Vergilius’un Ölümü
₺550,00 Orijinal fiyat: ₺550,00.₺454,00Şu andaki fiyat: ₺454,00.
3 adet stokta
Vergilius’un Ölümü
İlk romanı kırk beş yaşındayken yayımlanan Hermann Broch, Nazilerin Avusturya’yı ilhakının ardından sosyalist bir dergiye sahip olduğu şüphesiyle kısa süreliğine hapis yattı, ancak aralarında James Joyce’un da bulunduğu dostları sayesinde önce İngiltere, sonra Amerika’ya göç etti. 1936’da yazmaya başladığı Vergilius’un Ölümü’nü sekiz yılda tamamladı, roman 1945’te yayımlandı.
Aeneis’in şairi Vergilius, İmparator Octavianus Augustus’un kafilesiyle beraber Brundisium’a gelir. Hastalanan büyük şair, önce limanda toplanan mahşeri kalabalığı aşar, sonra yoksulluğun âdeta cisimleştiği Sefalet Sokağı’ndan geçerek saraya ulaşır. Vergilius hayatının son gününde, henüz bitiremediği Aeneis’in ahlaki bir muhakemesini yapacak hatta ölümünden sonra, halkın Büyük Roma’ya inancını perçinleyecek bu destanın yakılması adına Augustus’a karşı çıkmayı bile göze alacaktır.
Hermann Broch’tan Vergilius’un Ölümü su, ateş, hava ve toprak kadar temel öğelerin, yaşamın, güzelliğin, bilginin, ölümün üstünde yükselen abidevi bir başyapıt.
“Romanın esnek yapısı bağlamında gerçekleştirilmiş en sıradışı ve temel deneylerden biri.” –Thomas Mann
“Hermann Broch on dokuzuncu yüzyılın klasik sanat biçimlerinden birini neredeyse bütünüyle dönüştüren büyük yirminci yüzyıl romancılarının geleneğine ait bir yazar.” –Hannah Arendt
İlgili ürünler
Çay Kitabı
“Kanatlı olduğu kabul edilen tek çiçek kelebektir ve diğer tüm çiçekler yok edicileri karşısında çaresizdir. Belki de can çekişiyorlar ama sesleri ne kulağımıza ne de kalbimize ulaşıyor. Bizler zalimiz; bize hizmet edenlere ve bizi sevenlere karşı durmadan zalimlik yapıyoruz.”
Bir bardak sıcak çay eşliğinde Doğu’nun geleneksel köklerine yapılan kısa bir yolculuk…
Toplumumuzdaki yeri itibarıyla popülerliğini sürekli koruyan çayın Doğu’da ortaya çıkıp yayıldığı ve bir çay kültürünün oluştuğu bilinmektedir. Çay Kitabı ; Japon çay seremonisini, çayın tarihçesini, estetik algısını ve felsefi boyutlarını ele alır. Çayın yanı sıra Japonya’nın kültürel zenginliğine ve geleneksel sanat anlayışına da değinen bu eser, sanatı ve kültürü farklı bir perspektifle aktarır.
Doğu medeniyetini ve sanatını Batı’nın karşısında savunma görevini üstlenen Okakura Kakuzō, Çay Kitabı ’yla Batı’yı Japon kültürü ve felsefesiyle tanıştırmakta öncü bir rol oynamıştır.
Maradona – Sahanın Yıldızları
2024 yılı güncel bilgileri ve istatistikleriyle!
Diego, henüz 4 yaşındayken futbol topuyla buluştuğunda onun gelecekte bir efsane olacağını kim bilebilirdi?
Arjantin’in tozlu sokaklarında büyük bir futbolcu olma hayaliyle yanıp tutuşan bu küçük çocuk, büyüdükçe yalnızca sahaların değil, aynı zamanda milyonların da kahramanı oldu. İçindeki bitmeyen tutku ve sarsılmaz kararlılıkla futbol tarihini âdeta yeniden yazdı.
Maradona’nın kariyeri, zaferlerle ve mücadelelerle dolu bir destandır. Napoli’deki unutulmaz başarılarından
“El Diego” olarak anıldığı o büyülü anlara ve Arjantin Millî Takımı ile kazandığı büyük zaferlere kadar her adımında ilham verici bir hikâye saklıdır.
Bu hikâyeyi okurken Maradona’nın azmine, hayallerinin peşinden sarsılmaz bir inançla koşmasına ve onun eşsiz futbol yolculuğuna tanıklık edeceksiniz.
Savrulan Bulutlar
“Ruhuna ilmek ilmek işlenen bu genç kadını sevmeye başladığı andan beri tüm gün, tüm gece yalnızca onun çehresini düşlüyordu. Onu kalbinden söküp atamıyor, aşkını dile getirebilir mi, bilmiyordu.”
Modern Japon romancılığının ilk örneği olarak kabul edilen Savrulan Bulutlar, Japon toplumunun
radikal değişimleriyle iç içe geçmiş bir öykü sunar. Bunzō, içine düştüğü mecburiyet sebebiyle akrabalarıyla yaşamaya başlar. Bir yandan hayatındaki bu değişime ayak uydurmaya çalışırken
bir yandan da çevresindeki insanlarla birlikte ülkenin yaşadığı toplumsal dönüşümünün
bir parçası hâline gelir .
Klasik yazı üslubu yerine kendi modern çizgisini oluşturan Futabatei Shimei, Savrulan Bulutlar ile
Meiji Dönemi'nin zorluklarına ışık tutar. Japonya’nın modernleşme süreci, toplumsal dokunun evrimi
ve bireylerin bu değişimle başa çıkma çabaları, bir karakterin gözleminden yaşadığı iç çatışmalarla
birlikte aktarılır. 1887 ve 1889 yılları arasında tefrika edilen bu eser, tarihsel bir panorama
çizerek yaşadığı coğrafya ve zaman dilimi fark etmeksizin insanların aynı acıları ve aynı dertleri paylaştığını keşfetmeye davet ediyor.

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.