Parasız Yatılı
₺260,00 Orijinal fiyat: ₺260,00.₺215,00Şu andaki fiyat: ₺215,00.
“Füruzan’ı okumakla Türk insanının daha derinden tanımak olanağını bulur okur. O konunun içine girer, katları birbirinden ayırır. Böylece sosyal ve tarihsel temele inen bir bakış getirir. Sözü edilen temelin önemini onun dünyasında her yerde duyumsamak mümkündür; onun için önemli olan, tek tek insanlardır ve onların toplumsal geçerlilik kazanan kaderleridir.” -Die Prese- Viyana- “Orhan Kemal’in kahramanı olan kızlardan biri yazmaya başladı.” -Memet Fuat- “Füruzan edebiyatımızda bir olaydır.” -Memet Fuat- “Son olarak ‘Haraç’, gerçek bir başyapıttır: bu seksen sayfa Flaubert’in ‘Saf Bir Yürek’ adlı hikayesinin yeniden yazımıdır bir bakıma, ama bu hikayede Felicite’nin adı Servet olmuştur – ömrünün alacakaranlığında, evine giden dar sokağı tırmanırken, ‘herkesin, her şeyin elulağı’ olduğu bütün o yılları yad eder, sadık ama sömürülmüş, masum ama istismar edilmiş, yaralı ama özlem doludur.” -Thierry Cecille- “Çoksesli muhteşem bir iç anlatım.. Sözü birbirlerine veren iç sesler. Çok zor bir şey bunu yapabilmek. Hem yer hem zaman atlıyoruz, bir sesten bir sese. Sürekli bir hareket, seslere ve anlatılarda.”
-Marie – Christine Gilles-
| Yayınevi | Yapı Kredi Yayınları |
|---|---|
| Yazar | Füruzan |
| Baskı Yılı | 2017 |
17 adet stokta
Yapı Kredi Yayınları – Parasız Yatılı
/n
“Füruzan’ı okumakla Türk insanının daha derinden tanımak olanağını bulur okur. O konunun içine girer, katları birbirinden ayırır. Böylece sosyal ve tarihsel temele inen bir bakış getirir. Sözü edilen temelin önemini onun dünyasında her yerde duyumsamak mümkündür; onun için önemli olan, tek tek insanlardır ve onların toplumsal geçerlilik kazanan kaderleridir.” -Die Prese- Viyana- “Orhan Kemal’in kahramanı olan kızlardan biri yazmaya başladı.” -Memet Fuat- “Füruzan edebiyatımızda bir olaydır.” -Memet Fuat- “Son olarak ‘Haraç’, gerçek bir başyapıttır: bu seksen sayfa Flaubert’in ‘Saf Bir Yürek’ adlı hikayesinin yeniden yazımıdır bir bakıma, ama bu hikayede Felicite’nin adı Servet olmuştur – ömrünün alacakaranlığında, evine giden dar sokağı tırmanırken, ‘herkesin, her şeyin elulağı’ olduğu bütün o yılları yad eder, sadık ama sömürülmüş, masum ama istismar edilmiş, yaralı ama özlem doludur.” -Thierry Cecille- “Çoksesli muhteşem bir iç anlatım.. Sözü birbirlerine veren iç sesler. Çok zor bir şey bunu yapabilmek. Hem yer hem zaman atlıyoruz, bir sesten bir sese. Sürekli bir hareket, seslere ve anlatılarda.”
-Marie – Christine Gilles-
İlgili ürünler
Altmış Öykü
Altmış Öykü , Dino Buzzati’nin masalsı ve gizemli dünyasına kısa bir bakış gibidir.
Gündelik hayatın birer yansıması olan bu öykülerde olay örgüsü aniden canlanır, atmosfer gerçeküstü bir hal alır ve şaşırtıcı olaylar gerçekleşir: Brahms’ın senfonisini yönetmek için hazırlanmış dâhi maestronun seyircisi aniden salonu terk eder; bir âşık, sevdiği kadına mektup yazarken toplantı talepleriyle, telefon görüşmeleriyle bölünür; mesaisine yetişmeye çalışırken arabasına park yeri arayan bir adam şehirden gittikçe uzaklaşır; efsanelere konu olmuş ejderhayı görmek için bir Kont keşif gezisine çıkar.
Buzzati her zaman olduğu gibi insanlık hallerine odaklanır; varoluşun gizemi, insanın kader karşısındaki huzursuzluğu, ölüm, yalnızlık, hastalık gibi motifleri karanlık ormanlarla, bilinmez şehirlerle, ıssız dağlarla buluşturur.
Italo Calvino’nun "zamana en iyi dayanmış yazarlarımızdan biri" olarak nitelendirdiği, yirminci yüzyıl edebiyatının tartışmasız en iyi isimlerinden olan Dino Buzzati’den yaşamın anlamını düşündürecek öyküler…
“Gelecek nesillerin asla unutmayacağı isimler vardır şüphesiz. Dino Buzzati de bunlardan biri.” Jorge Luis Borges
Başını Vermeyen Şehit
“Hava kapalıydı. Ufku, küflü demir renginde, ağır bulut yığınları eziyor, sürü sürü geçen kargalar tam hisarın üstünden uçarken sanki gizli bir kara haber götürüyorlarmış gibi acı acı bağırıyorlardı.
Palanka kapısının sağındaki beden siperinde sahipsiz bir gölge kadar sakin duran Kuru Kadı, yavaşça kımıldadı. İkindiden beri rutubetli rüzgârın altında düşünüyor; uzakta, belirsiz sisler içinde süzülen kurşuni kulelere bakıyordu. Bunların hepsi Türklerin elindeydi.”
*****
Başını Vermeyen Şehit; savaşta başı gövdesinden ayrılarak şehit düşen derviş Deli Mehmet’in, dilden dile dolaşan destansı bir hikâyesidir.
Bir Kadının Hayatından 24 Saat
Riviera’da eşi ve iki kızıyla tatil yapan 33 yaşındaki Henriette bir gece ansızın ortadan kaybolur. Kusursuz bir evliliği olduğu sanılan genç kadının nasıl ve neden ortadan kaybolduğu dedikodu konusu olur. Pansiyonda kalanlar küçük çaplı bir Madam Bovary vakasıyla karşı karşıya oldukları düşüncesiyle kadını iffetsizlikle suçlar, anlatıcımız da kadını savununca tartışma alevlenir. Masadaki yaşlı ve zarif bir İngiliz hanımefendi de hoşgörüsünden cesaret bularak anlatıcıya gençliğinde, bundan tam 24 yıl önce, başından geçen unutulmaz bir 24 saatin hikâyesini anlatmaya başlar.
“Tüm duygularımla bu yabancı insanın, bu neredeyse her şeyini kaybetmiş, ölümün eşiğine gelmiş insanın tüm hırsları ve tutkularıyla son bir şeye tutunduğunu hissediyordum
Stage-1 Animal Farm – İngilizce Hikaye
All Animals Are Equal
But Some Animals Are More Equal
Than Others
This story takes place on a farm in England. The animals of Manor Farm work too hard for the farmer Mr. Jones and they do not get much back in return for all of their work.
A wise pig named Old Major calls the animals together to give them a speech and to tell them about his dream. That is the start of the revolution. The animals decide that they will have better lives if they run the farm by themselves. They chase the humans away and write their own rules for their new farm: Animal Farm. They learn how to do everything by themselves. They even learn some human skills too like reading and writing.
But, will life on Animal Farm really be better than it was on Manor Farm? Will the animals really work less and have more? Will they really have more freedom? Or will things be worse than before?

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.