Yüzbaşının Kızı – Hasan Ali Yücel Klasikleri 31
₺340,00 Orijinal fiyat: ₺340,00.₺281,00Şu andaki fiyat: ₺281,00.
Aleksandr Puşkin (1799-1837): 38 yıl süren hayatı komploya çok benzeyen bir düelloyla son bulduğunda Puşkin, şiiri kadar roman ve öyküleriyle de 19. yüzyılın öncü Rus klasikleri arasına girmeye hak kazanmıştı.Bu kitapta Yüzbaşının Kızı’ndan Byelkin Öyküleri ve Erzurum Yolculuğu’na Aleksandr Puşkin’in tüm öykü ve romanları zamandizinsel sıralamayla bir arada okura sunulmaktadır. Ataol Behramoğlu (1942): Şiirimizin son 40 yılındaki en önemli toplumcu ozanlardan biri olmanın yanı sıra, Puşkin’den Çehov’a, Lermontov ve Turgenyev’den Çağdaş Rus Şiiri Antolojisi’ne çeviri edebiyatımızın da en yetkin adlarından biridir.
| Yayınevi | İş Bankası Kültür Yayınları |
|---|---|
| Yazar | Aleksandr Puşkin |
| Sayfa Sayısı | 548 |
| Kağıt Cinsi | 2. Hamur |
| Baskı Yılı | 2022 |
| Boyut | “12, 50 X 20, 50″ |
| Cilt Tipi | Karton Kapak |
3 adet stokta
İş Bankası Kültür Yayınları – Yüzbaşının Kızı – Hasan Ali Yücel Klasikleri 31
/n
Aleksandr Puşkin (1799-1837): 38 yıl süren hayatı komploya çok benzeyen bir düelloyla son bulduğunda Puşkin, şiiri kadar roman ve öyküleriyle de 19. yüzyılın öncü Rus klasikleri arasına girmeye hak kazanmıştı.Bu kitapta Yüzbaşının Kızı’ndan Byelkin Öyküleri ve Erzurum Yolculuğu’na Aleksandr Puşkin’in tüm öykü ve romanları zamandizinsel sıralamayla bir arada okura sunulmaktadır. Ataol Behramoğlu (1942): Şiirimizin son 40 yılındaki en önemli toplumcu ozanlardan biri olmanın yanı sıra, Puşkin’den Çehov’a, Lermontov ve Turgenyev’den Çağdaş Rus Şiiri Antolojisi’ne çeviri edebiyatımızın da en yetkin adlarından biridir.
İlgili ürünler
Diriliş – Anonim Yayıncılık
Maslova mahkemeye! diye bağırıp kapıyıyeniden kapanı. Kadın, ayakta dimdik durarakkıpırdamadan bekledi.Rüzgârın tarlalardan şehre getirdiği o harikakoku, cezaevinin avlusunda bile duyulmaktaydı.Koridorlarda ise, ağır; dışkı, nem, çürümüşlükkokan pis bir hava vardı. Bu, kimseninboğulmadan soluyamayacağı bîr havaydı.Dışarıdan gelen kadın gardiyan, bu bozukhavaya alışmış olmakla beraber, o da aynırahatsızlığı hissetti. Avludan gelip koridoragirer girmez, midesinin bulandığmı hissetti.içinden uyumak geliyordu.Kapının ardında bir telaştır başladı. Koğuştankadın sesleri ve çıplak ayakların koşuştuğuduyuldu. Yaşlı gardiyan kapıyı yenidenaralayarak:Hadi bakalım, acele et Maslova! diye bağırdı.
Kazaklar
Moskova muhitlerinde “bir delikanlı” dendiğinde ne anlaşılırsa işte o olan Olenin, içinde bulunduğu çevreden aradığı huzuru bulamayınca hayatında yepyeni bir başlangıç yapmak istedi ve orduya katılıp Moskova’dan ayrıldı. Artık Rus aristokrasisinden ve şehir hayatından uzakta, karlarla kaplı geniş kırların ortasında ve yepyeni bir sonsuz âlem içinde yapayalnızdı. Ancak bu yalnızlık, önceki hayatıyla karşılaştırıldığında hiç de öyle şikâyet edecek bir şey değildi. Aksine…
Tolstoy, “Kazaklar”da iki karşıt dünyayı karşılaştırır. Bir tarafta şehir hayatına uyum sağlamış ve bu hayatın gereklerine göre yaşayan kibarların dünyası; diğer tarafta doğadan kopmamış, “insani özelliklerini” yitirmemiş Terek Kazaklarının dünyası… “Savaş ve Barış” yazarının güçlü kaleminden bu karşıtlık daha bir içe işlemekte ve tıpkı Olenin’de olduğu gibi bir “gitme” arzusu uyandırmaktadır!

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.