Otoportre
₺190,00 Orijinal fiyat: ₺190,00.₺156,75Şu andaki fiyat: ₺156,75.
Edouard Leve bu eserinde hiçbir gizlisi saklısı olmadan tüm benliğini okura açıyor. Hatta diyebiliriz ki, samimiyet mefhumunu da aşarak okur karşısında sahiden çırılçıplak kalıyor. Okuru yer yer kendisiyle özdeşleştiren, yer yer kıskandıran, utandıran, kızdıran bir üslup var karşımızda. Nefes almadan yazılan, cümleleri akla geldiği gibi sıralanan, gerçeklikle kurmacanın iç içe geçtiği Otoportre, tıpkı yazıldığı şekilde okunmaya davetiye çıkarıyor. Daha da önemlisi, Leve’i İntihar’ı yazmaya ve yazdığını yaşamaya, kendi canını almaya götüren yolun taşlarının nasıl döşendiğinin ipuçları Otoportre’de yer alıyor.
| Yayınevi |
Sel Yayıncılık |
|---|---|
| Yazar |
Edouard Leve |
| Sayfa Sayısı |
112 |
| Kağıt Cinsi |
2. Hamur |
| Baskı Yılı |
2023 |
| Boyut |
"14 ,0 X 20 ,0" |
| Cilt Tipi |
Karton Kapak |
1 adet stokta
Sel Yayıncılık – Otoportre
/n
Edouard Leve bu eserinde hiçbir gizlisi saklısı olmadan tüm benliğini okura açıyor. Hatta diyebiliriz ki, samimiyet mefhumunu da aşarak okur karşısında sahiden çırılçıplak kalıyor. Okuru yer yer kendisiyle özdeşleştiren, yer yer kıskandıran, utandıran, kızdıran bir üslup var karşımızda. Nefes almadan yazılan, cümleleri akla geldiği gibi sıralanan, gerçeklikle kurmacanın iç içe geçtiği Otoportre, tıpkı yazıldığı şekilde okunmaya davetiye çıkarıyor. Daha da önemlisi, Leve’i İntihar’ı yazmaya ve yazdığını yaşamaya, kendi canını almaya götüren yolun taşlarının nasıl döşendiğinin ipuçları Otoportre’de yer alıyor.
İlgili ürünler
İkra
İnsanın Acısını İnsan Alır
“Ayrılık ne biliyor musun? Ne araya yolların girmesi, ne kapanan kapılar, ne yıldız kayması gecede, ne güz, ne ceplerde tren tarifesi, ne de turna katarı gökte... İnsanın içini dökmekten vazgeçmesi ayrılık. İpi kopmuş boncuklar gibi yollara döktüğü gözlerini, birer damla düş kırıklığı olarak toplaması içine. Ardında dünyalar ışıyan camlar dururken duvarlara dalıp dalıp gitmesi. Türküsünü söyleyecek kimsesi kalmamak ayrılık. Ödünç sesle konuşan bir kalabalık içinde kendi sesiyle silinmek. Birdenbire büyümesi, gülüşü artık yaprak kıpırdatmayan bir çocuğun. İnsanın yaşlandıkça kendi kuyusuna düşmesi. Bir kadının yatağına uzanan kül bağlamış bir gövde. Saçına rüzgâr, sesine ışık düşürememek kimsenin. Parmaklarını sözüne pınar edememek. Uzaklarda bir adamın üşümesi, bir kadın dağlara daldıkça. Işıklı vitrinlere bakmadan geçmek çarşılardan. Çiçekçilerden uzağa düşmesi insanın yolunun. Evlerle sokaklar arasında bir ayrım kalmaması... Ayrılık o küçük ölüm, usta dokunuşlarla bizi büyük ölüme hazırlayan.”
Pandalar Uçabilir
Sevgi Yukarıdan Gelir
Hepimiz büyük bir çaba içindeyiz. Kavuşmak için. Sevgilinin izini sürüyoruz. Bizi ona götürecek işaretler arıyoruz. Yürümek istediğimiz yollardan geçmiş âşıklar, şairler yetişiyor imdadımıza; sözleriyle rehber oluyorlar bize. Gökteki yıldızlar gibi onların mısraları; yönümüzü tayin edebilmemiz, kaybolmamamız için yolumuzu aydınlatıp bizi hakikate yöneltiyorlar.
“Sevgi Yukarıdan Gelir”de Hayati İnanç, akıcı üslubuyla zarif bir anlatıcı ve hatırlatıcı olarak edebiyatımızın ustalarının baş döndürücü, ruh açıcı, hikmet dolu mısralarını nakledip izah ediyor bizlere. Maksat can evimizi temiz tutabilmek ve Vedûd’un sevgisini orada büyütebilmek…

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.