Yed’i Verenler
₺40,00 Orijinal fiyat: ₺40,00.₺34,00Şu andaki fiyat: ₺34,00.
3 adet stokta
Yed’i Verenler
Anadolu’da “el verenler” denir yed’i verenlere. Bilimden ilime, irfana ve sanata kadar Yaradan’ın bahşettiği hediyelerini, kendi gibilerine aşkla gönüller açılsın diye veren Hace’lerdir yed’i verenler.
Abdurrahman Hace, aşkın bir aşkla yoğrulan gönlünden güçlü bir sezişle bildiklerini, suyun üstüne serptiği boyalara aşkını katarak gönlüne giden yola revan olmaya çalışan Damla’ya akıtır. Ebru sanatına can veren, çini ve tezhip sanatına yenilikler getiren Kara Memi ise tarihin tozlu sayfalarından sanatın ve mütevazılığın temsili olarak el verdiği Mimar Sinan ile yeniden can bulur.
Şahkulu, Mihrimah Sultan, Salih, Kayla, tüm nakkaşhane sanatkârları ve hatta Kanuni Sultan Süleyman da Kara Memi’nin zamandan, mekândan aşkın tüm evreni kapsayan, arşın merkezi olan gönlündeki sonsuz ve büyük aşkından nasibini alır.
Dünya döndükçe bilimle, ilimle, irfanla, sanatla, bazen şiir, bazen beste, bazen resimle, bazen bir buluş, bazen bir dokunuş, bazen de sabırlı bir bekleyişle…
Kim bilir, Yaradan’ın hangi hediyeleri ile gönülden gönüle yol almaya devam edecek yed’i verenler?
……………….
Ebru sanatına kimin hayat buldurduğunu biliyor musunuz?
Diye sordu tok ve kibar bir erkek sesi. Damla kafasını kaldırıp tam cevap vermeye hazırlanıyordu ki adamın simsiyah, pırıl pırıl bakan gözlerinde takılıp kaldı. Uzunca boylu, esmer, zayıf yüzünü şapkasıyla gölgelemiş, oldukça zarif giyimli bu adamı bir yerlerden tanıdığını düşündü. Gözleri o kadar tanıdık geliyordu ki…
– Acaba sizinle daha önce tanışmış olabilir miyiz? Bir yerden tanıyor gibiyim sizi.
– Kalpleri aynı şeyler için atanlar birbirlerini tanırlar. Sadece hatırlamazlar…
İlgili ürünler
7. Sınıf Paragraf Soru Bankası – Sınav Yayınları
Gül Kuyusu 1
KARTPOSTAL HEDİYELİ
Gülçehre, çiçekleriyle ilgilenmeyi seven, manga okuyup sürekli k-drama izleyen ve aynı zamanda üniversite sınavına hazırlanan normal bir kızdır. Bir gün hayatına hiç beklemediği bir şekilde, okuduğu mangalar ve izlediği k-dramalardaki başrol erkek karakterleri aratmayan
bir adam girer. Bu esrarengiz adamın gelişiyle, Gülçehre birdenbire sıradan hayatının başrolüne dönüşür.
Salıncağın üzerinde duruyordum, salıncağın halatlarını daha sıkı tuttu.
“Senin için buradayım, Gül Kuyusu.”
Yeşil gözlerine baktım.
“Özgürüm,” diye fısıldadım yağmur damlaları yüzümden gözyaşları gibi kayarken.
“Özgürsün,” dedi.
Maradona – Sahanın Yıldızları
2024 yılı güncel bilgileri ve istatistikleriyle!
Diego, henüz 4 yaşındayken futbol topuyla buluştuğunda onun gelecekte bir efsane olacağını kim bilebilirdi?
Arjantin’in tozlu sokaklarında büyük bir futbolcu olma hayaliyle yanıp tutuşan bu küçük çocuk, büyüdükçe yalnızca sahaların değil, aynı zamanda milyonların da kahramanı oldu. İçindeki bitmeyen tutku ve sarsılmaz kararlılıkla futbol tarihini âdeta yeniden yazdı.
Maradona’nın kariyeri, zaferlerle ve mücadelelerle dolu bir destandır. Napoli’deki unutulmaz başarılarından
“El Diego” olarak anıldığı o büyülü anlara ve Arjantin Millî Takımı ile kazandığı büyük zaferlere kadar her adımında ilham verici bir hikâye saklıdır.
Bu hikâyeyi okurken Maradona’nın azmine, hayallerinin peşinden sarsılmaz bir inançla koşmasına ve onun eşsiz futbol yolculuğuna tanıklık edeceksiniz.
Savrulan Bulutlar
“Ruhuna ilmek ilmek işlenen bu genç kadını sevmeye başladığı andan beri tüm gün, tüm gece yalnızca onun çehresini düşlüyordu. Onu kalbinden söküp atamıyor, aşkını dile getirebilir mi, bilmiyordu.”
Modern Japon romancılığının ilk örneği olarak kabul edilen Savrulan Bulutlar, Japon toplumunun
radikal değişimleriyle iç içe geçmiş bir öykü sunar. Bunzō, içine düştüğü mecburiyet sebebiyle akrabalarıyla yaşamaya başlar. Bir yandan hayatındaki bu değişime ayak uydurmaya çalışırken
bir yandan da çevresindeki insanlarla birlikte ülkenin yaşadığı toplumsal dönüşümünün
bir parçası hâline gelir .
Klasik yazı üslubu yerine kendi modern çizgisini oluşturan Futabatei Shimei, Savrulan Bulutlar ile
Meiji Dönemi'nin zorluklarına ışık tutar. Japonya’nın modernleşme süreci, toplumsal dokunun evrimi
ve bireylerin bu değişimle başa çıkma çabaları, bir karakterin gözleminden yaşadığı iç çatışmalarla
birlikte aktarılır. 1887 ve 1889 yılları arasında tefrika edilen bu eser, tarihsel bir panorama
çizerek yaşadığı coğrafya ve zaman dilimi fark etmeksizin insanların aynı acıları ve aynı dertleri paylaştığını keşfetmeye davet ediyor.

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.