Panik Atakta
₺600,00 Orijinal fiyat: ₺600,00.₺510,00Şu andaki fiyat: ₺510,00.
İlaçsız yeni anksiyete terapisi ile hayatınız değişebilir!
Hepimiz kaygı, endişe ya da panik hissinin neye benzediğini biliriz. Aşağıdaki düşüncelerden bazıları size tanıdık geliyor mu?
“Bu uçağın türbülansa girip düşeceğine adım gibi eminim.”
“İş yerinde sunumumu yapacağım sırada her şey aklımdan silinecek ve herkes benim aptal olduğumu düşünecek.”
“Niçin bu kadar utangaç ve kendime güvensizim? Tam bir eziğim.”
“Aklımı kaçıracak ve sinir krizi geçirecekmiş gibi hissediyorum.”
“Ben niye hiçbir şeyi halletmeyi beceremiyorum!”
Eğer öyleyse, nasıl hissettiğinizi değiştirebilirsiniz! Panik Atakta size kronik endişe, utangaçlık, toplum önünde konuşma anksiyetesi, sınav kaygısı, fobiler gibi her çeşit anksiyete ile savaşabilmek için, uzun terapiler ya da ilaçlara gerek kalmadan, bir cephane sağlayacak. Dr. Burns size güçlü ve güncel anksiyete karşıtı 40 tekniği öğretecek ve size işinize yarayacak olan yöntemi nasıl seçeceğinizi gösterecek. Amaç sadece bir şekilde daha iyi hissetmek değil, tamamıyla iyileşmek. Tek ihtiyacınız olan biraz cesaret, sağduyu ve bu kitapta yer alan teknikler.
| Yayınevi | Psikonet Yayınları |
|---|---|
| Yazar | David Burns |
| Sayfa Sayısı | 568 |
| Kağıt Cinsi | 2. Hamur |
| Baskı Yılı | 2016 |
| Boyut | “13, 50 X 19, 50″ |
| Cilt Tipi | Karton Kapak |
3 adet stokta
Psikonet Yayınları – Panik Atakta
/n
İlaçsız yeni anksiyete terapisi ile hayatınız değişebilir!
Hepimiz kaygı, endişe ya da panik hissinin neye benzediğini biliriz. Aşağıdaki düşüncelerden bazıları size tanıdık geliyor mu?
“Bu uçağın türbülansa girip düşeceğine adım gibi eminim.”
“İş yerinde sunumumu yapacağım sırada her şey aklımdan silinecek ve herkes benim aptal olduğumu düşünecek.”
“Niçin bu kadar utangaç ve kendime güvensizim? Tam bir eziğim.”
“Aklımı kaçıracak ve sinir krizi geçirecekmiş gibi hissediyorum.”
“Ben niye hiçbir şeyi halletmeyi beceremiyorum!”
Eğer öyleyse, nasıl hissettiğinizi değiştirebilirsiniz! Panik Atakta size kronik endişe, utangaçlık, toplum önünde konuşma anksiyetesi, sınav kaygısı, fobiler gibi her çeşit anksiyete ile savaşabilmek için, uzun terapiler ya da ilaçlara gerek kalmadan, bir cephane sağlayacak. Dr. Burns size güçlü ve güncel anksiyete karşıtı 40 tekniği öğretecek ve size işinize yarayacak olan yöntemi nasıl seçeceğinizi gösterecek. Amaç sadece bir şekilde daha iyi hissetmek değil, tamamıyla iyileşmek. Tek ihtiyacınız olan biraz cesaret, sağduyu ve bu kitapta yer alan teknikler.
İlgili ürünler
Annesinden Kopamayan Erkekler
Neden bana bağlanamıyor? Pek çok kadın ilişki istemeyen, çapkınlık yapmayı bırakmayan veya seks bağımlılığından vazgeçmeyi reddeden bir erkeğe âşık olduğunda kendini bu soruyu sorarken bulur.
Annelerine yönelik aşırı ve dolayısıyla sağlıksız duygusal bağları olan erkekler, kendi isteklerini yerine getirmeye ve yaşamlarını sürdürmeye çalışırken kendilerini kapana kısılmış, suçlu ve vefasız hissederler. Dolayısıyla bağlanmak onlar için korkutucudur. Bu tür erkekleri seven kadınlar, genellikle sevgililerinin flört sürecinde sadece belirli bir yakınlık kurup, orada takılıp kalmalarından dolayı hayal kırıklığına uğrarlar. İlişkinin başlangıcında bu erkekler, çok sevgi dolu ve düşüncelidirler fakat sonra aniden aradaki bağ tüm canlılığını yitirir. Geri çekilirler ve nedenini açıklamazlar. Bağlanmazlar.
Klinik psikolog Dr. Kenneth M. Adams, bu kitapta iç içe geçmiş anne-oğul ilişkilerinin etkilerini açıklamak için klişe örneklerin ötesine geçiyor. Yirmi beş yıllık meslek hayatı boyunca bu tuzağa düşmüş yüzlerce erkeği başarıyla tedavi eden Adams, bu bilgilendirici rehberde onların hikâyelerini paylaşıyor. Annelerinden kopamayan erkeklerle birlikte olan kadınlar, oğullarını özgür bırakmak isteyen anneler için pratik, şefkatli ve verimliliği kanıtlanmış yöntemler sunuyor.
Aynadaki Yüzler
Stres ve travma, narsisizm, obsesyon, çizgi ötesi yaşamlar, sınır kişilik, şizoid ve kuşkucu histriyonik kişilik bozuklukları, cinsel kimlik, istismar ve daha pek çok başlık Dr. Kln. Psk. Gül Çörüş’ün bu kitabında küçük öykülerle, örneklerle ele alınıyor ve zorlu başlıklara yer veriliyor.
Kitap, kısa hikayelerle ilerlerken bilimden, edebiyata, sanata örnek ve alıntılar da sunuyor.
Beden Asla Yalan Söylemez
Birine öfkelenme özgürlüğümüz yoksa onu sevmeyi seçemeyiz.
Sevmeme özgürlüğümüz olmayan birini gerçekte(n) sevemeyiz.
Birine karşı hissettiğimiz duygu “ona karşı hissetmemiz gerekenler” diye önceden tarif edilmişse, onunla meselemiz bitmeyecek, hatta başlayamayacaktır bile.
Gerçek hayatta “Böyle hissetmem lazım!”, “Şöyle hissetmemem lazım!” diye bir şey yoktur çünkü. Hisler ne yöne gideceklerini gerekliliklere sormazlar. Hiçbir ‘gerçek’ ve olgun ilişki özünde nesnel değildir. Özneler ‘gerçek’ paylaşımlarını nesnellik üzerinden kurmazlar.
Kabullenme özgürlüğümüz olmayan her duygu dışarıya akamayan bir irin gibi bedenimizi ve ruhumuzu ele geçirir. İçimize hapsettiğimiz her duygu aynı zamanda içimizi hapseder.
Üzerini örttüğümüz her şeyin altında kalırız çünkü. Eksik olduğumuzu ararız, hem de eksik bırakandan ya da ona benzeyenden. Noksanımızı, bizi zaten noksan bırakandan dileniriz bir ömür boyu.
Oysa yapabileceğimiz yegâne şey alamadığımız ilgiyi, saygıyı, duygularımıza dair anlayışı, korumayı ve koşulsuz sevgiyi kendimize gösterebilmemizdir. İnsan ancak kendi kendinin ebeveyni olabildiğinde yetişkin, özgür ve mutlu olabilir.
Bunlar içinizde bir yerlere biraz tanıdık geliyorsa bu kitabı okumaya hazırsınız. Size bu kitabın kimle veya kimlerle ilişkinize dair olduğunu söylemeyeceğim yine de… Çünkü biliyorum ki söylersem kaçacaksınız. Size iyi gelmediği, sizi mahvettiği, sizi hasta ettiği, sizi mutsuz ettiği hâlde kaçacaksınız.
Oysa kaçmanın kendisiydi asıl korkunuz. Biraz canınızın yanmasına izin verirseniz, canınızın yanması geçecek. Sizi kendinizin şifalı ellerine doğru çağırıyorum.
– Cem Mumcu
Yetenekli Çocuğun Dramı adlı dünyaca ünlü kitabın yazarı Alice Miller, Beden Asla Yalan Söylemez ile bu hastalıkların nasıl ortaya çıktığını gözler önüne seriyor. Bu kitap, duygularımız ile bedenlerimizin kaydettikleri ve ezelden beri içselleştirdiğimiz ahlâk kurallarına uymak için hissetmek istediklerimiz arasındaki çatışmayı ele alır.
İçindeki Devi Uyandır
Zihinsel, duygusal fiziksel ve parasal kaderinin kontrolünü hiç gecikmeden eline al! Şaşırtıcı bir inanırlık... Her sayfası, iyi araştırılmış ve hemen kullanılabilecek pratik yöntemlerle dolu... Düşünce ve duygularınızın konsantrasyonuyla amaçlarınıza ulaşmanızı mümkün kılan kitap! -"Success" dergisi Anthony Robbins: Doruk performans biliminde lider.
İnsan İnsana
Bir İnsanın İlişkilerinin Niteliği, O İnsanın Yaşamının Kalitesini Belirler.
İnsan, ilişkileri içinde sürekli olarak “yeniden tanımlanan” bir varlıktır. İnsan ilişkilerinin temelini ise iletişim süreçleri oluşturur.
İki insan birbirinin farkına vardığı anda iletişim başlar. Aynı sosyal ortam içinde yer alan kişilerin söyledikleri sözler ve hareketleri kadar, hareketsizlikleri, susmaları, beden duruşları ve yüz ifadeleri, hepsi anlamlı birer mesaj oluşturur. İyi bir dinleyici, iletişim kurduğu kişinin yalnız söylediklerini değil, yüzü, eli, kolu ve bedeniyle yaptıklarını da “duyar.”
Bir aracın sürücüsü, yolda kendinden başka araç yokmuş gibi davranırsa, trafik kazası olur. Bir kişi konuşurken, karşısındakini nasıl etkilediğini düşünmeden, kendi bildiği yönde istediğini söylerse “iletişim kazası” ortaya çıkar. İlişkilerimizde, verdiğimiz mesajların sorumluluğunun bilincinde olmamız, iletişim kazalarını önler.
Bu varsayım toplumsal düzeyde de geçerlidir. Kişi farkında olsun ya da olmasın, toplumla da sürekli ilişki içindedir. Bir toplumda “Herkes benim gibi düşünmelidir, benim düşünce tarzım en doğrusudur,” tutumu ağır basarsa, akılcı tartışmalar yerine duygusal çatışmalar ortaya çıkar.
İnsan hayatını mercek altına alıp, insana dair her hikâyeden bir anlam çıkarabilen bilgeliğiyle değerli Doğan Cüceloğlu, kimliklerin ötesinde, canların temas içinde olduğu “insan insana” bir ilişkinin mümkün olduğunu bize hatırlatıyor. Kalıpları tekrarlamaktan kurtulabilmeniz, insan ilişkilerine anlamsal zenginliği ve derinliği getirebilmeniz için iletişim süreçlerini uygun ve etkili bir biçimde uygulamanıza yönelik bilgi ve becerileri sunuyor.
İletişim sorunlarını çözmeden doyumlu bir yaşam sürdürmenin olanaksız olduğunun ve insanın isterse kendini değiştirip geliştirebileceğinin altını çiziyor.
Mutluluğu Kaybettiğin Yerde Arama
Neden Böyleyim? Nasıl Değişebilirim? Bir Huzursuz Beyin Kitabı
Hayatımızın ilk bölümünde bize biçilmiş rollere göre yaşar, kendimizi bu kurallara göre değerlendiririz. Sonra bunun bizi tatmin etmediğini fark ettiğimizde, ilk defa, “Aslında ne istiyorum?” diye sorar ve bunu daha önce sormadığımız için kendimize kızarız.
Hayatının ikinci bölümüne hoş geldin.
İlk bölüm yalan değildi. Bugüne kadar bir yalanı yaşamadık. Bugüne ulaşmamız için yaşamamız gerekeni yaşadık.
Asıl soru, bugünden itibaren ne yapacağız?
Jung, son derece hazırlıksız yakalandığımız bu “hayatımızın ikinci yarısı” için, şakayla karışık bir öneri veriyor: “Yetişkinliğe giriş okulları olmalı.” Belki böyle bir okul yok, ancak bu cümleye denk geldiğinden beri bu fikrin büyüsüne kapılan biri var: Emre Özarslan, namı diğer Huzursuz Beyin, psikolog ve terapistlerden filozoflara, biliminsanlarından sanatçılara, hayalindeki “akademik kadro”yu bir araya getirerek hazırladığı Neden Böyleyim? Nasıl Değişebilirim?’de bize kendimiz üzerine düşünme fırsatı sunuyor. Jung, Nietzsche, Kierkegaard, Freud gibi isimlerin de dahil olduğu bir “eğitimciler ordusu”, bize kendimizi geçmişten kurtarmayı ve arzularımız doğrultusunda dönüşmeyi öğretiyor.
Hazırsan, başlayalım...

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.