Komitenin Ruhu Talat Paşa
₺450,00 Orijinal fiyat: ₺450,00.₺382,50Şu andaki fiyat: ₺382,50.
Talat Paşa Türkiye Cumhuriyeti’nin labaratuvarı olarak bilinen II. Meşrutiyet döneminde yaşamış “kurt” bir siyasetçi ve etkili bir devlet adamıydı. O İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin “teşkilatçı” liderlerinden biriydi. Dönemin İstanbul’daki Alman Büyükelçisi Kühlmann’ın, Talat Paşa’nın “zayıf tarafı” olarak, onun “çok fazla vatanperver olmasını” göstermesi tartışılabilir. Zira Kühlmann’a göre fazla vatanperver olmanın “dünyayı belli bir yere kadar anlamak” ve “olayları tarafsız bir şekilde analiz edememek” gibi olumsuz bir getirisi vardı.
Buna, dar ufuklu ve dünyayı tam olarak anlayamamak da denilebilir. Kühmann’ın bu tesbiti belki “fanatikler” için doğru olabilir ve beraberinde yabancı düşmanlığını da getirebilir. Halbuki vatanperver olmak, Kühlmann’ın iddia ettiği gibi her zaman “yabancılara şüphe ile bakmak” ve onları analitik değerlendirememek ile doğrudan ilişkili değildir. Kanaatimizce Talat Paşa’nın vatanperverliğini, onun dünyayı anlayamayacak kadar fanatikliği ile değil, sömürgeci ülkelerin pençesinde kıvranan Osmanlı Devleti’nin içinde bulunduğu siyasi ve sosyal yapısıyla açıklamak mümkündür.
Zira “hasta adam” ölmek üzereydi ve hastasını çok seven “Dr. Talat” onu iyileştirme sevdasındaydı. Bu çalışmada Talat Paşa’nın biyografisi dışında İttihat ve Terakki Cemiyetindeki rolü, Ermeni Meselesi, Siyonizm ve Masonluk ile bağlatısı gibi güncel meselelerde ele alınmıştır. Berlin’de görülen “Talat Paşa Davası” da ele alınan tartışmalı konularda bu esere de yer almaktadır.
Bu kitabı önemli ve özgün kılan nokta ise, Alman ve Türk arşiv belgelerinin karşılaştırmalı olarak bir arada değerlendirilmiş olmasındadır. Dolayısıyla kullanılan kaynaklar açısından bakıldığında, Talat Paşa’nın hayatı ve siyasi faaliyetleri ile ilgili literatürde eksik olan bir tarafı tamamlayacağı kanaatindeyiz.
| Yayınevi |
Yeditepe Yayınevi |
|---|
1 adet stokta
Yeditepe Yayınevi – Komitenin Ruhu Talat Paşa
/n
Talat Paşa Türkiye Cumhuriyeti’nin labaratuvarı olarak bilinen II. Meşrutiyet döneminde yaşamış “kurt” bir siyasetçi ve etkili bir devlet adamıydı. O İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin “teşkilatçı” liderlerinden biriydi. Dönemin İstanbul’daki Alman Büyükelçisi Kühlmann’ın, Talat Paşa’nın “zayıf tarafı” olarak, onun “çok fazla vatanperver olmasını” göstermesi tartışılabilir. Zira Kühlmann’a göre fazla vatanperver olmanın “dünyayı belli bir yere kadar anlamak” ve “olayları tarafsız bir şekilde analiz edememek” gibi olumsuz bir getirisi vardı.
Buna, dar ufuklu ve dünyayı tam olarak anlayamamak da denilebilir. Kühmann’ın bu tesbiti belki “fanatikler” için doğru olabilir ve beraberinde yabancı düşmanlığını da getirebilir. Halbuki vatanperver olmak, Kühlmann’ın iddia ettiği gibi her zaman “yabancılara şüphe ile bakmak” ve onları analitik değerlendirememek ile doğrudan ilişkili değildir. Kanaatimizce Talat Paşa’nın vatanperverliğini, onun dünyayı anlayamayacak kadar fanatikliği ile değil, sömürgeci ülkelerin pençesinde kıvranan Osmanlı Devleti’nin içinde bulunduğu siyasi ve sosyal yapısıyla açıklamak mümkündür.
Zira “hasta adam” ölmek üzereydi ve hastasını çok seven “Dr. Talat” onu iyileştirme sevdasındaydı. Bu çalışmada Talat Paşa’nın biyografisi dışında İttihat ve Terakki Cemiyetindeki rolü, Ermeni Meselesi, Siyonizm ve Masonluk ile bağlatısı gibi güncel meselelerde ele alınmıştır. Berlin’de görülen “Talat Paşa Davası” da ele alınan tartışmalı konularda bu esere de yer almaktadır.
Bu kitabı önemli ve özgün kılan nokta ise, Alman ve Türk arşiv belgelerinin karşılaştırmalı olarak bir arada değerlendirilmiş olmasındadır. Dolayısıyla kullanılan kaynaklar açısından bakıldığında, Talat Paşa’nın hayatı ve siyasi faaliyetleri ile ilgili literatürde eksik olan bir tarafı tamamlayacağı kanaatindeyiz.
İlgili ürünler
Abdülhamid
Başkomutan Emsalsiz Lider
Başkomutan kitabı, Türk milletinin varoluş mücadelesini Mustafa Kemal’in askeri kariyerini izleyerek anlatıyor. Onun hangi kritik dönemde, hangi hayati kararı, nelere dayanarak aldığını ve bunların sonuçlarını tartışıyor.
Sadece siyasi durum ve güç ilişkileri açısından değil, arazi bilgisi ve insan psikolojisi açısından da Mustafa Kemal’in tercih ve aksiyonlarını analiz ediyor.
Ahmet Yavuz bizi hem arazide hem arşivlerde bir zaman yolculuğuna çıkarıyor ama ayaklarımızı bugüne bastırarak… Mustafa Kemal’in izinde bugünü daha iyi anlamak, onu geleceğe taşımak için.
Kayı 11: Elveda
“Facialara ve olaylara kalkan olamadım ise de paratoner vazifesi gördüm. Bütün musibetleri üzerime çektim. Kendimi feda ederek vatanı kurtarmaya çalıştım.”
Sultan Vahideddin
Söğüt’te coşkuyla başlayan Kayı boyunun 6 asırlık hikâyesi İstanbul’da hüzünle sona eriyor… Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil, KAYI XI: Elveda kitabıyla okuru Osmanlı İmparatorluğu’nun son nefesini verdiği en zor yıllara götürüyor.
- Afrika’daki son Osmanlı toprağı Trablusgarp’ın elden çıkışındaki gafletler nelerdi?
- Balkanlarda tek kurşun atılmadan terk edilen dört asırlık yurtlar nerelerdi?
- Osmanlı Devleti’ni I. Cihan Harbi’ne kimler, nasıl soktular?
- Türk tarihinin en hazin harekâtı Sarıkamış’ta neler yaşandı?
- Araplar Osmanlı’ya ihanet etti mi?
- Filistin toprakları nasıl elden çıktı?
- Çanakkale ve Medine’de verilen destansı mücadele…
- İngiliz ve Siyonistlerin Osmanlı’yı parçalamak adına kurdukları büyük oyun…
- Vahideddin Han ülkeyi kurtarabilme adına nasıl bir mücadele verdi?
- Mustafa Kemal’le araları neden açılmıştı?
- Vahideddin Han, hain miydi? Vatanı satmış mıydı? Neden yurt dışına çıkmak zorunda kaldı?
- 623 yıllık kudretli tarihin en acı skandalı nasıl yaşandı?
Ve daha birçok sorunun cevabı Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil’in kaleminden KAYI XI: Elveda kitabında…
Kayı 8: Islahat Darbe Ve Devlet
Bağ-ı alem içre gerçi pek safadır saltanat
Vakf etsen bir kuru gavgâya câdır saltanat
Bu zamanın devletiyle kimse mağrûr olmasın
Kam alırsan adl ile ol dem becâdır saltanat
3. Selim Han
Son zamanların en çok okunan Osmanlı Tarihi serisi “Kayı”, Kayı 8: Islahat, Darbe ve Devlet adlı eserle kaldığı yerden devam ediyor. Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil bu çalışmasında; Osmanlı padişahlarından 3. Osman Han’ın tahta cülusuyla başlayıp sırasıyla 3. Mustafa Han, 1. Abdülhamid Han, 3. Selim Han ve 4. Mustafa Han dönemlerini anlatıyor.
Tam yarım asır devam eden bu dönemde savaşlar, barışlar, ıslahatlar, imar faaliyetleri ve Osmanlı padişahları ile önemli devlet adamlarının şahsiyetleri yanında;
Devlete yapılan ihanetleri görüp üzüleceksiniz!
Çerkezistan’da İslâm’ın yayılması uğrunda verilen mücadeleyi görüp gayretleneceksiniz!
Kırım’ın nasıl elden çıktığını okuyup kahrolacaksınız!
Darbelerin ülkede yaptığı tahribata şahit olacaksınız!
Çeşme Limanı’nda Osmanlı donanmasının ateşe verilmesindeki gaflete yanacaksınız!
Padişahların kötü gidişatı durdurmak, ülkeyi yeniden düzlüğe çıkarmak yolunda bitmeyen gayretlerini görüp heyecanlanacaksınız!
Napolyon’un Mısır seferi ve sonrasında Cezzar Ahmed Paşa’nın Akka Müdafaası’yla gururlanacaksınız!
Bunlar ve daha birçok mesele Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil’in eşsiz üslubu ve yorumlarıyla Kayı8: Islahat, Darbe ve Devlet kitabında sizleri bekliyor.
Kgb Kremlinin Gözleri
İnsan, var oldu.
Efendi oldu, ama çoğunlukla da köle oldu.
Sınıf, bir bakıma kader de oldu. Halklar ilk günden itibaren baskı, sömürü ve adaletsizlik ile kavgalı oldu. 1789’da ayaklandı, “özgürlük, eşitlik, kardeşlik!” dedi, kan döktü, can verdi, tiranları devirdi. Fransız Devrimi ile ümitlenir gibi olmuştu ki Sanayi Devrimi, eski düzeni yeniden kurdu; efendi yerine patron, köle yerine işçi geldi. Karl Marx diye biri çıktı. Kapitalizm bela, tarih dediğimiz sınıf mücadelesi dedi. Komünizm diye bir hayal kurdu. Sınıf değil kardeşlik, sömürü değil yoldaşlık olacaktı. Adeta bir dünya cenneti. Böyle bir dünya mümkün, “zincirlerinizden kurtulun!” dedi. Ve ekledi: “Kurtulun ve son bir devrim daha yapın!”
Rusya’da Lenin diye biri çıktı, “evet, mümkün!” dedi. Önce Çar’ı devirdi, sonra her şeyi. Rusya’yı yaptı Sovyetler Birliği. Olacaktı komünist bir dünya cenneti. Ancak bu, hayal edilenden çok farklı bir komünizmdi. Dikiş tutmadı, tutsun diye yaratıldı bir terör makinesi.
Adı KGB idi…
Daha iyi bir dünya adına yaktı, yıktı, ezdi geçti. Ezdikçe büyüdü, büyüdükçe daha çok ezdi. Devrimlerle darbelerle dünyanın yarısını ele geçirdi; herkesi izledi, herkesi dinledi; cennet idealinden yarattı bir korku devleti. Özgürlük adına özgürlükleri, insanlık adına insanları yok etti.
Bizzat kendisini besleyip büyütenleri bile…
Ve bir gün geldi, kendi elleriyle kurduğu cennet hayalini, cehenneme dönüşmüş bir kâbus olarak yine kendi elleriyle toprağa verdi.
Belki de bu, daha en başından itibaren yanlış yerde, yanlış zamanda yapılmış bir devrimin hikâyesiydi...
Osmanlı İmparatorluğu’nun Ekonomik Ve Sosyal Tarihi – 1
Osmanlı İmparatorluğu’nun Ekonomik ve Sosyal Tarihi, Osmanlı tarihini dünya tarihinin ayrılmaz bir parçası haline getiren Halil İnalcık’ın, orijinali Cambridge University Press tarafından yayınlanan eseridir.
Bu eser aynı zamanda, İkinci Dünya Savaşı’na dek siyasi ve askeri olaylardan ötesini sorgulamayan tarihçilik yaklaşımının, toplumsal ve ekonomik boyutların da katılarak zenginleşmesiyle değişen dünya tarihçiliğinin, Osmanlı tarihi bölümüne dair bir çalışma olarak düşünülüp kaleme alınmıştır. Bu çalışma, gelecek nesil tarihçiler için daha derinlemesine çalışmalar bekleyen yeni gündem maddelerini ve metodolojik örnekleri de içerir. Bu ilk ciltte Halil İnacık’ın 1300-1600 döneminin sosyal ve ekonomik tarihine dair, esere de damgasını vuran yaklaşımının ana hatları çiziliyor. Osmanlı İmparatorluğu’nun Ekonomik ve Sosyal Tarihi’nin ikinci cildi 2018 yılında okurlarla buluşacaktır.
Tarihi Değiştiren Liderler
Sezar: roma'yı imparatorluk yaptı,
Konstantin: hıristiyanlığın önünü açtı,
Fatih: konstantinopol'ü aldı,
Kanuni: avrupa kapılarına dayandı,
Şarlken: dünyanın diğer yarısına da göz dikti,
Vııı. Henry: papaya kızdı, ingiltere'yi protestan yaptı,
I. Elizabeth: ispanyolları denize gömdü,
Napolyon: avrupa fransa'nın olsun dedi,
Washington: abd'yi kurdu,
Atatürk: osmanlı’dan türkiye çıkardı,
Hitler: dünyayı değiştirdi, mao: çin'i kızıla boyadı,
Truman: atom çağını başlattı,
Stalin: korku imparatorluğu kurdu,
Hirohito: japonya'yı hem yıktı hem yaptı,
Nasır: arapları ayağa kaldırdı,
Jfk: insanoğlunu ay'a çıkardı,
Martin luther king: bir hayal kurdu,
Arafat: filistin bizim dedi,
De gaulle: fransa'yı nükleer güç yaptı,
Gorbaçov: soğuk savaşı bitirdi.
Ve daha niceleri...
Kararlar verdiler, tarihi değiştirdiler...

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.