Silah ve İnsan
₺380,00 Orijinal fiyat: ₺380,00.₺333,00Şu andaki fiyat: ₺333,00.
3 adet stokta
Silah ve İnsan
İnsanlık tarihi, bireylerin ve toplumların çeşitli unsurlara karşı verdiği mücadelenin bir bileşkesi olarak tanımlanabilir. Bu mücadelenin değişmeyen sabitlerinden biri ise hiç kuşkusuz silahlardır. Bütün toplumlar sahip oldukları teknolojinin en üst merhalesini daha iyi silahlar üretmek için kullanmış, bu silahları kültürlerinin bir parçası hâline getirmişlerdir. Bu sebeple silahlar üzerine yapılan çalışmalar sadece maddî kültür unsurlarının listelendiği, askerî zaferlere ve mağlubiyetlere ilişkin sayısal verilerinin aktarıldığı, sınırlı sayıdaki entelektüelin ilgisine hizmet eden denemeler şeklinde değerlendirilmemelidir. Çünkü bu çalışmalar doğaları gereği çok disiplinli bir bakış açısı ihtiva etmekte; farklı coğrafyalarda yaşamış toplulukların birbirleriyle olan ilişkilerini, fauna ve floranın bu topluluklara olan etkilerini, maddî unsurlar ile kültürel bellek arasındaki bağları, yer altı ve yer üstü zenginliklerin ekonomik parametrelerde nasıl hayat bulduğunu ortaya çıkarmayı hedeflemektedir.
Recep Efe Çoban’ın Silah ve İnsan başlıklı eseri bu bağlamda neşredilmiş bir eser olup savaş, silah, okçuluk çerçevesinde bileşik yayın ortaya çıkışını ele almaktadır. Yazar, çalışmasının ilk iki bölümünde sadece maddî kültür buluntuları ve yazılı kaynaklardaki verileri listelemekle kalmamış; savaş ve silah kavramları üzerine kendinden önceki araştırmacıların görüşlerini felsefî bir bakış açısıyla sorgulayarak insanlık tarihinde mühim bir gelişim olarak tanımlanan okçuluğun ortaya çıkışı ile ilgili hipotezleri ve hipotezlerin dayandığı kanıtların güvenirliğini bir bütün hâlinde sunmaya gayret etmiştir. Eserin üçüncü bölümünde bu çalışmanın ortaya çıkmasına zemin hazırlayan “Bileşik yay ilk kez hangi coğrafyada ortaya çıkmıştır?” sorusuna cevap aramış, bu husustaki farklı iddiaları ayrıntılı şekilde değerlendirerek öncüllerinden ayrılan bir hipotezi ortaya atmıştır. Kitabın son bölümü, okçuluk araştırmalarında özgün bir yöntem denemesi olarak mühendislik simülasyon yazılımlarının kullanılmasını önermekte, çalışmada yer alan farklı yay tasarımlarının stres analizi sonuçlarını ihtiva etmektedir.
İlgili ürünler
7. Sınıf Paragraf Soru Bankası – Sınav Yayınları
Çay Kitabı
“Kanatlı olduğu kabul edilen tek çiçek kelebektir ve diğer tüm çiçekler yok edicileri karşısında çaresizdir. Belki de can çekişiyorlar ama sesleri ne kulağımıza ne de kalbimize ulaşıyor. Bizler zalimiz; bize hizmet edenlere ve bizi sevenlere karşı durmadan zalimlik yapıyoruz.”
Bir bardak sıcak çay eşliğinde Doğu’nun geleneksel köklerine yapılan kısa bir yolculuk…
Toplumumuzdaki yeri itibarıyla popülerliğini sürekli koruyan çayın Doğu’da ortaya çıkıp yayıldığı ve bir çay kültürünün oluştuğu bilinmektedir. Çay Kitabı ; Japon çay seremonisini, çayın tarihçesini, estetik algısını ve felsefi boyutlarını ele alır. Çayın yanı sıra Japonya’nın kültürel zenginliğine ve geleneksel sanat anlayışına da değinen bu eser, sanatı ve kültürü farklı bir perspektifle aktarır.
Doğu medeniyetini ve sanatını Batı’nın karşısında savunma görevini üstlenen Okakura Kakuzō, Çay Kitabı ’yla Batı’yı Japon kültürü ve felsefesiyle tanıştırmakta öncü bir rol oynamıştır.
Savrulan Bulutlar
“Ruhuna ilmek ilmek işlenen bu genç kadını sevmeye başladığı andan beri tüm gün, tüm gece yalnızca onun çehresini düşlüyordu. Onu kalbinden söküp atamıyor, aşkını dile getirebilir mi, bilmiyordu.”
Modern Japon romancılığının ilk örneği olarak kabul edilen Savrulan Bulutlar, Japon toplumunun
radikal değişimleriyle iç içe geçmiş bir öykü sunar. Bunzō, içine düştüğü mecburiyet sebebiyle akrabalarıyla yaşamaya başlar. Bir yandan hayatındaki bu değişime ayak uydurmaya çalışırken
bir yandan da çevresindeki insanlarla birlikte ülkenin yaşadığı toplumsal dönüşümünün
bir parçası hâline gelir .
Klasik yazı üslubu yerine kendi modern çizgisini oluşturan Futabatei Shimei, Savrulan Bulutlar ile
Meiji Dönemi'nin zorluklarına ışık tutar. Japonya’nın modernleşme süreci, toplumsal dokunun evrimi
ve bireylerin bu değişimle başa çıkma çabaları, bir karakterin gözleminden yaşadığı iç çatışmalarla
birlikte aktarılır. 1887 ve 1889 yılları arasında tefrika edilen bu eser, tarihsel bir panorama
çizerek yaşadığı coğrafya ve zaman dilimi fark etmeksizin insanların aynı acıları ve aynı dertleri paylaştığını keşfetmeye davet ediyor.

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.