Mesnevi Terapi
₺340,00 Orijinal fiyat: ₺340,00.₺281,00Şu andaki fiyat: ₺281,00.
“Bilgi çağını bilgelik çağına dönüştürürken yol göstericimiz Mevlana olacaktır. Çünkü o ruhsal yapımızdaki şifrelere dokunuyor, bizde var olan duyarlılığı harekete geçiriyor.” -Prof. Dr. Nevzat Tarhan- İnsanlık Mevlana’yı yeniden keşfediyor. Çünkü onun öğretisi yaşadığı zamana hapsedilemeyecek kadar evrensel. Çünkü hepimizin ondan öğreneceği çok şey var. Prof. Dr. Nevzat Tarhan buradan bakarak, Mesnevi’nin çağları aşan bilgeliğinin ruha nasıl şifa olabileceğini anlatıyor. Tarhan, Mesnevi Terapi’de Mevlana’yı günlük hayatta bize yol gösterecek bir rehber olarak tanımamız gerektiğini anlatıyor. İçimizdeki hakikati görmemizi, farkındalığımızı artırmamızı sağlayacak önerilerle, Mesnevi’yi modern psikoloji tarafından da kabul gören bir anlayışla kalbe ve ruha şifa veren bir eser olarak okutuyor. Ve Mevlana’dan ilhamla şöyle diyor: “İnsanın gözü kördür ışık olmadıkça, Aşkın gözü kördür gerçekler olmadıkça, Aklın gözü kördür ahlak olmadıkça, Hırsın gözü kördür terazi olmadıkça, Şöhretin gözü kördür tevazu olmadıkça, Gücün gözü kördür erdem olmadıkça, Paranın gözü kördür insaf olmadıkça, Menfaatin gözü kördür empati olmadıkça, Adaletin gözü kördür hakkaniyet olmadıkça, Tabibin gözü kördür tıp etiği olmadıkça, Medeniyetin gözü kördür bilgelik olmadıkça…”
| Yayınevi | Timaş Yayınları |
|---|---|
| Yazar | Nevzat Tarhan |
| Baskı Yılı | 2013 |
3 adet stokta
Timaş Yayınları – Mesnevi Terapi
/n
“Bilgi çağını bilgelik çağına dönüştürürken yol göstericimiz Mevlana olacaktır. Çünkü o ruhsal yapımızdaki şifrelere dokunuyor, bizde var olan duyarlılığı harekete geçiriyor.” -Prof. Dr. Nevzat Tarhan- İnsanlık Mevlana’yı yeniden keşfediyor. Çünkü onun öğretisi yaşadığı zamana hapsedilemeyecek kadar evrensel. Çünkü hepimizin ondan öğreneceği çok şey var. Prof. Dr. Nevzat Tarhan buradan bakarak, Mesnevi’nin çağları aşan bilgeliğinin ruha nasıl şifa olabileceğini anlatıyor. Tarhan, Mesnevi Terapi’de Mevlana’yı günlük hayatta bize yol gösterecek bir rehber olarak tanımamız gerektiğini anlatıyor. İçimizdeki hakikati görmemizi, farkındalığımızı artırmamızı sağlayacak önerilerle, Mesnevi’yi modern psikoloji tarafından da kabul gören bir anlayışla kalbe ve ruha şifa veren bir eser olarak okutuyor. Ve Mevlana’dan ilhamla şöyle diyor: “İnsanın gözü kördür ışık olmadıkça, Aşkın gözü kördür gerçekler olmadıkça, Aklın gözü kördür ahlak olmadıkça, Hırsın gözü kördür terazi olmadıkça, Şöhretin gözü kördür tevazu olmadıkça, Gücün gözü kördür erdem olmadıkça, Paranın gözü kördür insaf olmadıkça, Menfaatin gözü kördür empati olmadıkça, Adaletin gözü kördür hakkaniyet olmadıkça, Tabibin gözü kördür tıp etiği olmadıkça, Medeniyetin gözü kördür bilgelik olmadıkça…”
İlgili ürünler
Dert Etme Allah Biliyor
Kalplerin Keşfi Mükaşefetü’l Kulub
Mükâşefetü'l-Kulûb konu itibariyle tasavvufî bir eserdir. İçerik itibariyle kalpleri hassas bir İslâmi hayata sevk etmeyi, oraya saf bir İslâmî hayatı sıkıştırmayı hedef edinen bir eserdir. Mükâşefetü'l-Kulûb bir Kalpleri İhyâ kitabıdır. Durumlarını tespit ve keşfedip aralayarak, ortaya çıkararak ıslaha çalışmayı öğreten bir eserdir. Tasavvuf kalp ile meşgul olan bir ilimdir. Malûmdur ki, kalp nasıl olursa dış âzâ ve yaşayış da ona uygun bir manzara arz eder. Allah Teâlâ'nın; Her kulun kalbini günde birkaç kere kontrol ettiği hadisinin mânâsına itibarla tasavvufta amellerin zuhur mahalli olan kalp ele alınmıştır. Bu her İslâm âliminin, Hakka ubûdiyyete kendini adamış her âbid ve zahidin başta ya da sonda yaşadıkları bir hayat tarzıdır. Cenâb-ı Hakk'ın her gün ziyaret ettiği kalp hiç şüphesiz ki temiz olmaya lâyıktır. Çünkü bir kulun, Rabbine karşı (kölenin efendisine misali) edep kaidesidir. Edebi olmayan bir kulun Rabbi yanında itibarı olmaz. Hâlbuki bir köle için gaye, efendisinin teveccühünü kazanmasıdır. Kulun saadet ve huzuru da buna bağlıdır. Bu bakımdan kalp, kalplerin keşfi ve hâllerin bilinmesi (Mükâşefetü'l-Kulûb) gayet mühimdir.
Kuranın Kalbine Yolculuk
Kur'an; Azîz olan izzet sahibi, Rahîm olan rahmet sahibi Allah’ın indirdiği hikmet yüklü bir kitaptır.
Kur’an; bir hakikat çağrısı, bir hidayet rehberidir. Bu kitap Allah’ın sesidir, nefesidir; Allah’ın kelamıdır. İnsan, Kur'an'la ne kadar iç içe girerse Allah’ın sesini, nefesini, soluğunu o kadar içinde, iliklerinde hisseder. O soluk insanı pişirir; olgunlaştırır…
Kur’an; arayış içindeki insanı esfel-i safilinden, bataklığın dibinden alıp Allah’ın rızasının istikametine sevk etmek için indirilmiş bir kitaptır.
Kur’an hatırlatır... İnsanın fıtratından gelen devasa sorulara, arayışlarına cevap verir. İnsanın ruhuna, benliğinin derinliklerine hitap eder. Yeter ki insan içindeki o sese kulak verebilsin.
Kur'an Peygamberimizin kalbine inmiştir; şahsiyetine ve benliğine inmiştir. Onu yemesiyle, içmesiyle, oturmasıyla, kalkmasıyla yaşayan Kur'an yapmıştır.
Kur’an müminin de kalbine inmeli çünkü kalp, insanın şahsiyetinin, karakterinin, benliğinin merkezi ve başkentidir.
Yasin Pişgin, Yasin Suresi tefsiri olarak hazırlanan Kur'an'ın Kalbine Yolculuk’ta Kur'an'dan mü'minin kalbine; mü'minin kalbinden Refîk-i âlâya uzanan yola işaret ediyor. Kur'an'ın Kalbine Yolculuk bu yolda gidenleri Kur’an’ın derinliklerine daldırıyor. Ta ki Kur'an'ın sırları gönüllere aşikâr olsun.
Mercan Resiflerinin Ötesi
Türkiye’de artık bir klasik haline gelen Su Üstüne Yazı Yazmak kitabının yazarı Muhyiddin Şekûr Mercan Resiflerinin Ötesi ile “Sufi Günlükleri” serisine devam ediyor.
Yazar her zamanki gibi yine İlahi Rahmet’in hayatın her anına nüfuz edişini ve gündelik hayatın içine gizlenmiş irşadları fark etmeye dair dikkatli bakışıyla ayrıntı gibi görünen işaretlerin peşine düşüyor. Yirmi birinci yüzyılda yaşamanın en büyük açmazlarından olan dikkat dağınıklığıyla ilgili incelikli uyarılarda bulunuyor. Ama bunu tasavvufi metinlerde pek de sık rastlamadığımız bir biçimde bazen bir televizyon programı, bazen The Matrix gibi kült bir film, bazen de gün içinde son derece olağan biçimde karşımıza çıkan “Kaf Dağı’ndan gelen bir kuş” üzerinden resmediyor. Ve bütün bu işaretlerin kişinin kendi gerçeğine ve nefsine karşı son derece dürüst ama aynı zamanda ümitli bir yerden bakarak nasıl okunabileceği konusunda şefkatli bir el uzatıyor.
Muhyiddin Şekûr’u bizlerle tanıştıran Ayşe Şasa, İbn Arabî’den ilhamla, “Mucizeler bir kere başladı mı bitmek bilmez,” diyordu. Muhyiddin Şekûr da “O’nun iyiliğinin kalbe işleyişi o kadar berrak ve keskindir ki buna nail olan kimse, ilahi rahmeti tattığını kesin ve şüphesiz olarak bilir,” diyerek dik yokuşların aynı zamanda olağanüstü fırsatlar da barındırdığını hatırlatıyor. Dünya denilen suretler âlemi ile mercan resifleri arasında benzerlik kuran Şekûr, görünenin ötesinde uçsuz bucaksız bir hakikat denizi olduğunu fısıldıyor.
İrşadım ilerledikçe, kalbim Allah’ın cömertliği karşısında şükranla doldu. O'nun yardımının dünyeviden uhreviye her yönden ve her seviyede geldiğini görüyordum. En nihayetinde “anlamamıza” ve böylece özgürleşerek gerçekten yaşamaya başlamamıza yardım eden Rahmetinin ne kadar bol olduğunu görüyordum. Bu âlem, arayışta olan her birimiz için olağanüstü fırsatlar sunar.
Okullar İçin Mesnevi’den Seçmeler
Millî Eğitim Bakanlığı'nın tavsiyesinin doğurduğu ihtiyacı karşılamak üzere Mesnevî'de yer alan kısa hikâyelerden oluşan bir derlemedir. Girişte Hazret-i Mevlâna'nın hayatı ve eserleri hakkında özet bilgiler verilir. Hikâyeler öğrencilerin dimağlarında tat bırakacak ve onlara Mesnevî'yi sevdirecek şekilde seçilmiştir. Hikâyelerde tasavvufî görüşün temel kavram ve olgulara nasıl baktığı aksettirilmiştir. Otuz iki ana başlıktan oluşur. Bu başlıklar iç içe geçen küçük hikâyelerle işlenmiş ve açıklanmıştır.

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.