Türk Komutanlar
₺475,00 Orijinal fiyat: ₺475,00.₺385,00Şu andaki fiyat: ₺385,00.
3 adet stokta
Türk Komutanlar
Mete’den Atatürk’e Tarihe Yön Verenler
A. SEFA ÖZKAYA, AHMET TAŞAĞIL, ALİ AHMETBEYOĞLU, ALTAY TAYFUN ÖZCAN, BURAK GANİ EROL, CİHAH PİYADEOĞLU, ERKAN GÖKSU, FERİDUN EMECEN, HÜSEYİN SERDAR TABAKOĞLU, İLBER ORTAYLI, KASIM BOLAT, SELİM ERDOĞAN, SÜLEYMAN POLAT, UĞUR ALTUĞ
Tarih boyunca pek çok Türk komutan, dünya askerî tarihi için bir ilham kaynağı olmuştur. Onlar karakterlerindeki çarpıcı özelliklerin yanı sıra hem cephe hattında hem de cephe gerisinde tatbik ettikleri planlarla, her zaman merak edilmiş ve incelenmiş rehber şahsiyetlerdir. Ruhlarındaki önderliği ve savaş kabiliyetlerini tam bir dengeyle uygulamış olmaları, Türk komutanları unutulmaz bir konuma yerleştirmiştir.
Devletini bir imparatorluk hâline dönüştüren, Avrasya bozkırlarının ortaya çıkardığı ilk büyük hükümdar MOTU (METE), “güneşin doğduğu yerden battığı yere kadar” hâkimiyet tesis edecek özelliklere sahip ATTİLA, Fırat’ın batısına ilk defa geçerek 1071’de Malazgirt’te destan yazan ve Türk tarihinin efsanesi olan SULTAN ALP ARSLAN, ordu teşkilatından askerî teçhizatın hazırlanmasına kadar bilgisiyle her alana hakim bir vezir olan NİZÂMÜLMÜLK, 1081’de ilk donanmayı oluşturarak Türkleri denizcilikle tanıştıran ÇAKA BEY, üç kıtaya yayılan bir cihan imparatorluğunun kurucu hükümdarı, OSMAN BEG, Balkanlar’da dönemin en büyük ordularına karşı zafer kazanan I. MURAD, Küçük Asya’ya kadar durmadan savaşmış, bozkırların son göçebe fatihi TİMUR, İstanbul’u fethederek iki kıtayı birleştiren, çağına ve sonrasına damgasını vuran, Doğu’nun ve Batı’nın hükümdarı FATİH SULTAN MEHMED, Preveze Deniz Savaşı’yla Akdeniz ve dünya tarihine damga vuran BARBAROS HAYREDDİN PAŞA, Doğu Akdeniz ve Ortadoğu’yu imparatorluğa katan, o zamanlar için imkânsız görülen Mısır Seferi’ni gerçekleştiren büyük mareşal YAVUZ SULTAN SELİM, sancağa çıkmadığı hâlde tarihe adını Bağdat ve Revan Fatihi olarak yazdıran IV. MURAD, Türk İstiklâl Savaşı’nın başkomutanı, dünya siyasi tarihine olduğu kadar askerî tarihine de damgasını vurmuş gazi ve mareşal MUSTAFA KEMAL ATATÜRK…
Muharebe alanında işler birbirine düğümlendiğinde hangi stratejiyi uyguladılar? Yoğun baskı ve gerilim içindeyken psikolojilerini nasıl yüksek tuttular? İmkânsız gibi görülen savaşlara hangi yollarla hazırlandılar? Hem kendilerinin hem de etraflarındaki kimselerin bakış açılarını nasıl değiştirdiler? Askerî anlamda kimlerden, hangi kitaplardan ve ekollerden yararlandılar? Pek çok uzmanı bir araya getiren Türk Komutanlar; hem bu soruların cevaplarını ortaya koyuyor hem de benzersiz bir askerî tarih okuması sunuyor.
İlgili ürünler
Arel Ve Enteresan Kumbarası
Arel ve ablası, Kapadokya’da balon turu yapmak için sabırsızlanıyordu fakat babaları onlara bir şart koşmuştu: Balona binmek için herkesin kendi kumbarasını doldurması gerekiyordu! Bundan kolay ne olabilirdi ki… Arel, kumbarasını bir sürü bozuk parayla doldurmuştu bile.
Ama işler pek de beklediği gibi gitmedi, kumbarasını değerli şeylerle doldurmalıydı. Arel’in başka taktiklere ihtiyacı vardı. Acilen bütçe yönetimini öğrenmesi gerekiyordu.
Peki asıl değerli olan şey para mıydı?
Savrulan Bulutlar
“Ruhuna ilmek ilmek işlenen bu genç kadını sevmeye başladığı andan beri tüm gün, tüm gece yalnızca onun çehresini düşlüyordu. Onu kalbinden söküp atamıyor, aşkını dile getirebilir mi, bilmiyordu.”
Modern Japon romancılığının ilk örneği olarak kabul edilen Savrulan Bulutlar, Japon toplumunun
radikal değişimleriyle iç içe geçmiş bir öykü sunar. Bunzō, içine düştüğü mecburiyet sebebiyle akrabalarıyla yaşamaya başlar. Bir yandan hayatındaki bu değişime ayak uydurmaya çalışırken
bir yandan da çevresindeki insanlarla birlikte ülkenin yaşadığı toplumsal dönüşümünün
bir parçası hâline gelir .
Klasik yazı üslubu yerine kendi modern çizgisini oluşturan Futabatei Shimei, Savrulan Bulutlar ile
Meiji Dönemi'nin zorluklarına ışık tutar. Japonya’nın modernleşme süreci, toplumsal dokunun evrimi
ve bireylerin bu değişimle başa çıkma çabaları, bir karakterin gözleminden yaşadığı iç çatışmalarla
birlikte aktarılır. 1887 ve 1889 yılları arasında tefrika edilen bu eser, tarihsel bir panorama
çizerek yaşadığı coğrafya ve zaman dilimi fark etmeksizin insanların aynı acıları ve aynı dertleri paylaştığını keşfetmeye davet ediyor.

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.