Kara Kitap’ın Sırları
₺520,00 Orijinal fiyat: ₺520,00.₺429,00Şu andaki fiyat: ₺429,00.
Bir roman nasıl yazılır?
Kitabın ilk fikrinden son haline, hangi aşamalardan geçer? Yazar ne kadarını kendi hayatından, ne kadarını hayal gücünden, ne kadarını başka düşüncelerden ve etkilerden çıkarmıştır? Kara Kitap’ın Sırları önce bu sorulara cevap arıyor. Bunu yaparken Orhan Pamuk’un romanı yazarken tuttuğu defterlerden, çizdiği resim ve karalamalardan, yaptığı röportajlardan ve roman müsveddesindeki izlerden yararlanıyor… Ve tıpkı romanın kendisi gibi Kara Kitap’ın müsveddesinin ve yazılış hikayesinin de sırlarla, oyunlarla, bilmecelerle dolu olduğunu gösteriyor.
Orhan Pamuk’un hiçbir yerde yayımlanmamış özgün yazı, çizim ve fotoğraflarıyla…
| Yayınevi | Yapı Kredi Yayınları |
|---|---|
| Yazar | Orhan Pamuk |
| Sayfa Sayısı | 128 |
| Baskı Yılı | 2013 |
| Boyut | “12, 50 X 19, 50″ |
| Cilt Tipi | Karton Kapak |
1 adet stokta
Yapı Kredi Yayınları – Kara Kitap’ın Sırları
/n
Bir roman nasıl yazılır?
Kitabın ilk fikrinden son haline, hangi aşamalardan geçer? Yazar ne kadarını kendi hayatından, ne kadarını hayal gücünden, ne kadarını başka düşüncelerden ve etkilerden çıkarmıştır? Kara Kitap’ın Sırları önce bu sorulara cevap arıyor. Bunu yaparken Orhan Pamuk’un romanı yazarken tuttuğu defterlerden, çizdiği resim ve karalamalardan, yaptığı röportajlardan ve roman müsveddesindeki izlerden yararlanıyor… Ve tıpkı romanın kendisi gibi Kara Kitap’ın müsveddesinin ve yazılış hikayesinin de sırlarla, oyunlarla, bilmecelerle dolu olduğunu gösteriyor.
Orhan Pamuk’un hiçbir yerde yayımlanmamış özgün yazı, çizim ve fotoğraflarıyla…
İlgili ürünler
Edebiyat Kulesi
“Sürekli cümle kurarak, cümlelerini bozmalıyım bunların” diyen Nuri Pakdil’in, Edebiyat Kulesi ’nde kurduğu her yeni cümle, “mutlak öğreti”yi, “kök”leri, “insan”ı savunmada atılan birer yeni adım. Pakdil, aynı zamanda, cümlelerini kurarken gösterdiği olağanüstü titizliğin ipuçlarını da veriyor okura.
O, başını yastığa koyduğunda, “Aynası Firavun Tapınıcılığı olan bir ülkenin” aklından hiç çıkmadığını söylüyor. Bunu bilerek ve bunun öfkesiyle var gücüyle insanı saran buzullara vuruyor, harflerle yapılmış çekicini.
Köklere sımsıkı bağlanmanın, sahih bir eylem birlikteliği içerisinde insanı ve yeryüzünü onaracak bir yaşama ustalığının ipuçlarını veriyor Pakdil. Sabır, onun metinlerini okurken hiç bilmediğimiz kadar soylu bir bilgiyle anlam kazanıyor.
“Yazmalı ve mütemadiyen yeni tasarılar yapmalı tabii. Cambazlığın tıpkısı: Birtakım ağırlıklarla ipin üzerinde gidip gelmeli ve düşmemeli. Seyirlik bir iştir yazmak.”
“Bilinç, Tarih’e sarksa ve araştırarak çıksa oradan bir: Karanlığı yol diye önümüze koyanları göreceğiz.”
Elifname
Sen çoktan öldürmüşsün beni… Neydi ruhunu benden esirgemekteki bahanen? Eski aşklarından farklı olan ya da eksik kalan yanım, sana sadık olup da seni yirmi birinci yüzyılın Mecnun’u gibi bir sevdayla sevmem miydi?
Sen sevdikten sonra unutmalara alışmışsın sevgili… Eski sevdiklerini ruhunda saklayıp taşıyacak kadar sadık ama sana kendini her şeyiyle adayan bir adamı, senin gözlerinde kendini bulduğu anda öldürecek kadar cesursun…
Ve artık, bunca yıl bekleyişimin sonunda gelmeyecek, açtığı kan revan yaraları sarmayacak, birlikte kuracağımız yuvanın hayalini bende bırakacak kadar da özgürsün sevgili…
Hüzünlü Tebessümler
Haydi bugün çok önemli şeylerden bahsedelim, dolu konuşalım ve boş laflar uzak olsun meclisimizden. Mesela, havadan sudan...
Sanırım insanlar büyüdükçe, akılları ile kalpleri arasındaki mesafe de açılıyor. “Aklım başka bir şey, kalbim başka bir şey söylüyor” demeye başlıyorlar. Oysa, aklımızın onayladığını kalbimiz sevmeli, kalbimizin sevdiğini de aklımız onaylamalıydı. Ve biz bu ikisinin arasında, Buridan’ın eşeği gibi kalakalmamalıydık...
Bütün insanların omurgalı canlılar olduklarını, sadece biyoloji kitapları yazar...
İçinde gökyüzü kadar büyük bir boşluk taşıyanın, renklerden en çok maviyi sevmesine şaşırmamalı...
Bu kitabın tek iddiası samimi olması. Ancak samimiyet de iddia ile ol(a)mayacağına göre, demek ki hiç bir iddiası yok! İddiası yok ama hatırası çok...
Sevseydi Gitmezdi
Bavulunu ne kadar toplarsan topla...
Onu boşalttığın gibi boşaltamazsın beynini...
Yolcu olmak sorun değil.
Gitmesine gidersin de
Dönünce bulabilir misin terk edip gittiğini?
Ben en çok yanlış duraktan korkarım.
İndiğinde ne yol bilirsin ne de iz...
Gerçi gidecek yerin yokken nasıl kaybolabilirsin ki?
En iyisi bırakmak her şeyi...
Hem bir yere gitmek yerine
Kalırsam olduğum yerde...
Olduğum yer evim olur...
Olmaz mı?
Olmasın...
Yerli Yersiz Cümleler
Bu kitap önce “Yersiz Cümleler” adıyla tasarlandı. Niyetim sağda solda kalmış ve hiç yayınlanmamış onca cümleyi bir araya getirmek, bir bakıma onlardan kurtulmaktı.
Fakat cümle bu. Bir kez kapısından girince gazete ve dergilerde kalmış yazıları da taradım. Derken hızımı alamadım, bütün kitaplarımı okudum yayımlandıklarından sonra ilk kez, “Yerli Cümleler”e de el attım.
Sonra? Bütün cümleler yerli yersiz birbirine karıştı.
Böylece binlerce cümleyle baş başa kaldım. Hepsini mümkün mertebe temalara ayırarak bir senaryo dâhilince sıralamaya çalıştım.
İçlerinde nerede, ne zaman, nasıl yazdığımı bugün gibi hatırladıklarım vardı, avucumun içine mıh gibi çakılmış olanlar. Ve hiç de hatırlamadıklarım. Bana öyle karanlık geldiler ki. Bunları ben mi yazmışım, sahi, ne zaman? Neden yazdığımı unutmuşum çünkü, hiç unutmayacağım sandığım şeyi.
Üstelik tahmin etmediğim bir şey daha oldu ve yerinden edilen, bağlamından kopan cümleler yeni manalarla yüklendi, bambaşka tasniflere girdi. Yerinde doğaya ilişkin bir cümle aşk bahsine uygun düştü örneğin, yazıya ait olan insanlığa.
Yeni bir okuma, dahası yeni bir yazma.
O zaman anladım içimde bütün yazdıklarıma süzülen bambaşka bir metin olduğunu.
Bir de neden sonra Nun Masalları’ndan bu yana 20 yıl geçtiğini fark ettim.
Yerli Yersiz Cümleler’in hikâyesi bu.
Yetişkinler Ejderhalardan Neden Korkar?
Edebiyat gençlere denemelerle göz kırpıyor, denemeler gençleri ustalarla tanıştırıyor!
Hazırladığı edebiyat seçkileriyle tanınan akademisyen, yazar İshak Reyna, bu kez Türk ve dünya edebiyatından deneme yazılarını gençler için özenle seçti. Birbirinden etkileyici 30 deneme yazısından oluşan seçkinin amacı, gençleri edebiyatın bu yenilikçi türüyle yakınlaştırmak. Daha önce yine Müren Beykan’ın yayına hazırladığı Dikkat! Kırılacak Eşya ve Ay’ı Boyamak adlı öykü derlemeleriyle dikkati çeken Günışığı Kitaplığı, bu kez Türk edebiyatından 15, dünya edebiyatından 15 usta yazarın kaleme aldığı deneme yazıları seçkisiyle, genç okuru çok renkli bir düşünce dünyasında dolaştırıyor. Futboldan sanata, mizahtan siyasete, gençlikteki zorluklardan aşka uzanan denemeler, okurun düşüncelerini de hayal gücünü de harekete geçiriyor.

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.