İnsan İsterse 2
₺175,00 Orijinal fiyat: ₺175,00.₺149,00Şu andaki fiyat: ₺149,00.
Muhtaç Olduğun Güç Beyninde Mevcuttur!
Sıfırdaydılar, zirveye çıkmak istiyorlardı, tek sermayeleri beyinleriydi. Cok fazla okudular, herkesin iki katı düşündüler, beyinlerini büyüttüler. Sonra kafalarını kullanarak hayallerini gerçekleştirdiler. Mirasla değil, beyin gücüyle başaranların öyküsü İnsan İsterse’de…
Evlilik dışı bir ilişkiden istenmeyen çocuk olarak doğan zenci kız çocuğunun, Mississippi’deki bir domuz çiftliğinden Time Dergişi’nin kapağına uzanan hayatı. ABD başkanından bile daha etkili olduğu tescillenen Oprah Winfrey’in öyküsü ve başarı için 50 önerisi Türkçe’de ilk defa…
Türkiye’nin ilk özel bankasını kuran Kazım Taşkent’in inanılmaz mücadele öyküsü ve başarı için 100 önerisi…
15 yaşındayken Türkiye’ye ilk Avrupa Satranç Şampiyonluğunu getiren Kübra Öztürk’ün varoşlardan şampiyonluğa uzanan ilginç öyküsü…
Hakkari sokaklarında kurduğu hayalinin peşinden koşup dünyada 8 milyon kişiye Anadolu Ateşini izleten Mustafa Erdoğan’ın öyküsü ve başarı önerileri…
Ortaokulu bile olmayan bir yerde doğup, 70’e yakın şubesi olan 20′ den fazla eğitim kurumunun sahibi Fethi Şimşek nasıl başardı?
Zirai tarım aletleri gibi ‘erkek egemen’ bir sektörde, yöneticisi olduğu şirketi kısa sürede sektörün en büyüklerinden yapan Funda Başman nasıl başardı?
İş başvurusu için gittiği şirketin sahibi olmayı kafasınakoyan Murat Akdoğan, kendi işinin sahibi olma hayalini nasıl gerçekleştirdi?
Mersin’de bir köyde keçi sürüsünü güderken dinlediği radyo programıyla hayatı değişen çoban Ahmet nasıl reklam ajansında çalışmaya başladı?
| Yayınevi | Alfa Yayınları |
|---|---|
| Yazar | Mümin Sekman |
| Baskı Yılı | 2015 |
1 adet stokta
Alfa Yayınları – İnsan İsterse 2
/n
Muhtaç Olduğun Güç Beyninde Mevcuttur!
Sıfırdaydılar, zirveye çıkmak istiyorlardı, tek sermayeleri beyinleriydi. Cok fazla okudular, herkesin iki katı düşündüler, beyinlerini büyüttüler. Sonra kafalarını kullanarak hayallerini gerçekleştirdiler. Mirasla değil, beyin gücüyle başaranların öyküsü İnsan İsterse’de…
Evlilik dışı bir ilişkiden istenmeyen çocuk olarak doğan zenci kız çocuğunun, Mississippi’deki bir domuz çiftliğinden Time Dergişi’nin kapağına uzanan hayatı. ABD başkanından bile daha etkili olduğu tescillenen Oprah Winfrey’in öyküsü ve başarı için 50 önerisi Türkçe’de ilk defa…
Türkiye’nin ilk özel bankasını kuran Kazım Taşkent’in inanılmaz mücadele öyküsü ve başarı için 100 önerisi…
15 yaşındayken Türkiye’ye ilk Avrupa Satranç Şampiyonluğunu getiren Kübra Öztürk’ün varoşlardan şampiyonluğa uzanan ilginç öyküsü…
Hakkari sokaklarında kurduğu hayalinin peşinden koşup dünyada 8 milyon kişiye Anadolu Ateşini izleten Mustafa Erdoğan’ın öyküsü ve başarı önerileri…
Ortaokulu bile olmayan bir yerde doğup, 70’e yakın şubesi olan 20′ den fazla eğitim kurumunun sahibi Fethi Şimşek nasıl başardı?
Zirai tarım aletleri gibi ‘erkek egemen’ bir sektörde, yöneticisi olduğu şirketi kısa sürede sektörün en büyüklerinden yapan Funda Başman nasıl başardı?
İş başvurusu için gittiği şirketin sahibi olmayı kafasınakoyan Murat Akdoğan, kendi işinin sahibi olma hayalini nasıl gerçekleştirdi?
Mersin’de bir köyde keçi sürüsünü güderken dinlediği radyo programıyla hayatı değişen çoban Ahmet nasıl reklam ajansında çalışmaya başladı?
İlgili ürünler
Asla Vazgeçmedim
Küçücük aklımı kurcalayan birçok soru vardı.
Babama “Allah bize oturmaya gelir mi?” diye sorduğumda bana kızdı.
Öğretmenime “Yağmur yerden havaya doğru yağsa gökyüzünde çiçek açar mı?” dedim, “Geri zekâlı! Otur yerine!” diye bağırdı.
İmama “Sen peygamber olsaydın bize yine kızar mıydın?” diye sordum, “Estağfurullah.” deyip kulağımı çekti.
Amcamın kızına “Ben okuyup büyük adam olacağım.” dediğimde “Salak, sen önce altını ıslatmayı bırak.” diyerek benimle dalga geçti.
Okuyup bunlardan kurtulmak için ortaokula geldiğimde öğretmenim, bir savaşın tarihini ezberleyemediğim için “Saman kafalı, aptal, kuş beyinli!” diye hakaret etti.
Hayaller kurdum:
Çocukların gülüşüp oynaştığı, kimsenin kimseye hakaret etmediği, büyüklerin küçükleri ezmediği, herkesin birbirine sevgiyle baktığı, öğrencilerin okula gitmek için tatilin bitmesini beklediği…
Ben kendimi işe yaramaz, kafası çalışmayan, pısırık, güvensiz, suçlu, korkak sanıyordum.
Ta ki donarak ölmek üzere olduğum akşama kadar. Yeniden ayağa kalktım ve hayallerimden ASLA VAZGEÇMEDİM. Sonra ne mi oldu? Haydi gel, bu yolculuğa beraber devam edelim.
Bu Kitap Annelere Çok İyi Gelecek
İlk kitap yazmaya başladığımda demiştim ki: “Bir kişinin fikrini bile değiştirirsem o benim en büyük kazancım olacak. Bir anne ve babanın fikri değişirse bir çocuk değişir, bir çocuk değişirse dünya değişir.”
Ben biliyorum bu kitap annelere ve babalara çok iyi gelecek.
Babalar!
Başlığına bakıp sakın “bu kitap annelere yazılmış.” demeyin. Mutlaka siz de okuyun!
Ve son olarak sizlere diyorum ki:
Dünya bir misafirhaneyse ve biz bir misafir olarak geldiysek dünyaya, o zaman misafirliğe gitmenin tadını çıkaralım.
Çoktan Seçmeli Hayatlar İçin Ruh Diyeti
Klimalı seminer salonlarında hayata olumlu bakmak kolay. Ezberlersin rolünü, çıkar oynarsın. Ama ölüm döşeğinde ezberlediğini değil, ancak yaşadığını oynayabilirsin.
Birinde rol biter, perde kapanır. Diğerinde rol biter, perde açılır. Ve bu gerçek, yaşadığın dakikaları okuduğun kelimelerin efendisi kılar.
Okuduklarınla yaşadıkların uyuşmuyorsa eğer, ancak bir su birikintisindeki gökyüzü kadar derin olabilirsin.
Bana kaç yıl yaşadığını, ne kadar çok şey bildiğini anlatma sakın!
En nihayetinde sen, aldığın son nefes ve kurduğun son cümlesin.
Salih Uyan Ruh Diyeti ’nde “Bir telaş, bir koşturma. Nereye gidiyoruz böyle?” diye sorduruyor okurlara. Modern hayatın mutluluk reçetelerine, trend olan yaşam biçimlerine ters köşeden bakıp yaşadığımız kültürel değişimlerle fark etmeden kaybettiklerimize dikkat çekiyor. Kof özgüven yerine tevazua, malumatfuruşluk yerine hakiki bilgiye kulak vermeye davet ediyor.
Ve diyor ki, “An gelir, nefesler tutulur. Kelimeler tükenir, bilgi kendinden utanır. İşte o zaman ruhu dinlendirmek gerekir.”
Ruhunuza iyi bakın, biraz dinlenmesi için Ruh Diyeti ’ne başlayın.
Depresyondan Çıkış Yolu
Prof. Dr. M. Hakan Türkçapar’ın editörlüğünde hazırlanan ve her kitapta belli bir psikolojik soruna odaklanacak olan Hayatı Anlamak serisi, çağımızın hastalığı depresyonu konu eden bu kitapla başlıyor.
Bireyin kendine nasıl yardım edebileceğine yoğunlaşan bu serinin ana rengi, psikolojik bozuklukların nedenleri ve çözümlerini anlamak için iletişime dayalı bilimsel yöntemi esas alan Bilişsel Davranışçı Psikoterapi. Çözüm aşamasında hayati öneme sahip bazı soruları sorarak ilk adımı atan Türkçapar, çoğumuza içinden çıkılması olanaksız görünen depresyonun üstesinden gelmeyi öğretecek bir yolculuğa davet ediyor bizi.
• Duygu ve düşüncelerinizin iş ve özel hayatınızı olumsuz
etkilediğini mi gözlemliyorsunuz?
• İlişkilerinizde çözemediğiniz sorunlar size kendinizi eksik mi
hissettiriyor?
• Duyduğunuz şarkılar monoton, gördükleriniz sıradan, yedikleriniz
tatsız mı geliyor?
• Duygularınız, düşünceleriniz ya da davranışlarınız birbirinin
tekrarına, heyecan ya da zevk vermekten uzak bir döngüye mi
dönüştü?
• Sorduğunuz sorulara sürekli kendinizi suçlayıcı cevaplar mı
veriyorsunuz?
• Yaşama sevincinizi mi kaybettiniz?
• Olumsuz düşüncelerinizin kaynağını bulmak ve yaşamınızda bir
düzen yaratmak mı istiyorsunuz?
O hâlde doğru soruları sorup doğru yanıtları aramaya devam edelim:
• Depresyon nedir? Niye olur ve nasıl başlar?
• Depresyonu neler artırır, neler azaltır?
• Depresyondan çıkış yolunu “kendi kendine yardım” tekniğiyle
nasıl bulabiliriz?
• İyileşmenin ve iyi kalmanın formülü nedir?
Depresyonla ilgili sorularınıza gerçek cevaplar ve sorunlarınıza etkili çözümler bulabileceğiniz Depresyondan Çıkış Yolu , kılavuz niteliğinde bir başucu kitabı. İyileşme sürecinde karşınıza çıkan engelleri aşmanıza yardımcı olacak özgün yöntemler ile yaşam kalitenizi artıracak bilimsel bir rehber.
Hz Mevlana İle Aile Terapisi
“Evlilik iki şeye bağlıdır: Doğru insanı bulmaya ve doğru insan olmaya.”
- Hz. Mevlânâ
Günümüzde dünya bir medeniyet krizi yaşıyor, aileler dağılıyor, çocuk ruh sağlığı sorunları geometrik hızla artıyor, nikâh karşıtı akımlar hızla yükseliyor. Öyleyse eski sorulara yeni cevaplar vermek gerekiyor.
Mesnevî Terapi'de, Hz. Mevlânâ'nın asırlar aşan bilgeliğini modern psikolojiyle bağdaştırarak insanın anlam arayışında kendi iç hakikatini görmesini vurgulayan Prof. Dr Nevzat Tarhan, bu kez merceğini aileye tutuyor. Aile içi ilişkilerde neyi nasıl yapabileceğimizi Hz. Mevlânâ'nın yaşamı ve Mesnevî hikâyeleri ışığında ele alıyor. Merkeze kadim bilgeliğin temsili mahiyetindeki olay ve anekdotları koyarak eşler arası dinamiklerin, ebeveynlerin çocuklarıyla iletişimlerinin nasıl gelişmesi gerektiğine değiniyor. Hikâyelerden çıkardığı ruha şifa önerilerle hem eşlere hem de ebeveynlere bir manevî gelişim haritası sunuyor.
“Aileyi korumak günümüzün en önemli meselelerinden biri. Hz. Mevlânâ ise çağlar aşan hikmetli bakışıyla bireyin ve toplumun dönüşümünü sağlayacak anahtarlar sunuyor. Yakaladığı ezber bozucu örneklerle sadece kendi dönemine değil bugünün ihtiyaçlarına da cevap verecek öneriler getiriyor. O insandaki eğilimleri görüyor, tespit ediyor ve hikâyeleştirerek bugüne aktarıyor. Ondan alacağımız çok ders var.”
- Prof. Dr. Nevzat Tarhan
Kendimi Yaşamak İstiyorum
Merhaba,
Şimdi sen bu kitabı eline alıp incelediğine göre ön kapaktaki başlık dikkatini çekmiş olmalı.
Sen de artık kendini yaşamak istiyor musun?
Başkalarının istediği ve beklediği gibi yaşamak seni de mi yoruyor?
İnsanın istemediği bir hayatı yaşamak zorunda bırakılması ne zor değil mi?
Kim bilir, senin içinde de ne fırtınalar kopuyordur. Dışarıdan görenler seni mutlu zannederken içindeki ateşin seni alev alev yaktığını nereden bilsinler, ruhunun derinliklerine gömdüğün sessiz çığlıkları nereden duysunlar?
Aynı yollardan geçmiş birisi olarak sana kalbimi açıyor ve ellerimi uzatıyorum.
Hadi gel, her şeye yeniden başlayalım. Elimizdeki malzeme sadece sevgi olsun!
Çünkü sevgi her derde deva olan en güzel ilaçtır. Beni iyileştiren sevgi merhemini senin yaralarına da sürmek istiyorum.
Buna müsaaden var mı?
Mutlu Evliliğin Sırları
Emniyet, yeri geldiğinde soru sormadan gözlerden cevabı almaktır. Oysa günümüzde eşler birbirlerinin telefonlarına bakmaktan gözlerine bakamaz duruma geldi. Bu asırda yolun Hatice'lerle kesişsin istiyorsan araman değil, olman gerekir. Sadık olanın yolu, sadıklarla kesişir. Doğru eşi arayanın önce doğru eş olması gerekir. İnsanlığın mayası ümmet, ümmetin mayası ise ailedir. Aile bozulursa ümmet, ümmet bozulursa insanlık bozulur. Öyleyse insanlığı düzeltmek isteyen kişi buna evvela aileden başlamalıdır.
Kitapları ve videolarıyla milyonlara ulaşan Mehmet Yıldız, Mutlu Evliliğin Sırları kitabında, akıcı üslubu ve etkili örnekleriyle İslam'a uygun bir aile modelinin ipuçlarını vermeye çalışıyor.
Sen Yanımda Ol Yeter
Kitap yazmak için odama kapandığım bir gün
kendime eğitmen yaptığım kızım Zuhal yanıma geldi:
“Baba, senin bir sözün var ya.”
“Hangisi?”
“Eğitim öğrenciye saygıyla başlar.”
“Evet kızım.”
“Ben de diyorum ki, yazarlık okuyucuya saygıyla başlar.”
“Nasıl yavrum?”
“Kitabının ilk sayfasında okuyucunun gözlerine dokunmak için izin iste.”
Kızımdan aldığım o muhteşem ilhamla diyorum ki, eğer izin verirsen önce gözlerine dokunmak, sonra da yüreğine misafir olmak istiyorum.
Müsaade var mı?

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.