İkinci Adam 3
₺690,00 Orijinal fiyat: ₺690,00.₺570,00Şu andaki fiyat: ₺570,00.
Şevket Süreyya Aydemir’in İkinci Adam isimli serisi, elinizde bulunan bu üçüncü ciltle tamamlanmış bulunuyor. Bu üç ciltlik büyük eser, İnönü’nün hayat mihveri etrafında bir devrin hikayesidir. Öyle bir devir ki, yakın tarihimizin en hareketli, en manalı ve neticeleri itibariyle sosyal ve siyasal hayatımızın, milli kaderimiz üzerinde en etkili olaylarını içine alır.İkinci Adam, Şevket Süreyya Aydemir’in gene üç ciltlik Tek Adam isimli diğer büyük eserinin adeta bir bütününü teşkil eder.
| Yayınevi | Remzi Kitabevi |
|---|---|
| Yazar | Şevket Süreyya Aydemir |
| Sayfa Sayısı | 584 |
| Kağıt Cinsi | 2. Hamur |
| Baskı Yılı | 2016 |
| Boyut | “13, 40 X 19, 80″ |
| Cilt Tipi | Karton Kapak |
1 adet stokta
Remzi Kitabevi – İkinci Adam 3
/n
Şevket Süreyya Aydemir’in İkinci Adam isimli serisi, elinizde bulunan bu üçüncü ciltle tamamlanmış bulunuyor. Bu üç ciltlik büyük eser, İnönü’nün hayat mihveri etrafında bir devrin hikayesidir. Öyle bir devir ki, yakın tarihimizin en hareketli, en manalı ve neticeleri itibariyle sosyal ve siyasal hayatımızın, milli kaderimiz üzerinde en etkili olaylarını içine alır.İkinci Adam, Şevket Süreyya Aydemir’in gene üç ciltlik Tek Adam isimli diğer büyük eserinin adeta bir bütününü teşkil eder.
İlgili ürünler
Aile Sohbetleri
Babanız Atatürk
Her birinizin bir babası ve bir annesi var. Onlar olmasa idi dünyaya gelemezdiniz. Eğer Atatürk, milletinin ve ordularının başında Anadolu savaşlarını kazanmasa idi, bu dünyada vatansız ve hürriyetsiz kalırdınız. Asıl öksüzlük budur. Onun için kitaba Babanız Atatürk adını koydum. Hayatınızı ana-babanıza, hür, şanlı ve şerefli Türklüğünüzü Atatürk’e borçlusunuz. Size, babanız Atatürk’ün nasıl yetiştiğini, neler yaptığını, nasıl bir insan olduğunu anlatmak istiyorum. Onunla, niçin övündüğünüzü, nasıl onun gibi olacağınızı öğrenmeniz umuduyla.
Çekiç Mercek Ve Yelkovankuşları – Türkiye’nin Doğa Bilimleri Tarihinden İnsanlar Mekanlar Ve Anıla
Esrarengiz Çiçekler
Gösteri Toplumu
Yaşamını medyatik uygarlığın ötesinde, herkesten uzakta ve gizlice tamamlamış olan Guy Debord 20. yüzyılın ikinci yarısının en önemli şahsiyetlerinden ve kahinlerinden biridir. Gösteriye katılmayı reddeden bir radikaldir!
Debord’un Gösteri Toplumu adlı kitabı yıkıcı olduğu kadar tarihe de direnebilmiş bir eserdir. 70’lerde yayımlandığında “aşırı” tezleri nedeniyle “şok” yaratmış, 80’lerde ise hayatın doğruladığı bir metin olarak kabul görmüştür. Egemenliğini tüm dünyada çoktan kurmuş ve gündelik dile geçirmiş olan gösteri toplumunu ilk kez tanımlayan ve adlandıran Debord, kapitalist iktisadın ve meta dolaşımının uzantısı olarak nitelendirdiği gösteri egemenliğinin sosyalist oldukları iddiasında olan ülkelerde de var olduğunu; dünyanın yeniden tek bir pazar haline geleceğini ve bürokratik iktidarların da Amerikan tipi gösterinin hakimiyeti altına gireceğini söylemiştir. Gösteri Toplumu’nda tek kelimeyi bile değiştirme gereğini duymadan yıllar sonra kaleme aldığı Gösteri Toplumu Üzerine Yorumlar’da mafya, terörizm, polis devleti gibi olguların nasıl gösterinin bir parçası haline geldiklerini sergiler.
Gösteri toplumunda, kurtuluş vaatleri de gösterinin bir parçasına dönüşür, sahteleşir. Tüm dünya aynı gösterinin sahnesidir artık; hepimiz aynı gösterinin oyuncusu ve seyircisi oluruz. Tarihsel bilgiyi yok etmek, özgünlük görünümü altında sansürü genelleştirmek, gösterinin vazgeçilmez ikizi olan terörizme girişmek, doğruyu bir yanlışlık anı yapmak, öznelliği silmek... gösteri toplumunun söylemini oluşturur.
Bu umutsuzluk kitabı, hapishane halindeki bir dünyada yaşadığımızı gözler önüne serer. Antikçağdan günümüze, zaman kavramından mekan kavramına, şehircilikten turizme ve kültürel tüketim soytarılığına kadar her alana uzanan Gösteri Toplumu’nun labirentleri arasındaki yolculuk kitabın ortalarında giderek dehşete dönüşür: Çıkış yoktur!
Debord karamsardır! Karamsarlığın doruğunda yaşayan tüm devrimciler gibi gerçekçidir de... Hakikati söyler.
Noktalar
"Dost, güzellik ve iyilik birbirini kucaklayan üç kavramdır. Biri birinden ayrılınca denge bozulur. Ve insan yeniden yalnızlığına düşer.
Bu üç kavramı bir arada bulmak, yaşatmak, yüceltmek büyük kalplerin işidir. Ne yazık ki insan, insana bu büyük mutluluğa erişme olanağı vermez. Bu yüzden yalnız doğuyoruz, yalnız yaşıyoruz, yalnız ölüyoruz... "

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.