Montrö Boğazlar Konferansı (Ciltli)
₺900,00 Orijinal fiyat: ₺900,00.₺743,00Şu andaki fiyat: ₺743,00.
1 adet stokta
Montrö Boğazlar Konferansı (Ciltli)
Yakın Tarihten Temel Kaynaklar Ve Belgeler: Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşları, kurtuluş savaşı sonucunda İtilaf devletlerinin işgalinden ve emperyalist güçlerin boyunduruğundan kurtardıkları topraklarda kurdukları bağımsız devleti 1923 lozan antlaşması ile bütün dünyaya kabul ettirdiler. Ancak tüm çabalarına karşın Büyük Güçleri, Boğazlar üzerindeki egemenliklerinden vazgeçiremediler. Bunun için 1936 Montrö Boğazlar Sözleşmesi’ni beklemeleri gerekti. Aradan geçen bu on üç yıllık sürenin bütün dünyaya gösterdiği bir şey vardı: Yeni Türkiye Cumhuriyeti, yaptığı çağdaşlaşma atılımlarıyla uluslararası camianın saygın ve sözü dinlenir bir üyesi haline gelmişti. Artık Boğazlar üzerinde kontrol sahibi olmak istiyordu. Bunun için Milletler Cemiyeti’ne nota vererek bir konferans toplanmasını talep etti. Montrö’de toplanan konferansta Türkiye, kararlı tutumu sayesinde istediğini alarak Boğazlar’da egemenliğini kurdu. Aradan geçen onyıllar içinde esasta bir değişikliğe uğramadan devam eden Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nden aldığı yetkilerle donanmış olan Türkiye, 2. Dünya Savaşı ve Soğuk Savaş gibi dünyanın geçirdiği en zorlu dönemlerde, hem Boğazlar’daki egemenliğini tartışmasız biçimde sürdürmeyi, hem de bu kadar stratejik bir su yolunun hasım devletler arasında çatışmalara yol açmamasını sağlamayı başardı.
Mülkiye’nin efsane hocalarından Seha L. Meray, Büyükelçi Osman Olcay ile birlikte Montrö Boğazlar Sözleşmesi’ni ve bu sözleşmeyi ortaya çıkaran Montrö Boğazlar Konferansı’nı arı bir Türkçeye çevirerek kırkıncı yılında kitaplaştırmıştı. Elinizdeki kitap, o çeviridir. Türkiye’nin en yetkin uluslararası hukuk uzmanları arasında yer alan Rıza Türmen, Montrö Sözleşmesi’nin önemini, bu yeni baskı için son derece yalın bir anlatımla kaleme aldığı Önsöz’de değerlendirdi.
İlgili ürünler
Arel Ve Enteresan Kumbarası
Arel ve ablası, Kapadokya’da balon turu yapmak için sabırsızlanıyordu fakat babaları onlara bir şart koşmuştu: Balona binmek için herkesin kendi kumbarasını doldurması gerekiyordu! Bundan kolay ne olabilirdi ki… Arel, kumbarasını bir sürü bozuk parayla doldurmuştu bile.
Ama işler pek de beklediği gibi gitmedi, kumbarasını değerli şeylerle doldurmalıydı. Arel’in başka taktiklere ihtiyacı vardı. Acilen bütçe yönetimini öğrenmesi gerekiyordu.
Peki asıl değerli olan şey para mıydı?
Çay Kitabı
“Kanatlı olduğu kabul edilen tek çiçek kelebektir ve diğer tüm çiçekler yok edicileri karşısında çaresizdir. Belki de can çekişiyorlar ama sesleri ne kulağımıza ne de kalbimize ulaşıyor. Bizler zalimiz; bize hizmet edenlere ve bizi sevenlere karşı durmadan zalimlik yapıyoruz.”
Bir bardak sıcak çay eşliğinde Doğu’nun geleneksel köklerine yapılan kısa bir yolculuk…
Toplumumuzdaki yeri itibarıyla popülerliğini sürekli koruyan çayın Doğu’da ortaya çıkıp yayıldığı ve bir çay kültürünün oluştuğu bilinmektedir. Çay Kitabı ; Japon çay seremonisini, çayın tarihçesini, estetik algısını ve felsefi boyutlarını ele alır. Çayın yanı sıra Japonya’nın kültürel zenginliğine ve geleneksel sanat anlayışına da değinen bu eser, sanatı ve kültürü farklı bir perspektifle aktarır.
Doğu medeniyetini ve sanatını Batı’nın karşısında savunma görevini üstlenen Okakura Kakuzō, Çay Kitabı ’yla Batı’yı Japon kültürü ve felsefesiyle tanıştırmakta öncü bir rol oynamıştır.

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.