Yarasaların Avlusunda
₺200,00 Orijinal fiyat: ₺200,00.₺165,00Şu andaki fiyat: ₺165,00.
Bir gün
Herkesin öldüğü bir eski sokakta
Dönüp gelmeyen bir yankı.
Hepsi bu…
Tabii ki ölümü çok düşündüm
Tabii ki ölümü anlayarak yaşlandım
İyi ki güzelliğin sonunu önceden bilmedim
İyi ki ayrılığın acısıyla donandı kalbim
Melankoli, bir soğuk pencerenin pervazına
Hayal ipliğiyle dikilmiş sapsarı bir bozkırdı
Melankoli bütün kızlardan kaçan
Taşralı bir mahcubiyetti
Tabii ki eşikleri anladım
Odayı da sokağı da aynı hayranlıkla sevdim
İyi ki can sıkıntısı yazmanın kapılarını açtı
Yalnızlığı sevecek kadar çok kitap okudum iyi ki
Güzel dostlarım oldu ama hep tenha yürüdüm
Ölülerimle konuşacak yaşlara geldim.
Ben görsem ne, görmesem ne
Kandil sönecek bir gün
Ama dünyamızda ateş böcekleri
Hep yanacak.
| Yayınevi | Kırmızı Kedi Yayınevi |
|---|---|
| Yazar | Şükrü Erbaş |
| Sayfa Sayısı | 80 |
| Kağıt Cinsi | 1. Hamur |
| Baskı Yılı | 2025 |
| Boyut | “13, 50 X 19, 50″ |
| Cilt Tipi | Karton Kapak |
3 adet stokta
Kırmızı Kedi Yayınevi – Yarasaların Avlusunda
/n
Bir gün
Herkesin öldüğü bir eski sokakta
Dönüp gelmeyen bir yankı.
Hepsi bu…
Tabii ki ölümü çok düşündüm
Tabii ki ölümü anlayarak yaşlandım
İyi ki güzelliğin sonunu önceden bilmedim
İyi ki ayrılığın acısıyla donandı kalbim
Melankoli, bir soğuk pencerenin pervazına
Hayal ipliğiyle dikilmiş sapsarı bir bozkırdı
Melankoli bütün kızlardan kaçan
Taşralı bir mahcubiyetti
Tabii ki eşikleri anladım
Odayı da sokağı da aynı hayranlıkla sevdim
İyi ki can sıkıntısı yazmanın kapılarını açtı
Yalnızlığı sevecek kadar çok kitap okudum iyi ki
Güzel dostlarım oldu ama hep tenha yürüdüm
Ölülerimle konuşacak yaşlara geldim.
Ben görsem ne, görmesem ne
Kandil sönecek bir gün
Ama dünyamızda ateş böcekleri
Hep yanacak.
İlgili ürünler
Çeviri Şiirler
"Şiir tercümesinin adamakıllı güç, hatta çok kere imkânsız bir şey olduğunu hatırdan çıkarmamak lazım. Burada sadece mütercim olarak konuşmuyorum. Kendim de şiir yazdım. Bir şiirin ancak bir defa söylenebileceğini, ancak bir türlü söylenebileceğini kendi tecrübelerimle biliyorum. Bu gerçeği Fransız şairi Cocteau şöyle anlatıyor: 'Bir şiir hiçbir dile tercüme edilemez. Hatta yazılmış göründüğü dile bile/ Peki, mademki öyle, insan bu kadar güç, bu kadar imkânsız bir işe niçin girişiyor? Bunun cevabını kendime göre vermeye çalışayım- Şiir başka bir dile ister çevrilsin ister çevrilmesin, bir şair başka memleketlerin şairleri gibi duymaya, onların düşündüklerini düşünmeye, onların usullerini kullanmaya kalktı mı kendi imkânlarının başka hiçbir suretle genişletilemeyecek bir şekilde genişlediğini görüyor. Bu yalnız şair için değil, okuyucu için de böyle."
Orhan Veli Kanık
Orhan Veli Yunan şiirinden Çin şiirine, Macar şiirinden İran şiirine çok geniş bir yelpazeden seçkin örnekler sundu. Bazıları ölümünden sonra yayımlanan çevirilere Orhan Veli tarafından hazırlanan Fransız Şiiri Antolojisi için yine kendisinin yazdığı önsöz ve tanıtma yazıları eşlik ediyor. Bir ustadan başka ustalara "farklı" bir bakış...
Çiçekler Üşümesin
Nurullah Genç, Çiçekler Üşümesin ile şairin uzun yolculuğunun ilk duraklarına götürüyor okurunu yeniden. Şiirine yön veren izlekleri okurlarıyla buluşturuyor bu eserle.
Gönlümün maviliği gitmesin gökyüzünden
Kuşların gülücüğü eksilmesin yüzünden
Kar yağsa da bu ıssız vadiye, gün bitmesin
Yapraklar üşüse de, çiçekler üşümesin
Gülü İncitme Gönül
GÜLÜ İNCİTME GÖNÜL
Çiçeklerle hoş geçin,
Balı incitme gönül.
Bir küçük meyve için
Dalı incitme gönül.
Konuşmak bize mahsus,
Olsa da bir güzel süs,
‘Ya hayır de, yahut sus.’
Dili incitme gönül.
Sevmekten geri kalma,
Yapan ol, yıkan olma,
Sevene diken olma,
Gülü incitme gönül.
Başın olsa da yüksek,
Gözün enginde gerek,
Kibirle yürüyerek
Yolu incitme gönül.
Mevlâ verince azma,
Geri alınca kızma,
Tüten ocağı bozma,
Külü incitme gönül.
Dokunur gayretine,
Karışma hikmetine.
Sahibi hürmetine
Kulu incitme gönül.
Siyah Gözlerine Beni De Götür
Nurullah Genç'in hayata armağan ettiği kelimeler, şiirin en güzel duraklarına götürüyor okuru yeniden.
Daha dokunmadan kurudu irem
Çöllere bir türlü yağamıyorum
Yeni bir koşunun başlangıcında
Biraz deprem sonrası
Biraz şehir hülyası
Bir kalp yangınından geriye kalan
Siyah gözlerine beni de götür
Artık bu yerlere sığamıyorum
Söyle Bana Hindiba
Nurullah Genç'in hayata armağan ettiği kelimeler, şiirin en güzel duraklarına götürüyor okuru yeniden.
Kartallar uçar mı bir harâbeden
Köprülerden benim yârim geçer mi
Sen neden bu kadar güzelsin, bilmem
Taşırsın yeryüzüne ebedî tohumları
Ben ise kuruyacak bir suyun mahkûmuyum
Avuçlayıp öpüyorum kumları
Bir karadelikten bakarken hayat
Meydan okuyanlar kim bu seraba
Söyle bana hindiba
Yalnızlığıma Dokun
Harikadır şimdi bizim oralar,
Her manzara ayrı dilden konuşur...
Bahar cümle sergisini açmıştır...
Gökte uçan kuşlar ve akan sular,
Mevsimin efsunu orda buluşur...
Kırlarda çiçekler, dalda meyveler,
Toprağın bağrına düşen sebzeler,
Doğada süzülen tüm kelebekler
Ve hatıralarımın sindiği her yer.
Doğduğum o diyar beni konuşur...
Ahmed Günbay Yıldız, eserleriyle nesilden nesle sayısız insanın duygu ve düşünce dünyasının şekillenmesine katkıda bulunmuş, durmadan üretmiş, Türk edebiyatının en önemli kalemlerinden. Yıldız’ın hem yeni hem de uzun zamandır baskısı bulunmayan şiirlerini bir araya getiren Yalnızlığıma Dokun , en derinlerde saklanan duygularımıza yoldaşlık edecek.
Yanılgı Saatleri
Nurullah Genç'in hayata armağan ettiği kelimeler, şiirin en güzel duraklarına götürüyor okuru yeniden.
Yürümekle yanıldım sana ey hummalı göl
Heyecana gömülmek ve gülmekle yanıldım
Can merhemiydi elem burcunda sessizliğin
Bilemedim ki cellat değildir yâr dediğin
Ey sarışın kahkaha, yeşil bakışlı ölüm
Aynaları sömüren bin bir nakışlı ölüm
Gir şimdi düşlerimin ebedî zindanına
Çünkü cinnetle girdin yüreğimin kanına

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.