Osmanlı Devleti’nde Askeri İstihbarat
₺360,00 Orijinal fiyat: ₺360,00.₺305,00Şu andaki fiyat: ₺305,00.
1 adet stokta
Osmanlı Devleti’nde Askeri İstihbarat
İstihbarat ve istihbarat tarihi denince ilk akla gelenler gizli haber toplama faaliyetleri, insan istihbaratı, casusluk, karşı casusluktur. Devletin ülke içi ve dışında kendine tehdit gördüğü rakip devlet, kurum ve kişileri takibi veya onların yürüttüğü istihbarat çalışmalarına karşı koyma faaliyetleri. Oysa istihbarat sadece gizli kaynaklara dayanmaz, sadece haber toplamaktan ibaret değildir ve istihbarat çalışmalarına sivil alandan çok askerî harekâtta ihtiyaç duyulur.
Avrupa’daki önde gelen devletlerle aynı zamanlarda dış temsilciliklerine askerî ataşe kadroları açan Osmanlı Devleti, 1860’lardan itibaren gizli haber toplamaya dayalı ve geçici statüdeki casusluktan açık kaynak ağırlıklı haberlerin analizine dayalı pozitif istihbaratı benimser. İnsan istihbaratı ve gizli haber toplama çalışmaları sonlanmasa da, artık merkezde olan stratejik seviyedeki askerî tehditleri değerlendirmeye elverecek veri bankalarının doldurulmasıdır. karar verme süreçlerine destek olmaya başlar.
Doğrudan Osmanlı belgelerine dayalı bu çalışmada; Osmanlı Genelkurmayı ve yurtdışı askerî istihbarat ağının kendisi için yakın tehdit gördüğü devletlerin ordu ve donanmalarını nasıl izlediği, alınan haber ve bilgilerin stratejik karar alıcılarca nasıl değerlendirildiği, Balkan devletlerinin Osmanlı’ya karşı birleşik saldırı planları ile Rusların İstanbul’a İtalyanların Trablusgarp’a çıkartma projelerinin yıllar öncesinden nasıl takip edildiği soruları da cevaplanmaktadır.
İlgili ürünler
Bitmeyen Stıcker Kitabı (Etkinlikli 200+ Çıkartma)
Gül Kuyusu 1
KARTPOSTAL HEDİYELİ
Gülçehre, çiçekleriyle ilgilenmeyi seven, manga okuyup sürekli k-drama izleyen ve aynı zamanda üniversite sınavına hazırlanan normal bir kızdır. Bir gün hayatına hiç beklemediği bir şekilde, okuduğu mangalar ve izlediği k-dramalardaki başrol erkek karakterleri aratmayan
bir adam girer. Bu esrarengiz adamın gelişiyle, Gülçehre birdenbire sıradan hayatının başrolüne dönüşür.
Salıncağın üzerinde duruyordum, salıncağın halatlarını daha sıkı tuttu.
“Senin için buradayım, Gül Kuyusu.”
Yeşil gözlerine baktım.
“Özgürüm,” diye fısıldadım yağmur damlaları yüzümden gözyaşları gibi kayarken.
“Özgürsün,” dedi.
Maradona – Sahanın Yıldızları
2024 yılı güncel bilgileri ve istatistikleriyle!
Diego, henüz 4 yaşındayken futbol topuyla buluştuğunda onun gelecekte bir efsane olacağını kim bilebilirdi?
Arjantin’in tozlu sokaklarında büyük bir futbolcu olma hayaliyle yanıp tutuşan bu küçük çocuk, büyüdükçe yalnızca sahaların değil, aynı zamanda milyonların da kahramanı oldu. İçindeki bitmeyen tutku ve sarsılmaz kararlılıkla futbol tarihini âdeta yeniden yazdı.
Maradona’nın kariyeri, zaferlerle ve mücadelelerle dolu bir destandır. Napoli’deki unutulmaz başarılarından
“El Diego” olarak anıldığı o büyülü anlara ve Arjantin Millî Takımı ile kazandığı büyük zaferlere kadar her adımında ilham verici bir hikâye saklıdır.
Bu hikâyeyi okurken Maradona’nın azmine, hayallerinin peşinden sarsılmaz bir inançla koşmasına ve onun eşsiz futbol yolculuğuna tanıklık edeceksiniz.
Savrulan Bulutlar
“Ruhuna ilmek ilmek işlenen bu genç kadını sevmeye başladığı andan beri tüm gün, tüm gece yalnızca onun çehresini düşlüyordu. Onu kalbinden söküp atamıyor, aşkını dile getirebilir mi, bilmiyordu.”
Modern Japon romancılığının ilk örneği olarak kabul edilen Savrulan Bulutlar, Japon toplumunun
radikal değişimleriyle iç içe geçmiş bir öykü sunar. Bunzō, içine düştüğü mecburiyet sebebiyle akrabalarıyla yaşamaya başlar. Bir yandan hayatındaki bu değişime ayak uydurmaya çalışırken
bir yandan da çevresindeki insanlarla birlikte ülkenin yaşadığı toplumsal dönüşümünün
bir parçası hâline gelir .
Klasik yazı üslubu yerine kendi modern çizgisini oluşturan Futabatei Shimei, Savrulan Bulutlar ile
Meiji Dönemi'nin zorluklarına ışık tutar. Japonya’nın modernleşme süreci, toplumsal dokunun evrimi
ve bireylerin bu değişimle başa çıkma çabaları, bir karakterin gözleminden yaşadığı iç çatışmalarla
birlikte aktarılır. 1887 ve 1889 yılları arasında tefrika edilen bu eser, tarihsel bir panorama
çizerek yaşadığı coğrafya ve zaman dilimi fark etmeksizin insanların aynı acıları ve aynı dertleri paylaştığını keşfetmeye davet ediyor.

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.