Hayy Bin Yakzan – Hasan Ali Yücel Klasikler
₺160,00 Orijinal fiyat: ₺160,00.₺132,00Şu andaki fiyat: ₺132,00.
Muhammed ibn Tufeyl el-Kaysî (ö. 1185): XII. yüzyıl başlarında Endülüs’te, Granada’nın Vâdîâş beldesinde dünya gelmiştir. Arapların Kays kabilesine mensuptur. Ünlü bir hekim, filozof, matematikçi ve şairdir. İbn Sînâ’yı takip eden İşrâkıyye düşüncesinin mensubu sayılmaktadır. Ortaçağ Avrupası’nda Abubacer adıyla tanınmıştır. 1130-1269 yılları arasında Endülüs’te hüküm sürmüş olan Muvahhidler döneminde yaşamıştır. Granada’da hekimlik yapmış, ardından bölge valisine kâtip olmuştur. 1147’de Fas’ı ele geçiren Muvahhid hanedanının kurucusu Abdülmü’min’in Sebte ve Tanca valisi olan oğluna sır kâtibi olarak tayin edilmiştir. Sonunda Muvahhid halifesi Ebû Ya’kûb Yûsuf’un sarayında kadı ve hekimlik görevlerini üstlenmiştir. Kendi kendini eğiten insanın hikâyesi olan Hayy bin Yakzân Ortaçağ’ın en önemli dinî-felsefî eserlerinden biri sayılmaktadır. İbranice, Latince, Flamanca, Fransızca, Almanca, İngilizce çevirileriyle XVII. ve XVIII. yüzyıl Avrupası’nın en popüler eserlerinden biri olmuş, Avrupa edebiyatında azımsanmayacak bir iz bırakmıştır. İbn Tufeyl 1185’te Merrâküş’te ölmüştür.
| Yayınevi | İş Bankası Kültür Yayınları |
|---|---|
| Yazar | İbn Tufeyl |
| Sayfa Sayısı | 162 |
| Kağıt Cinsi | 2. Hamur |
| Baskı Yılı | 2021 |
| Boyut | “13, 50 X 20, 50″ |
| Cilt Tipi | Karton Kapak |
1 adet stokta
İş Bankası Kültür Yayınları – Hayy Bin Yakzan – Hasan Ali Yücel Klasikler
/n
Muhammed ibn Tufeyl el-Kaysî (ö. 1185): XII. yüzyıl başlarında Endülüs’te, Granada’nın Vâdîâş beldesinde dünya gelmiştir. Arapların Kays kabilesine mensuptur. Ünlü bir hekim, filozof, matematikçi ve şairdir. İbn Sînâ’yı takip eden İşrâkıyye düşüncesinin mensubu sayılmaktadır. Ortaçağ Avrupası’nda Abubacer adıyla tanınmıştır. 1130-1269 yılları arasında Endülüs’te hüküm sürmüş olan Muvahhidler döneminde yaşamıştır. Granada’da hekimlik yapmış, ardından bölge valisine kâtip olmuştur. 1147’de Fas’ı ele geçiren Muvahhid hanedanının kurucusu Abdülmü’min’in Sebte ve Tanca valisi olan oğluna sır kâtibi olarak tayin edilmiştir. Sonunda Muvahhid halifesi Ebû Ya’kûb Yûsuf’un sarayında kadı ve hekimlik görevlerini üstlenmiştir. Kendi kendini eğiten insanın hikâyesi olan Hayy bin Yakzân Ortaçağ’ın en önemli dinî-felsefî eserlerinden biri sayılmaktadır. İbranice, Latince, Flamanca, Fransızca, Almanca, İngilizce çevirileriyle XVII. ve XVIII. yüzyıl Avrupası’nın en popüler eserlerinden biri olmuş, Avrupa edebiyatında azımsanmayacak bir iz bırakmıştır. İbn Tufeyl 1185’te Merrâküş’te ölmüştür.
İlgili ürünler
Dorian Grayin Portresi – Kırmızı Kedi Yayınevi
Dürtü
Seni kim bekliyor? Kıyım ve ölüm, belki, ama başka kimsenin beklediği yok! Uyan, Ferdinand, özgür olduğunu gör, tamamen özgürsün, kimsenin senin üzerinde bir yaptırımı yok ve kimse sana emir veremez; dinle, özgürsün, özgür, özgür! Bunu sana binlerce kez söyleyebilirim, on bin kere, her saat, her dakika, sen bunu hissedinceye kadar! Sen özgürsün. Özgür! Özgür!
Vatan denilen toprak parçasının yeni ölü bedenler isteğiyle yaptığı çağrıyı duyunca içinde engel olamadığı bir gitme dürtüsüyle ayağa kalktı Ferdinand. Oysa gitmek, ölmek, öldürmek istemiyordu ama onun iradesini ele geçiren başka bir güç vardı. Bir yanda özgürlüğü öte yanda bir nesneden öte görülmediği, ondan itaat bekleyen anavatanın çağrısı.
Zweig, Ferdinand’ın yaşadığı bu ikilem üzerinden milliyetçilik ve faşizmi sorguluyor. Zevkle ve düşünerek okuyacaksınız.
Sahaf Mendel
“Zweig’ın eserini övmeye nereden başlayacağını bilemiyor insan.” –Ali Smith
Viyana’nın edebiyat camiasında el üstünde tutulan Sahaf Mendel aksi ama aksi olduğu kadar da eşsiz hafızaya sahip biridir. Her gününü aynı kafenin aynı masasında oturarak, bilgeliğinden yararlanmak için gelen ziyaretçilerle konuşarak geçirir. Tek tutkusu ise saplantı derecesinde bağlı olduğu kitaplardır, onlarla alakalı değilse çevresinde ne olduğu umurunda değildir, yaklaşan savaş bile. Birinci Dünya Savaşı’nın gölgesinde Viyana’nın çehresi değişirken, Sahaf Mendel’in de hayatı “düşman” ile işbirliği yaptığı suçlamasıyla altüst olacaktır.
Zweig, yozlaşarak parçalanan Avrupa’yı arkaplanına yerleştirdiği ve mütevazı bir yaşamın trajedisini aktardığı Sahaf Mendel ’in her sayfasında geniş bir durum panoraması sunuyor.
Seçme Öyküler
Faik Baysal’ın Drina’da Son Gün, Sarduvan, Rezil Dünya ve Ateşi Yakanlar romanlarının ardından derlediğimiz Seçme Öyküler’ini siz değerli okurlarımıza sunuyoruz.
Faik Baysal, toplumcu-gerçekçi edebiyat içerisinde önemli bir yere sahiptir. Baysal bilhassa roman ve öyküleriyle tanınır. Seçkin zümreye hitap eden salon edebiyatının gerçek bir edebiyat olamayacağını düşünen yazar, eserlerinde bir yandan topluma ayna tutmaya çalışırken bir yandan da sosyo-politik bir dil üzerinde durur.
Faik Baysal öykülerinde de romanlarında olduğu gibi odağına halkı yerleştiren, halkın yaşamına ortak olan bir anlatıcı olarak beliriyor. Geçim derdi, sömürü düzeni, birey olabilmenin sancıları, eskiye özlem, mahalle anlatısı, yaşama inancı ve direnç onun vazgeçilmez izleklerindendir. Baysal bu tema ve meselelerini bize hiç de yabancı gelmeyen içimizden birilerini hikâyelerine konuk ederek anlatıyor.
Toplum Sözleşmesi
Jean-Jacques Rousseau tarafından 18. yüzyılda toplumun nasıl yönetilmesi gerektiğini ele alan ilk eserlerden biri olan Toplum Sözleşmesi, eşitsizlik, toplum hakları, yasalar, demokrasi, siyasetin nasıl şekillenebileceği gibi konulara odaklanıyor. Rousseau’ya göre yurttaşlar olmadan erdem, erdem olmadan özgürlük, özgürlük olmadan devlet olmaz.
“Hiç şüphesiz salt akıldan kaynaklanan evrensel bir adalet vardır, ancak aramızda kabul edilen bu adalet karşılıklı olmalıdır. Doğal yaptırımların yokluğunda adalet yasaları insanlar arasında etkisiz kalır. Dürüst insan herkese karşı yasalar çerçevesinde davrandığı ve hiç kimse aynı şekilde karşılık vermediği zaman bu yasalar kötüye iyilik ederken dürüstün mahvoluşuna sebep olur. Bu yüzden hakları görevlerle birleştirmek ve adaleti nesnesiyle ilişkilendirmek için anlaşmalara ve yasalara ihtiyaç duyulur.”

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.