Bir Hayalin Peşinde
₺235,00 Orijinal fiyat: ₺235,00.₺200,00Şu andaki fiyat: ₺200,00.
28 yaşındaki Nasuh Mahruki Bir Hayalin Peşinde’de, bu kez dünyanın en soğuk coğrafyalarında tırmanıyor, bir yandan da öğrenmeye ve yaşamı sorgulamaya devam ediyor.
Kendimi izlemeye ve didiklemeye devam ettiğim bu dönem boyunca, bundan sonra neyin peşine düşersem ve yaşamımı ne şekilde kurarsam daha mutlu olacağımı ve kendimi daha fazla tamamlanmış hissedeceğimi sorgulayıp durdum. Sonunda kısa dönemde ne yapmak istediğimi buldum: dünyayı ve yaşamı daha yakından tanımak istiyorum. Değişik ülkeler, değişik kültürler ve insanlar tanımak, nasıl yaşadıklarını, dünyaya nasıl baktıklarını öğrenmek, biraz olsun içlerine girmek ve onlarla, ama az ama çok bir şeyler paylaşmak istiyorum.
Buddha’nın öğretisini tanımlamak için eski yazılarda sık geçen bir söz vardır: “ehi passika”; anlamı: “gel ve kendi gözlerinle gör”, işte benim bütün yapmak istediğim de bu. Bir de insanlara, dağcılığın yalnızca fiziksel bir tırmanma eylemi değil, aynı zamanda sosyal, kültürel, felsefi bir yolculuk olduğunu göstermek istediğimi fark ettim. Beni bu kadar mutlu eden doğayı ve dağları başkalarıyla da paylaşmak istiyorum.
Dünyayı gezmenin, içinde bulunduğum duruma en uygun yolunun, Yedi Zirveler gibi, hem bana gezme imkânı verecek, hem de çok sevdiğim dağlara tırmanmamı sağlayacak bir proje olduğunu düşündüm. Gerçekten de bu proje sayesinde, belki de başka türlü hiç bir zaman göremeyeceğim yerleri görme şansına sahip oldum. Birbirinden güzel coğrafyalar, birbirinden güzel dağlar, insanlar ve ilginç kültürler tanıdım. Artık, yaşama çok daha geniş bir perspektifle bakabiliyorum ve ne istediğimi, ne istemediğimi çok daha iyi biliyorum…
| Yayınevi | Alfa Yayınları |
|---|---|
| Yazar | Nasuh Mahruki |
| Sayfa Sayısı | 152 |
| Kağıt Cinsi | 1. Hamur |
| Baskı Yılı | 2021 |
| Boyut | “13, 50 X 19, 50″ |
| Cilt Tipi | Karton Kapak |
1 adet stokta
Alfa Yayınları – Bir Hayalin Peşinde
/n
28 yaşındaki Nasuh Mahruki Bir Hayalin Peşinde’de, bu kez dünyanın en soğuk coğrafyalarında tırmanıyor, bir yandan da öğrenmeye ve yaşamı sorgulamaya devam ediyor.
Kendimi izlemeye ve didiklemeye devam ettiğim bu dönem boyunca, bundan sonra neyin peşine düşersem ve yaşamımı ne şekilde kurarsam daha mutlu olacağımı ve kendimi daha fazla tamamlanmış hissedeceğimi sorgulayıp durdum. Sonunda kısa dönemde ne yapmak istediğimi buldum: dünyayı ve yaşamı daha yakından tanımak istiyorum. Değişik ülkeler, değişik kültürler ve insanlar tanımak, nasıl yaşadıklarını, dünyaya nasıl baktıklarını öğrenmek, biraz olsun içlerine girmek ve onlarla, ama az ama çok bir şeyler paylaşmak istiyorum.
Buddha’nın öğretisini tanımlamak için eski yazılarda sık geçen bir söz vardır: “ehi passika”; anlamı: “gel ve kendi gözlerinle gör”, işte benim bütün yapmak istediğim de bu. Bir de insanlara, dağcılığın yalnızca fiziksel bir tırmanma eylemi değil, aynı zamanda sosyal, kültürel, felsefi bir yolculuk olduğunu göstermek istediğimi fark ettim. Beni bu kadar mutlu eden doğayı ve dağları başkalarıyla da paylaşmak istiyorum.
Dünyayı gezmenin, içinde bulunduğum duruma en uygun yolunun, Yedi Zirveler gibi, hem bana gezme imkânı verecek, hem de çok sevdiğim dağlara tırmanmamı sağlayacak bir proje olduğunu düşündüm. Gerçekten de bu proje sayesinde, belki de başka türlü hiç bir zaman göremeyeceğim yerleri görme şansına sahip oldum. Birbirinden güzel coğrafyalar, birbirinden güzel dağlar, insanlar ve ilginç kültürler tanıdım. Artık, yaşama çok daha geniş bir perspektifle bakabiliyorum ve ne istediğimi, ne istemediğimi çok daha iyi biliyorum…
İlgili ürünler
Asla Vazgeçmedim
Bunları Kimseye Anlatamamıştım
Mutlu Evliliğin Sırları
Öğretmenin Kişisel Gelişim Rehberi
Ben, “Hiçbir şey olamazsa bari öğretmen olsun,” cümlesinin çok sık kullanıldığı bir dönemde öğretmenliğe başladım. Birkaç yıllık tecrübeden sonra o cümle zihnimde şöyle değişti: “Eğer bir kişi öğretmenliğe layık değilse ne olursa olsun ama öğretmen olmasın.” Çünkü öğretmenlik kolay iş değildir. Başka mesleklere benzemez, mesai saatlerine sığmaz.
Bu yüzden öğretmen eve gidince işini kapının önünde bırakma lüksüne sahip değildir. Bırakırsa, öğrenciler de öğretmene duydukları saygı ve sevgiyi son dersten sonra sınıf kapısında bırakırlar.
Yıllar sonra buluşan mezunlar, akşamları öğrencilerini hatırlamayan öğretmenlerini hatırlamazlar.
Öğretmen, toprağı sürerken taşları, dikenleri değil hasat mevsimini düşünür. Sabah suladığı saksıdan akşam çiçek beklemez. Sabrı taşarsa verilen bütün emeklerin sele karışacağını bilir.
Rahatlama Kitabı – Suyun Üstünde Kalmamı Sağlayan Düşünceler
Hiçbir şey, pes etmeyen ufacık bir umuttan daha güçlü değildir.
Rahatlama Kitabı, zor günlerden çıkarılmış derslerin ve öyle zamanlarda biraz olsun iyi hissettirecek önerilerin bir derlemesi.
Gece Yarısı Kütüphanesi ve İnsanlar gibi sevilen kitapların yazarı Matt Haig, Rahatlama Kitabı’nda kendi deneyimlerinden öğrendiklerini, Marcus Aurelius, Emily Dickinson, James Baldwin gibi fikirleriyle ilham vermiş isimlerden edindikleriyle harmanlayarak yaşamın iniş ve çıkışları üzerine kısa ve umut dolu metinler sunuyor. Zihnin zindanlar yaratabileceğini ama yanında anahtarlarını da verdiğini gösteriyor bizlere. Mutluluğun ancak “olmanız beklenenleri” bir kenara bıraktığınızda filizlenebildiğini hatırlatarak, yaşama telaşı arasında şöyle bir yavaşlayıp, var olmanın güzelliği ve tahmin edilmezliğinin değerini bilmeyi yüceltiyor.
Bir dostun aklına, sarılmanın huzuruna –ve en kötü zamanlarda bile umudu hatırlamaya– ihtiyaç duyduğunuzda elinizde olmasını isteyeceğiniz bir kitap.
“Matt Haig insanlık halleriyle, onun aydınlık ve karanlığıyla empati kuruyor; mükemmel anlatılarını inşa etmek için renk paletinin tamamını kullanıyor.”
—Neil Gaiman
“Modern hayatın keskin bir gözlemcisi.”
—New York Times

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.