Kara Kule Vıı (Kule)
₺825,00
Herkes bir yana dağıldığı halde Roland’ın ka-tet’i henüz bir bütün halindedir. Susannah-Mia (1999 yazında), Dixie Pig’den Fedic doğum odasına -aslında burası bir dehşetler odasıdır- taşınır. Jake ve Peder Callahan, Oy ile birlikte ellerinde silahlarla Lexington Caddesi ile Altmış Birinci Sokak’ın köşesindeki restorana dalarlar. Düşmanlarının sayısını ve ne denli tehlikeli olduklarını bilmemektedirler. Bu arada Roland ve Eddie 1977’de Maine’de, John Cullum ile gaipten gelenlerin bölgesi olan Turtleback Yolu’nu aramaktadırlar. Ümitsizce diğerlerinin, özellikle Susannah’nın yanına ulaşmak istemektedirler. Ama sonunda yalnızca geçiş yapmak istedikleri dünyanın önemli olduğunu fark ederler.
Böylece, roman tıpkı Stephen King’in hayal dünyasının en üst sınırına açılan bir kapı gibi açılır. Bunca yol kat edip buraya geldiniz. Belki arkanızdan bir kapının çarparak kapandığını duyacaksınız. Kara Kule’ye hoş geldiniz.
| Yayınevi | Altın Kitaplar |
|---|---|
| Yazar | Stephen Kıng |
| Baskı Yılı | 2007 |
1 adet stokta
Altın Kitaplar – Kara Kule Vıı (Kule)
/n
Herkes bir yana dağıldığı halde Roland’ın ka-tet’i henüz bir bütün halindedir. Susannah-Mia (1999 yazında), Dixie Pig’den Fedic doğum odasına -aslında burası bir dehşetler odasıdır- taşınır. Jake ve Peder Callahan, Oy ile birlikte ellerinde silahlarla Lexington Caddesi ile Altmış Birinci Sokak’ın köşesindeki restorana dalarlar. Düşmanlarının sayısını ve ne denli tehlikeli olduklarını bilmemektedirler. Bu arada Roland ve Eddie 1977’de Maine’de, John Cullum ile gaipten gelenlerin bölgesi olan Turtleback Yolu’nu aramaktadırlar. Ümitsizce diğerlerinin, özellikle Susannah’nın yanına ulaşmak istemektedirler. Ama sonunda yalnızca geçiş yapmak istedikleri dünyanın önemli olduğunu fark ederler.
Böylece, roman tıpkı Stephen King’in hayal dünyasının en üst sınırına açılan bir kapı gibi açılır. Bunca yol kat edip buraya geldiniz. Belki arkanızdan bir kapının çarparak kapandığını duyacaksınız. Kara Kule’ye hoş geldiniz.
İlgili ürünler
Assassins Creed 4 – Sırlar
Hakikat kanla yazılacak! Eskisinden daha tecrübeli, daha bilgili ve daha tehlikeli olan Usta Assasin Ezio Auditore, Altaïr'in kayıp kütüphanesini belki de Tapınakçıları sonsuza dek yok etmenin çözüm yolunu içeren bir kütüphaneyi bulmak üzere destansı bir yolculuğa çıkacaktı. Ancak korkunç bir keşif onu beklemekteydi. Kütüphane yalnızca gizli bir ilmi değil, aynı zamanda dünyanın o güne kadar öğrenmiş olduğu en sarsıcı sırrı içeriyordu; Tapınakçıların insanlığın kaderine hükmetmek için kullanmayı umduğu bir sırrı… Kütüphaneye girmek için beş anahtara ihtiyaç vardı onları bulmak için de Ezio'nun giderek büyüyen bir Tapınakçı ordusunun Osmanlı İmparatorluğu'nun istikrarını tehlikeye attığı bir şehre, çalkantılar içindeki Konstantinopolis'e seyahat etmesi gerekecekti.Atası Altaïr'in izinden yürüyen Ezio'nun Tapınakçıları son kez yenmesi gerekiyordu. Çünkü durum hiç bu kadar kritik olmamıştı ve kutsal bir yolculuk olarak başlayan serüven zamana karşı yarışa dönüşmüştü... Hakikat kanla yazılacak! Kanla ve Suikastçının İnancı'yla!..
Canavar Peşinde 22 Ay Kurdu Luna
Yepyeni Canavar Peşinde macerasına hoş geldiniz: Avantia’nın Tılsımı
Tom, sonunda babasını buldu. Fakat babası Taladon, gerçek dünya ile ruhlar dünyası arasında sıkışıp kalmış durumda. Tom’un onu kurtarabilmesi için Hayalet Canavarlarla savaşması ve parçalarına ayrılmış olan Avantia’nın Tılsımı’nı birleştirmesi gerekiyor.
Tom’un savaşacağı dördüncü Hayalet Canavar, Ay Kurdu Luna. Ölü Orman’daki hayvanlar, geceleri Luna’nın büyüsü yüzünden vahşileşiyorlar. Tom’un sadık yol arkadaşı Gümüş de öyle. Tom’un, Gümüş’ü eski haline döndürüp tılsımın dördüncü parçasını geri almak için Luna’yı alt etmesi şart. Üstelik vakti gittikçe azalıyor.
Cenazeden Sonra
Cora baltayla hunharca öldürülünce, bir gün önce kardeşi Richard’ın patavatsızca söylediği birsöz tüyler ürpertici bir anlam kazanır. Richard’ın vasiyetnamesi okunurken, Cora yüksek sesle, "Olay çok güzel örtbas edildi... Ama Richard cinayete kurban gitti değil mi?" diye sormuştu.
Çaresizlik içindeki aile avukatı bu sırrı çözmesi için Hercule Poirot’ya başvurur.
Koloni
Onlar Çocuktular...
En mükemmel elmasların saflığındaydılar...
Ne ufak bir lekeleri...Ne de en ufak bir kusurları vardı...
Ve ne de en ufak bir günahları...
Ama onların saflığı kötülüğün saflığıydı...
Paris'te bir Ermeni katedralinde işlenen bir cinayet. Kan yok, cinayet aleti yok, yara bere yok…
Biri yaşlı ve huysuz emekli bir polis, diğeri Çocuk Bürosu'nda görevli, ancak açığa alınmış uyuşturucu müptelası genç bir polis. Bu ikisi, gitgide hunharca bir hal alan ve peşpeşe işlenen cinayetlerin katilini veya katillerini bulmak için birlikte çalışmak zorundadır. Birbirlerine ihtiyaçları vardır, birbirlerini tamamlamaktadırlar. Ancak bu cinayetler sıradan bir seri katilin işi değildir. Gizli servisler, naziler,Yahudiler, ülke içinde ülkeler, ve "siyah bölgeler"… Sanki birileri bir şeyleri gizlemek istemektedir.
Fransa'nın göbeğinde başka bir ülke olabilir miydi?
Bu ülkeye kim veya kimler göz yumuyordu?
Burada neler yapılmaktadır?
Kaçırılan çocuklar ile öldürülenler arasındaki bağ nedir?
İki polisin çabası cinayetleri açığa kavuşturmaya yetecek midir?
Yoksa…
Köşkteki Esrar
Arkadaşı için yerine getireceği basit bir angaryanın onu uluslararası bir cinayet komplosunun tam ortasına düşüreceği Anthony Cade'in aklının ucundan bile geçmezdi.
Birileri ne pahasına olursa olsun Herzoslovakya'da monarşinin tekrar kurulmasına engel olmak istiyordu.
Tüm bu bilinmezler düğümünü çözmek için güçlerini birleştiren Scotland Yard ve Fransız Emniyeti Sûrete dönüp dolaşıp aynı noktada kilitleniyorlardı... Ta ki Bacalar Köşkü'nde işlenen cinayet, bilinmezler düğümünün çözülmesini sağlayan ipucunu verene kadar.
Ölüm Saatleri
Wilbraham Crescent 19 numaraya, kendisine gelen bir telefon üzerine giden Shelia Webb, evde orta yaşlı bir adamın cesediyle karşılaşır. Genç kadını hiç tanımayan kör ev sahibesi Bayan Pebmarsh ise, Cavendish Sekreterlik ve Daktilo Bürosu’nu arayıp Shelia’yı ismen istediğini inkâr eder. Ama ortada bir gerçek vardır. Birisi telefon edip Shelia’ı? o eve çağırmıştır. Ve daha da önemlisi her iki kadın ne birbirlerini ne de ölen adamı tanımamaktadır. Aslında hiç kimse hiçbir şey bilmiyordu. Ortada tek bir ipucu vardı ve zaman Hercule Poirot için hızla ilerliyordu. Cesedin bulunduğu odadaki saatlerin hepsi çalışıyordu, biri dışında... O da 16.13’te durmuştu.
Oyun
Siyah Kan
Güneydoğu Asya’da, Yengeç Dönencesi ile Ekvator çizgisi arasında bir yerlerde bir yol vardır. Siyah kanla çizilmiş bir yol. Korkunun ve ölümün hakim olduğu bir yol. Paris. İlk temas. Kuala Lumpur. Hayat Yolu. Uçuşan ve Çoğalan. Sonsuzluğun İşaretleri. Kamboçya. Bal ve Fresk. Tayland. Arınma Odası. Dünyadan soyutlanmış bu mekanda neler olduğunu anlayacaksınız! Bangkok. Gerçeğin Rengi aynı zamanda Yalanın da Rengi’dir! Ve Paris. Her şey sona ermedi, yeni başlıyor. ÇABUK SAKLAN, BABA GELİYOR!

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.