksiz öğretilerimizi, diyerekaçık yüreklilikle özeleştiri yapabilen bir öğretmenin okumaya doyamayacağınız kitabıyla buluşturuyor okuyucusunu.
Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu Modern Klasikler 22
Stefan Zweig Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu (Brief einer Unbekannten) adlı uzun öyküsünü 1920’li yılların ilk yarısında kaleme aldı. Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu’nun kadın kahramanını sadece uzun bir mektubun yazarı olarak tanıyoruz. Kadının hayatı boyunca sevmiş olduğu erkek için kaleme aldığı bu mektubun "gönderen"inin adı yoktur. Mektubun başında tek bir hitap vardır: "Sana, beni asla tanımamış olan sana". Kadın büyük tutkusunu hep bir "bilinmeyen" olarak, yani tek başına yaşamaya razıdır, bu aşk öyküsünde "taraflar" değil, sadece tek bir "taraf" vardır. Böylesine, gerçek anlamda aşk denilebilir mi? Zweig okurunu, bir kez daha, insan psikolojisinde eşine pek rastlanmayan bir yolculuğa davet ediyor. Bu yeni yolculuğun sonunda "mutlak aşk" kavramının şimdiye kadar bilinmeyen kıyılarına varmayı amaçlamış olması da bir ihtimal!
Çocukluk Ne Güzel Şey
Kelebek Ve Dalgıç
Sol Ayağım gibi bir klasik olmaya aday, gerçek bir yaşam öyküsü... Kelebek ve Dalgıç, yaşanmış bir hikâyenin anlatısıdır. Jean-Dominique Bauby, bir beyin kanaması geçirir; yolunda giden hayatı artık bir çıkmaza girmiştir. Onun için hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır. Artık vücuduyla tek yapabildiği şey, gözkapaklarından birini oynatabilmektir. İnsanlarla iletişim kurmak için kullanabileceği tek yol budur. Yine de, umut... Hep vardır umut. İnanmaktan vazgeçmeyen insan birçok şeyi başarabilir. Jean-Dominique Bauby de bu kitabı, sadece göz kapağını oynatarak, alfabedeki yerlerini işaret ettiği harfler sayesinde yazdırmayı başarmıştır. O nedenle bu kitap kısadır ama açacağı kapının önünüze sereceği yol çok uzundur. "Günümüze ait bir efsane gibi... Yüzyılın en iyi kitaplarından biri." -Jackie Wullschlager-Financial Times "İnsan olmanın çekirdeğini, özünü anlatan bu kitabın söylediklerini dinlemeliyiz." -Robert McCrum-Observer "Bu kitabı okuyun ve hayatınıza yeniden âşık olun." -Edmund White- "Sarsıcı bir çalışma. Aklın ve ruhun inanılmaz gücünü yazıyla harmanlayarak mutlaka okunması gereken bir hikâye sunuyor." -A.L. Kennedy- "Günümüzün en dikkate değer yaşam öyküsü ...hatta belki de tüm zamanların demeliyiz." -Cynthia Ozick-
Kışın Ardı Bahardır
Küçük Anılar
Evinin kapısında oturuyordun sen, anneanne, yıldızlı, uçsuz bucaksız geceye açılan kapısında evinin, hakkında hiçbir şey bilmediğin ve asla yolculuk yapamayacağın gökyüzünün altında, büyülü tarlaların ve ağaçların sessizliği içinde, sonra doksan yaşının vakarıyla ve hiçbir zaman kaybetmediğin bir gençlik ate?iyle dedin ki: “Dünya öyle güzel, öleceğime öyle yanıyorum ki.”
Aynen böyle dedin. Ben oradaydım.
José Saramago, “küçüklüğümdeki küçük anılar” dediği türlü anı parçacıklarını birbiri ardına sıralıyor.
Bir amacı da var üstelik: aklın içindeki canavarları ve yine onun yarattığı yücelikleri ortaya çıkarmak.

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.