Yürek Burgusu – Hasan Ali Yücel Klasikleri 6
₺172,00 Orijinal fiyat: ₺172,00.₺142,00Şu andaki fiyat: ₺142,00.
Henry James (1843 – 1916): 19. yüzyılın son çeyreğinde yerleştiği İngiltere’de, ölümüne dek, gerek romanlarında gerekse uzunlu – kısalı öykülerinde, doğup yetiştiği Amerika kıtası ile Avrupa’nın birbirinden farklı insanlarını sarsıcı bir gözlem gücü ve derinlikle işlemiş bir yazı ustasıdır. Nitekim, yazarın orta döneminin en önemli yapıtlarından olan Yürek Burgusu’nun (1898) ürperticiliği de, bir yandan bir “hayalet” öyküsü olmasından ama bir okadar da, James’in, sayfalar çevrildikçe yüreğimize işleyen üslubundan kaynaklanmaktadır. Necla Aytür: DTCF İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümü’nden mezun oldu. Aynı fakültenin Amerikan Kültürü ve Edebiyatı bölümünde öğretim üyesi olarak çalıştı. Amerikan Edebiyatında Gerçekçilik adlı inceleme ve Bir Başka Ameika adlı kadın öyküleri antolojisi gibi nitelikli çalışmalarıyla iz bıraktı. Tek başına ya da Ünal Aytür’le birlikte Herman Melville’den Henry James’e, Kate Chopin’den William Faulkner’a kadar pek çok önemli yazarın eserlerini Türkçeye kazandırdı.
| Yayınevi | İş Bankası Kültür Yayınları |
|---|---|
| Yazar | Henry James |
| Sayfa Sayısı | 165 |
| Kağıt Cinsi | 2. Hamur |
| Baskı Yılı | 2021 |
| Boyut | “12, 50 X 20, 50″ |
| Cilt Tipi | Karton Kapak |
3 adet stokta
İş Bankası Kültür Yayınları – Yürek Burgusu – Hasan Ali Yücel Klasikleri 6
/n
Henry James (1843 – 1916): 19. yüzyılın son çeyreğinde yerleştiği İngiltere’de, ölümüne dek, gerek romanlarında gerekse uzunlu – kısalı öykülerinde, doğup yetiştiği Amerika kıtası ile Avrupa’nın birbirinden farklı insanlarını sarsıcı bir gözlem gücü ve derinlikle işlemiş bir yazı ustasıdır. Nitekim, yazarın orta döneminin en önemli yapıtlarından olan Yürek Burgusu’nun (1898) ürperticiliği de, bir yandan bir “hayalet” öyküsü olmasından ama bir okadar da, James’in, sayfalar çevrildikçe yüreğimize işleyen üslubundan kaynaklanmaktadır. Necla Aytür: DTCF İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümü’nden mezun oldu. Aynı fakültenin Amerikan Kültürü ve Edebiyatı bölümünde öğretim üyesi olarak çalıştı. Amerikan Edebiyatında Gerçekçilik adlı inceleme ve Bir Başka Ameika adlı kadın öyküleri antolojisi gibi nitelikli çalışmalarıyla iz bıraktı. Tek başına ya da Ünal Aytür’le birlikte Herman Melville’den Henry James’e, Kate Chopin’den William Faulkner’a kadar pek çok önemli yazarın eserlerini Türkçeye kazandırdı.
İlgili ürünler
Canavar Peşinde 6 Alev Kuşu Epos
Avantia’yı korumakta olan altı canavar var: Ateş Ejderhası Ferno, Deniz Yılanı Sepron, Dağ Trolü Arkta, At-Adam Tagus, Kar Canavarı Nanuk ve Alev Kuşu Epos. Bu canavarlar, Kara Büyücü Malvel’in yaptığı kötü büyü nedeniyle, bir zamanlar korudukları toprakları yerle bir etmeye başladılar. Tom, şimdi Canavarların en korkuncu olduğu söylenen Alev Kuşu Epos ile karşı karşıya. Epos’u etkisi altına alan kötü büyüyü bozması şart. Yoksa Avantia’yı kurtaramayacak...
Çavdar Tarlasında Çocuklar
Pek çok insanın hakkında konuştuğum için üzgünüm. Bildiğim tek şey; size anlattığım herkesi biraz özlüyorum. Bizim Stradlater'i ve Ackley'i bile sözgelimi. Sanırım o lanet Maurice'i bile özlüyorum. Sakın kimseye birşey anlatmayın. Herkesi özlemeye başlıyorsunuz sonra. Çavdar Tarlasında çocuklar, Salinger'in tek romanı. Ergenlik çağının içinde, yetişkin dünyanın düzenine karşı isyankar bir çocuğun, bir Noel öncesi başına gelenler.
Bu sürecin bir psikaytri kliniğinde noktalanışı. Holden Caulfield'in masumiyet arayışının iç burkucu romanı.Belki de Salinger'ın. 1993'te Franny ve Zoey ile Dokuz Öykü adlı kitaplarını yayımladığımız Salinger'in , 1963'ten bu yana yeni bir yapıt yayımlamamasına ve nerdeyse efsane haline gelmiş bir gizlilik içinde yaşamasına karşın, dünya edebiyat gündemindeki yerini hep koruyor.
Demir Ökçe – Modern Klasikler 23
Jack London’ın Demir Ökçe’si distopya edebiyatının ilk örneği olarak kabul edilir. Günümüzden yüz yılı aşkın bir zaman önce kaleme aldığı eserinde London, çok eski ama hiç eskimeyen bir hikâyeyi konu edinir. Ezen ve ezilen mücadelesi tüm çıplaklığıyla gözler önündedir. Amerika Birleşik Devletleri’ni pençesine almış olan Oligarşi, namıdiğer Demir Ökçe tüm şiddeti ve gaddarlığıyla emekçilerin üzerine yürümektedir. Teröristler, ekonomik ve siyasi ilişkiler, faşist devlet yapılanması sanki daha o zamandan yirminci yüzyılda insanlığın yaşayacağı acı olayların habercisi gibidir... Jack London ya da doğduğunda kendisine verilen isimle John Griffith, 12 Ocak 1876'da San Francisco'da doğdu. İlk teknesi Razzle Dazzle'la San Francisco Körfezi'nde maceralı bir hayata atıldı. Kaçak istiridye avladı, Japonya'da fok avlayan bir gemide tayfalık yaptı, ABD'yi bir başına dolaştı. Yaşam tarzını değiştirmeye karar verip Oakland'a döndü, liseye başladı; sınavlarını dışırdan vererek üniversiteye girdi. 1897'de altın aramak isteyen binlerce kişi gibi Jack London da Kanada'ya gitti ve bu yolculuk yazarlığının keşfi oldu. Bir yıl kaldığı Klondike hakkında, 1903'te yayınlanan Vahşetin Çağrısı ile 1906'da çıkan Beyaz Diş dahil çok sayıda öyküyü kaleme aldı. 22 Kasım 1916'da geride bıraktığı 15 eseriyle, hayata gözlerini yumdu. Beyaz Diş ve Vahşetin Çağrısı ile başladığımız Jack London'ın bütün eserleri dizisini Demir Ökçe ile sürdürüyoruz.
Martin Eden – Modern Klasikler 38
Jack London’ın yarı otobiyografik romanı Martin Eden, 20. yüzyıl başında sosyal ve ideolojik meseleler ağırlıklı içeriğiyle Amerikan edebiyatında büyük ölçüde kabul görmüştür. London farklı sınıflar arasındaki zihniyet ve değer farklarını gözlerimizin önüne sererken, statü ve servetin Amerikan toplumundaki hayati önemine işaret eder. Romanın ana temalarından biri, başarı ve refah yolunun sosyal sınıf farkı gözetilmeksizin herkese açık olduğu şeklinde özetlenebilecek Amerikan Rüyası’dır. Ya da bu idealin yarattığı muazzam hayal kırıklığı…
London, romanı bir sanatçının çıraklıktan olgunluğa geçiş sürecini işleyen Künstlerroman geleneğinde yazmıştır. Martin’in aşkı uğruna eğitimsiz genç bir işçiden başarılı ve rafine bir yazara dönüşüm mücadelesini anlatır. Kahramanı hedefine ulaştığında ise motivasyonunu ve heyecanını çoktan yitirmiş, trajik bir sona doğru sürüklenmektedir artık…
Olasılıksız
Bir sabah, yıllardır görmediğiniz bir arkadaşınızı düşünerek uyandınız. Bir saat sonra, onunla sokakta karşılaştınız. Sizce bu sadece bir tesadüf mü, yoksa çok daha farklı bir anlamı olabilir mi?
Siz hiç Loto’da büyük ikramiyeyi kazanmadınız. Ama birileri kazanıyor. Hem de sürekli! Onlar sizden daha mı şanslılar?
Şans nedir gerçekten? İçinizde bütün parayı kırmızıya yatırmanız gerektiğini söyleyen bir his var. Bu his bir öngörü müdür? Yoksa daha fazlası mı?
Yolda gidiyorsunuz. Kafanızı çevirip yandaki küçük parkta baktınız ve bir anda bu anı daha önce de yaşamış olduğunuzu hissettiniz. Evet, Deja Vu. Sizce nedir Deja Vu; Geçmiş mi, rüya mı yoksa geleceği mi görüyorsunuz?
Eğer siz de kontrolün kimde olduğunu merak ediyorsanız, ‘Olasılıksız’ tam size göre bir roman…
Ses Ve Öfke
Yüzyılın klasikleri arasına girmiş bir roman Ses ve Öfke. Faulkner'ın, kendine özgü yoğun dili ve kurgusuyla, yaşananları, düşünülenleri, yayılan ya da sıkışan duyguları tüm bir atmosfer içinde vermekteki ustalığını doyasıya gösteren bir roman. Ses ve Öfke'de, ABD'nin güneyinde yaşayan Compson ailesinin dağılışı farklı bilinçlerle izleniyor. Zihinsel engelli oğul Benjy'nin, suçluluk ve onur duygularıyla azap çeken ağabeyi Quentin'in, sert, mantıklı ve kurnaz diğer erkek kardeşi Jason'ın anlatımlarıyla ailede yaşananlar yavaş yavaş açığa çıkıyor. Kız kardeş Candace'ten Jason'ın vasiliğini aldığı yeğeni Quentin'e, zenci hizmetçi Dilsey'den torunu Luster'a pek çok karakterin sahiciliği ve olayların evrensel trajedisi, Faulkner'in diliyle bir cam kırığı kadar keskin, bir öfke ânı kadar yüksek sesli.

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.