Osmanlı İmparatorluğunda Alman Nüfuzu
₺345,00 Orijinal fiyat: ₺345,00.₺279,45Şu andaki fiyat: ₺279,45.
Stratejik Yakınlıktan Ötesi: Osmanlı Ve Almanya…
“Genç Alman İmparatorluğu’nun yayılma hırsı evvelemirde Osmanlı ülkelerine yönelmişti. Bu yayılmacılığı iktisadi, askerî ve siyasi ittifak alanlarında düşünmelidir. Almanya 19. yüzyılın Fransız, İngiliz tipi kolonyalizmine geç kalmıştır ve şartlar dolayısıyla yeni bir nüfuz politikası türü yaratmaktadır. Bu ülkelerde kurduğu nüfuz, 19. yüzyıl sonu ve 20. yüzyıl başındaki Almanya’nın tarihidir demek pek yanlış olmaz. Aynı nitelik son devir Osmanlı tarihi için de söz konusudur. Bu nedenledir ki, iki ülke arasındaki ilişkiler yoğun bir biçimde araştırma konusu olmalıdır. Konuyu işlemek için arşiv belgelerinin zenginliği yanında o devirde basılan bazısı yarı propaganda, bazısı siyasî-iktisadî durum raporu niteliğinde bir hayli kitap ve risale vardır.”
İlber Ortaylı
Osmanlı İmparatorluğu’nun Batı dünyasına açılış çağında, Cermen kültürünün özel bir yeri olmuştur. Birinci Dünya Savaşı’nda, iki imparatorluğun da çöküşünü hazırlayan kader birliği yolunda, yalnızca siyasal ve askeri alanlarla sınırlı kalmayan ortaklıklar göze çarpar.
İlber Ortaylı, hem titiz ve geniş ufukta tarihçiliğini, hem de tadına doyum olmaz üslupçuluğunu işe koştuğu bu kitabında, Osmanlı dünyasında Alman etkisinin bütün boyutlarını olağanüstü bir sürükleyicilikle ortaya koyuyor.
| Yayınevi |
Kronik Kitap |
|---|
1 adet stokta
Kronik Kitap – Osmanlı İmparatorluğunda Alman Nüfuzu
/n
Stratejik Yakınlıktan Ötesi: Osmanlı Ve Almanya…
“Genç Alman İmparatorluğu’nun yayılma hırsı evvelemirde Osmanlı ülkelerine yönelmişti. Bu yayılmacılığı iktisadi, askerî ve siyasi ittifak alanlarında düşünmelidir. Almanya 19. yüzyılın Fransız, İngiliz tipi kolonyalizmine geç kalmıştır ve şartlar dolayısıyla yeni bir nüfuz politikası türü yaratmaktadır. Bu ülkelerde kurduğu nüfuz, 19. yüzyıl sonu ve 20. yüzyıl başındaki Almanya’nın tarihidir demek pek yanlış olmaz. Aynı nitelik son devir Osmanlı tarihi için de söz konusudur. Bu nedenledir ki, iki ülke arasındaki ilişkiler yoğun bir biçimde araştırma konusu olmalıdır. Konuyu işlemek için arşiv belgelerinin zenginliği yanında o devirde basılan bazısı yarı propaganda, bazısı siyasî-iktisadî durum raporu niteliğinde bir hayli kitap ve risale vardır.”
İlber Ortaylı
Osmanlı İmparatorluğu’nun Batı dünyasına açılış çağında, Cermen kültürünün özel bir yeri olmuştur. Birinci Dünya Savaşı’nda, iki imparatorluğun da çöküşünü hazırlayan kader birliği yolunda, yalnızca siyasal ve askeri alanlarla sınırlı kalmayan ortaklıklar göze çarpar.
İlber Ortaylı, hem titiz ve geniş ufukta tarihçiliğini, hem de tadına doyum olmaz üslupçuluğunu işe koştuğu bu kitabında, Osmanlı dünyasında Alman etkisinin bütün boyutlarını olağanüstü bir sürükleyicilikle ortaya koyuyor.
İlgili ürünler
Barbaros Hayreddin Paşa
Barbaros Hayreddin Hızır Reis, Cezayir’in sultanı idi. Kanuni Sultan Süleyman’ın bir işareti üzerine sultanlığın tapusunu padişahın önüne koydu. Birlik ve beraberliğin sembol ismi oldu. Osmanlı armadasının başında Akdeniz’e açılan Barbaros Hayreddin Paşa, 1538’te Avrupalı devletlerin bir araya getirdiği en büyük Haçlı donanmasını Preveze’de ağır bir hezimete uğrattı. Akdeniz, bir Türk gölüne dönüşürken, Avrupalılar Akdeniz’de tahta parçası yüzdüremez hâle geldiler.
Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil, Türk denizcilik tarihinin bu en önemli simasının neslini, ağabeyi Oruç ve mücahid yoldaşlarıyla hem korsan gemilerine hem İspanyollara karşı verdiği akıl almaz mücadeleyi, Cezayir’e hâkim olarak idare ve siyaset alanında gösterdiği başarıyı, Endülüs Müslümanları için çektiği çileleri, İspanyolların Mağrip’te yerleşmelerinin önünü kesen efsanevi kahramanlığını ve nihayet Osmanlı kaptan-ı deryası olduktan sonraki serüvenini kitapta çarpıcı detaylarıyla anlatıyor.
Tarihi Sevdiren Adam, bu eseriyle Türk denizciliğinin yüz akı olan Barbaros Hayreddin Paşa’nın destansı hayatını okuyucuların gözleri önüne seriyor.
Bozkır İmparatorluğu
Korkuyla birleşen bir saygının, şaşkınlıkla birleşen bir hayranlığın ifadesidir. Tarihte daima hâkim bir rol oynamış, bir zamanlar dünya milletlerinin kaderini çizmiş olan Türklerin Asya bozkırlarındaki muhteşem tarihî maceralarını anlatır. Milletimizin karakterini etkileyen göçebelik, göçebe ve bozkır medeniyeti, buna bağlı olarak Asya ve özellikle Orta Asya Türk Tarihi, eserin ana konularını teşkil eder. Olay ve olgular, kitabın kapaktaki adında da zikredilen üç cihangirin silsilesi takip edilerek anlatılır: Atilla, Cengiz Han ve Timur... "Bu kitabın başlığında yazılmış üç kudretli ismin etrafında ve onları anlatarak, on asırlık tarih boyunca Çin sınırlarından Batı'nın sınırlarına yürüyen büyük göçebeler kavmini hatıra getirmek istedim. Yalnız tarihçilere değil bozkırdan neşet eden kültür ve medeniyetimizin tarih içerisindeki görünümlerini merak eden herkese hitap eder.
Halil İnalcık’ın Merceğinden Osmanlı
Halil İnalcık’ın Merceğinden Osmanlı kitabı; İnalcık’ın bazı önemli söyleşilerinden, yazılarından, sempozyum ve açılış konuşmalarında dile getirdiklerinden derlenen metinlerin Osmanlı başlığı altında bir araya getirilmesiyle oluştu. Tek yanlı yorumlanmış bu tarihin okumasını doğru yapabilmekte fayda sağlayan bu kitap, Osmanlı’nın istatistik sisteminden yemek kültürüne kadar detaylı bilgiler aktarıyor. Ve İnalcık, tüm bunların kültür tarihi bakımından önemini anlatırken elbette Osmanlı tarihini yorumlayışımıza da büyük katkı sağlıyor.
Kayı 2: Cihan Devleti Fatih
Sultan Mehmed alayla şehre girdi ve Ayasofya’ya geldi. Atından inerek mabedin içine girdi. Ayasofya’nın içinde bulunan patrik ve halk padişahın ayaklarına kapanarak ağlaşmaya başladılar. Fatih Sultan Mehmed elleriyle susmalarını işaret etti. Ortalığı sükûnet kaplayınca patriğe:
“Ayağa kalk! Ben Sultan Mehmed sana ve arkadaşlarına ve bütün halka söylüyorum ki bugünden itibaren artık ne hayatınız ve ne de hürriyetiniz hususunda benim gazabımdan korkmayınız.”
Fatih Sultan Mehmed
Yediden yetmişe herkese tarihi sevdiren kıymetli ilim adamı Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil’in kaleme aldığı KAYI serisinin ikinci kitabı KAYI II: Cihan Devleti’nde; Söğüt ve Domaniç’te başlayan ve adı Osmanlı olan devletin mimarlarının planlı, programlı ve disiplinli hareketleri; insani değerlere bağlı, inançlı ve temiz yaşayışlarıyla bir asra varmadan gerçek bir dünya gücüne doğru giden muazzam başarılarının devamını bulacaksınız.
Sultan Çelebi Mehmed’in Fetret Devri’nden çıkardığı devlete, oğlu II. Murad Han zindeliğini ve itibarını yeniden kazandıracak; Osmanlı’yı Rumeli’den söküp atmak üzere son bir hamle ile tekrar harekete geçen Haçlı ordularını 1444’te Varna’da ve 1448’de Kosova’da darmadağın edecek ve nihayet Fatih Sultan Mehmed’in 1453’te İstanbul’u fethiyle gazâ aşkı artık bir cihan hükümdarlığı fikrine yönelecektir.
Kalemle kılıcı hep yan yana kullanmış Osmanlı padişahlarından II. Murad ve Fatih Sultan Mehmed’in seferleri, özel yaşamları, hocaları, imar faaliyetleri, idari, insani ve dinî yönleri hepsi KAYI II: Cihan Devleti kitabında ve tarih ziyafeti tadında…
Kayı 3: Harameyn Hizmetinde Yavuz
Yüce Allah beni atalarımın ocağına padişah yapınca, şeriki ve benzeri olmayan Hakk Teâlâ hazretlerine tazarru ve niyaz ile münacaatlar eyledim. Ey asuman u zeminin yaratıcısı ve ey ins ü cinin ve hayvanların rızık vericisi Kerim ve Rahim olan Rabbim, Harem-i hassın olan Beytullah’ın ki o Kâbe-i saadet-penâhdır- bulunduğu Mekke-i Mükerreme ile iki cihan fahri habibin Muhammed Mustafa’nın mezarları, saadetlü merkad-i hümayunlarının olduğu Medine-i Münevvere’nin süpürgeciliğini bana nasip eyle!
- Yavuz Sultan Selim
Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil, Osmanlı Devleti’nin soluk soluğa ilerleyen serüvenine Kayı 3: Haremeyn Hizmetinde ile devam ediyor.
Fatih Sultan Mehmed’in bir cihan devleti hâline getirdiği imparatorluk, onun ölümüyle başa geçen oğlu 2. Bayezid devrinde iki büyük çekişmeye sahne olacaktır: Saltanatının başlangıcında kardeşi Cem Sultan’la mücadelesi, sonunda ise oğulları arasında baş gösteren taht kavgaları… Kardeş kavgalarının neden olduğu kaostan istifade eden Safeviler ise, Anadolu’yu bir yangın yerine çevirecek;Şahkulu Baba Tekeli ve Nur Ali Halife isyanlarında binlerce Anadolu insanı hayatını kaybedecektir.
İşte böyle bir zamanda saltanatı devralan Selim Han’ın birlik ve beraberliği yeniden sağlama mücadelesi vekısa zamanda gerçekleştirdiği akıl almaz fetihler Kayı 3: Haremeyn Hizmetinde kitabında.
Bütün bunların yanında, 2. Bayezid ve Yavuz Sultan Selim dönemindeki savaşlar, imar faaliyetleri ve adı geçen padişahların manevi ve özel yaşamlarına dair bilinmeyenler, keyifli bir tarih sohbeti tadındaki eserde okuru bekliyor.
Osmanlı Gerçekleri 1
Kayı serisi ile 7'den 70'e herkese ulaşan Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil, şimdi de Osmanlı Gerçekleri başlıklı yepyeni bir seriyi okuyucularının beğenisine sunuyor. Şimşirgil, bu seriyle Osmanlı'nın kuruluşundan yıkılışına kadarki dönemle alakalı herkesin aklına takılan birçok soruya yine akıcı üslubu, temel kaynak referanslarla cevap verecek…
Osmanlı'yla Kayı boyunun ilişkisi nedir?
Ertuğrul Gazi, Muhyiddin İbnü'l-Arabi ile karşılaştı mı?
Osmanlı İmparatorluğu Selçukluların devamı mıdır?
Osmanlı devlet adamlarının yetiştiği Enderun nasıl bir mektepti?
Osmanlı padişahları neden hacca gitmiyordu?
Yıldırım Bayezid ve Timur Han neden karşı karşıya geldiler?
Hangi Osmanlı padişahı Kâbe-i Muazzama'ya nasıl hizmetler götürdü?
Osmanlı vakıf sitemi nasıl işliyordu ve vakfiyelerde neler yazıyor?
Devşirme sistemi nedir ve Osmanlı'da nasıl işlerdi?
Osmanlı padişahları kardeşlerini neden katletmiştir?
Osmanlı Gerçekleri serisinin ilk kitabıyla, yedi iklime 600 sene adaletle hükmetmiş Osmanlı'nın tartışılan meseleleri hakkında zihninizi kurcalayan hiçbir soru cevapsız kalmayacak…
Osmanlı Gerçekleri 2
Kayı serisi ile 7’den 70’e herkese ulaşan Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil, Osmanlı Gerçekleri dizisinin ikinci kitabıyla da, Osmanlı’nın kuruluşundan yıkılışına kadarki tartışmalı konuları akıcı üslubu, soru cevap usulü ve temel kaynak referansları ile açıklamaya devam ediyor…
• Osmanlı padişahları Yavuz Sultan Selim’den evvel halife unvanını kullandılar mı?
• Yavuz Sultan Selim mukaddes emanetleri zorla mı alıkoydu?
• Yavuz, seferlerinde neden hep doğuyu seçti?
• Safevi Devleti’nin hükümdarı Şah İsmail Türk müdür?
• Osmanlı fetihlerindeki başarı sırları nelerdir?
• Osmanlı’nın yeni fethettiği yerlerde uygulamış olduğu istimalet politikası ne demektir?
• Osmanlılar 200 bin kişilik orduların ihtiyaçlarını nasıl karşılıyorlardı?
• Osmanlı Devleti’nin resmî dili ne idi?
* Osmanlılar Türkleri kötülediler veya ötelediler mi?
• Yeniçeriler ile ilgili ilginç detaylar…
• Tarihin tartışmalı isimlerinden biri: Şeyh Bedreddin saltanat hırsının kurbanı mı oldu?
• Osmanlı sarayında bulunan köle ve cariyelerin akıbetleri ne oldu?
Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil, Osmanlı Gerçekleri 2’de okurlarının zihnine takılan daha pek çok ilgi çekici meseleyi aydınlatıyor…
Onu okudukça tarihi daha çok seveceksiniz!
Osmanlı Sufiliğine Bakışlar
Alanında otorite olarak kabul edilen Ahmet Yaşar Ocak bu kitabında yer alan makaleleriyle projeksiyonunu Osmanlı dönemindeki tasavvufî figürlere ve Osmanlı tarihinde önemli bir yer tutan sufî zümrelere çeviriyor.
Bu kitapta serinin ilk kitabı olan "Türkiye Sosyal Tarihinde İslamın Macerası"ndaki genel perspektif çerçevesinden daha özele inen makaleler var. Selçuklu döneminde Balkanlar'da önemli bir Türkmen kolonizasyon hareketine öncülük etmiş olup, buralarda İslam'ın yayılmasında ciddi bir payı bulunan Sarı Saltık, 16. yüzyılda Osmanlı merkezî yönetimiyle ciddî ideolojik problemler yaşayan Melâmî hareketinin temsilcilerinden Bünyamin-i Ayâşî ve İsmail Ma'şukî gibi isimler bu makalelerin konularından bazıları. Kitapta Fuat Köprülü'nün Ahmed-i Yesevî ve Yesevilik'le ilgili çalışmalarından bu yana geçen zaman içinde, bu konunun yeniden akademik tarihçiliğin ilgi alanına girdiğini gösteren yeni tartışmaları, Türkiye tarihinde siyasal iktidar ve sufi çevre ilişkilerini sentetik bir yaklaşımla değerlendiren makaleler de var.
Ahmet Yaşar Ocak ayrıca Osmanlı'da Sufi Çevreler, Kalenderiler ve Kalenderi Dervişler, Bektaşilik, Bayramî Melamîleri gibi konuların yanısıra Zaviyeler, Evliya Menakıbnamaleri gibi konulara farklı bir bakış açısıyla yaklaşıyor. Türkiye'de her zaman tartışılan ama üzerinde çok şey bilinmeyen hususlara dair derinlemesine incelemeler bulunan mühim bir eser...

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.