İçimizdeki Düşman
₺350,00 Orijinal fiyat: ₺350,00.₺280,00Şu andaki fiyat: ₺280,00.
ZORLUKLARIN KAYNAĞINI HEP DIŞARIDA MI ARIYORSUNUZ: İŞİNİZDEKİ STRES, İNCİNEN KALBİNİZ YA DA HAYAL KIRIKLIKLARI? OYSA ASIL DÜŞMAN ZİHNİNİZİN DERİNLİKLERİNDE GİZLENİYOR!
Ne zaman cesurca bir adım atmak isteseniz, içinizden bir ses “Yapma, rahatın bozulur!” dedi. Ne zaman yeni bir ilişkiye adım atmak isteseniz, “Daha iyi olacağını nereden biliyorsun ki?” diye sordu. Ne zaman biri size selam verecek olsa, tavrını beğenmediniz, ses tonundan hoşlanmadınız. İçinizden bir ses, “Kesin arkasında bir şey var!” diye uyardı. Sonuçta gergin, mutsuz, özgür hissedemeyen insanlara dönüştünüz.
Hayat sizi yordukça yordu ve yiten sizin zamanınız, ömrünüz oldu. Oysa bir gerçeği bilmiyordunuz. Gerçekte kendi kendini görevli ilan edip size sürekli fısıldayan o sahte benlikler yoktu… Onlar hiç var olmadı.
Guy Finley, “Düşüncelerimiz bize ne söylerse söylesin, düşman bizim dışımızda değil, içimizdedir!” diyor ve bu düşmanla nasıl mücadele edip, mutlu ve huzurlu yaşayabileceğinizin yolunu gösteriyor.
| Yayınevi | Destek Yayınları |
|---|---|
| Yazar | Ellen Dickstein, Guy Finley |
| Sayfa Sayısı | 240 |
| Kağıt Cinsi | 2. Hamur |
| Baskı Yılı | 2025 |
| Boyut | “13, 00″, 50 X 21 |
| Cilt Tipi | Karton Kapak |
5 adet stokta
Destek Yayınları – İçimizdeki Düşman
/n
ZORLUKLARIN KAYNAĞINI HEP DIŞARIDA MI ARIYORSUNUZ: İŞİNİZDEKİ STRES, İNCİNEN KALBİNİZ YA DA HAYAL KIRIKLIKLARI? OYSA ASIL DÜŞMAN ZİHNİNİZİN DERİNLİKLERİNDE GİZLENİYOR!
Ne zaman cesurca bir adım atmak isteseniz, içinizden bir ses “Yapma, rahatın bozulur!” dedi. Ne zaman yeni bir ilişkiye adım atmak isteseniz, “Daha iyi olacağını nereden biliyorsun ki?” diye sordu. Ne zaman biri size selam verecek olsa, tavrını beğenmediniz, ses tonundan hoşlanmadınız. İçinizden bir ses, “Kesin arkasında bir şey var!” diye uyardı. Sonuçta gergin, mutsuz, özgür hissedemeyen insanlara dönüştünüz.
Hayat sizi yordukça yordu ve yiten sizin zamanınız, ömrünüz oldu. Oysa bir gerçeği bilmiyordunuz. Gerçekte kendi kendini görevli ilan edip size sürekli fısıldayan o sahte benlikler yoktu… Onlar hiç var olmadı.
Guy Finley, “Düşüncelerimiz bize ne söylerse söylesin, düşman bizim dışımızda değil, içimizdedir!” diyor ve bu düşmanla nasıl mücadele edip, mutlu ve huzurlu yaşayabileceğinizin yolunu gösteriyor.
İlgili ürünler
Her Şey Değişir
Kaderin Kodu
Işığa tapmadan, karanlığa sapmadan...
“Madde evreni” her an hareket halindedir ve her hareketin bir titreşimi vardır.
Hareketlerinin, seçimlerinin, duygu, düşünce ve ifadelerinin de sana özgü bir titreşimi var...
Senden yansıyanları, hayat aynasından kaderin olarak seyredersin.
Kaderin kalemi dildedir.
İfadelerinle hayatına neyi davet ettiğinin farkında mısın?
Davranışların ve tutumun sana nasıl bir kader getiriyor?
Başına gelen olaylar hangi konularda seni uyarıyor?
Seçtiğin meslek sana ne anlatıyor?
Bedenindeki sorunlar neyin habercisi?
Yaşadığın kazaların içindeki mesajları okuyabiliyor musun?
Gelecek planın sadece senin seçimlerinden mi oluşuyor?
Sistem bütün bu konularla ilgili seninle konuşurken çok özel bir dil kullanır.
Kâinatın bu özel diliyle iletişim kurabilmek için hayatın alfabesini biliyor olmak gerekir...
Peki, nedir hayatın gizli dilinin alfabesi?
Olaylar, durumlar, eylemler, seçimler, sözler ve ifadeler üzerinden hayatı okumaya başladığında sistemle bilinçli bir işbirliği kurmuş olursun.
İşte o zaman hayatın gerçek ritmini yakalarsın.
Kalbin Temizse Hikayen Mutlu Biter
Hiçbir karşılaşma tesadüf değildir. Senin şu anda bu satırları okuyor olmanın tesadüf olmaması gibi, benim Afrika’ya araştırma yapmak için gidip orada bir sufiyle karşılaşmam ve ondan öğrendiklerimi bu kitapta derlemiş olmamın da tesadüf olmaması gibi.
“Dert insana daima yol gösterir” der sufiler. Önemli olan yolu yürümekten vazgeçmemek. Yolda olan için “umut var” demektir. Kader her an yeniden yazılır çünkü.
Kiminle ne zaman karşılaşacağını, neyi ne zaman bulacağını bilemezsin. Bazen istediğin şeyi aramakla bulamazsın ama bulanlar hep arayanlar olmuştur. Mevlana’nın dediği gibi: “Sen yola çık, yol sana görünür.”
Yoluma ortaklık eden hocalarımın ilhamıyla karşına çıktığım bu kitapta sıkıntılarından kurtulman, ilişki problemlerini çözmen ve hayata daha olumlu bakabilmen için sufilerin kullandığı pratik yöntemleri kendi deneyim süzgecimden geçirerek sunuyorum. Kitapta yer alan öğretiler bugüne kadar binlerce insana yardımcı oldu, sana da olacağına inanıyorum.
Şunu sakın unutma yol arkadaşım, kaç yaşında olursan ol, başından ne geçmiş olursa olsun; kalbin temizse hikâyen mutlu biter.
“İyi beni bulur.”
Koltuğumdaki Kadınlar
Dr. Ayşe Duman Koltuğumdaki Kadınlar’da içsel sevincini yitirmiş, dışsal iyi hissediş oyuncaklarına bağımlı hale gelmiş zihin-bedenlerin acılarından ve ızdıraplarından söz ediyor. Yani seni, beni, bizi bize anlatıyor.
Koltuğuna oturan kadınların hikâyeleri eşliğinde, kadının kendine zihnini şefkatle dinleme, beden kayıtlarını anlama, kabul etme ve değişme izni verdiğinde “iyileşmenin” nasıl da mümkün olduğunu gösteriyor.
Yaşam yolculuğunda beden bilgeliğinin önemini vurgulayan Dr. Duman, kadını dış seslerin gürültülerinden, şartlanmışlıklardan, düzen kurucuların dayatmalarından özgürleşerek biyolojinin fısıltılarını duymaya davet ediyor.
“Hikâyelerimizle birbirimize bağlı olduğumuz yaşam yolculuğunda neşelerimiz kadar acılarımız da ışık oluyor birbirimize.
Acıyı, ona tutsak olmadan özgürleşmenin, var olma sevincini hissetmenin en sağlam basamağı olarak kullanan kadınların hikâyeleri ışık olsun istedim, yola çıkmak isteyenlere, yolda olanlara.”
Korkusuzca Yaşayabilmek
Uluslararası çok satanlar listesinde haftalarca bir numarada yer alan ve Türkiye’de yüz binlerce okura ulaşmayı başaran Vazgeçebilmek, Sevebilmek ve Özgürleşebilmek kitaplarının dünyaca ünlü yazarı Guy Finley, bu kez korkuya meydan okuyan bir yaşam disipliniyle çıkıyor okurunun karşısına: Korkusuzca Yaşamak!
Korkunun tarifini çok katmanlı bir bakış açısıyla yeniden zihin süzgecinden geçiren Guy Finley, korkuyla düşünce arasındaki bağların nasıl baştan kurgulanması gerektiğine örnek hikâyelerle ve önerdiği etkili uygulamalarla birlikte dikkat çekiyor.
Daha düne kadar uykularını kaçıran şeyin ne olduğunu hatırla mesela. Önceleri çok istediğin, önemsediğin, kafana taktığın, üzerinde çok düşünüp kaygılandığın, belki çok istediğin, uğruna çok şeyi gözden çıkardığın, vakit harcadığın şeyleri düşün.
Çok değil kısa zaman önce, her biri yaşam kaliteni etkileyecek kadar önemliyken, sende korku ve kaygı hislerine neden olurken, bugün hiçbir şey değişmediği halde güçlerini nasıl kaybettiler peki? Neden eskisi kadar korkutup kaygılandırmıyorlar seni?
Yoksa korku sende sadece bir yaşamda kalma refleksi değil mi? Aynı zamanda bir düşünce hatası mı?
Korkuyla ilgili düşünce hatalarının sonlanması, elbette birtakım zihinsel disiplinlerin yeniden yapılanmasıyla ilgili...
Guy Finley, tam da bu disiplinlerden söz ediyor işte.
Korkusuzca Yaşamak, bir düşünce sanatı kitabıdır aslında. Zorluğun içindeki basit ama etkili kolaylık gibi...
Korktuğun şeye yüklediğin anlamları gözden geçir önce, sonrasında bu kitabın sayfaları arasında korkularından özgürleşmeye başlayacaksın zaten...
Özgürleşebilmek
İnsan ancak kendinden başka kimseye benzemek istemediğine karar verdiğinde özgürleşir...
Özgürlük, özgünlüktür...
Kendi gibi olabilme cesareti gösterebilen korkusuzların parmak izidir...
Dilediğini yapabilmek değil, ne dilediğinin farkında olmaktır.
“Başkası ne der?” kaygısıyla yaşamak yerine, başkası için yaşamaktan, vazgeçebilmektir.
Kaybetme korkusundan arınmak değil, kaybetme ihtimaline rağmen cesaret göstermektir.
Göze almak değil, gözden çıkarabilmektir özgürlük...
Ve özgürlük, doğuştan kazanılmış bir haktır.
Hiç kimse özgürlük hakkını sonradan öğrendiği korkulara, kaygılara, şüphelere ve değersizliğe feda etmemelidir.
Uluslararası çok satanlar listesinde haftalarca bir numara olan, Türkiye’de de yüz binlerce okura ulaşmayı başaran Vazgeçebilmek ve Sevebilmek kitaplarının yazarı Guy Finley’den özgür olabilme cesareti üzerine korkulara meydan okuyan eşsiz bir manifesto...
Psikoloji Diyor Ki ; Özgürlük . Kendini Doğru İfade Etmeyi Başaranlarındır
"İnsanları geçimsiz yapan sevgisizliktir. Birbirine düşman eden iletişimsizliktir. Güzellikten yana ne varsa yok eden ilgisizliktir."
Konfüçyüs
"Hayır" Demenin En Sağlıklı Yolu Nedir?
Öfkeliyken ya da Öfkeli Birisiyle Nasıl İletişim Kurulur?
Narsis ve Zehirli İnsanlarla Nasıl Başa Çıkarız?
İlişkilerimizi Nasıl En Sağlıklı Noktaya Getirebiliriz?
Duygularımızı ve Düşüncelerimizi En İyi Şekilde Nasıl İfade Ederiz?
Bu kitapta öğrendiklerinizden sonra "Ailem, eşim, sevgilim, iş arkadaşım, patronum beni anlamıyor, kendimi anlatamıyorum" demek yok.
Eğer iyi bir dansçıysanız kontrolü kendi elinizde tutarsınız. İletişim de tıpkı iki kişinin dans etmesi gibidir. Eğer iyi dans edemezseniz sağa sola savrulursunuz ve kötü bir görüntü ortaya çıkar. İyi bir iletişimci her zaman kontrolü elinde tutar ve süreci istediği gibi yönlendirir.
Duygularımızı içimize atmak yerine özgür bırakmalıyız. İçsel rahatlığın en temel bileşenlerinden birisi de duyguları paylaşmaktır. Uzman Klinik Psikolog Burak Öge çok satan Duygularının Kölesi Olmayan Hayatının Efendisi Olur kitabından sonra bu sefer de bizlere etkili iletişimin sırlarını aktarıyor. Düşüncelerinizi paylaştıkça omuzlarınızdaki yükler azalacak ve özgürlüğün tadını çıkaracaksınız.
Sen Yola Çık Yol Sana Görünür
Her Şey Vaktini Bekler. Ne Gül Vaktinden Önce Açar Ne de Güneş Vaktinden Önce Doğar. Biraz Sabret Senin Olan Sana Gelecektir.
Mevlana 21. yüzyılda dünyanın başına gelenleri görseydi acaba ne düşünürdü?
Bu hız çağında boğuştuğumuz sorunları çözüme ulaştırmak için bize nasıl yol gösterirdi?
Hakan Mengüç, kaleme aldığı bu yeni kitabında tam da bu soruların yanıtını arıyor.
Büyük düşünür, sekiz yüz yıl öncesinden sesleniyor çağımızın acı çeken ruhlarına...
Onlara 21 altın kuralı hatırlatıyor!
Hiçbir şeyin çaresiz ve çözümsüz olmadığını, her derdin içinde bir derman saklı olduğunu fısıldıyor.
Peki ya o dermanı bulmak mümkün mü?
Doğru yere bakınca evet...
Doğru yeri bilen gönül gözünü uyandırmanın tam zamanı...
Aradığın hazine tam olarak durduğun yerde.
Hoş geldin yol arkadaşım.

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.