Fususu’l-Hikem
₺300,00 Orijinal fiyat: ₺300,00.₺248,00Şu andaki fiyat: ₺248,00.
“Fususu’l-Hikem”, Muhyiddin-i Arabi’nin hicri 627 yılında Şam’da bulunduğu sıralarda bir gece görmüş olduğu gerçek bir rüyanın ilhamıyla yazılmış, bilinen manada bir tasavvuf kitabı olmaktan öte hakkındaki tartışmaların bugün de devam ettiği bir baş yapıttır.
Kitabın asıl maksat ve gayesi halkın bazı yüce hakikatlerle aydınlatılmasıdır. “Fususu’l-Hikem” kısa bir başlangıçtan sonra her nebiye bir hikmet verilmiş olduğunu ve yirmi yedi peygamberin ayrı bir hikmeti temsil ettiklerini beyanla eseri yirmi yedi “FAS”a ayırıyor ve bu hikmetlerin izahı sırasında Vahdet-i Vücud zaviyesinden her nebinin temsil ettiği hikmetin izah ve tahliline girişiyor.
M. Nuri Gençosman’nın uzun bir uğraşı sonucu Türkçe’ye kazandırdığı bu eseri okuduğunuzda İbnü’l-Arabi’nin ne kadar büyük bir düşünür ve marifet ehli olduğunu göreceksiniz.
| Yayınevi | Ataç Yayınları |
|---|---|
| Yazar | Muhyiddin İbnü’l Arabi |
| Kağıt Cinsi | 2. Hamur |
| Baskı Yılı | 2020 |
| Boyut | “13, 50 X 21″ |
| Cilt Tipi | Karton Kapak |
1 adet stokta
Ataç Yayınları – Fususu’l-Hikem
/n
“Fususu’l-Hikem”, Muhyiddin-i Arabi’nin hicri 627 yılında Şam’da bulunduğu sıralarda bir gece görmüş olduğu gerçek bir rüyanın ilhamıyla yazılmış, bilinen manada bir tasavvuf kitabı olmaktan öte hakkındaki tartışmaların bugün de devam ettiği bir baş yapıttır.
Kitabın asıl maksat ve gayesi halkın bazı yüce hakikatlerle aydınlatılmasıdır. “Fususu’l-Hikem” kısa bir başlangıçtan sonra her nebiye bir hikmet verilmiş olduğunu ve yirmi yedi peygamberin ayrı bir hikmeti temsil ettiklerini beyanla eseri yirmi yedi “FAS”a ayırıyor ve bu hikmetlerin izahı sırasında Vahdet-i Vücud zaviyesinden her nebinin temsil ettiği hikmetin izah ve tahliline girişiyor.
M. Nuri Gençosman’nın uzun bir uğraşı sonucu Türkçe’ye kazandırdığı bu eseri okuduğunuzda İbnü’l-Arabi’nin ne kadar büyük bir düşünür ve marifet ehli olduğunu göreceksiniz.
İlgili ürünler
Abherül-Aşıkin & Aşıkların Halleri
Şüphesiz ki iman edip salih ameller işleyenler için Rahman, kalplerde ebedi bir sevgi yaratacaktır. Bu sevgi, Müminlerin yüreklerindeki derin muhabbetin ta kendisidir. Ey Allahım, kalplerimizi yakınlığının nuruyla aydınlat, ruhlarımızı lütfunla ferahlat, gözlerimizi muhabbetinle parlat ve kulaklarımızı münacaatının lezzetiyle doldur.
Ruzbihân-i Baklî`nin aşkı ve âşıkların hâllerini anlattığı eserine verdiği "abher" ismi, nergis çiçeğinin metaforik anlamına delalet eder. Nergis, göz şeklinde olduğu için tasavvufi metinlerde genellikle müşahede ve görme (didar) mazmunu olarak kullanılır. Müellif, bu esere "Âşıkların Abheri" ismini vererek, eserini ilahi aşk ve müşahede yolunda yürüyen saliklere ithaf etmiştir.
Ruzbihân-i Baklî`nin eserlerinin her bir sayfasında ilahi aşkın coşkusunu, aşk yolunda çekilen çilelerin yüceliğini ve bu yolda yürüyen âşıkların samimi dualarını bulmak mümkündür. Bu eser de okuyucusunu manevi bir yolculuğa çıkarırken, kalbindeki ilahi aşk çerağının fitilini ateşleyecektir.
Sufi Kitap olarak, eserleri daha önce dilimize aktarılamamış, 13. yüzyıl irfan sahasının kıymetli isimlerinden, döneminde kendi adıyla anılan tarikat kuracak kadar ilmi derinlik sahibi, âlim ve mutasavvıf Ruzbihân-ı Baklî`nin tasavvuf alanındaki öncü eserlerini Türkçeye kazandırmaya devam edeceğiz. Onun eserleri, ilahi aşkın derinliklerine dalmak isteyen her okuyucuya ilham kaynağı olacaktır.
Aşk Terapi
Dert Etme Allah Biliyor
Kendini Aldatan İnsan
Aldanışı, insanlığın trajik bir hakikati olarak sunan el-Keşf ve’t-Tebyîn fî Ğurûri’l-Halki Ecmaîn, gururun/aldanışın arkasındaki aldanma hikâyelerini çeşitli tasvirlerle ortaya koyuyor. Bu anlamda “Tüm İnsanların Aldanışının Keşif ve Beyanı” olan bu kitapta Gazzâlî; insanların, arzularını tatmin yönündeki tabii temayüllerine uymalarından çok, bunların üzerini örten bazı erdemler vasıtasıyla kendilerini kandırmalarıyla ilgileniyor. Bu yüzden de kitapta, aldanışın elinden neredeyse kimsenin kurtulamadığını görmek hiç şaşırtıcı değildir.
Gazzâlî’nin asıl gündemi ise aldanmamış gibi görünen, toplumda itibar gören ve rol model kabul edilen sınıfların gizli aldanışıyla ilgilidir ki kitabın muhtevasının büyük kısmı buna ayrılmıştır. Gazzâlî’nin aldandıklarını iddia ettiği ve aldanış hikâyelerini geniş biçimde resmettiği, çeşitli gerekçelerle temellendirdiği gruplar, kitapta dört sınıfta toplanıyor: âlimler, âbidler, zenginler ve sûfîler.
Günümüzde dinî yönelişlerin özellikle sosyal organizasyonlar ölçeğindeki büyük tecrübesini göz önünde bulundurduğumuzda, kitabın hâlâ güncelliğini koruduğunu görmemek mümkün değildir.
Mesnevi Terapi
"Bilgi çağını bilgelik çağına dönüştürürken yol göstericimiz Mevlana olacaktır. Çünkü o ruhsal yapımızdaki şifrelere dokunuyor, bizde var olan duyarlılığı harekete geçiriyor." -Prof. Dr. Nevzat Tarhan- İnsanlık Mevlana’yı yeniden keşfediyor. Çünkü onun öğretisi yaşadığı zamana hapsedilemeyecek kadar evrensel. Çünkü hepimizin ondan öğreneceği çok şey var. Prof. Dr. Nevzat Tarhan buradan bakarak, Mesnevi’nin çağları aşan bilgeliğinin ruha nasıl şifa olabileceğini anlatıyor. Tarhan, Mesnevi Terapi’de Mevlana’yı günlük hayatta bize yol gösterecek bir rehber olarak tanımamız gerektiğini anlatıyor. İçimizdeki hakikati görmemizi, farkındalığımızı artırmamızı sağlayacak önerilerle, Mesnevi’yi modern psikoloji tarafından da kabul gören bir anlayışla kalbe ve ruha şifa veren bir eser olarak okutuyor. Ve Mevlana’dan ilhamla şöyle diyor: "İnsanın gözü kördür ışık olmadıkça, Aşkın gözü kördür gerçekler olmadıkça, Aklın gözü kördür ahlak olmadıkça, Hırsın gözü kördür terazi olmadıkça, Şöhretin gözü kördür tevazu olmadıkça, Gücün gözü kördür erdem olmadıkça, Paranın gözü kördür insaf olmadıkça, Menfaatin gözü kördür empati olmadıkça, Adaletin gözü kördür hakkaniyet olmadıkça, Tabibin gözü kördür tıp etiği olmadıkça, Medeniyetin gözü kördür bilgelik olmadıkça..."

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.