Sözün Doğrusu 2
₺250,00 Orijinal fiyat: ₺250,00.₺213,00Şu andaki fiyat: ₺213,00.
Belki bin defa sorduğum bir soruyu burada bir kere daha sormak istiyorum: Batı neden bizden daha ileride? Batı edebiyatı bizim edebiyatımızdan neden daha zengin? Batı’nın ilim ve tekniği, neden bizi şaşırtacak yükseklikte? Allah insanları yarattığı zaman, Batılıların kafatasına on kilo ağırlığında bir beyin koymuş da bize yüz gram ağırlığında bir şey mi ayırmış? Hayır! Batılıların beyin ağırlığı ne kadarsa bizimki de o kadar? Farklı olan Batı’daki dil zenginliğidir. İngilizce’nin en az iki yüz bin kelimelik bir sözlüğü var. Dil zenginliği önce düşünce, sonra edebiyat ve ilim dünyasını güçlendiriyor. Peki, ya bizde!…
| Yayınevi | Yakın Plan Yayınları |
|---|---|
| Yazar | Yavuz Bülent Bakiler |
| Baskı Yılı | 2012 |
1 adet stokta
Yakın Plan Yayınları – Sözün Doğrusu 2
Belki bin defa sorduğum bir soruyu burada bir kere daha sormak istiyorum: Batı neden bizden daha ileride? Batı edebiyatı bizim edebiyatımızdan neden daha zengin? Batı’nın ilim ve tekniği, neden bizi şaşırtacak yükseklikte? Allah insanları yarattığı zaman, Batılıların kafatasına on kilo ağırlığında bir beyin koymuş da bize yüz gram ağırlığında bir şey mi ayırmış? Hayır! Batılıların beyin ağırlığı ne kadarsa bizimki de o kadar? Farklı olan Batı’daki dil zenginliğidir. İngilizce’nin en az iki yüz bin kelimelik bir sözlüğü var. Dil zenginliği önce düşünce, sonra edebiyat ve ilim dünyasını güçlendiriyor. Peki, ya bizde!…
İlgili ürünler
Dua Kader Değiştirir
İnsanın kaderinde öyle bir kırılma noktası vardır ki tam isyan edeceğin an, evet, işte o an ufacık bir dua ile kaderinin yönünü avuçlarındaki gözükmeyen tılsımla değiştirebilirsin. Her gecenin nasıl bir sabahı varsa her derdin de bir sonu var. Düştükten sonra kalkacak ve üstünü silkeleyip tekrar devam edeceksin koşmaya...
Ve unutmayacaksın ki Allah yanında, seninle birlikte...
Eğer yüreğinde Rabb'in varsa, bu hayatta kimseye ihtiyacın yok demektir. Her şer denilen şeyin içinde kocaman bir hayır var, sakın unutma.
Hz. Mevlana'nın şu dizesi ne de hoştur aslında:
“İyi değilim demek ne haddimize?
Şükürler olsun her halimize!”
Edebiyat Ve Toplum
Edebiyat toplumsal olguları yansıtması açısından her zaman değerli bir sosyolojik araç olmuştur. Edebiyat sayesinde toplumu doğrudan gözlemlemek yerine, onu kavramada dâhiyane bir yeteneğe sahip olan edebiyatçının yansıttıkları üzerinden şaşırtıcı varsayımlara ulaşabiliriz. Özellikle toplumsal tarih çalışmalarında ancak edebî metinler sayesinde geçmişte yaşanmış sosyal ilişkilileri, olayları ve yapıları betimleme şansımız olur.
Edebiyatın toplumla olan ilişkisi bununla sınırlı değildir. Edebiyatın bizzat kendisi tarihin çeşitli dönemlerinde toplumsal dönüşümün ana motiflerinden biri olmuştur. Fransız İhtilali'nden Bolşevik Devrimi'ne, faşist rejimlerin ortaya çıkışından 68 olaylarına kalemin toplumu dönüştürmede önemli bir rol oynadığını görürüz.
Bugün Türk toplumunun yaşadığı tarihsel değişime ışık tutmak istediğimizde edebiyat bizim için en önemli anahtar haline gelir. Osmanlı İmparatorluğu'nun yıkılışından Cumhuriyet'in kuruluşuna dek yaşanan süreç, toplumsal sancılar; Tanzimat Edebiyatı, Millî Mücadele dönemi Edebiyatı derinlemesine incelenmeden tahlil edilemez.
Tüm bunlarla birlikte Türkiye'de edebiyat akımlarının ortaya çıkış şekillerinin Türk toplum yapısının dönüşümüyle paralellik arz ettiğini görürüz. Örneğin roman, ancak belirli ölçülerde, Batılı anlamda orta sınıf tanımına uyan bir kitlenin palazlanmasıyla güçlenmiştir. Türkiye'de büyük göç dalgası öncesi önemli bir toplumsallık arz eden köy yaşantısı köy edebiyatını ortaya çıkarmıştır. Kentleşmeyle birlikte ortaya çıkan yabancılaşma ve yeni toplumsal sorunlar Garip Akımı'nı doğurmuştur. Bunlar gibi sayabileceğimiz sayısız örnek Türkiye'de de edebiyat ve toplumun etle tırnak gibi birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini gösterir.
Ancak edebiyatın toplum ile kurduğu bu yakın ilişki ve bunun sonucunda sunduğu sosyolojik zenginlik edebiyat eserini asıl amacı olan sanatsal kaygısından saptırmamalıdır. Bir edebî eserinin toplumsal yönü ne kadar güçlü olursa olsun eserin var oluşunun ön koşulu sanatsal ifadesidir.
Dünya çapında şöhrete sahip, en önemli tarihçi ve sosyal bilimcilerimizden biri olan Prof. Dr. Kemal Karpat Osmanlı'dan Günümüze Edebiyat ve Toplum'da bu iki temel kaygıyı göz önünde bulundurarak edebiyat aracılığıyla Türk toplum yapısının tarihsel süreç içerisinde farklı bir resmini çiziyor. Türk dili ve edebiyatıyla ilgili olarak şaşırtıcı bilgiler verirken yaptığı analizlerle okuyucuyu çok farklı perspektiflerden sosyolojik bir okuma yapmaya teşvik ediyor. Türkiye'de toplum ve edebiyat ilişkisi üzerine henüz güçlü bir literatürün oluşmadığı göz önünde bulundurulduğunda Karpat'ın bu eseri alanında eşsiz bir başvuru kaynağı haline geliyor.

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.