Tarih Ne İşe Yarar?
₺375,00 Orijinal fiyat: ₺375,00.₺319,00Şu andaki fiyat: ₺319,00.
| Yayınevi | Kapı Yayınları |
|---|---|
| Yazar | Ahmet Şimşek |
| Sayfa Sayısı | 160 |
| Kağıt Cinsi | 1. Hamur |
| Baskı Yılı | 2022 |
| Cilt Tipi | Karton Kapak |
5 adet stokta
Kapı Yayınları – Tarih Ne İşe Yarar?
İlgili ürünler
Anadolu Türk Beylikleri
Anadolu Beylikleri Dönemi, 1071 Malazgirt Zaferi sonrasında başlayıp Osmanlı Devleti’nin Anadolu’da birliği sağladığı yıllara kadar devam eden uzun bir tarihî süreçtir.
Bu süreçte Anadolu’daki şehirler siyasî, ekonomik, sosyal ve kültürel yönlerden gelişmiştir. Anadolu’da kurulan Türkmen Beylikleri sayesinde Türkçeye önem verilmiş ve Türkçenin gelişmesine katkı sağlanmıştır. Denizlerde ve deniz ticaretinde büyük gelişmeler yaşanmış ve böylece ilk denizcilik faaliyetleri de bu dönemde başlamıştır. Ahî teşkilatı yaygınlaşmış zanaatın ve sosyal hayatın gelişmesine katkı sağlamıştır. Bu dönemde Selçuklular zamanında fethedilemeyen Anadolu şehir ve kasabalarının fethi sağlanmış ayrıca imar faaliyetleri hız kazanmış ve çok sayıda medrese, cami, mescid, çeşme, köprü, külliye vs. sosyal yapılar inşa edilmiştir.
Şu an üniversitelerimizin ilgili bölümlerinde okutulan Anadolu Türk Beylikleri Tarihi dersi için uygun bir kitap bulunmamaktadır. Dolayısıyla bu dönemin tarihi ile ilgili olarak tarih meraklılarına, tarih öğretmenlerine, üniversite öğrencilerine yetebilecek nitelikte bir eser mevcut değildir. Özellikle son yıllarda bu konuda bize ulaşan talepleri de dikkate alarak böyle bir eseri hazırlamaya karar verdik. Sonucunda da elinizdeki bu kitap ortaya çıkmış oldu. Burada görsel malzemelerle sunulmuş toplam 30 Anadolu Türk Beyliği’nin tarihini bulacaksınız. Kitap, ayrıca dönemin kaynaklarını tanıtıp bunlar üzerinde yapılan çalışmalardan bahsederken bu zamana kadar Anadolu Beylikleri Tarihi ile ilgili çalışmalar hakkında bilgi vermektedir. Bunun dışında kitapta, kültürel ve sosyal hayat, ekonomik hayat, askerî teşkilat ve siyasî teşkilat hakkında da bilgiler bulacaksınız.
Çanakkale Destanı
Çanakkale Destanı Bilgin Adalı'nın yalnızca gençler ve çocuklar için değil, Çanakkale Savaşı'na farklı bir gözle bakmak isteyen her yaştaki okuyucu için yazdığı bir destan. Bu destanda sadece kahramanlıklar değil, savaşın insani boyutu öne çıkıyor. Hiçbir cephede, hiçbir savaşta görülmemiş unutlmaz insan öyküleri... "Suların başladığı yerde, toprağın kuralları sona erer. Kan dağılır suda, ateş söner, yeryüzünün gürültüsü biter... Böyle olmamıştı bu kez tutuşmuştu denizin üstü bile, ateş, kan ve barut kokusu örtmüştü her şeyin üstünü."
Devleti Aliyye V
Devlet-i ‘Aliyye’nin birinci cildi Osmanlı Devleti’nin bir beylikten Balkanlar ve Ortadoğu’ya hükmeden güçlü bir imparatorluğa dönüşümünü konu alır. İkinci cilt, padişah ve devlet otoritesinin zayıfladığı 17. yüzyılın ilk yarısındaki iktidar mücadelelerini inceler. Üçüncü cilt, merkezi devlet otoritesinin yeniden kurulduğu “Köprülüler” dönemini, Orta Avrupa’da Habsburglarla süren uzun iktidar mücadelesini, malî ve siyasî bunalıma karşı çözüm arayışlarını ayrıntılarıyla ele alır. Dördüncü cilt ise, Osmanlı Devleti’nin geçirdiği askerî ve malî dönüşümü mercek altına alır, Tanzimat ve Meşrutiyet dönemine kadar uzanan süreçte gelişen olayları takip eder. Ayrıca Birinci Dünya ve Kurtuluş Savaşları sonunda Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasına uzanan geniş bir kesit sunar.
Osmanlı Devleti’nin kuruluş devrinin, hukukî ve idarî teşkilâtının, ekonomik, sosyal ve toplumsal altyapısının detaylı olarak işlendiği Devlet-i ‘Aliyye külliyatının beşinci cildi, Osmanlı-Avrupa ilişkileri, Annales Okulu ve bu okulun Osmanlı tarih araştırmalarına etkisiyle sonlanıyor. Halil İnalcık’ın bu son cilt için bir araya getirdiği İngilizce ve Türkçe makalelerinin yer aldığı eserde, ayrıca serinin tamamını ihtiva eden detaylı bibliyografya da sunulmaktadır.
Muhteşem Süleyman
Nutuk – Bilgi Yayınevi
Selahaddin’den Baybars’a Eyyubiler – Memluklar (1193-1260)
Eyyübîler Devleti'nin Selahaddin devri hakkında çok sayıda monografi yazılmıştır. Buna karşılık Selahaddin' den sonraki döneme (1193-1260) dair çalışma çok azdır. Henüz devrin tarihi ayrıntılı olarak ortaya konmamıştır.
Bu hususu göz önüne alarak, bu kitapta devrin siyası, kültür ve ilim tarihini ana kaynaklara dayanarak ayrıntılı bir şekilde yazmaya çalıştık. Eyyübîlerin son on yılının tarihi, onların memlukları tarafından kurulan Memluklar Devleti'nin kuruluş devri (1250-1260 arası) tarihiyle irtibatlı olduğu için Memlukların ilk on yıllık tarihini de anlattık. Okuyucunun ibretle göreceği gibi, siyası çalkantılara rağmen Eyyübîler ile Memluklar, Haçlılara ve Moğollara karşı Ortadoğu'daki Türk-İslam medeniyetini, Selahaddin'in kurduğu siyasi birliği başarıyla korumuşlardır.
Bu devir, hatta Memluklar devri siyası çalkantılara rağmen kültür ve ilim tarihi bakımından son derece verimli geçmiştir. Çok sayıda ilim adamı değerli eserler vermişlerdir. Sanat değeri yüksek mimarı eserler meydana getirilmiştir. Bugün bu eserlerin önemli kısmı hala ayaktadır. Eyyübîler devri aynı zamanda Türk hakimiyetinin, kültürünün Ortadoğu Arap ülkelerinde yayılma, yerleşme devri olduğu gibi Osmanlı hakimiyetine de zemin hazırlamıştır.
Şüphe: Hayri Bey’in Vefatı İntihar Mı Cinayet Mi?
“Kadı ola davacı vü muhzır dahi şâhit
Ol mahkemenin hükmüne derler mi adâlet”
Ziya Paşa
Yaptığı özgün çalışmalarla Türk ve dünya tarih literatürüne önemli katkılarda bulunmuş çok değerli bir isim olan Prof. Dr. Ali Akyıldız, bu kitabında, sarayda Sultan II. Abdülhamid’in hemen yanı başında, Ceyb-i Hümayun kitabetinde görev yapan Daruşşafaka mezunu Hayri Bey isimli bir kâtibin şüpheli bir biçimde yaralanarak vefatı sonucunda usule uygun bir inceleme ve soruşturma yapılmaksızın apar topar defnedilmesi, vehimli padişahın duruma el koyarak bir gün sonra büyük bir heyetin huzurunda mezarını açtırıp na’şına otopsi yaptırtması, polis müfettişleriyle zaptiye nazırının soruşturma neticesinde ortaya çıkan bulgu ve verileri değerlendirip saraya iletmesi ve dosya tekemmül ettikten sonra da sanıkların yargılanması süreçlerini tabir caizse bir “tarih dedektifi” titizliğiyle inceliyor.
Akyıldız, bu çalışmayla bir ölümün cinayet mi yoksa intihar mı olduğunu sorgulamanın yanı sıra, Sultan II. Abdülhamid döneminde emniyet ve yargı sistemlerinin çalışma usulleriyle dönemin basınının kamuoyu oluşturma süreçlerini de gözler önüne sererek polisiye romanları aratmayacak derecede kıymetli bir mikro tarih eseri ortaya koyuyor.

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.