Uzağı Yakın Kılan
₺672,00 Orijinal fiyat: ₺672,00.₺538,00Şu andaki fiyat: ₺538,00.
3 adet stokta
Uzağı Yakın Kılan
1960’li yıllarda edebiyat dünyasına giren Anar çağdaş Azerbaycan edebiyatının, özellikle modern hikâyenin en büyük ustasıdır. Anar dünya klasiklerinde gördüğümüz gibi mükemmel tekniğe ve detaylara özel bir yer veren bir üsluba sahiptir. Günümüzde Anar Azerbaycan ve Türk dünyası için özeldir. Onsuz Türk dünyasının entelektüel sisteminde eksiklik olur. Azerbaycan’ın bu zorlu geçiş döneminde Anar’a büyük ihtiyaç vardır. Onun “bana değil, millete gerek” meyarı Azerbaycan’ın birlik ve beraberliği için en önemli düsturdur. Türk dünyasında ona büyük bir güven vardır ve gelecekte de Türk dünyası aydınlığının zirvesinde mutlaka Anar olacaktır. Anar çok yönlü bir yazar olarak dikkati çekiyor. Geniş bilgileri ve derin kültürü onun insan sorunu üzerinde çalışmasını sağlamıştı. Anar konularını ve kahramanlarını çağdaş Azerbaycan hayatından almasına rağmen, bu sınırlar içerisinde kalmamış, milliden beşerî olana kadar yüksele bilmiş, hem çağdaş Azerbaycan insanını, hem de zamanımızı anlatmayı, canlandırmayı çok yönlü bir şekilde ifade etmeyi başarmıştır.
İlgili ürünler
Aşık Veysel Halk Müziğinin Seyyar Radyosu
Dahi Diktatör
Atatürk hala önemli mi bizim için? Çok önemli. Peki, akıl bizim için önemli mi, aklımızı kullanmak zorunda mıyız? Buna verilecek cevaptan, Atatürk’ün bugün bizimle ilgili olup olmadığı, onun adını hatırlayıp hatırlamamız, onun yaptıklarından ders alıp almamamız gerektiği ortaya çıkacaktır. Atatürk bize aklın neler yapabileceğini göstermiştir. Bunun mümkün olduğunu göstermiş; ama, “Ben böyle diyorum, böyle yapın,” dememiştir. Bilakis, “Ben hiçbir şey söylemiyorum, sadece aklınızı rehber edinin,” demiştir. Yaptığı bütün inkılapların gayesi de aklın rehberliğinde Türkiye Cumhuriyeti halkını tamamen çağa uygun, bütün mana ve biçimiyle uygar bir toplum haline dönüştürmektir.
Atatürk bir diktatör mü, değil mi?
Son yıllarda yazılmış en iddialı Atatürk kitabı olmaya aday bu eserde bu ve daha birçok sorunun cevabını bulacaksınız.
Edebiyatın İlhamıyla Taylor Swift
Çağımızın en büyük yıldızı Taylor Swift’in söz yazarlığına ilham olmuş kederli şairler kim?
Albümlerinin bize fısıldadığı hikâyeler ne?
Taylor Swift’in müziği, Shakespeare`den Brontë kardeşlere, F. Scott Fitzgerald’dan Sylvia Plath’e kadar edebiyat tarihine iz bırakmış pek çok yazarın eserinden ilhamla dolu.
Hazırsanız, hep birlikte Swift`in albümlerini edebiyatın merceğinden inceleyecek ve onun yaratıcı yönüne dair yepyeni bir bakış açısı kazanacağız.
Renkli illüstrasyonları, tematik çalma listeleri ve kitap önerileriyle Edebiyatın İlhamıyla Taylor Swift müziğin edebiyatla ilişkisine dair keyifli bir rehber...
On Dokuzuncu Asır Türk Edebiyatı Tarihi
Türk edebiyatı tarihlerinin hiçbir zaman vazgeçilemeyecek olanı şüphesiz ki Ahmet Hamdi Tanpınar’ın On Dokuzuncu Asır Türk Edebiyatı Tarihi’dir. Bundan sonra da ne kadar edebiyat tarihi yazılırsa yazılsın, Tanpınar’ın verdiği hükümler kültürümüzdeki yerini koruyacak niteliktedir. Çünkü yazar sadece malzemeyi nakletmekle yetinmemiş, içinde yaşadığı "devri anlamaya" ve anlatmaya çalışmıştır. Uzun 19. Yüzyıl olarak nitelendirilen Türk modernleşmesinin, aslında doğası gereği, edebî metinler üzerinden bir okumasını yapan yazar, Türk düşünce tarihinin meselelerini de masaya yatırmaktadır. Bu çerçevede siyasî olaylara paralel olarak, gazetenin yükselişi, roman ve şiirin aldığı yeni formlar Tanpınar’a has bir üslupla metnin içerisine dahil edilmektedir. Dergâh Yayınları olarak Ahmet Hamdi Tanpınar’ın bütün eserlerini yayınlamaya, Türk Edebiyatının ve düşünce tarihinin temel kitaplarından biri olan On Dokuzuncu Asır Türk Edebiyatı Tarihi ile devam ediyoruz.
Özgürlüğün Rengi Mavidir
Zehirli egoların ülkesinde bu kitabı yazarken kafamda tek gaye vardı. İstedim ki okur yakın tarihin filtresiz gerçeklerini birinci ağızdan öğrenirken hepimizi silindir gibi ezip geçen sistemin aklı, zekâyı, yeteneği, beceriyi yok sayan vasatlığına kendi varlığıyla direnç geliştirmenin yollarını yine kendi içinde bulabilsin.
Abartılı hassasiyetlerin topraklarında var olmaya çalışırken ortalama hayatlara mahkûm bugünkü gençliğin yılgın neferisin. Gençsin ama gençliğini hissedemiyorsun. Umutlarını çalıyorlar, çaresizce seyrediyorsun. Düzen hepimize had bildiriyor çünkü.
“Sesini çıkarma, konuşma, hayal kurma, farklı düşünme, düşünüyorsan da kendine sakla!” diyor. Buna itirazım var benim.
Birey olmak zorundasın. Kimse seni kurtarmayacak. Kimse sana mahkûmiyetlerinin yalan olduğunu göstermeyecek. Uyanacaksın. Başka yolu yok.
Kimse özgürlüğün mavisini elimizden alamaz. Hiçbir güç, hiçbir kudret, hiçbir otorite insandan daha üstün değil. Yeter ki insan kendi gücünün farkına varabilsin.
Sizi özgürlüğe davet ediyorum bu kitapta. Özgürleşmeden mutlu olamayız çünkü. Ezene direnemeyiz. Kendi dünyana döneceksin arkadaş, kaybettiğin özgürlüğü bulup çıkaracaksın.
Motorları maviliklere süreceğin güne kendi emeğinle ulaşacaksın.
Sonrası umut...
Türk Edebiyatı Tarihi
"Tanrının devlet güneşini Türk burçlarından doğdurmuş olduğunu ve onların ülkeleri üzerinde göklerin bütün dairelerini döndürmüş bulunduğunu gördüm. Tanrı onlara Türk adını verip yeryüzüne hâkim kıldı. Zamanımızın hakanlarını onlardan çıkardı. Dünya milletlerinin idare yularını onların eline verdi. Onları herkese üstün eyledi. Kendilerini hak üzre kuvvetlendirdi. Onlarla birlikte çalışanı, onlardan yana olanları aziz kıldı ve Türkler yüzünden onları her dileklerine eriştirdi.
Bu kimseleri kötülerin şerrinden korudu. Okları dokunmasından korunabilmek için aklı olana düşen şey, bu adamların tuttuğu yolu tutmak oldu. Derdini dinletebilmek, Türklerin gönlünü almak için onların dilleriyle konuşmaktan başka yol yoktur. Bir kimse kendi takımından ayrılıp da onlara sığınacak olursa o takımın korkusundan kurtulur. Bu adamla birlikte başkaları da sığınabilir."
Kaşgarlı Mahmud Dîvânü Lugati’t-Türk’ten; Yazılışı: 1072
Türkçe Off
Türkçe “Off”un yazılışının üstünden çeyrek yüzyıla yakın zaman geçti. Ne yeni bir bilinç ışıltısı var ortalıkta ne kendine gelme, uyanma, silkinme... Gitgide batıyoruz. Üstelik dilimize bunca yabancılaşma, artık pek çok kişiyi irkiltmiyor bile. Yabancı sözcükleri sevgiyle bağrımıza basarken Türkçeyi yitiriyoruz.
Yeni bir Osmanlıcayı ilmek ilmek dokuyoruz. Osmanlı, dilinin Türkçeden ne kadar uzaklaştığını fark ettiğinde halkın konserve gibi, bozulmadan koruduğu Türkçeyi bulmuş ve ona dört elle sarılarak içine düştüğü açmazdan kurtulmaya çalışmıştı. Biz ne yapacağız? Türkçeyi bozulmadan koruyan o halk yok şimdi. Halkın dilini de kirlettik, yozlaştırdık. Televizyon ve internet, girdiği evlerde Türkçeyi bozmakla işe başladı. Yitirdiğimiz Türkçenin aslını biz nereden bulacağız?

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.