Üç Ölüm
₺83,00
Bu özel seçkide Rus edebiyatının devlerinden Tolstoy’un üç etkileyici kısa öyküsü yer alıyor. İlk kez 1859 yılında yayımlanan Üç Ölüm; ölümden kaçmaya çalışan soylu bir kadının, kaderini kabullenen yaşlı bir arabacının ve insan eliyle son bulan bir ağacın ölümünü konu alıyor. Tipi, yoğun kar fırtınası nedeniyle görüş açısını yitirip kaybolan bir troykanın soğuk havada, sonsuz beyaz boşlukta, bitmek bilmeyen seyahatinin güçlüklerini yolcusunun gözünden anlatıyor. İncelikle işlenmiş Çilekler öyküsüyse usta yazarın sıklıkla ele aldığı sınıf çatışması temasını bu sefer bu küçük meyveler üzerinden irdeliyor.
Ağaç sessizce, dürüstçe ve güzelce ölüyor. “Güzelce” çünkü o ne yalan söylüyor ne yıkılıyor, ne korkuyor ne kederleniyor.
—Lev Tolstoy’un A. A. Tolstoy’a mektubundan
| Yayınevi | Kırmızı Kedi Yayınevi |
|---|---|
| Yazar | Tolstoy |
| Sayfa Sayısı | 96 |
| Kağıt Cinsi | 2. Hamur |
| Baskı Yılı | 2020 |
| Boyut | “12, 00″, 50 X 21 |
| Cilt Tipi | Karton Kapak |
1 adet stokta
Kırmızı Kedi Yayınevi – Üç Ölüm
Bu özel seçkide Rus edebiyatının devlerinden Tolstoy’un üç etkileyici kısa öyküsü yer alıyor. İlk kez 1859 yılında yayımlanan Üç Ölüm; ölümden kaçmaya çalışan soylu bir kadının, kaderini kabullenen yaşlı bir arabacının ve insan eliyle son bulan bir ağacın ölümünü konu alıyor. Tipi, yoğun kar fırtınası nedeniyle görüş açısını yitirip kaybolan bir troykanın soğuk havada, sonsuz beyaz boşlukta, bitmek bilmeyen seyahatinin güçlüklerini yolcusunun gözünden anlatıyor. İncelikle işlenmiş Çilekler öyküsüyse usta yazarın sıklıkla ele aldığı sınıf çatışması temasını bu sefer bu küçük meyveler üzerinden irdeliyor.
Ağaç sessizce, dürüstçe ve güzelce ölüyor. “Güzelce” çünkü o ne yalan söylüyor ne yıkılıyor, ne korkuyor ne kederleniyor.
—Lev Tolstoy’un A. A. Tolstoy’a mektubundan
İlgili ürünler
Berdel 2
Sonunu görmediği yolu yürümekten hep korkan bir adamdı
Rezan Şahmaran. Hayal kırıklıklarına uğramaktan hoşlanmayan, insanlara çok sevmediği müddetçe bağlanmayan, sevgisini heba etmeyen bir adamdı.
Zorlu yolların sonunda hayatına bir kadın girdi.
Önünü arkasını düşünmeyi, olanların sonucunu
ölçüp biçmeyi unutturdu ve korkusuzca sona gidebileceğini öğretti o kadın.
Hesapsız kitapsız yürümenin güzel tarafını
bu kadın sayesinde öğrendi. İstemediği, sevmediğini defalarca kez yüzüne vurduğu
kadını bir felaketin sonunda kaybetti.
Kaybetmekten korkan bir aşık olacağı aklının ucundan geçmezdi. Nitekim Rezan Şahmaran’ın kalbi sevdanın yakıcı ateşine yandı. Yandı ve kaybetmekten ölesiye korktu.
Bir zamanlar sevmediği kadına, korkusunu pervasızca haykırdı:
Allah der ki; kimi benden çok seversen onu senden alırım.
Ve ekler: Onsuz yaşayamam deme, seni onsuz da yaşatırım.
Yemin ederim seni benden önce alacak diye
çok sevmekten korkuyorum!

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.