Kürt Kapanı
₺320,00 Orijinal fiyat: ₺320,00.₺272,00Şu andaki fiyat: ₺272,00.
Öcalan’ın yakalanışının 20. yılında sır perdesi aralanıyor.
“Genelkurmay Başkanı Karadayı bir gün geldi, ‘Biz öyle demiyoruz ama’ dedi, ‘bu gerilla hadisesidir.’” Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, Türkiye’nin son 40 yılına damgasını vuran PKK ve terörle mücadeleyi böyle tanımlıyordu. Demirel, 1998’de Suriye’yi savaşla tehdit ederek, PKK lideri Abdullah Öcalan’ın Şam’dan çıkarılmasını ve 137 gün süren bir takiple yakalanmasını sağlayan süreci yöneten cumhurbaşkanıydı. Öcalan 15 Şubat 1999’da, CIA’in kurduğu düzenle Kenya’daki Yunanistan Büyükelçiliği’nden çıkartılıp MİT ekibine teslim edildi. Türkiye zaten Öcalan’ın yakalanması için bütün dünyayı ayağa kaldırmıştı. Öcalan yakalandıktan sonra Türkiye’ye getirilip İmralı Cezaevi’ne konuldu. Öcalan 20 yıldır, 20 metrekarede cezasını çekiyor. Ancak Türkiye onun yakalanışıyla ortaya çıkan fırsatları değerlendiremedi. PKK hâlâ terör eylemleriyle can alıyor, üstelik yirmi yıl sonra Suriye’de ABD’nin piyadeleri rolünü üstlenmiş durumda… Bir yandan da federasyon pazarlıkları yapılıyor… Bu kitap Kürt sorunu üzerine bir kitap değil. Bu kitap bir PKK kitabı da değil. Kürt sorunu PKK kurulmadan önce de vardı ve belki de PKK, Kürt sorununun teröre bulaşmış istenmeyen çocuğuydu. Bu kitapta, aradan geçen yirm yıl boyunca ortaya çıkan yeni bilgiler, belgeler ve tanıklıklar ışığında Öcalan’ın yakalanmasıyla sonuçlanan süreç ve sonrasının siyasi röntgeni çekiliyor, uluslararası çatışmalar, perde arkası pazarlıklar ortaya dökülüyor.
| Yayınevi | Doğan Kitap |
|---|---|
| Yazar | Murat Yetkin |
| Sayfa Sayısı | 319 |
| Kağıt Cinsi | 2. Hamur |
| Baskı Yılı | 2019 |
| Boyut | “13, 00 X 19, 00″ |
| Cilt Tipi | Karton Kapak |
3 adet stokta
Doğan Kitap – Kürt Kapanı
/n
Öcalan’ın yakalanışının 20. yılında sır perdesi aralanıyor.
“Genelkurmay Başkanı Karadayı bir gün geldi, ‘Biz öyle demiyoruz ama’ dedi, ‘bu gerilla hadisesidir.’” Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, Türkiye’nin son 40 yılına damgasını vuran PKK ve terörle mücadeleyi böyle tanımlıyordu. Demirel, 1998’de Suriye’yi savaşla tehdit ederek, PKK lideri Abdullah Öcalan’ın Şam’dan çıkarılmasını ve 137 gün süren bir takiple yakalanmasını sağlayan süreci yöneten cumhurbaşkanıydı. Öcalan 15 Şubat 1999’da, CIA’in kurduğu düzenle Kenya’daki Yunanistan Büyükelçiliği’nden çıkartılıp MİT ekibine teslim edildi. Türkiye zaten Öcalan’ın yakalanması için bütün dünyayı ayağa kaldırmıştı. Öcalan yakalandıktan sonra Türkiye’ye getirilip İmralı Cezaevi’ne konuldu. Öcalan 20 yıldır, 20 metrekarede cezasını çekiyor. Ancak Türkiye onun yakalanışıyla ortaya çıkan fırsatları değerlendiremedi. PKK hâlâ terör eylemleriyle can alıyor, üstelik yirmi yıl sonra Suriye’de ABD’nin piyadeleri rolünü üstlenmiş durumda… Bir yandan da federasyon pazarlıkları yapılıyor… Bu kitap Kürt sorunu üzerine bir kitap değil. Bu kitap bir PKK kitabı da değil. Kürt sorunu PKK kurulmadan önce de vardı ve belki de PKK, Kürt sorununun teröre bulaşmış istenmeyen çocuğuydu. Bu kitapta, aradan geçen yirm yıl boyunca ortaya çıkan yeni bilgiler, belgeler ve tanıklıklar ışığında Öcalan’ın yakalanmasıyla sonuçlanan süreç ve sonrasının siyasi röntgeni çekiliyor, uluslararası çatışmalar, perde arkası pazarlıklar ortaya dökülüyor.
İlgili ürünler
Abdülhamid
Kgb Kremlinin Gözleri
İnsan, var oldu.
Efendi oldu, ama çoğunlukla da köle oldu.
Sınıf, bir bakıma kader de oldu. Halklar ilk günden itibaren baskı, sömürü ve adaletsizlik ile kavgalı oldu. 1789’da ayaklandı, “özgürlük, eşitlik, kardeşlik!” dedi, kan döktü, can verdi, tiranları devirdi. Fransız Devrimi ile ümitlenir gibi olmuştu ki Sanayi Devrimi, eski düzeni yeniden kurdu; efendi yerine patron, köle yerine işçi geldi. Karl Marx diye biri çıktı. Kapitalizm bela, tarih dediğimiz sınıf mücadelesi dedi. Komünizm diye bir hayal kurdu. Sınıf değil kardeşlik, sömürü değil yoldaşlık olacaktı. Adeta bir dünya cenneti. Böyle bir dünya mümkün, “zincirlerinizden kurtulun!” dedi. Ve ekledi: “Kurtulun ve son bir devrim daha yapın!”
Rusya’da Lenin diye biri çıktı, “evet, mümkün!” dedi. Önce Çar’ı devirdi, sonra her şeyi. Rusya’yı yaptı Sovyetler Birliği. Olacaktı komünist bir dünya cenneti. Ancak bu, hayal edilenden çok farklı bir komünizmdi. Dikiş tutmadı, tutsun diye yaratıldı bir terör makinesi.
Adı KGB idi…
Daha iyi bir dünya adına yaktı, yıktı, ezdi geçti. Ezdikçe büyüdü, büyüdükçe daha çok ezdi. Devrimlerle darbelerle dünyanın yarısını ele geçirdi; herkesi izledi, herkesi dinledi; cennet idealinden yarattı bir korku devleti. Özgürlük adına özgürlükleri, insanlık adına insanları yok etti.
Bizzat kendisini besleyip büyütenleri bile…
Ve bir gün geldi, kendi elleriyle kurduğu cennet hayalini, cehenneme dönüşmüş bir kâbus olarak yine kendi elleriyle toprağa verdi.
Belki de bu, daha en başından itibaren yanlış yerde, yanlış zamanda yapılmış bir devrimin hikâyesiydi...
Otağ Büyük Doğuş
Yıllardır birçok tarihçi yetiştiren, yaptığı televizyon programlarıyla ve yazdığı kitaplarla tarihi yediden yetmişe herkese sevdiren Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil'in kaleminden yepyeni bir seri: OTAĞ!
Osmanoğullarının bir cihan devletine dönüşme macerasını anlattığı KAYI serisiyle yüz binlere ulaşan Prof. Dr. Şimşirgil, tarih okunun yayını bu defa daha geriye çekiyor ve İslâmlaşma sonrası Türk tarihini, kurulan devletleri, tarihe yön veren hükümdarları anlatıyor. Herkesin anlayabileceği, akıcı bir üslupla kaleme alınmış OTAĞ serisinin ilk kitabı Büyük Doğuş Türkler ve İslâmiyet ile alakalı merak edilen pek çok meseleyi aydınlatıyor.
• Türkler, gerçekten Şaman mıydı?
• Peygamber Efendimiz’in Türklerle alakalı Hadis-i Şerifleri nelerdi?
• Tarihi değiştiren Talas Savaşı’nda neler yaşandı?
• Türkler, kılıç zoruyla mı Müslüman oldu?
• Türklerin Müslüman oluşunda tasavvuf erbabının rolü neydi?
• Türk ülkelerindeki sahabeler kimlerdi?
• Tarihteki ilk Müslüman Türk devleti hangisiydi?
• İlk Müslüman Türk hükümdarı kimdi?
• Ruslar Müslüman olmaktan neden vazgeçti?
Ahmet Şimşirgil’in OTAĞ -I- Büyük Doğuş kitabını okudukça, geçmiş yeniden yazılacak!
Padişahların Akıl Hocaları
Teşkilat’ın İki Silahşoru
Biri Meşrutiyet’in Silahşoru Dede Yakup Cemil
Diğeri Cumhuriyet’in Silahşoru Torun ‘’Yakup Cemil’’
“Soner Bey beni arıyormuşsunuz?”
Tanışmamız telefonda bu cümleyle başladı.
Tarih: 16 Haziran 1999.
“Tetiği çekene biz ‘Teğ-Men’ ya da ‘Çiftçi’ derdik. Bu şifreler
bize Teşkilatı Mahsusa’dan mirastı. Nasıl mı?
İki kompartıman çalıştık; 1-2-3 ve 4-5-6.
Ben 4’üm. Liege-Brüksel ve Rotterdam-Abnham hattı bizimdi.
Neler mi yaptık?
Operasyondan sonra ellerimizi kolonyalı mendillerle sildik...
Bunun eğitimini İzmir yakınlarında Amerikalılardan kalma bir
yerde aldım...”
İttihat ve Terakki’nin silahşoru Yakup Cemil’in kardeşi
Mehmed Hüsnü’nün torunuydu.
Sistemler, rejimler değişti; Teşkilat hep aynı kaldı.
Teşkilat’ın İki Silahşoru’nun 1903 yılında Pangaltı’da
başlayan 80 yıllık yazılmamış hikâyesi...
Türkiye Cumhuriyetinde 1923-1961 Güç Odaklarının Mücadelesi
Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş yılı olan 1923’ten 1961’e kadar geçen 38 yılda, öncesinde olduğu gibi, güç odaklarının büyük mücadeleleri oldu.
İşte elinizdeki kitap bu 38 yılda yaşananlara ışık tutuyor: Hangi tarihsel kesitte, hangi güçler ve temsilcileri, nasıl karşı karşıya geldi? Kimler kazandı, kimler kaybetti? Siyasal ve sosyoekonomik tarih nasıl yazıldı?
İlker Başbuğ bu süreçte yaşanan olayları neden-sonuç ilişkilerini ortaya çıkartacak şekilde sorular sormaya ve bu sorulara cevaplar bulmaya çalışarak tartışıyor ve analiz ediyor.
Bu yaklaşıma birkaç örnek:
• 1926’daki İzmir suikastı girişimi sonrası Atatürk’ün karşısında etkili bir güç kaldı mı?
• Atatürk, İnönü’nün başbakanlıktan ayrılmasının ardından neden Celal Bayar’ı tercih etti?
• Türk Devrimi’nin felsefesinin temel taşını hangi düşünce oluşturmaktadır?
• İnönü, 2. Dünya Savaşı sırasında Türkiye’nin coğrafyasından kaynaklı gücünü etkin hale getirebilmeyi başarabildi mi?
• Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu neden başarıyla uygulanamadı?
• İnönü’yü çok partili demokrasiye geçişe zorlayan nedenler ve sonuçları…
• 1946-1950 yılları arasında demokrasi mücadelesi veren bir partinin daha sonra bu çizgiden sapmasının nedenleri ve sonuçları…
• 27 Mayıs: İhtilal mi, darbe mi?
38 yıla damgasını vuran tüm önemli olayların analiz edildiği bu kitap siyasi tarihimize yeni bir bakışla bakmanızı sağlayacak…

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.