Sen Yola Çık Yol Sana Görünür
₺250,00 Orijinal fiyat: ₺250,00.₺200,00Şu andaki fiyat: ₺200,00.
Her Şey Vaktini Bekler. Ne Gül Vaktinden Önce Açar Ne de Güneş Vaktinden Önce Doğar. Biraz Sabret Senin Olan Sana Gelecektir.
Mevlana 21. yüzyılda dünyanın başına gelenleri görseydi acaba ne düşünürdü?
Bu hız çağında boğuştuğumuz sorunları çözüme ulaştırmak için bize nasıl yol gösterirdi?
Hakan Mengüç, kaleme aldığı bu yeni kitabında tam da bu soruların yanıtını arıyor.
Büyük düşünür, sekiz yüz yıl öncesinden sesleniyor çağımızın acı çeken ruhlarına…
Onlara 21 altın kuralı hatırlatıyor!
Hiçbir şeyin çaresiz ve çözümsüz olmadığını, her derdin içinde bir derman saklı olduğunu fısıldıyor.
Peki ya o dermanı bulmak mümkün mü?
Doğru yere bakınca evet…
Doğru yeri bilen gönül gözünü uyandırmanın tam zamanı…
Aradığın hazine tam olarak durduğun yerde.
Hoş geldin yol arkadaşım.
| Yayınevi |
Destek Yayınları |
|---|---|
| Yazar |
Hakan Mengüç |
| Sayfa Sayısı |
184 |
| Kağıt Cinsi |
2. Hamur |
| Baskı Yılı |
2021 |
| Boyut |
"13 ,00" ,50 X 21 |
| Cilt Tipi |
Karton Kapak |
18 adet stokta
Destek Yayınları – Sen Yola Çık Yol Sana Görünür
/n
Her Şey Vaktini Bekler. Ne Gül Vaktinden Önce Açar Ne de Güneş Vaktinden Önce Doğar. Biraz Sabret Senin Olan Sana Gelecektir.
Mevlana 21. yüzyılda dünyanın başına gelenleri görseydi acaba ne düşünürdü?
Bu hız çağında boğuştuğumuz sorunları çözüme ulaştırmak için bize nasıl yol gösterirdi?
Hakan Mengüç, kaleme aldığı bu yeni kitabında tam da bu soruların yanıtını arıyor.
Büyük düşünür, sekiz yüz yıl öncesinden sesleniyor çağımızın acı çeken ruhlarına…
Onlara 21 altın kuralı hatırlatıyor!
Hiçbir şeyin çaresiz ve çözümsüz olmadığını, her derdin içinde bir derman saklı olduğunu fısıldıyor.
Peki ya o dermanı bulmak mümkün mü?
Doğru yere bakınca evet…
Doğru yeri bilen gönül gözünü uyandırmanın tam zamanı…
Aradığın hazine tam olarak durduğun yerde.
Hoş geldin yol arkadaşım.
İlgili ürünler
Evrenin İlahi Dili
Hayatımda yolunda gitmeyen bir şeyler vardı. Yıllardır çabalıyordum. Bir türlü hayalini kurduğum yere bırak gelmeyi, yanına bile yaklaşamamıştım. Kontrol etmeye çalıştığım her şey, kontrolümden çıkmıştı.Herkese saçımı süpürge etmiştim, kimse kıymetimi bilmemişti. Hep de beni bulur, hep de benim başıma gelirdi...
Arızalanmaktan yorulmuştum...
Toplumun benden istediği "iyi insan" karakterini elimden gelenin en iyisiyle uygulamaya çalışmama rağmen, kuma batmış araba gibiydim.Gaza bastıkça gömülüyordum ve kendimi çıkmazda hissediyordum. Ne zaman ki fark ettim , korktuğum her şey başıma geliyor, işte o zaman benim için uyanış başlamıştı...
Bütüne Işık Olsun
Hayat Cesurlara Torpil Geçer
Her Şeye Canını Sıkma Ey Gönül
“Kalbi vesveselerden arındırma ve zihni susturma sanatı”
İnsan her ne kadar bedeniyle sınırlı bir varlık gibi görünse de, dipsiz bir kuyu, hatta akıl almaz bir uçurumdur içi... Sınırlı bedeninde, sınırsız bir âlem yaşar ki, bu âlemi yaşanmaz hale getiren bir dolu vesveseyle boğuşur durur hayatı boyunca.
Gönül terbiyesinden geçmemiş olanlar için, vesvesenin neden olduğu cehennem, hem birtakım fiziksel ve ruhsal sıkıntılara yol açar, hem sınav yolundaki kıymetli deneyimleri anlamsız talihsizliklere dönüştürür.
Oysa vesvesenin doktoru olmak, insana şifa ve hidayet de versin diye indirilmiş olan Kuran’ın rehberliğiyle mümkündür.
“Zihnim hiç susmuyor.”
“Ne yaparsam yapayım hep içim daralıyor.”
“Sevdiklerimi kaybetme korkusu yaşıyorum.”
“Geleceğimden çok korkuyorum.”
“Küçücük şeyler bile aklıma takılıyor, içimi yiyor.”
“Nereye gidersem gideyim içimde hep bir huzursuzluk var.”
“En mutlu anımda bile kötü bir şey olacak endişesine kapılıyorum.”
İşte bütün bu vesveseler, hakkından gelinmediğinde insan hayatını cehenneme dönüştürebilecek kadar güçlü düşmanlar. Milyonlarca okurun içsel yolculuğuna uzun yıllardır rehberlik etmeye devam eden yazar Uğur Koşar’ın Her Şeye Canını Sıkma Ey Gönül adlı bu kitabı, sınav yolunu cennete çevirmek niyetiyle kaleme alınmış, ilim, ilham ve bilgi dolu bir şifa kaynağı.
Müthiş Psikoloji Hayır Diyebilme Sanatı
Gerçekten “özgür” müsünüz?
Dilediğiniz zaman dilediğiniz yemeği yiyebiliyor olmak mıdır sizce özgürlük?
Toplumsal hiçbir baskı hissetmeden içinizden geldiği gibi giyinebiliyor olmak mı yoksa?
Canınızın istediği saatte uyuyup, canınızın istediği saatte uyanarak, yine canınızın istediği saatlerde istediğiniz kadar çalışarak, ihtiyacınız olan parayı kazanabilmeniz mi?
Bir hafta sonu tatilinde cep telefonunuzu kapattığınızda mı özgür hissediyorsunuz sadece kendinizi?
Hayatınızla ilgili her kararınızı sadece kendinizi düşünerek mi alıyorsunuz?
Kaderinizin ipleri tamamen sizin elinizde mi?
Başkalarının sizden yararlandığını düşündüğünüz oluyor mu?
Kaybetmekten korktuğunuz insanlar yok mu?
Değişmeye ne kadar açıksınız?
En azından yumurtayı nasıl yemekten hoşlandığınızı düşünün. İlle de rafadan mı? Yoksa “Bugünlük de böyle olsun, ne fark eder ki?” dediğiniz olur mu?
Önemsiz gibi görünen bu küçücük ayrıntıların mücadelesi içinde silinip gider sizi siz yapan sınırlarınız. Çünkü “özgürlük” sandığınız gibi “sınırsız” olmak demek değildir, tam tersine net ve güçlü sınırlara sahip olabilmenizle ilgilidir. Diğer bir deyişle, hayır diyebildiğiniz ölçüde, özgürlük alanınıza sahip çıkarsınız.
Hayır Diyebilme Sanatı sınırlarınızı doğru çizerek, kendinize geniş bir özgürlük ve özgüven alanı yaratmanın incelikleriyle dolu, duyarlı bir rehber...
Özgürleşebilmek
İnsan ancak kendinden başka kimseye benzemek istemediğine karar verdiğinde özgürleşir...
Özgürlük, özgünlüktür...
Kendi gibi olabilme cesareti gösterebilen korkusuzların parmak izidir...
Dilediğini yapabilmek değil, ne dilediğinin farkında olmaktır.
“Başkası ne der?” kaygısıyla yaşamak yerine, başkası için yaşamaktan, vazgeçebilmektir.
Kaybetme korkusundan arınmak değil, kaybetme ihtimaline rağmen cesaret göstermektir.
Göze almak değil, gözden çıkarabilmektir özgürlük...
Ve özgürlük, doğuştan kazanılmış bir haktır.
Hiç kimse özgürlük hakkını sonradan öğrendiği korkulara, kaygılara, şüphelere ve değersizliğe feda etmemelidir.
Uluslararası çok satanlar listesinde haftalarca bir numara olan, Türkiye’de de yüz binlerce okura ulaşmayı başaran Vazgeçebilmek ve Sevebilmek kitaplarının yazarı Guy Finley’den özgür olabilme cesareti üzerine korkulara meydan okuyan eşsiz bir manifesto...
Psikoloji Diyor Ki ; Duygularının Kölesi Olmayan Hayatının Efendisi Olur
Duygular anne karnında başlar. Bebeklik ve çocuklukta gelişir. Çocuklukta bastırılmış ve yaşanmamış duygular gelecekteki yaşamımızı olumsuz etkiler.
Yaşama anlam katmak için önce duyguların farkına varmalı ve iyileşmek için duygularımızı özgürce yaşamalıyız.
Duygular bizim iyi ve kötü hissetmemize neden olan işaretlerdir, insanı kesin iyi ve kötü yapmazlar. Pozitif duygular amaçlarımıza ulaşmamızda motivasyon sağlar ve hayatımıza renk katar. Negatif duygular aşırı şekilde yaşandığı zaman strese, verimsizliğe, tükenmişliğe ve bıkkınlığa neden olur. Önemli olan bütün duyguları dengede tutabilmektir. Bu kitapta duygularını keşfedip onları nasıl dengede tutabileceğini anlatmaya çalıştım çünkü duyguları soldurmak da yeşertmek de senin elinde.

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.