Üstesinden Gelemediğimiz Şeyler
₺395,00 Orijinal fiyat: ₺395,00.₺325,00Şu andaki fiyat: ₺325,00.
Kötü adam rolünü üstlenmiş sakallı bir kuaför olan Knox, hayatını tıpkı kahvesini içtiği gibi yaşamayı tercih ediyordu. Tek başına. Tabii, av köpeği Waylon sayılmadığı sürece. Hayatında hiçbir dramaya tahammülü yoktu, bu dramanın kaçak bir gelin şekline bürünmüş olması hiç fark etmezdi.
Naomi’nin kaçtığı tek şey düğün değildi. Ayrı düştüğü ikizini kurtarmak için anlaşmazlıkların eski usullerle, yumruklar ve birayla çözüldüğü -çözüm için genellikle bu sıra izleniyordu-küçük bir kasaba olan Knockmeout’a gitmesi gerekiyordu.
Naomi’ye göre, kötülük timsali ikizi hiç değişmemişti. Kız kardeşi onun arabasına ve parasına el koyduktan sonra arkasında beklenmedik bir şey bırakmıştı. Naomi’nin varlığından bile haberdar olmadığı bir yeğeni vardı. Şimdi arabasız, işsiz, plansız ve evsizdi. Ayrıca bakması gereken on bir yaşındaki kız çocuğuyla bu küçük kasabada sıkışıp kalmıştı.
Knox’un karmaşık ya da özen gerektiren kadınlarla, özellikle de romantik hayallere sahip olanlarla ilgilenmemesinin bir nedeni vardı. Ancak bu kadının hayatı gözlerinin önünde havaya uçtuğu için, en azından sıkıştığı yerden çıkması konusunda yardım edebileceğini düşünmüştü. Naomi yeni tehlikelere adım atmaktan vazgeçtiği anda, o da kadını rahat bırakıp huzurlu ve yalnız hayatına geri dönebilecekti.
En azından plan buydu, karşılarında duran sorun gerçek bir tehlikeye dönüşene kadar ikisi de böyle olacağını düşünmüştü…
| Yayınevi | Martı Yayınları |
|---|---|
| Yazar | Lucy Score |
| Sayfa Sayısı | 560 |
| Kağıt Cinsi | 2. Hamur |
| Baskı Yılı | 2023 |
| Boyut | “13, 00″, 50 X 21 |
| Cilt Tipi | Karton Kapak |
1 adet stokta
Martı Yayınları – Üstesinden Gelemediğimiz Şeyler
Kötü adam rolünü üstlenmiş sakallı bir kuaför olan Knox, hayatını tıpkı kahvesini içtiği gibi yaşamayı tercih ediyordu. Tek başına. Tabii, av köpeği Waylon sayılmadığı sürece. Hayatında hiçbir dramaya tahammülü yoktu, bu dramanın kaçak bir gelin şekline bürünmüş olması hiç fark etmezdi.
Naomi’nin kaçtığı tek şey düğün değildi. Ayrı düştüğü ikizini kurtarmak için anlaşmazlıkların eski usullerle, yumruklar ve birayla çözüldüğü -çözüm için genellikle bu sıra izleniyordu-küçük bir kasaba olan Knockmeout’a gitmesi gerekiyordu.
Naomi’ye göre, kötülük timsali ikizi hiç değişmemişti. Kız kardeşi onun arabasına ve parasına el koyduktan sonra arkasında beklenmedik bir şey bırakmıştı. Naomi’nin varlığından bile haberdar olmadığı bir yeğeni vardı. Şimdi arabasız, işsiz, plansız ve evsizdi. Ayrıca bakması gereken on bir yaşındaki kız çocuğuyla bu küçük kasabada sıkışıp kalmıştı.
Knox’un karmaşık ya da özen gerektiren kadınlarla, özellikle de romantik hayallere sahip olanlarla ilgilenmemesinin bir nedeni vardı. Ancak bu kadının hayatı gözlerinin önünde havaya uçtuğu için, en azından sıkıştığı yerden çıkması konusunda yardım edebileceğini düşünmüştü. Naomi yeni tehlikelere adım atmaktan vazgeçtiği anda, o da kadını rahat bırakıp huzurlu ve yalnız hayatına geri dönebilecekti.
En azından plan buydu, karşılarında duran sorun gerçek bir tehlikeye dönüşene kadar ikisi de böyle olacağını düşünmüştü…
İlgili ürünler
Çürük Vişne 4 Viata
Gidişler geri dönüşler içindi ama geri dönüldüğünde her şey aynı kalır mıydı?
Günler geçse, haftalar, aylar...
Kış bitse, mevsimlerden bahar olsa, bir mucize gerçekleşse...
Asrın, Esila’ya dönse...
Esila için büyük hasret yalnız kaldığı o gece başladı ve saatler, günler, haftalarca devam etti.
Zamanını, saksının içindeki solmuş bir bitki kadar mutsuz geçirdi ve arkadaşlarının dahi kendisi için yapabileceği bir şey kalmadı. Yağmurlar yağdı, mevsimler değişti, çiçekler açtı ama Asrın olmayınca
Esila için her mevsim kış kaldı.
Ve günü geldiğinde o mucize gerçekleşti, bahar oldu.
Fakat baharın gelişi fırtınaların kopmasına engel olamadı.
Bazı aşklar bu fırtınaların üzerinden gelir, fırtınayla başa çıkabilir, son bulmadan yoluna devam eder.
Onların aşkı da böyleydi. Mehtap tepede yükselirken iki kalp bir olup titrer ve fırtına ne kadar büyük olursa olsun Asrın ile Esila’ nın yüreğinden hep aynı şey geçer: Seni seviyorum.
Dune Sapkınları – Bilimkurgu Klasikleri
II. Letonun ... bilinen evrenin her yanına korku salan Tiranın ... üç bin yıldan uzun bir süre boyunca tahtında hüküm sürmüş Tanrı imparatorun ... Arrakisin en ünlü solucanının ölümünün ardından da artık binlerce yıl geçti. Ama yine de hiç kimse emin değil Tiran gerçekten öldü mü ... yoksa ta en başından beri hazırlayıp yürüt tüğü Altın Yol denen o korkunç sistem hala güçlü bir şekilde işliyor mu İnançlı olan kim sapkın olan kim?
Frankenstein – İthaki Yayınları
“Frankenstein, gu¨nu¨mu¨z bilimkurgusunun bas¸langıc¸ noktası.”
- Stephen King
“Frankenstein’ın bas¸arısı, insanlıgˆın sonu gelmeyen korkularından biri olan tehlikeli bilgiye kars¸ı korkuyu yeniden ortaya koymasında saklı.”
- Isaac Asimov
“Sevgi uyandıramıyorsam, korku salacağım, özellikle de sana çünkü söndürülmez bir nefret duyuyorum yaratıcıma.”
Mary Shelley yas¸adıgˆı do¨nem, bulundugˆu c¸evre ve geldigˆi aile sebebiyle edebiyat tarihinin nevi s¸ahsına mu¨nhasır yazarlarından biri olsa da ona o¨lu¨msu¨zlu¨gˆu¨ getiren s¸ey “yaratıcılıgˆı”. Shelley’nin iki asır o¨nce kaleme aldıgˆı Frankenstein pek c¸oklarınca ilk bilimkurgu eseri olmasının yanı sıra gotigˆin, korkunun hatta romansın bir araya geldigˆi gerc¸ek bir edebiyat klasigˆi. Eserden daha bu¨yu¨k popu¨lariteye ulas¸an, kis¸inin kendi yaratımı tarafından yok edildigˆi “Frankenstein Teması” ise hem ku¨ltu¨ru¨mu¨zu¨n o¨nemli bir parc¸ası hem de Shelley’nin izlerini takip eden pek c¸ok yazarın c¸ıkıs¸ noktası.
Dogˆanın sınırlarını zorlamaya kararlı olan genc¸ bilim insanı Victor Frankenstein ceset parc¸alarını birles¸tirip uzun c¸alıs¸maları sonucunda yaratıgˆına can verir. Bas¸langıc¸ta nezaket ve iyilik dolu olan canavar, toplumun zulmu¨nden dolayı gu¨n gec¸tikc¸e acımasızlas¸ır ve onu terk eden yaratıcısından intikam almaya karar verir.
Yaratıcının, yaratımına kars¸ı bir sorumlulugˆu var mı? Yoksa canavar du¨nyada yalnız bırakıldıgˆı ic¸in intikam aramakta haklı mı?
Frankenstein, bilimkurgunun Aydınlanması.
Neil Gaiman’ın sunumuyla
Ortanca
Resimli Adam
“Bradbury’nin öyküleri öylesine içinize işliyor ki bir daha unutamıyorsunuz.”
–Margaret Atwood
Ulusal Kitap Ödülü
Pulitzer Onur Ödülü
Ulusal Sanat Madalyası
“Bu resimler geleceği gösterir.”
Ray Bradbury sadece bilimkurgunun değil fantastik edebiyatın ve korkunun da yirminci yüzyıldaki ustalarından biri. Bilimkurgunun “iyi edebiyat” da olabileceğini kanıtlayan belki de ilk yazar. Tüm yeteneklerini sergilediği ve çerçeve öykü formatında yazdığı Resimli Adam ise modern bireyin psikolojisine ve teknolojik ilerlemenin karanlık yanına ışık tutan eşsiz bir öykü derlemesi.
Tüm vücudu, hareket eden dövmelerle kaplı Resimli Adam bu durumundan dolayı neredeyse kırk yıldır kalıcı bir iş bulamamıştır hatta karnavallarda bile çalışamıyordur artık. Çünkü lanetli bedeninin üzerindeki dövmeler geleceği göstermektedir. Yanında belli bir süre geçiren kişinin kaderi Resimli Adam’ın bedeninde görünüverir.
Dövmeleri üzerinden hikâyeler bir bir ortaya dökülür. Bir çocuğun hayalleri kadar naif, bir bilim insanının gerçekleri kadar kuvvetli toplam on yedi öykü Resimli Adam’ın vücudunda hayat bulur.
Ölümden inançlara, nükleer savaştan ırkçılığa, dünyanın sonundan uzaydaki yalnızlığımıza kadar insanlığa dair birçok konuya değinen Bradbury, hayallerimizle hakikati karşı karşıya getirip eleştiren, düşündüren ve dehşete düşüren bir bilimkurgu klasiği ortaya çıkarıyor.
Resimli Adam, bilimkurgunun kaleydoskopu.

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.