Felsefe Yapma Sanatı
₺250,00 Orijinal fiyat: ₺250,00.₺206,25Şu andaki fiyat: ₺206,25.
Bertrand Russell’ın II. Dünya Savaşı sırasında yazdığı denemelerden bazıları ilk defa bu kitapta bir araya geldi. Bu yıllarda yazar, Amerikan üniversitelerinde felsefe öğretmekte ve Amerikan öğrenci kitlesi üzerinde gittikçe büyüyen bir etki bırakmaktaydı.
Burada toplanan denemeler özellikle matematik, felsefe ve mantık alanlarında “akıl yürütme sanatı” ile ilgilidir. Önemli felsefi konuların özüne ulaşma yeteneğine ve felsefi analizlerin derinliğini ustaca sergilemesine rağmen Russell’ın anlatımının bu denli açık seçik oluşu şaşırtıcıdır.
| Yayınevi |
Profil Kitap |
|---|---|
| Yazar |
Bertrand Russell |
| Sayfa Sayısı |
101 |
| Kağıt Cinsi |
2. Hamur |
| Baskı Yılı |
2020 |
| Boyut |
"14 ,00 X 21 ,00" |
| Cilt Tipi |
Karton Kapak |
1 adet stokta
Profil Kitap – Felsefe Yapma Sanatı
/n
Bertrand Russell’ın II. Dünya Savaşı sırasında yazdığı denemelerden bazıları ilk defa bu kitapta bir araya geldi. Bu yıllarda yazar, Amerikan üniversitelerinde felsefe öğretmekte ve Amerikan öğrenci kitlesi üzerinde gittikçe büyüyen bir etki bırakmaktaydı.
Burada toplanan denemeler özellikle matematik, felsefe ve mantık alanlarında “akıl yürütme sanatı” ile ilgilidir. Önemli felsefi konuların özüne ulaşma yeteneğine ve felsefi analizlerin derinliğini ustaca sergilemesine rağmen Russell’ın anlatımının bu denli açık seçik oluşu şaşırtıcıdır.
İlgili ürünler
Çürümenin Kitabı
Nerede tükettin ömrünü? Bir hareketin hatırası, bir tutkunun işareti, bir maceranın parıltısı, güzel ve firari bir cinnet - geçmişinde bunların hiçbiri yok; hiçbir sayıklama senin ismini taşımıyor, seni hiçbir zaaf onurlandırmıyor. İz bırakmadan kayıp gittin; senin rüyan neydi peki? Kökeninde aldatıcı ve yıkıma mahkum olmayan hiçbir "yeni" hayat görmedim şimdiye kadar. Her insanın zaman içinde ilerleyip bunaltılı bir geviş getirmeyle kendini tecrit ettiğini, yenilenme niyetine de ümitlerinin beklenmedik yüz buruşturmasıyla karşılaşıp kendi içine düştüğünü gördüm...
-E.M. Cioran
Felsefeye Giriş
“Felsefe, ister akademide doğrudan eğitimi alınsın, isterse insanın kişisel okuma ve araştırmalarıyla hayatına bir şekilde dahil ettiği bir disiplin ve düşünme alanı olsun, kişinin hayatına her yönden olumlu katkılar yapmaya aday bir kültür öğesi ya da düşünme faaliyetini ifade eder. Kişi ister hekim, ister mühendis, ister öğretmen ya da ister hukukçu olsun, kısacası hangi mesleği icra ederse etsin, gerek yaptığı işi anlamlandırıp layıkıyla yapmada, gerekse bir bütün olarak hayatını anlamlandırma noktasında felsefeye ihtiyaç duyar. Günümüzün giderek karmaşıklaşan ve zorlaşan hayatını anlamlandırma, daha sorumlu ve ilkeli bir birey olarak yaşama noktasında, öyle sanılır ki felsefeye daha çok ihtiyaç duyulmaktadır.”
Ahmet Cevizci
Referans Kitaplar dizisinin yedinci kitabı olan Felsefeye Giriş, farklı felsefe tasavvurları ve tanımlarından yola çıkarak felsefenin alt dallarını oluşturan metafizik, din felsefesi, epistemoloji, bilim felsefesi, etik, siyaset felsefesi, estetik ve eğitim felsefesi üzerine özlü, ama aynı zamanda derinlikli inceleme ve tartışmalara yer veriyor.
Mukaddime Ciltli
İbn Haldun tarih felsefesinin, sosyolojinin, antropolojinin, iktisat biliminin, kısacası toplum bilimlerinin kurucu babası olarak kabul edilir. Mukaddime’si, dünyanın en önde gelen bütün entelektüellerince dikkatle okunan ve pek çok devlet başkanınca fikirlerine hayran olunan bir şaheserdir.
Roger Garaudy, müslüman olmadan önce kaleme aldığı İslâm Medeniyetinin İnsanlığa Katkısı eserinde, İbn Haldun’a on sayfadan fazla yer ayırır ve onu “Descartes’ın, Montesquieu’nün Öncüsü ve İslâm’ın Karl Marks’ı” olarak görür. Ünlü tarih felsefecisi Arnold Toynbee, “Hiç şüphesiz Mukaddime, kendi türünde, bugüne kadar hiçbir zaman, hiçbir yerde, hiçbir zihnin ortaya koyamadığı en büyük eserdir!” ifadesini kullanır. Engels, yaptığı toplum değerlendirmelerinde Mukaddime’den yararlanır ve “Hıristiyanlığın ilk dönem tarihine katkı” başlıklı makalesinde, İbn Haldun’un görüşlerinin çok özlü bir özetini sunar. BM eski Genel Sekreteri Kofi Annan, “Sadece İbn Haldun ismi bile İslâm Tarihinin ne kadar parlak bir ilim çağı yaşadığının göstergesidir!” der.
Arapça üç ayrı baskısından, Fransızca ve İngilizce tercümelerinden de yararlanılarak dilimize aktarılan bu Mukaddime’yi çok geniş kesimlerin daha iyi anlayacağını umut ediyoruz.
Yaşlılık Üzerine
Romalı devlet adamı ve fiolozof Cicero, İÖ 44 yılında tertiplenen Caesar suikastının ardından devlet işlerini bir kenara bırakıp Tusculum’daki villasına çekilir. İÖ 45 yılında kızı Tullia’yı kaybetmiş olmasından duyduğu kederin de büyük payı vardır bu inzivada. Roma’nın siyasi ve toplumsal gailelerinden uzaklaşarak ruhundaki fırtınaları dindirmeye çalıştığı bu buhran döneminde teselliyi felsefede bulur ve birbiri ardı sıra kaleme aldığı eserlerle Yunan felsefesini Roma’da yeniden inşa etmeye koyulur. Yaşlılık Üzerine adını verdiği ve dostu Atticus’a ithaf ettiği bu eseri de, Tusculum’da geçirdiği ve ömrünün son demi sayılan bu verimli yılların ürünüdür. Cicero, yaşlılık ve ölüme teselli olarak da değerlendirilebilecek bu eserinde Roma’nın önde gelen şahsiyetlerinden Yaşlı Cato’yu başkonuşmacı yapar ve onun dilinden aktardığı görüşlerini Yunan ve Roma tarihinden seçtiği örneklerle açıklamaya çalışır. Eserde ortaya koyduğu görüşler, Yunan felsefesinin ahlaki öğretilerinin ve yaşlılığa ilişkin fikirlerinin özeti niteliğindedir. Böylece gençlik yıllarından itibaren tetkik ettiği Yunan felsefesini, Platon’un Akademeia’sından Epikurosçuluğa değin Yunan’ın bütün felsefe okullarının görüşlerini kendi hayat anlayışıyla kıyaslayıp kendine özgü bir üslupla dile dökme fırsatı yakalamış olur.

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.