Leyla İle Mecnun – Say Yayınları
₺200,00 Orijinal fiyat: ₺200,00.₺165,00Şu andaki fiyat: ₺165,00.
Aşk denilince akla ilk gelen, türlü kitaplara, filmlere konu olan Leyla ile Mecnun mesnevisi, edebiyatımızın en lirik şairi Fuzulî’nin şaheseri olmasının yanı sıra en büyük aşk mesnevilerinden de birisidir. Sevgiliye kavuşamamakla inşa olan bu aşk, dünyevi aşkı tarif eder gibi görünse de tasavvufi öğelerden beslenerek sonunda Tanrı aşkına ulaşmaya varır ve vahdet-i vücud inancını (varlığın birliği) ortaya koyar. Diğer aşk mesnevilerinin çoğunun aksine sevgililer kavuşamazlar ve ölüm bu aşkın tamamına erdiği yer olur.
| Yayınevi | Say Yayınları |
|---|---|
| Yazar | Fuzuli |
| Sayfa Sayısı | 80 |
| Kağıt Cinsi | 2. Hamur |
| Baskı Yılı | 2021 |
| Boyut | “13, 50 X 19, 50″ |
| Cilt Tipi | Karton Kapak |
5 adet stokta
Say Yayınları – Leyla İle Mecnun – Say Yayınları
/n
Aşk denilince akla ilk gelen, türlü kitaplara, filmlere konu olan Leyla ile Mecnun mesnevisi, edebiyatımızın en lirik şairi Fuzulî’nin şaheseri olmasının yanı sıra en büyük aşk mesnevilerinden de birisidir. Sevgiliye kavuşamamakla inşa olan bu aşk, dünyevi aşkı tarif eder gibi görünse de tasavvufi öğelerden beslenerek sonunda Tanrı aşkına ulaşmaya varır ve vahdet-i vücud inancını (varlığın birliği) ortaya koyar. Diğer aşk mesnevilerinin çoğunun aksine sevgililer kavuşamazlar ve ölüm bu aşkın tamamına erdiği yer olur.
İlgili ürünler
Amerika
Hizmetçinin birini ayartıp, hamile bıraktığı için, yaşam koşulları elverişsiz ailesinin Amerika’ya gönderdiği on altısındaki Karl Roosmann, hızını düşürmüş bir gemiyle New York limanına yanaştığı anda, kaç vakittir seyrettiği Özgürlük Tanrıçası’nı yoğunlaşmış gün ışığında gördü.
Anıtın kılıçlı eli daha da tepelere uzanıyor, bedenini salıveren esintiler oluşturuyordu...
...
Kayıp, diğer adıyla Amerika, Kafka´nın yazdığı ilk romandır. Ailesi tarafından apar topar Amerika´ya gönderilen Karl Rossman´ın hikâyesini konu almaktadır.
Karl, on altı yaşında bir gençtir ve işlediği bir suçtan dolayı ailesi onu bu cezaya mahkum etmiştir. Sürgün edildiği Amerika’ya giderken, bulunduğu geminin ateşçisiyle tanışmış ve macera başlamıştır.
Artık önünde bazen zengin bazen fakir olacağı, farklı şehirlerde, farklı sosyal statülerde ve farklı yaşam şartlarında bir hayat onu beklemektedir.
Dorian Gray’in Portresi
Ressam Basil Hallward’ın sıra dışı güzelliğiyle Dorian Gray adlı bir genç adamın portresini çizmesiyle başlar her şey. Dorian portrede gördüğü genç ve güzel halinin büyüsüne öyle kapılmıştır ki yaşamının devamını tuvaldeki suretini koruyabilmenin hırsı içinde geçirir. Kendisinin bile haberdar olmadığı tutku ve arzularını ona açan Lord Henry Wotton’sa Dorian’ın güzellik, şehvet ve zevk peşinde günden güne yozlaşmasına önayak olur. Dorian Gray’in Portresi, cinselliğe dair kalıpları yıkarken estetik, güzellik ve sanat kavramlarına da felsefi bir yaklaşımda bulunur.
Oscar Wilde’ın sansasyonel romanı Dorian Gray’in Portresi, metinde olan bitenler kadar yayımlanma öyküsüyle de merak uyandırır. Romanın yayımlanmasından beş yıl sonra, Wilde bir gecede İngiliz edebiyatının en renkli figüründen bir cinsel suçluya dönüşmüştür. Romandan alıntılar eşcinsel olduğu gerekçesiyle yargılandığı duruşmalarda yazarın önüne kanıt olarak sürülür. O günlerde ne yaşanmış olursa olsun, roman dönemin cinsellik ve erkeklik algısında bir kırılma yaratması ve yazarın yaşamından kolayca görülebilen izler taşımasıyla çağdaşlarından ayrışır. Okur ve eleştirmenler, karakterlerin yazarın gerçek yaşamındaki hangi kişilerden esinlendiğine kafa yoradursunlar, kendisi ise şöyle der: “Benden çok şey barındırıyor. Basil Hallward benim olduğumu düşündüğüm şey, Lord Henry Wotton insanların benim hakkımdaki düşünceleri; Dorian’sa olmak istediğim şey – belki de başka bir çağda.”
#dünyaklasikleri #ingilizklasikleri #güzellik #sanat #yozlaşma #iyilikvekötülük
Dubrovski
Puşkin’in ölümsüz eseri Dubrovski , dünyanın pek çok dilinde karşılığı olan bir isyan hikâyesi... Topraklarına açgözlü bir derebeyi tarafından sözde hukuk marifetiyle el konulan genç bir soylunun adalet arayışını anlatıyor. Yozlaşmış bürokrasi tarafından eli kolu bağlanan Dubrovski, tek çareyi derebeyinin zulmünden kaçan bir grup köylüyle birlikte sistem dışına çıkmakta bulur. Zenginden çalıp fakirlere dağıtarak, tıpkı Robin Hood ya da İnce Memed gibi efsanevi bir halk kahramanına dönüşür.
“Eşkıya dünyaya hükümdar olmaz” demişler... Güçlü düşmanının kızına ümitsizce sevdalanan Dubrovski, aşkı ve adaleti bulabilecek mi? Puşkin’in hiciv ile romantizmi sımsıcak harmanladığı bu eseri, Hasan Âli Ediz’in su gibi akan çevirisinden “bir solukta” okuyacaksınız.
İnsan Neyle Yaşar? – Kısaltılmış Metin
Yoksul bir ayakkabıcı olan Semyon, zor geçen bir günün ardından tuhaf bir adama rastlar. Soğuk bir kış günü olmasına rağmen adamın kıyafeti ya da ayakkabıları yoktur. Semyon, bunun onu ilgilendirmediğini düşünür; arkasını dönüp gider. Birkaç adım sonra, eğer yardım etmezse adamın öleceğini fark eder. Geri döner ve kim olduğunu ya da nereden geldiğini açıklamayı reddeden adamı evine davet eder. Bunu yaparken, kendisinin ve ailesinin kaderini değiştirecek bir seçim yaptığının farkında değildir.
Büyük ustadan, mutlaka okunması gereken bir eser.
Sahaf Mendel
“Zweig’ın eserini övmeye nereden başlayacağını bilemiyor insan.” –Ali Smith
Viyana’nın edebiyat camiasında el üstünde tutulan Sahaf Mendel aksi ama aksi olduğu kadar da eşsiz hafızaya sahip biridir. Her gününü aynı kafenin aynı masasında oturarak, bilgeliğinden yararlanmak için gelen ziyaretçilerle konuşarak geçirir. Tek tutkusu ise saplantı derecesinde bağlı olduğu kitaplardır, onlarla alakalı değilse çevresinde ne olduğu umurunda değildir, yaklaşan savaş bile. Birinci Dünya Savaşı’nın gölgesinde Viyana’nın çehresi değişirken, Sahaf Mendel’in de hayatı “düşman” ile işbirliği yaptığı suçlamasıyla altüst olacaktır.
Zweig, yozlaşarak parçalanan Avrupa’yı arkaplanına yerleştirdiği ve mütevazı bir yaşamın trajedisini aktardığı Sahaf Mendel ’in her sayfasında geniş bir durum panoraması sunuyor.

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.