Tanrıyı Gören Son İnsan
₺99,00 Orijinal fiyat: ₺99,00.₺85,00Şu andaki fiyat: ₺85,00.
| Yayınevi | Doğan Kitap |
|---|---|
| Yazar | Ertuğrul Özkök |
| Sayfa Sayısı | 292 |
| Kağıt Cinsi | 2. Hamur |
| Baskı Yılı | 2019 |
| Boyut | “13, 00″, 60 X 21 |
| Cilt Tipi | Karton Kapak |
1 adet stokta
Doğan Kitap – Tanrıyı Gören Son İnsan
İlgili ürünler
Ağlamıyorum Gözüme Eğitim Kaçtı
“Eğitim, çocuğumun, öğrencimin içindeki coşkuyu, yaratıcılığı, sevgiyi, dünyaya duyduğu ilgiyi öldürmesin; çünkü insan bir sayı, hayat da bir şık değil” diyen ebeveynler, öğretmenler ve hayata dair heyecanını hiç yitirmeyenler; bu kitap sizin için. Okuyun, hep birlikte değiştirelim.
“Sekiz yaşındaki bir çocuğun sabah uyanmamak umuduyla dua ederek yattığı bir ülke, hiçbirimizin hayali değil ama gerçek. Gece yatağa girerken gülümseyen, büyük hayallerini besleyerek nice umutlarla uykuya dalan çocukların hayaliyle ve bir şeyleri değiştirebilme inancıyla yazıyorum.
23 yıldır okulda olan biri olarak değişimin başladığı yerin okul değil, evlerimizin içi olduğunun farkındayım. Tam da bu nedenle sevgili anne ve babalar, bu kitap sizler için. Biliyorum ki bu ülkenin milyonlarca çocuğu örselenmiş olarak okula başlıyor, öğretmeninden gördüğü sevgi ile yüzünde güller açıyor; işte tam da bu nedenle sevgili öğretmenler, bu kitap aynı zamanda sizler için.
Bu coğrafyada kendimizden çok çocuklarımızı düşünüyor, onlar için en iyisini yapmaya çalışıyoruz. Evde çocuklarımıza verdiğimiz zararın farkında olmadan, okulda alacakları eğitimle başarılı çocuk yetiştireceğimizi zannediyoruz. Okulun, çocuklarımızın hayatından çaldığının farkında olmadan koca bir yalana tutunuyor ve adına eğitim sistemi denen bu çarkın içinde çocuklarımızın umutlarının tüketilmesine müsaade ediyoruz.”
Aşık Veysel Halk Müziğinin Seyyar Radyosu
Atasözleri
Atasözleri, kültüre dair inceliklerin görülebileceği en temel söz birimleridir. Ne zaman ya da kim tarafından söylendiği bilinmez ama halk bu sözlerin doğruluğunda, derinliğinde mutabıktır. Binlerce yıllık gelenekten damıtılmış bu hikmetli sözler, İskender Pala’nın özgün yorumlamalarıyla tekrar bir araya getirildi. Günlük hayatta hangi durumlarda kullanıldıkları, hangilerinin artık kullanımdan kalktığı / kalkması gerektiği gibi aydınlatıcı bilgilerle zenginleştirilmiş bu eser, halk kültürümüz için de önemli bir çalışma. Bu çalışmada bine yakın atasözüne yer verilmiştir. ... Umarız okuyucu ve öğrencilerimiz bu bin sözden bin öğüt öğütürler ve atalar sözü hazinemizden cevherler devşirirler.
Cehennemi Yaşadım – Zindandan Gelen Mektuplar
Terör örgütünün kaçırdığı asker ve polislerimiz zindanda neler yaşadı?
Evlatlarını kurtarmak isteyen aileler niçin dağ bayır dolaştı,kimlere ulaştı?
Terör zindanındakiler gönderdikleri ilk ve son mektuplarındaneler yazdılar?
Niçin sitem ettiler, devletten ve ailelerinden neler istediler?
Gara’daki vatandaşlarımızı kurtarma operasyonu nasıl hazırlandı?
Güneşi, rüzgârı, gündüzü niçin unuttular; altı yıl sonra öldürülme emrini kim verdi?
Zindanın yakalanan sözde gardiyanları ifadelerinde ne söylediler?
Terörist zindanlarında yapılan işkenceleri yaşayanlar nasıl anlattı?
Kurtarılan kaymakam, asker, polis ve korucubaşları bu kitap için neler anlattı?
Araştırmacı gazeteci-yazar Saygı Öztürk, Cehennemi Yaşadım’da kaçırılan asker ve polislerimizin şehit edildiği Gara zindanında yaşananların perde arkasını, kahramanların son dakikaya kadar direnişlerini, işkencelerden kurtulanların gerçek yaşamöyküsünü anlatıyor.
Edebiyatın İlhamıyla Taylor Swift
Çağımızın en büyük yıldızı Taylor Swift’in söz yazarlığına ilham olmuş kederli şairler kim?
Albümlerinin bize fısıldadığı hikâyeler ne?
Taylor Swift’in müziği, Shakespeare`den Brontë kardeşlere, F. Scott Fitzgerald’dan Sylvia Plath’e kadar edebiyat tarihine iz bırakmış pek çok yazarın eserinden ilhamla dolu.
Hazırsanız, hep birlikte Swift`in albümlerini edebiyatın merceğinden inceleyecek ve onun yaratıcı yönüne dair yepyeni bir bakış açısı kazanacağız.
Renkli illüstrasyonları, tematik çalma listeleri ve kitap önerileriyle Edebiyatın İlhamıyla Taylor Swift müziğin edebiyatla ilişkisine dair keyifli bir rehber...
Öyküyü Okumak
“Öykü yumuşak yumuşak okşamaz; başında ya da sonunda sarsar okuru. Bir tümceyle, bir ünlemle, bir sözcükle; kimi zaman susarak...”
Öykü nedir? Bir öykünün atmosferi, karakterleri, geçtiği zaman ve yer nasıl değerlendirilmelidir?
Öykücülüğümüzün temel direği sayılan usta kalemlerden genç yazarlara uzanan bir çizgide Feyza Hepçilingirler’in seçtiği 13 öykü ve incelemelerinin bulunduğu bu kitap, öyküye dair sorulara cevap arıyor. Öykü dilinin derinlerine dalıyor. Ele aldığı öyküleri didiklemeye, anlamaya ve anlatmaya çalışıyor.
Sırayla önce öyküyü ardından değerlendirmesini sunan Öyküyü Okumak okura kendi okuma pratiğini yazarın analizleriyle karşılaştırma imkânı veriyor.
Usta yazar ve eleştirmen Feyza Hepçilingirler, bildiğimiz, sevdiğimiz öykülere farklı bir pencereden bakarak okurla yazar arasındaki bağı derinleştiriyor, okumalarımıza yan yollar açıyor.
Theogonia – İşler Ve Günler – Hasan Ali Yücel Klasikleri 286
Hesiodos (y. MÖ 8. yüzyıl): Kullandığı dil, yapıtlarının taşıdığı bazı karakteristik özellikler, hayatı hakkında çok az bilgiye sahip olduğumuz Hesiodos’un Aiol ve İon kökenli olduğunu göstermektedir. Büyük ozana ait olduğu kanıtlanmış iki önemli eserden biri olan Theogonia, evrenin yaratılışı, tanrıların doğuşu, tanrıların ve tanrısal varlıkların soyları gibi Yunan kozmolojisini kuran meseleler ile belli başlı Yunan efsanelerini konu alan epik bir eserdir. Yunan didaktik şiirinin ilk örneği kabul edilen İşler ve Günler’de ise ozan, insanlık tecrübesine adalet, erdem, çalışma, cömertlik, hak, hukuk, düzen ve doğruluk gibi kavramların “gerçeğini” söyleyerek dokunur; tarım, denizcilik işlerine dair işlevsel bilgiler sunar; ayın uğurlu ve uğursuz günlerini sıralar. Bu bilgece öğütler Anadolu insanına yabancı gelmeyecektir, zira konuşan sadece Hesiodos değil, aynı zamanda Akdeniz halklarıdır. Hasan Âli Yücel Klasikler Dizisi, bu iki eserin bu en değerli çevirisini, Azra Erhat’ın hazırladığı “Hesiodos Eseri ve Kaynakları” başlıklı inceleme ve sözlük eşliğinde yeniden okurla buluşturuyor.
Türkçe Off
Türkçe “Off”un yazılışının üstünden çeyrek yüzyıla yakın zaman geçti. Ne yeni bir bilinç ışıltısı var ortalıkta ne kendine gelme, uyanma, silkinme... Gitgide batıyoruz. Üstelik dilimize bunca yabancılaşma, artık pek çok kişiyi irkiltmiyor bile. Yabancı sözcükleri sevgiyle bağrımıza basarken Türkçeyi yitiriyoruz.
Yeni bir Osmanlıcayı ilmek ilmek dokuyoruz. Osmanlı, dilinin Türkçeden ne kadar uzaklaştığını fark ettiğinde halkın konserve gibi, bozulmadan koruduğu Türkçeyi bulmuş ve ona dört elle sarılarak içine düştüğü açmazdan kurtulmaya çalışmıştı. Biz ne yapacağız? Türkçeyi bozulmadan koruyan o halk yok şimdi. Halkın dilini de kirlettik, yozlaştırdık. Televizyon ve internet, girdiği evlerde Türkçeyi bozmakla işe başladı. Yitirdiğimiz Türkçenin aslını biz nereden bulacağız?

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.