Tünel
₺295,00 Orijinal fiyat: ₺295,00.₺251,00Şu andaki fiyat: ₺251,00.
Bu soruya çok az insan Mehmet Akif Ersoy kadar doğru cevap verebilirdi. Tünel, Ersoy’un abluka altındaki Gazze’de gazetecilik yaparken yaşadığı zorlu sürecin ve bu sürece eşlik eden zihinsel çabanın ürünü. Kederli, fakat umudunu yitirmemiş bir coğrafyanın topoğrafyası. Ersoy, sloganların Gazze’den duyulmadığı, hamasetin ölen çocukları kurtarmadığı gerçeğini bir tokat gibi çarpıyor yüzümüze. Dünyayla bağı kesilen Gazze’ye Gazzelilerle beraber bir tünelden giriyor; onlarla birlikte açlığı, ölümü ve ölenlerin ardından hayatı sürdürme mücadelesini yaşıyor. Üstelik tüm bu duygusal ve fiziksel yüke rağmen, gerçeklikle yüzleşmekten vazgeçmiyor. Meseleye soğukkanlılıkla yaklaşıyor ve vaziyeti net bir şekilde ortaya koyuyor.
“Filistin için kaygılı olan herkes bir şeyler yapmaya çalışıyor. Kimileri diplomasi yürütüyor kimileri insani yardım gönderiyor. Ben ise savaş muhabirliğim boyunca sadece bu toprakların, her saniye tonlarca demir parçası altında yaşama tutunmaya çalışan halklarının gözlerindeki sitemi, yüzlerindeki acıyı anlatmaya çabaladım. Anlatabildiklerim ve Tünel’de okuyacaklarınız, onların dünyasının küçücük bir detayı.”
| Yayınevi | Kapı Yayınları |
|---|---|
| Yazar | Mehmet Akif Ersoy |
| Sayfa Sayısı | 246 |
| Kağıt Cinsi | 1. Hamur |
| Baskı Yılı | 2023 |
| Boyut | “14, 00 X 21, 00″ |
| Cilt Tipi | Karton Kapak |
1 adet stokta
Kapı Yayınları – Tünel
/n
Bu soruya çok az insan Mehmet Akif Ersoy kadar doğru cevap verebilirdi. Tünel, Ersoy’un abluka altındaki Gazze’de gazetecilik yaparken yaşadığı zorlu sürecin ve bu sürece eşlik eden zihinsel çabanın ürünü. Kederli, fakat umudunu yitirmemiş bir coğrafyanın topoğrafyası. Ersoy, sloganların Gazze’den duyulmadığı, hamasetin ölen çocukları kurtarmadığı gerçeğini bir tokat gibi çarpıyor yüzümüze. Dünyayla bağı kesilen Gazze’ye Gazzelilerle beraber bir tünelden giriyor; onlarla birlikte açlığı, ölümü ve ölenlerin ardından hayatı sürdürme mücadelesini yaşıyor. Üstelik tüm bu duygusal ve fiziksel yüke rağmen, gerçeklikle yüzleşmekten vazgeçmiyor. Meseleye soğukkanlılıkla yaklaşıyor ve vaziyeti net bir şekilde ortaya koyuyor.
“Filistin için kaygılı olan herkes bir şeyler yapmaya çalışıyor. Kimileri diplomasi yürütüyor kimileri insani yardım gönderiyor. Ben ise savaş muhabirliğim boyunca sadece bu toprakların, her saniye tonlarca demir parçası altında yaşama tutunmaya çalışan halklarının gözlerindeki sitemi, yüzlerindeki acıyı anlatmaya çabaladım. Anlatabildiklerim ve Tünel’de okuyacaklarınız, onların dünyasının küçücük bir detayı.”
İlgili ürünler
Herkes Kendi Hayatının Kahramanı
Psikiyatrist Dr. Gülcan Özer, hayata dair biriktirdiklerini, dileklerini, arkanıza bakmadan kaçın dediklerini, hayatın, kararların ve kederlerin insana ait ve biricik olduğunu,
doğru yaşamın bir kuralı olmadığını, insanın kendisiyle, geçmişiyle ve muhtemel geleceğiyle baş edebilmesinin önkoşulunun kendisini, geçmişini ve muhtemel geleceğini
iyisiyle kötüsüyle doğru okumaktan geçtiğini anlatıyor.
Gülcan Özer, ikili ilişkilere dayandırdığı bu ilk kitabı
Herkes Kendi Hayatının Kahramanı ’nda, “Aşk nedir, iyi midir kötü müdür, biter mi, ilk aşk en şahanesi midir, aşkın gözü kör mü, illa âşık olunmalı mı?” sorularıyla başlıyor sözlerine.
Onun kelamıyla söyleyelim:
“İstediğinizi alın, istemediğinizi bırakın…”
Katli Vacip
Katli Vacip , laiklik ile din ve vicdan özgürlüğünün iki kardeş olduğunu da gözler önüne seriyor. Çünkü laiklik, en çok dindar yurttaşlarımızın inançlarının onlara bir bıçak gibi saplanmasını engelliyor. İnançlarını, sömürüden özgürleştiriyor. Yediğine, içtiğine, adımına, hatta cinselliğine bir şeyhin karar verdiği düzendeki ölümcül bağlanmanın, aslında hür inancı ortadan kaldırdığını bir fotoğraf karesine dönüştürüyor.
BARIŞ TERKOĞLU
Elinizdeki kitap kendi yarattıkları çamurda boğulanlar kadar, istismar çarkına itiraz edenlerin ve irini patlatmak isteyenlerin de toprak altına atılmasını anlattı. Asıl azmettirenlerin sorgulanması için cesur bir ilk adımdı, atıldı. Şimdi, tarikatları bir sivil toplum kuruluşu gibi yutturmaya çalışanların aslında hangi suçları da örtbas ettiklerini gördünüz. Artık sır değil ve siz de biliyorsunuz. O halde bu değerli gazetecilik kitabındakileri unutmamak göreviniz. Zira, yarının adil düzeni için bir savcının masasında açılacak dosyanın ilk harflerinden birini okudunuz.
BARIŞ PEHLİVAN
Menzil Bir Tarikatın İki Yüzü
Menzil’e gidenin uyuşturucuyu bırakması için neler yapılıyor?
Menzil niçin ikiye bölündü? Şeyhler arasında nasıl bir mücadele sürüyor?
Menzil şeyhi niçin zehirlenmek istendi? Yargı ve Emniyet neden kapıştı?
Alparslan Türkeş, Menzil için kime hangi görevi verdi? Sonunda ne oldu?
Tarikat, Bilgin Balanlı’nın Hava Kuvvetleri Komutanlığı’nı nasıl önledi?
Menzil, bürokrasi ve siyasette nasıl bir yol izliyor?
Holding kuran tarikatın ticari işleri nasıl yürütülüyor?
Kılıçdaroğlu’nun danışmanı Menzil’e niçin gitti?
Menzil 15 milyon lirayı kurtarmak için kimden yardım istedi?
Şeyh ailesine meleklerin hizmet ettiği, sofilerin parasız çalıştığı doğru mu?
Diyanet’in tarikat raporunda Menzil için ne deniliyor?
Şeyh 15 Temmuz için neden film dedi, generallerle neler konuşuldu?
İlk kez Saygı Öztürk’e konuşan şeyhler Feyzeddin ve Saki Erol, Atatürk, laiklik ve ticaret konusunda neler anlattı, birbirlerini neyle suçladılar?
Araştırmacı gazeteci-yazar Saygı Öztürk, Menzil’e ve Buhara’ya gitti, şeyhlerle, sofilerle konuştu, “tövbe alma”, “ölüm hatmesi” ritüellerine katıldı. Tarikatın dününü, bugününü, yaşananları, söylenenleri yerinde gördü, araştırdı, yaşadı ve yazdı.
Siz Kimi Kandırıyorsunuz
Tarihin labirentlerinde, ezber bozan, şaşırtıcı bir yolculuk…
Ülkelerin dünü ve bugünü arasındaki kimi benzerlikler şaşırtıcıdır.
Osmanlı Padişahı Abdülaziz’in 30 Mayıs 1876’da askeri darbeyle tahttan indirilmesi ile Cumhuriyet döneminde ağır ekonomik kararlar alan hükümetlerin başına gelenler benzerdi.
Protestanlığın yayılmasında Osmanlı’nın rolü neydi?
İngilizler, Osmanlı istihbarat örgütünü neden ve nasıl kurdu?
MHP’nin 2000’li yıllarda başörtüsünü desteklemeye başlaması şaşırtıcı değildi, çünkü Ülkücü harekette yaklaşık 50 yıl önceki Nihal Atsız-Alparslan Türkeş ayrılığıyla birlikte tarihsel dönüşüm yaşanmış, oy uğruna İslam motifinden yararlanmaya karar verilmişti.
Geçmişte ülkenin sosyo-ekonomik ve siyasi hayatında önemli rol oynayan tarikatların bugün geldiği nokta ne?
Dünün Akıncı Gençler’i bugün ne yapıyor?
AKP’lilerin eşleri neden örtündü?
Dincilerin, Mehmed Âkif Ersoy’la ilgili yalanı nasıl son buluyor?
Türk “Che Guevera”lar nasıl ortaya çıktı?
Doğruyu bulmak, zekâ ve bilgi meselesinden çok, kişilik ve ahlak sorunudur.
Sorunlarla Yüzleşmek
İlker Başbuğ, 21. yüzyılın ilk çeyreğinde sorunlarla boğuşan Türkiye’ye analitik bir bakış açısıyla yaklaşıyor ve çözüm arayışlarına odaklanıyor:
“Ülke sorunlarına duyarlı olmak bir vatandaşlık görevidir. Fakat görev burada bitmemektedir. Sorunları dile getirmek, şikâyet etmek yeterli değildir.
Yanıtın bir parçası değilsen, sorunun bir parçasısın demektir.”
Susurluktan Pekergate’e Mafya-Siyaset-Ticaret
Sedat Peker’in iddialarının odağındaki isimlerin oluşturduğu ağ, Türkiye’de “Mafya-Siyaset-Ticaret” ilişkilerinin nasıl kurumsallaştığını gösteriyor. Aradan yıllar geçmesine rağmen, Susurluk’ta adları yer alan bazı isimler Pekergate’te de varlar. Bu durum, rejimin Susurluk’tan AKP’nin “Yeni Türkiye”sine taşındığını ortaya koyuyor.
TBMM’de bu iddiaları halk adına sorgulayan milletvekillerinden Ali Mahir Başarır, Pekergate skandalındaki olayları tek tek inceleyerek her birini ayrı dosya haline getirdi. Ortaya iddiaların bile ötesinde bir rejim çıktı: Narkopolitik rejim.
Yerli ve milli baronlar, Balkan kontları, Kafkasya lordları…
Türkiye’ye kara para aklamaya gelen finans dükleri…
Uluslararası bağlantıları olan uyuşturucu şebekeleri…
İstanbul’u merkez yapan çokuluslu mafyalar…
Gemiler, TIR’lar, silahlar, suikastlar, cinayetler…
Servet transferi borsaları…
Siyaset, yargı, emniyet, istihbarat, ticaret…
Elinizdeki kitapta tüm bu ilişkileri isim isim, olay olay okuyacaksınız. Türkiye’nin nasıl bir rejime dönüştürüldüğünü tüm çıplaklığıyla göreceksiniz.
Tadında Ekonomi: Aç Bir Ekonomistin Gözünden Dünya
Ha-Joon Chang’in mitolojisi bile sarımsakla yoğrulmuş Güney Kore’den çıkıp üzerinde sarımsağın doğmadığı Birleşik Krallık’a geldiği 1980’ler, İngiliz mutfağının o şanlı yavanlığından sıyrılarak, farklı tatlarla zenginleşmeye çalıştığı bir dönemdi. Dünya ise aynı dönemde yavanlaşma pahasına tek bir fikrin hâkimiyetine geçiyordu: serbest piyasa ekonomisi.
Ünlü ekonomist, yazar ve mutfak tutkunu Ha-Joon Chang’in, ekonomide farklı bakış açılarına açık olmanın, en az farklı mutfaklara açık olmak kadar sağlıklı olduğu fikrinden yola çıkarak kaleme aldığı Tadında Ekonomi, zorlu iktisadi fikirleri, dünyanın dört bir yanından yiyeceklerin hikâyeleriyle aynı tabakta servis ederek ekonomik tercihlerimizin yaşadığımız dünyayı nasıl şekillendirdiğini ortaya koyuyor. Masum bağımlılığımız çikolatanın, post-endüstriyel bilgi ekonomilerine –ve işsiz bir geleceğe– dair de bir şeyler anlattığını ya da Güney Amerika yemeklerinden gumbo’yu ağızda eriyecek kadar yumuşacık yapan bamyanın, kapitalizm ile özgürlükler arasındaki karmaşık ilişkiyi de temsil ettiğini gösteriyor. Chang, mutfağında yemek pişirirken eline aldığı malzemeler üstünden ücretsiz ev işlerinin gizli maliyetinden iklim krizine, serbest piyasanın yanıltıcı dilinden havuçların turunculaşma hikâyesine kadar uzanarak, bizlere cesur fikirlerle dolu ve sindirimi kolay bir ziyafet sunuyor.
Ezber bozan ve esprili anlatımıyla Tadında Ekonomi, ekonomiyi kavramanın bir yemek tarifi öğrenmeye benzediğini gösteriyor: Eğer onu iyice anlarsak, değiştirebiliriz de.
“Chang’in karmaşık fikirleri basitçe açıklayabilmek gibi muhteşem bir yeteneği var... İster yemekten ister ekonomiden bahsetsin, Chang harika bir yazar.” –BEE WILSON, SUNDAY TIMES
“Aynı anda hem beni güldüren hem ağzımı sulandıran hem de ekonomiyle ilgili düşüncelerimi yeniden gözden geçirmemi sağlayan tek kitap. Çok komik, çok dolu ve iştah açıcı.” –BRIAN ENO
Yazılamayanlar
İşte Tayip Erdoğan’ın yaptığı 8 büyük siyasi operasyon!
Erdoğan-Gökçek kavgasının perde arkası.
Melih Gökçek ile Kadir Topbaş’ı hapisten kurtaran sırlar.
Tayyip Erdoğan ile Ali Babacan’ın hiç bilenmeyen beton kavgası.
Tayyip Erdoğan Ali Koç’tan niye çekiniyor? Babası Rahmi Koç’a elçi olarak kimi gönderdi?
McKinsey ve Papaz olayının bilinmeyenleri…
Aydın Doğan böyle tehdit edildi…
Gazetelerin ve televizyonların gerçek sahibi kim?
Muhsin Yazıcıoğlu’nu FETÖ böyle öldürdü, iktidar böyle seyretti.
Bahçeli’nin Tayyip Erdoğan’a teslim olma sırrı ne?
Kemal Kılıçdaroğlu’nu istifa etmekten vazgeçiren neden…

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.