Diriliş Yeni Beyaz Kapak
₺330,00 Orijinal fiyat: ₺330,00.₺273,00Şu andaki fiyat: ₺273,00.
“Tanrı âlemindeki gerçeği arayın; geri kalan her şey verilecektir size. Fakat biz, geri kalan şeyleri arıyor ve bulamıyoruz.” İnsan bir gençlik heyecanının masum bir kızın hayatına mal olacağını bilebilir mi? Hz. İsa’nın nurlar içinde dirilişine rastlayan pazar arifeside Prens Nehludov’un baştan çıkardığı çocuk yaştaki hizmetçi Katyuşa, yıllar sonra prensin karşısına bir cinayet zanlısı olarak çıkar. Sonunu düşünmeden yaşadığı bir gecelik ilişki, ardına bakmadan bırakıp gittiği genç kızın yaşamının mahvolmasına yol açmıştır. Genç asilzade yaşamı, ülkesinin gerçeklerini, herkese eşit dağıtılmayan adaleti sorgular. Vicdan azabı onu, sonu gelmez bir hukuk mücadelesinin içine iter. Manen ölmüş ama bu mücadeleyle yeniden doğmuştur sanki…
| Yayınevi | Can Yayınları |
|---|---|
| Yazar | Lev Tolstoy |
| Sayfa Sayısı | 592 |
| Kağıt Cinsi | 2. Hamur |
| Baskı Yılı | 2019 |
| Boyut | “12, 00 X 19, 00″ |
| Cilt Tipi | Karton Kapak |
1 adet stokta
Can Yayınları – Diriliş Yeni Beyaz Kapak
/n
“Tanrı âlemindeki gerçeği arayın; geri kalan her şey verilecektir size. Fakat biz, geri kalan şeyleri arıyor ve bulamıyoruz.” İnsan bir gençlik heyecanının masum bir kızın hayatına mal olacağını bilebilir mi? Hz. İsa’nın nurlar içinde dirilişine rastlayan pazar arifeside Prens Nehludov’un baştan çıkardığı çocuk yaştaki hizmetçi Katyuşa, yıllar sonra prensin karşısına bir cinayet zanlısı olarak çıkar. Sonunu düşünmeden yaşadığı bir gecelik ilişki, ardına bakmadan bırakıp gittiği genç kızın yaşamının mahvolmasına yol açmıştır. Genç asilzade yaşamı, ülkesinin gerçeklerini, herkese eşit dağıtılmayan adaleti sorgular. Vicdan azabı onu, sonu gelmez bir hukuk mücadelesinin içine iter. Manen ölmüş ama bu mücadeleyle yeniden doğmuştur sanki…
İlgili ürünler
Çocukluk
“Hayatımın ilk yıllarında beni yönlendiren şey: korku, dehşet. Narin ellerin, kaba ellerden ayrı şeyler olduğunu tanımlamaya başladığımda, yavaş yavaş benim için itaat ve saygı çağrıştıran nesnelere dönüşüyorlar. Bu ellere alıştım ve hatta onları sevdim. Bana asla sevgi dolu davranmadılar ama bazen gözyaşlarımla ıslandılar ve korkularımı dindirdiler. Kaba eller çok haşindiler ama onların da arada yumuşadığı olurdu. Onları yöneten o gümbür gümbür ses acılığını yitirirdi. İçi boş bir kahkaha duyulurdu; o zaman her köşede saklanan korkular kaybolurdu. Ve biraz huzura kavuşurduk biz, zavallı yaratıklar: köpekler, bir çift afacan zenci, iki kız kardeşim ve tabii ben.”
Çocukluk edebiyatta “bölgeselcilik” akımının temsilcilerinden olan Graciliana Ramos’un 1945’te yayımlanan biyografik romanıdır. Yazar, Brezilyalı edebiyat eleştirmenleri tarafından kuzeydoğu bölgeselciliğinin en büyük isimlerinden biri olarak kabul edilir. Ramos eserini Brezilya Eğitim Bakanlığı’nda çalıştığı dönemde kaleme alır; hafızasının derinliklerine, çocukluk anılarına ulaşmaya çalışmasıyla başlayan Çocukluk giderek belirginleşen kişiler, yerler ve detaylarla dikkatimizi, Ramos’un iç dünyasından hikâyedeki olaylara çeker. Eser, okumayı sökmeye çalışan bir çocuğun yaşadığı güçlüğü ve bunun sebeplerini ortaya koyar; anlatımdaki sadelik, çocuğun kendi dünyasını ortaya koyma şekli olarak sunulsa da eserin tamamına hâkimdir. Elinizdeki kitap Brezilya kırsalında yoksulluk, eğitimsizlik ve güven duygusundan uzak geçen bir çocukluğu ve bu koşullarda gençliğe adım atan Ramos’un şahit olduğu dünyayı yansıtmaktadır.
Karamazov Kardeşler-2
Dostoyevski’nin başyapıtı kabul edilen Karamazov Kardeşler, evrensel çapta yankı uyandırmış, birçok bilim insanını, düşünürü ve edebiyatçıyı etkilemiş bir romandır. Einstein, romanın yazın dünyasındaki en büyük başarılardan biri olduğunu söylerken; Sigmund Freud, kendisini doruk noktasına bu romanla çıkaran Dostoyevski'nin edebi anlamda Shakespeare'nin hemen yanıbaşında olduğunu belirtir.
Karamazov Kardeşler, görünürde bir baba ve üç oğlunun ilişkisi üzerine kurulu gibi görünse de arka planında ihtirası, para hırsını, iyiliği, inanç ve inançsızlığı irdeleyen ve insan ruhunun en karmaşık duygularına dair ipuçları veren oldukça sarsıcı bir romandır.
Kazaklar
Moskova muhitlerinde “bir delikanlı” dendiğinde ne anlaşılırsa işte o olan Olenin, içinde bulunduğu çevreden aradığı huzuru bulamayınca hayatında yepyeni bir başlangıç yapmak istedi ve orduya katılıp Moskova’dan ayrıldı. Artık Rus aristokrasisinden ve şehir hayatından uzakta, karlarla kaplı geniş kırların ortasında ve yepyeni bir sonsuz âlem içinde yapayalnızdı. Ancak bu yalnızlık, önceki hayatıyla karşılaştırıldığında hiç de öyle şikâyet edecek bir şey değildi. Aksine…
Tolstoy, “Kazaklar”da iki karşıt dünyayı karşılaştırır. Bir tarafta şehir hayatına uyum sağlamış ve bu hayatın gereklerine göre yaşayan kibarların dünyası; diğer tarafta doğadan kopmamış, “insani özelliklerini” yitirmemiş Terek Kazaklarının dünyası… “Savaş ve Barış” yazarının güçlü kaleminden bu karşıtlık daha bir içe işlemekte ve tıpkı Olenin’de olduğu gibi bir “gitme” arzusu uyandırmaktadır!

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.