Roma Strateji Sanatı
₺295,00 Orijinal fiyat: ₺295,00.₺239,00Şu andaki fiyat: ₺239,00.
1 adet stokta
Roma Strateji Sanatı
Düşmanın planları nasıl keşfedilir? Savaşın karakteri nasıl anlaşılır? Savaşılacak yer nasıl bulunur? Yürüyüş sırasında nasıl pusu kurulur? Kurulan pusudan sağlam çıkmak için ne yapılır? Düşmanın dikkati nasıl bozulur? Savaşa girmek için uygun zaman nasıl bilinir? Sahte ricat nasıl yapılır? Askerî birlikler nasıl cesaretlendirilir? Sürpriz saldırılar nasıl yapılır?
Roma, hakimiyet altında bulundurduğu çok sayıda eyaleti ve bölgeyi, uygarlığını, ekonomik gücünü ve siyasi iktidarını hiç şüphe yok ki sahip olduğu, benzersiz askerî yapısından almıştır. Romalılar, kendilerinden önceki tüm Eski Çağ kültür ve uygarlıklarının askerî öğretilerini ve örneklerini, kendi modellerine uygun şekilde öğrenip geliştirmiş, büyük komutanların liderliğinde binlerce mücadeleye girişmiş, zaferler almış, mağlubiyetlere uğramış ama isimlerini tarih sayfalarına hiç silinmeyecek biçimde yazdırmışlardır.
MS 1. yüzyılda Frontinus hem kendinden önceki başarılı savaş stratejilerini kayda geçirmek hem de Roma ordusu için bir kılavuz ortaya koyabilmek adına Roma Strateji Sanatı’nı (Strategemata) kaleme almıştır. Frontinus kitabında Iulius Caesar, Mithridates, Büyük İskender, Hannibal ve Scipio Africanus gibi bilhassa Yunan ve Roma tarihi için çok önemli askerî dehaların uyguladığı taktik ve manevralara yer veriyor. Kendi zamanına dek uygulanmış ve düşman karşısında zafer getirmiş strateji örneklerini sıralıyor. Antik dünyanın birçok önemli yazarının eserlerinden süzülerek oluşturulan Roma Strateji Sanatı, başka kaynaklarda rastlanmayacak birçok kıymetli bilgi ve örnek barındırıyor.
Frontinus’un bu zamansız eseri, Roma savaş makinesinin karşılaştığı her sıkıntıyla baş ederek sorunsuz işleyebilmesi adına eşsiz tavsiyeler sunuyor. Roma Strateji Sanatı Samet Özgüler’in Latince aslından yetkin çevirisi, ayrıntılı dipnotları ile hem Roma ve Antik Çağ hem de savaş ve strateji meraklıları için doyurucu bir kaynak.
İlgili ürünler
Arel Ve Enteresan Kumbarası
Arel ve ablası, Kapadokya’da balon turu yapmak için sabırsızlanıyordu fakat babaları onlara bir şart koşmuştu: Balona binmek için herkesin kendi kumbarasını doldurması gerekiyordu! Bundan kolay ne olabilirdi ki… Arel, kumbarasını bir sürü bozuk parayla doldurmuştu bile.
Ama işler pek de beklediği gibi gitmedi, kumbarasını değerli şeylerle doldurmalıydı. Arel’in başka taktiklere ihtiyacı vardı. Acilen bütçe yönetimini öğrenmesi gerekiyordu.
Peki asıl değerli olan şey para mıydı?
Gül Kuyusu 1
KARTPOSTAL HEDİYELİ
Gülçehre, çiçekleriyle ilgilenmeyi seven, manga okuyup sürekli k-drama izleyen ve aynı zamanda üniversite sınavına hazırlanan normal bir kızdır. Bir gün hayatına hiç beklemediği bir şekilde, okuduğu mangalar ve izlediği k-dramalardaki başrol erkek karakterleri aratmayan
bir adam girer. Bu esrarengiz adamın gelişiyle, Gülçehre birdenbire sıradan hayatının başrolüne dönüşür.
Salıncağın üzerinde duruyordum, salıncağın halatlarını daha sıkı tuttu.
“Senin için buradayım, Gül Kuyusu.”
Yeşil gözlerine baktım.
“Özgürüm,” diye fısıldadım yağmur damlaları yüzümden gözyaşları gibi kayarken.
“Özgürsün,” dedi.
Savrulan Bulutlar
“Ruhuna ilmek ilmek işlenen bu genç kadını sevmeye başladığı andan beri tüm gün, tüm gece yalnızca onun çehresini düşlüyordu. Onu kalbinden söküp atamıyor, aşkını dile getirebilir mi, bilmiyordu.”
Modern Japon romancılığının ilk örneği olarak kabul edilen Savrulan Bulutlar, Japon toplumunun
radikal değişimleriyle iç içe geçmiş bir öykü sunar. Bunzō, içine düştüğü mecburiyet sebebiyle akrabalarıyla yaşamaya başlar. Bir yandan hayatındaki bu değişime ayak uydurmaya çalışırken
bir yandan da çevresindeki insanlarla birlikte ülkenin yaşadığı toplumsal dönüşümünün
bir parçası hâline gelir .
Klasik yazı üslubu yerine kendi modern çizgisini oluşturan Futabatei Shimei, Savrulan Bulutlar ile
Meiji Dönemi'nin zorluklarına ışık tutar. Japonya’nın modernleşme süreci, toplumsal dokunun evrimi
ve bireylerin bu değişimle başa çıkma çabaları, bir karakterin gözleminden yaşadığı iç çatışmalarla
birlikte aktarılır. 1887 ve 1889 yılları arasında tefrika edilen bu eser, tarihsel bir panorama
çizerek yaşadığı coğrafya ve zaman dilimi fark etmeksizin insanların aynı acıları ve aynı dertleri paylaştığını keşfetmeye davet ediyor.

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.