Açıklama
Sensiz Kalan Şiirler
ESKİ GÜNLER
Ey gidi eski günler geldi geçti yel gibi,
Şimdi o sokaklarda hepten olduk el gibi,
Ne çınarlar devrildi” yerinde yeller eser,
Hakikat kırıcıdır kime söylense küser.
Ömrü benzetiyorum sürat teknelerine,
Nerde göçüp gidenler hiç gelmez yerine,
Baktıkça üzülürüm onların hallerine,
Kulak verip dinlerim bülbül namelerine.
Yol dediğin an gelir haber vermeden biter,
Kaptanı sarhoş gemi küçük dalgada batar,
Etkilenmeyen olmaz sonbahar rüzgârından,
Bütün dertlenişlerim keyif değil zorumdan.
10.12.2007 855 İsmet GÜR
Değerlendirmeler (0)
“Sensiz Kalan Şiirler” için yorum yapan ilk kişi siz olun Yanıtı iptal et
İlgili ürünler
Çay Kitabı
₺95,00
“Kanatlı olduğu kabul edilen tek çiçek kelebektir ve diğer tüm çiçekler yok edicileri karşısında çaresizdir. Belki de can çekişiyorlar ama sesleri ne kulağımıza ne de kalbimize ulaşıyor. Bizler zalimiz; bize hizmet edenlere ve bizi sevenlere karşı durmadan zalimlik yapıyoruz.”
Bir bardak sıcak çay eşliğinde Doğu’nun geleneksel köklerine yapılan kısa bir yolculuk…
Toplumumuzdaki yeri itibarıyla popülerliğini sürekli koruyan çayın Doğu’da ortaya çıkıp yayıldığı ve bir çay kültürünün oluştuğu bilinmektedir. Çay Kitabı ; Japon çay seremonisini, çayın tarihçesini, estetik algısını ve felsefi boyutlarını ele alır. Çayın yanı sıra Japonya’nın kültürel zenginliğine ve geleneksel sanat anlayışına da değinen bu eser, sanatı ve kültürü farklı bir perspektifle aktarır.
Doğu medeniyetini ve sanatını Batı’nın karşısında savunma görevini üstlenen Okakura Kakuzō, Çay Kitabı ’yla Batı’yı Japon kültürü ve felsefesiyle tanıştırmakta öncü bir rol oynamıştır.
Gül Kuyusu 1
KARTPOSTAL HEDİYELİ
Gülçehre, çiçekleriyle ilgilenmeyi seven, manga okuyup sürekli k-drama izleyen ve aynı zamanda üniversite sınavına hazırlanan normal bir kızdır. Bir gün hayatına hiç beklemediği bir şekilde, okuduğu mangalar ve izlediği k-dramalardaki başrol erkek karakterleri aratmayan
bir adam girer. Bu esrarengiz adamın gelişiyle, Gülçehre birdenbire sıradan hayatının başrolüne dönüşür.
Salıncağın üzerinde duruyordum, salıncağın halatlarını daha sıkı tuttu.
“Senin için buradayım, Gül Kuyusu.”
Yeşil gözlerine baktım.
“Özgürüm,” diye fısıldadım yağmur damlaları yüzümden gözyaşları gibi kayarken.
“Özgürsün,” dedi.

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.