Şiir Kesiği
₺250,00 Orijinal fiyat: ₺250,00.₺200,00Şu andaki fiyat: ₺200,00.
1 adet stokta
Şiir Kesiği
Charles Baudelaire ait “Albatros” adlı acıklı bir şiir vardır. Albatros, kanat çırpmadan uzun süre havada süzülerek ilerleyebilen, açık denizlerde gemicilere yoldaşlık eden ve kanat açıklığı 4 metreye varan bir kuştur.
“Sık sık, eğlenmek için, acımasız tayfalar
Yakalar kanadından bu deniz kuşlarını,
Ürkütücü sularda gemileri izleyen
Yolcuların yıllardır dost arkadaşlarını.”
Şair bu şiirde gemicilerin yakaladıkları dost canlısı albatros kuşlarına yaptıkları eziyetlerden ve işkencelerden bahseder. Albatrosların acısını derinden anlar ve bunu dile getirir. Ben de albatrosların acısını derinden anlıyorum.
Benim doğduğum coğrafyada albatrosları konu edinmem belli başlı sapmalara neden olabilir. Benim şiirim bu coğrafyadan besleniyor. Ben bu coğrafyanın şairiyim. Uçsuz bucaksız vadilerde sürüler halinde dolaşan, sesinin güzelliği destanlara, şiirlere konu olan, avcıların hayallerini süsleyen ve yakın zamana kadar neredeyse her evin duvarında halıya işlenmiş bir resmi olan “keklik”ten bahsedeceğim/besleneceğim.
“Bu yerde avcı av olmada her gün
Kimin coğrafyasında kim vurduya gidiyorum
Her yanımda avcılar…”
Beni ve şiirimi besleyen sözcükleri ve imgeleri doğduğum coğrafyanın içinden seçme mecburiyetim var. Bununla birlikte elbette Japon’ların ulusal kiraz çiçeği “Sakura”dan, Yunan’ların mitolojik kralı Oedipus’tan, ilk sofistlerden biri olan Sokrates’ten ya da Fransızların “Mitralyöz”ünden söz edip şiirlerimde yer vereceğim. Ama Hasankeyf’in acısını paylaşmasam olmaz, hep eksik kalır bu bende. Bu ince bir çizgidir. Coğrafyamdan kopmadan tüm dünya ile bağ kurabilmek de denilebilir. Buna şiirde sınırları çizilmiş bir özgür olma hali de diyebilirim. Bu açıdan değerlendirdiğimde beni besleyen ve ayakta tutanlar olacak ki bu zihinsel ve ruh haliyle dünyayı anlayabileyim ve şiirimi besleyebileyim, farklılıkları kendi imge ve sözcüklerimle özgün bir şekilde işleyebileyim. Psikolojik bir tanımla varoluşumu tamamlayabileyim.
İlgili ürünler
Bitmeyen Stıcker Kitabı (Etkinlikli 200+ Çıkartma)
Matematik Seti Türev 8.Kitap
Matematik, okul yaşamında da günlük yaşamda da en önemli, başarı düzeyi en çok tartışılan konulardan biri. Kimileri matematiği kolay bir ders olarak görüyor, kimilerine göre ise matematik dersi bir kâbus.
Oysa matematik, özverili ve disiplinli çalışılırsa hiç de zor bir ders değil. “Matematiği başarıyorum artık!” diyebilmeniz için kitabımızda:
• Akıcı sorularla pratik yapmanızı sağladık.
• Konular arasındaki geçişleri en iyi şekilde yapabilmeniz için kolay bir yol izledik.
• Konuların sonuna sarmal bir şekilde özgün testler koyduk.
• Zorlanabileceğinizi düşündüğümüz bazı sorularda "kuş ikonu" ile size yol gösterici uyarılarda bulunduk.
• Tüm konu anlatımlarının, uygulama sorularının ve testlerin video çözümlerini ayrıntılı biçimde yaptık.
Günlük ve haftalık program yaparak:
Konuyu tam öğrenin.
Bol bol pratik yapın.
Konsantrasyonunuzu üst düzeyde tutarak testler çözün.
Yapamadığınız soruların çözüm yollarını kesinlikle araştırın.
Böylece beyniniz her zaman doğru çözümü bulmaya hazır olacak ve siz de çabalarınızın tüm karşılığını alabileceksiniz.
Savrulan Bulutlar
“Ruhuna ilmek ilmek işlenen bu genç kadını sevmeye başladığı andan beri tüm gün, tüm gece yalnızca onun çehresini düşlüyordu. Onu kalbinden söküp atamıyor, aşkını dile getirebilir mi, bilmiyordu.”
Modern Japon romancılığının ilk örneği olarak kabul edilen Savrulan Bulutlar, Japon toplumunun
radikal değişimleriyle iç içe geçmiş bir öykü sunar. Bunzō, içine düştüğü mecburiyet sebebiyle akrabalarıyla yaşamaya başlar. Bir yandan hayatındaki bu değişime ayak uydurmaya çalışırken
bir yandan da çevresindeki insanlarla birlikte ülkenin yaşadığı toplumsal dönüşümünün
bir parçası hâline gelir .
Klasik yazı üslubu yerine kendi modern çizgisini oluşturan Futabatei Shimei, Savrulan Bulutlar ile
Meiji Dönemi'nin zorluklarına ışık tutar. Japonya’nın modernleşme süreci, toplumsal dokunun evrimi
ve bireylerin bu değişimle başa çıkma çabaları, bir karakterin gözleminden yaşadığı iç çatışmalarla
birlikte aktarılır. 1887 ve 1889 yılları arasında tefrika edilen bu eser, tarihsel bir panorama
çizerek yaşadığı coğrafya ve zaman dilimi fark etmeksizin insanların aynı acıları ve aynı dertleri paylaştığını keşfetmeye davet ediyor.

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.