Siyah Beyaz Mutlu Veda
₺338,00 Orijinal fiyat: ₺338,00.₺271,00Şu andaki fiyat: ₺271,00.
5 adet stokta
Siyah Beyaz Mutlu Veda
Bir gün…
Mut’un zeytin ağaçlarının gölgesinden bir çocuk sesi daha yükselecek.
Bir gün…
Çınaraltı’nın taşlarında çekirdek çıtlatan yeni çocuklar olacak.
Bir gün…
Top sahasında dizini kanatan, bir çocuk kahkahası daha yankılanacak.
Ve her seferinde, her yeni kahkahada, rüzgar hafifçe fısıldayacak:
“Bir zamanlar burada, siyah beyaz mutlu bir çocuk yaşadı. ”
Siyah beyaz mutlu çocuk büyüdü, yaşadı, özledi…
Ve sonunda, yıldızların altına geri döndü.
Ama…
Onun hikâyesi toprağa değil, yıldızlara yazıldı.
Her yıldız kaydığında, her zeytin ağacının gölgesinde bir serinlik esip geçtiğinde, her çekirdek çat diye kırıldığında, onun hikâyesi yeniden başlayacak.
Çünkü bazı çocuklar, büyüyünce bile kaybolmaz.
Çünkü bazı hayatlar, toprağa değil, sonsuzluğa kök salar.
Ve Mut, hep fısıldayacak adını: Serkan Yalçın.
İlgili ürünler
Aşka Uyanmak
Edythe Amsel ilk atandığı yerden oldukça memnundu: Nebraska’nın Ceviz Tepesi’ndeki tek derslikli bir okul. Edythe, özgürlükçü, kararlı ve inançlı bir eğitimle bu küçük yerdeki öğrencilere dünyayı göstermeye hazırdı. Peki, Ceviz Tepesi, Edythe gibi bir öğretmene hazır mıydı? Ebeveynlerinin zamansız ölümünden beri yeğenlerine göz kulak olan Joel Townsend, kasaba meclisinin bir bayan öğretmenle anlaştığını duyunca oldukça heyecanlanmıştı. Çocuklar bir kadının eğitiminden faydalanabilir diye düşünüyordu. Edythe geldiği ilk hafta içinde, kullandığı tanınmamış eğitim yöntemleriyle bütün kasabayı öfkelendirmeyi başarmıştı. Joel ise onun oldukça güzel bir kadın olduğunu ve çocuklar için iyi bir anne olabileceğini düşünmekten kendini alamıyordu.
Aşkın -De Hali
“O an kalkıp ona koşabilirdi ama ayakları gelecekteki güzel günlere değil, çözemediği geçmişine doğru ilerliyordu. Oradaki düğümler ayaklarına dolaşmış, geleceğine yürümesine izin vermiyordu.”
Geçmişteki aşklarına takılıp kalmıştı altısı da… Şimdiki zamanda yolları kesişince hikâyeleri birbirine karıştı.
Umutla ararken ümitsizliğe düştükleri o gerçek aşk neredeydi? Otobüse yetişmeye çalışırken mi düşürmüşlerdi, paspasın altına mı süpürmüşlerdi? Kaybettikleri yerde miydi hâlâ, hiç ummadıkları birinde mi?
Hep birlikte geçmişlerine bakarken anladılar ki; bildikleri ve bilmedikleri bütün hâlleriyle aşk, gözlerinin önünde idi.
Bir Kürt Sevdim
“Ben Diyarbakırlıyım Gülşah” dedi sanki işlediği bir kabahati dile getirir gibi. “Sense Balıkesirli!” diyerek şaşkınlığımı ikiye katladı. Adımla hitap edişi, memleketimi bilişi? Bu nasıl işti?
“Adımı biliyorsun, memleketimi de? Ama ben henüz söylememiştim.”
“O gece bir tek sen âşık olmadın Gülşah.”
“Peki, madem sadece ben âşık olmadıysam, neden olmaz diyorsun?”
“Çünkü biz seninle ülkenin batısıyla doğusuyuz, çünkü biz farklı kültürlerin çocuklarıyız. Çünkü biz bitmeyen bir kavganın bitmeye mahkûm aşkıyız. Olmaz Gülşah, olmaz.”
Bu kitapta Diyarbakırlı yakışıklı Şahin ile Balıkesirli güzeller güzeli Gülşah’ın İzmir Ege Üniversitesi’nde tanışmalarıyla başlayıp yıllarca süren gerçek bir aşk hikâyesini okuyacaksınız.
Gülşah ve Şahin ülkemizde yaşanmış binlercesinden sadece biri. Gülşah’ın sevgiyle harmanlanmış anılarında yolculuk ederken bu aşka imreneceksiniz. Onlarla beraber ağlayacak ve belki de sinirlenip isyan edeceksiniz. Bu aşkın içinde kendinizden, çevrenizden mutlaka bir şeyler bulacaksınız. Çünkü bu kitap biraz sen, biraz ben, biraz da öteki. Bir Türkiye mozaiği…
“Sarışın bir kızla esmer yakışıklı bir adam yürüyordu yan yana, yana yana.”
Elektra
“Ben bir kralla evlendim güya ama başıma gelenlere bakın.Kanının asaleti taşıdığı laneti temizlemeye yetmedi. Hazineleri ona şeref ve şefkat kazandırmadı.”Tanrılar tarafından lanetlenmiş Atreus Hanedanı, kaderleri görünmez bağlarla birbirine bağlı olan üç kadın: Klytaimestra, Kassandra, Elektra.Klytaimestra, Agamemnon’la evlenirken Atreus Hanedanı hakkındaki sinsi fısıltıları duymazdan gelir. Ancak Truva Savaşı’nın arifesinde Agamemnon, Klytaimestra'ya akılalmaz bir şekilde ihanet eder.Kassandra ise kehanet gücüyle lanetlenmiştir. Truva’nın başına gelecekleri bilmesine rağmen kimseyi gördüklerine inandırabilecek gücü yoktur.Klytaimestra ve Agamemnon’un en küçük kızı Elektra’nın tek isteği ise sevgili babasının savaştan bir an önce dönmesidir. Peki ya ailesinin kanlı geçmişinden kaçabilecek midir yoksa onun kaderi de şiddete mi bağlıdır?Uluslararası çoksatan Ariadne’nin yazarı Jennifer Saint, Yunan mitolojisinin kadın kahramanlarından Elektra'nın hikâyesini büyüleyici bir dille yeniden anlatıyor!
Kadın Maskeleri
Leyla İle Mecnun – Kapı Yayınları
Bir bütün idim ben Leyla ile. Sense Leyla’yım diyorsun. Sen Leylâ isen eğer; beni yakmaya hayalin yeter, takatim yok sana kavuşmaya. Varlığı olmayan bir zerreye aynadan ne fayda? Canım gideli hayli zamandır, cismindeki bir başka candır; bir özge candır. Sensin beni benden ayıran, uzaklaştıran. Ben yokum, senin tecellin var. Vuslatının ağır yükünü kaldıramam ki. Önceleri sen vardın, şimdi ben yok oldum. Manevi dünyamda dostum daima sensin. Dış görünüşe değer verme bahsi ortadan kalktı artık. Gönül çok önceleri sana koştu canım seninle gitti. Şimdiki canım Leylâ’ya değil, Mevlâ’ya yönelik. Bir’lik yolunda seninle olmam, yanarım. Şimdi, gözümün nuru, gönlümün aydınlığı!.. Ben maskaralığa nam salmışım nam salmışım bari sen bu yola girme. İçinden çıkma namus perdesinin. Mecnun olan benim; bana yaraşır delilik, kınamışlık. Şimdi git, aşk töresini, âşıklık geleneğini, maşuk gidişatını bozma. Gir şimdi, ey vefalı! Açtırma kötü söz arayanların dudaklarını; sakız verme dedikodu arayanların ağızlarına. Beni aramaya çıktığını âleme bildirip deliliğine ferman yazdırma. Kimse seni burada görmeden git. Ben ki varım; sen içimdesin, bunu bil!..
Üç Yapraklı Ahududu Ciltli
“Poyraz Sarıcalı yediğim elmadan çıkan kurttu. Tam evden çıkacakken kaçıveren kalitesiz naylon çoraptı. Lunaparklardaki hiçbir şey kazanamadığınız, para tuzağı olan o sinir bozucu oyuncaklardandı. Çok sevdiğiniz dizinin senaristinin değişmesi ve her şeyin, bütün karakterlerin mahvolmasıydı. Nefret ettiğim her şeydi kısacası.”
Pansiyonumun hemen yanı başında gece kulübü açma girişiminde bulunan bu adamdan daha ilk bakışta, hatta adını duyduğum ilk anda nefret etmiştim. Hem de bütün kalbimle ve inanılmaz bir şiddetle.
Eğer içinde yaşadığımız dünyanın düzenini biraz olsun kabullendiyseniz şunu bilirdiniz; böyle ani ve büyük nefretlerin yalnızca iki sonucu vardır. Ya siz silahlarınızı kuşanıp nefret ettiğiniz kişiyi mahvedersiniz ya da hiç hesapta yokken
ona âşık olursunuz ve o sizi mahveder.
Benim başıma hangisinin geldiğini tahmin etmek hiç de zor değil. Ama hikâyemin bütün detaylarını sizinle paylaştığımda ve nihayetinde beni yakından tanıdığınızda artık çok yakın iki arkadaş olacağımızı ve beni anlayacağınızı ümit ediyorum. Başlayalım mı?

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.