Işığın Ölümü
₺375,00 Orijinal fiyat: ₺375,00.₺319,00Şu andaki fiyat: ₺319,00.
Westeros’tan önce Worlorn vardı…
Dirk t’Larien, yıllar önce kaybettiği aşkı Gwen Delvano tarafından, uzayın öbür ucundan Worlorn’a çağrıldığında, içinde çılgın bir umut ışığı yanar. Ancak ne Worlorn ne de Gwen eskisi gibidir. Gwen uzaylı bir vahşiyledir ve Worlorn ıssız bir harabe haline gelmiş, ölmekte olan bir gezegendir artık; her şafakta yedi kırmızı güneşi biraz daha sönük parlar.
Dirk hem aşkını hem de gezegeni kurtarmak isterken, çevresine gizemli bir gizlilik perdesinin çekildiğini fark eder. Kaçış, intikam ve ölüm etrafını sararken, Dirk’ün müttefikleri ve düşmanları birbirine karışır.
“Işığın Ölümü’nü ilk kez on dört yaşımdayken okumuştum ve kurgunun ne olabileceği ne yapabileceği ve dizginsiz hayal gücünün bir eserinin okura neler hissettirebileceği ve onu nelere inandırabileceği konusundaki görüşlerimi altüst etmişti. Yaklaşık otuz yıl sonra eserin
bütün bunları hâlâ aynı güçle hatırlattığını ve ortaya koyduğu kalbi kırık evrenin daha da fazla yuva gibi hissettirdiğini görüyorum.”
Michael Chabon
“Uzayda Vahşi Batı ve uykularınızı kaçıracak bir kovalamaca.
Muhteşem bir bilimkurgu.”
Los Angeles Times
“Bilimkurguyu okumaya değer hale getiren türden bir hayal gücü… Etkili ve etkileyici bir hikâye.”
Galaxy dergisi
“George R.R. Martin bir şairin sesine ve çelik kapan gibi bir zihne sahip.”
Algis Budrys
| Yayınevi | Dex Yayınevi |
|---|---|
| Yazar | George R. R. Martin |
| Sayfa Sayısı | 352 |
| Kağıt Cinsi | 2. Hamur |
| Baskı Yılı | 2024 |
| Boyut | “13, 0″, 5 X 21 |
| Cilt Tipi | Karton Kapak |
1 adet stokta
Dex Yayınevi – Işığın Ölümü
Westeros’tan önce Worlorn vardı…
Dirk t’Larien, yıllar önce kaybettiği aşkı Gwen Delvano tarafından, uzayın öbür ucundan Worlorn’a çağrıldığında, içinde çılgın bir umut ışığı yanar. Ancak ne Worlorn ne de Gwen eskisi gibidir. Gwen uzaylı bir vahşiyledir ve Worlorn ıssız bir harabe haline gelmiş, ölmekte olan bir gezegendir artık; her şafakta yedi kırmızı güneşi biraz daha sönük parlar.
Dirk hem aşkını hem de gezegeni kurtarmak isterken, çevresine gizemli bir gizlilik perdesinin çekildiğini fark eder. Kaçış, intikam ve ölüm etrafını sararken, Dirk’ün müttefikleri ve düşmanları birbirine karışır.
“Işığın Ölümü’nü ilk kez on dört yaşımdayken okumuştum ve kurgunun ne olabileceği ne yapabileceği ve dizginsiz hayal gücünün bir eserinin okura neler hissettirebileceği ve onu nelere inandırabileceği konusundaki görüşlerimi altüst etmişti. Yaklaşık otuz yıl sonra eserin
bütün bunları hâlâ aynı güçle hatırlattığını ve ortaya koyduğu kalbi kırık evrenin daha da fazla yuva gibi hissettirdiğini görüyorum.”
Michael Chabon
“Uzayda Vahşi Batı ve uykularınızı kaçıracak bir kovalamaca.
Muhteşem bir bilimkurgu.”
Los Angeles Times
“Bilimkurguyu okumaya değer hale getiren türden bir hayal gücü… Etkili ve etkileyici bir hikâye.”
Galaxy dergisi
“George R.R. Martin bir şairin sesine ve çelik kapan gibi bir zihne sahip.”
Algis Budrys
İlgili ürünler
Billy Milliganın Zihinleri
Tek bedende 24 farklı kişilik barındıran Billy Milligan’ın gerçek hikayesi
Billy Milligan, bedenine hâkim olmak için mücadele eden yirmi dört belirgin kişiliğin içinde hapsolmuş genç bir adamdır. Bu mücadele, üç kadını kaçırmak ve onlara tecavüz etmekle suçlanarak tutuklanmasına kadar sürer. Billy Milligan çoklu kişilik bozukluğu olan bir akıl hastası olduğu gerekçesiyle kendisine isnat edilen bu suçlardan beraat eder, mahkemenin bu kararı tarihte ilktir ve bugüne kadar bilinen en dikkat çekici ve tüyler ürpertici çoklu kişilik vakasını toplumun gözleri önüne sermiştir.
Sıradan bir suçlu olan Philip; bir ecza deposu soygununun planlayıcısı ve uyuşturucu dünyasıyla bağlantıları olan Kevin; tek amacı Billy’nin üvey babasını öldürmek olan April; Billy’nin bedenini onun tutuklanmasına neden olan tecavüzlerde ‘kullanan’ şefkate aç, çekingen ve lezbiyen Adalana; tüm kişiliklerin acılarını hisseden sekiz yaşındaki David ve erkeklerden, kadınlardan, kız ya da erkek çocuklardan oluşan tüm diğerleri ve onları bir arada tutabilen tek kişilik olan Öğretmen… İşkenceler içindeki bu genç adamın zihninin derinliklerine ve onun paramparça olmuş dehşet verici dünyasına yolculuğa hazır olun.
Çürük Vişne 4 Viata
Gidişler geri dönüşler içindi ama geri dönüldüğünde her şey aynı kalır mıydı?
Günler geçse, haftalar, aylar...
Kış bitse, mevsimlerden bahar olsa, bir mucize gerçekleşse...
Asrın, Esila’ya dönse...
Esila için büyük hasret yalnız kaldığı o gece başladı ve saatler, günler, haftalarca devam etti.
Zamanını, saksının içindeki solmuş bir bitki kadar mutsuz geçirdi ve arkadaşlarının dahi kendisi için yapabileceği bir şey kalmadı. Yağmurlar yağdı, mevsimler değişti, çiçekler açtı ama Asrın olmayınca
Esila için her mevsim kış kaldı.
Ve günü geldiğinde o mucize gerçekleşti, bahar oldu.
Fakat baharın gelişi fırtınaların kopmasına engel olamadı.
Bazı aşklar bu fırtınaların üzerinden gelir, fırtınayla başa çıkabilir, son bulmadan yoluna devam eder.
Onların aşkı da böyleydi. Mehtap tepede yükselirken iki kalp bir olup titrer ve fırtına ne kadar büyük olursa olsun Asrın ile Esila’ nın yüreğinden hep aynı şey geçer: Seni seviyorum.
Geri Giden Saat
“Edward Page Mitchell, Amerika’dan çıkan en büyük bilimkurgu yazarlarından biri.” –Sam Moskowitz
“Bu öykülerin her biri ziyadesiyle ilgi çekici.” –Lester Del Rey
“Amerikan bilimkurgusunun kayıp devi” olarak tanımlanan, yazdıklarının çoğunu New York’taki The Sun gazetesinde imzasız olarak yayımlayan Edward Page Mitchell, birçok konuda ilklerin yazarı. Geri Giden Saat ise yazarın en seçkin bilimkurgu öykülerinin bir araya getirildiği, özgün bir öykü derlemesi.
Bilimkurgunun en büyük yazarlarından biri olan H.G. Wells’e de ilham olduğu düşünülen Edward Page Mitchell aynı zamanda döneminin en başarılı gazetecilerinden biridir. Öyküleri unutulmaya yüz tutmuş olsa da 1973’te bilimkurgu tarihçisi Sam Moskowitz’in titiz çalışması ve yayımladığı detaylı bir derlemeyle hak ettiği ilgiyi görmeye başlamıştır.
Sevdiği kadınla evlenebilmek için matematiğin sınırlarında gezinmek zorunda kalan bir genci anlatan “Takipomp”, bilimsel bir süreç sonucu görünmez kalan bir adamın trajedisini gözler önüne seren “Kristal Adam”, bir zaman makinesini konu alan ilk öykü olan “Geri Giden Saat”, bu derlemedeki öykülerden sadece birkaçı.
Zaman yolculuğu, androidler, zihin transferi, bilgisayarlar… Geri Giden Saat’in sayfalarında bilimkurgu tarihinin derinliklerinden gelen ilklere şahit olacaksınız.
Geri Giden Saat, bilimkurgunun ilk kıvılcımları.
Kadınlar Ülkesi
“Kadınlar Ülkesi kadınların neler yapabileceğini incelik ve zarafetle anlatan, gülümseten bir ütopya.”
—Marge Piercy
“Altın Çağ bilimkurgularının tadını veren ve günümüzde hâlâ geçerliliğini koruyan bir eser.”
—Joanna Russ
Charlotte Perkins Gilman yaşadığı dönemin önde gelen hümanistlerinden ve kadın hakları savunucularından biri olmasının yanında feminist edebiyatın en önemli erken dönem temsilcilerinden. Yazıldıktan yaklaşık 65 sene sonra kitap formatında yayımlanabilen Kadınlar Ülkesi ise feminist ütopyanın ilk örneklerinden.
Birinci Dünya Savaşı’nın arifesinde üç Amerikalı erkek pek fazla insanın bulunmadığı, ücra bir yerde, tamamen kadınlardan oluşan bir topluluğa denk gelir. Gözlerine inanamayan kâşifler bu topraklarda erkeklerin de olması gerektiğine dair inançlarıyla araştırmalarına başlar.
Çok geçmeden bu gizemli ülke ile ilgili gerçekler bir bir açığa çıksa da misafirlerin merakı giderilmenin aksine daha da artar ve Kadınlar Ülkesi’nin yönetim biçiminden inançlarına, kültüründen ekonomisine ve hatta anneliğe kadar pek çok konuda bilgi sahibi olmaya ve toplumsal cinsiyet rollerini sorgulamaya başlarlar.
Toplumsal roller cinsiyete göre belirlenebilir mi? Kadınlık ve erkeklik değişmez kavramlar mıdır?
Kadınlar Ülkesi, ataerkilliğe verilmiş nüktedan bir yanıt.
Liktorun Kılıcı
“Son elli yılın en olağanüstü bilimkurgu kitabı. Yeni Güneş Kitabı, bilimkurgu edebiyatının Kayıp Zamanın İzinde’si olmaya en yakın eser.” –Neil Gaiman
Locus En İyi Fantazi Romanı Ödülü
August Derleth Yılın En İyi Romanı Ödülü
“Bazen Bir Oğlan Çocuğunun Gözlerinden Anlarım Onun Gelecekte Gamli Bir Adam Olacağını.”
Bilimkurgunun Melville’i olarak bilinen Gene Wolfe, spekülatif edebiyatın sınırlarını zorlayan, fantaziden bilim ve bilimden de fantazi çıkarmayı başaran, türün her alanında eşit muazzamlıkta eserler veren ender yazarlardan biri. Wolfe’un dilin ve türün imkânlarını sonuna kadar kullandığı, bilimkurgunun Ulysses’i olarak da anılan Yeni Güneş Kitabı’nın üçüncü cildi Liktorun Kılıcı’nda ise bu gizemli yolculuğun sonuna yaklaşıyoruz artık.
Günümüzden yüz binlerce yıl sonrası. Ancak öyle bir gelecek ki geçmişten farkı yok. Bugüne ait kültür ve olaylar artık bir anı bile değil. Gezegen, beklenmedik ve gizemli biçimlerde değişimler geçirmiş. Güneş’in ömrünün sonu gelmiş, sönmekte.
İşkenceci Severian, sürgün edildiği Thrax’a, Penceresiz Odalar Şehri’ne ulaştı sonunda. Ancak vicdanı yüzünden burayı da terk etmek zorunda kalacak ve dağları aşacağı bu yolculuğunda, adaş olduğu bir oğlan da yoldaşlık edecek ona.
Serinin bu cildinde, Severian, kaderin kendisi kadar azametli kılıcı Terminus Est ve pek kudretli bir ışığa sahip cevheri Pençe ile yoluna devam edecek, karşısına çıkan canavarları alt edecek, bu yıkılmış dünyanın mazisine dair biraz daha bilgi edinecek ve bazı eski yüzlerle tekrar karşılaşacak. Güneş elbet bir gün ölecek. Ve Yeni Güneş elbet bir gün doğacak.
Liktorun Kılıcı, tek hamleyle birbirinden ayrılmayan doğru ile yanlışın kitabı.
Liste
Resimli Adam
“Bradbury’nin öyküleri öylesine içinize işliyor ki bir daha unutamıyorsunuz.”
–Margaret Atwood
Ulusal Kitap Ödülü
Pulitzer Onur Ödülü
Ulusal Sanat Madalyası
“Bu resimler geleceği gösterir.”
Ray Bradbury sadece bilimkurgunun değil fantastik edebiyatın ve korkunun da yirminci yüzyıldaki ustalarından biri. Bilimkurgunun “iyi edebiyat” da olabileceğini kanıtlayan belki de ilk yazar. Tüm yeteneklerini sergilediği ve çerçeve öykü formatında yazdığı Resimli Adam ise modern bireyin psikolojisine ve teknolojik ilerlemenin karanlık yanına ışık tutan eşsiz bir öykü derlemesi.
Tüm vücudu, hareket eden dövmelerle kaplı Resimli Adam bu durumundan dolayı neredeyse kırk yıldır kalıcı bir iş bulamamıştır hatta karnavallarda bile çalışamıyordur artık. Çünkü lanetli bedeninin üzerindeki dövmeler geleceği göstermektedir. Yanında belli bir süre geçiren kişinin kaderi Resimli Adam’ın bedeninde görünüverir.
Dövmeleri üzerinden hikâyeler bir bir ortaya dökülür. Bir çocuğun hayalleri kadar naif, bir bilim insanının gerçekleri kadar kuvvetli toplam on yedi öykü Resimli Adam’ın vücudunda hayat bulur.
Ölümden inançlara, nükleer savaştan ırkçılığa, dünyanın sonundan uzaydaki yalnızlığımıza kadar insanlığa dair birçok konuya değinen Bradbury, hayallerimizle hakikati karşı karşıya getirip eleştiren, düşündüren ve dehşete düşüren bir bilimkurgu klasiği ortaya çıkarıyor.
Resimli Adam, bilimkurgunun kaleydoskopu.

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.