Dar Koridor
₺620,00 Orijinal fiyat: ₺620,00.₺525,00Şu andaki fiyat: ₺525,00.
Bazı toplumlar özgürken, diğerleri neden otoriter yönetimler altında veya anarşi içinde yaşadılar ve yaşıyorlar?
Özgürlük Batı’ya özgü bir durum mu?
Özgürlüğün ve demokrasinin akıbeti ne olacak?
Daron Acemoğlu ve James A. Robinson’a göre özgürlük “doğal” bir durum değil… Güçlü bir sivil toplum ile güçlü ama prangalanmış bir devletin birbirlerini dengelemesiyle, süreç içinde elde edilen bir kazanım. Bu zor şartlar sağlandığında girilen “dar koridor”da kalmak ise sürekli bir çaba gerektiriyor…
Dar Koridor okuru tarihte uzun bir yolculuğa çıkarıp özgürlüğün doğuşu, sürdürülebilirliği ve akıbeti hakkında çarpıcı sonuçlara ulaştırıyor…
| Yayınevi | Doğan Kitap |
|---|---|
| Yazar | Daron Acemoğlu |
| Sayfa Sayısı | 648 |
| Kağıt Cinsi | 2. Hamur |
| Baskı Yılı | 2019 |
| Boyut | “14, 00 X 23, 00″ |
| Cilt Tipi | Karton Kapak |
1 adet stokta
Doğan Kitap – Dar Koridor
/n
Bazı toplumlar özgürken, diğerleri neden otoriter yönetimler altında veya anarşi içinde yaşadılar ve yaşıyorlar?
Özgürlük Batı’ya özgü bir durum mu?
Özgürlüğün ve demokrasinin akıbeti ne olacak?
Daron Acemoğlu ve James A. Robinson’a göre özgürlük “doğal” bir durum değil… Güçlü bir sivil toplum ile güçlü ama prangalanmış bir devletin birbirlerini dengelemesiyle, süreç içinde elde edilen bir kazanım. Bu zor şartlar sağlandığında girilen “dar koridor”da kalmak ise sürekli bir çaba gerektiriyor…
Dar Koridor okuru tarihte uzun bir yolculuğa çıkarıp özgürlüğün doğuşu, sürdürülebilirliği ve akıbeti hakkında çarpıcı sonuçlara ulaştırıyor…
İlgili ürünler
Bizi Ayıran Uçurum
Kalkınma sürecinde işlerin yolunda gittiği, dünyanın Güney’inin Kuzey’ini neredeyse yakaladığı, yoksulluğun son 30 yılda yarı yarıya azaldığı, 2030’a gelindiğinde yeryüzünden bütün bütün silineceği söyleniyor. Oysa dünyanın en güçlü devlet ve şirketlerinin desteğiyle anlatılan bir masal bu.
1960’dan bu yana Kuzey ile Güney arasındaki gelir farkı neredeyse üç katına çıktı. Günümüzde 4,3 milyar insan, yani dünya nüfusunun yarısından fazlası, günde 5 doların altında bir kazançla yaşamak zorunda. Öte yandaysa dünyanın en zengin 8 insanı insanlığın yarısının toplam gelirine denk bir serveti yönetiyor.
Peki bu uçurumu yaratan ne? 15. yüzyıldan bu yana Batı’nın dünyanın kalanını sömürmüş olmasının yol açtığı tahribat bir yana, yoksul ülkeler bugün de küresel ekonomik sisteme eşit koşullarda katılmıyor. Dünya Bankası ve IMF gibi uluslararası kuruluşlar eliyle Güney ülkelerine dayatılan yapısal reformlar ekonomilerine kasıtlı olarak zarar veriyor, Dünya Ticaret Örgütü’nün getirdiği kurallar da eşitsiz mübadeleyi körüklüyor. Dahası, Kuzey’in sömürüsünün yarattığı yoksulluğa artık küresel iklim krizinin olumsuz sonuçları ekleniyor.
Bizi Ayıran Uçurum, sorunları geçmişi ve bugünüyle berrak bir şekilde ortaya koyan bir kitap. Küresel ekonomi içinde yoksulluğa getirilecek ekonomik çözümler ile iklim felaketine getirilecek ekolojik çözümleri birlikte düşünüyor. Jason Hickel’ın Türkçe basıma özel önsöz ve sonsözüyle.
Güç Mücadelesinde Türkiye
Türkiye bir Bölgesel Güç mü veya Büyük Güç müdür? Ya da Türkiye Bölgesel Güç veya Büyük Güç olmalı mıdır? Son dönemlerdeki bölgesel ve küresel gelişmeler ve bu gelişmelerin gölgesinde Türkiye’nin hamleleri bu soruları akla getirmektedir. Türkiye, özellikle Soğuk Savaş sonrası değişen dünya koşullarının da etkisiyle 21’inci yüzyıla bölgesinde etkin ve güçlü olma iddiasıyla girdi. Özellikle milli menfaatlerin uzandığı alanlarda bölgesel güç olma yolunu seçti. Bu noktada doğal olarak ülkenin sahip olduğu güç bileşenlerinin bölgesel güç olmak için yeterli olup olmadığı hayati bir soru olarak ortaya çıkmaktadır. Zamanında büyük güç hatta küresel bir güç olan Osmanlı İmparatorluğu’nun güçten düşmesiyle birlikte bir ulus devlet olarak kurulan Türkiye Cumhuriyeti kuruluş yıllarından itibaren bölgesinde barışı ve istikrarı hem teşvik etmiş hem de garantisi olmuştur.
Herkes Kendi Hayatının Kahramanı
Kripto Üçgeni
Metastaz 2 Cendere
"Okuduğumuz kitap bir yumruk gibi tepemize inip bizi uyandırmadıktan sonra neye yarar?”
Franz Kafka
• CHP’li Belediye Başkanları İmamoğlu ve Çerçioğlu için yapılan ahlaksız teklifin arkasında hangi AKP’li Bakan vardı?
• Pelikancılar AKP içinde hangi operasyonları yaptı ve kimleri fişledi?
• Yargının arka odalarında hangi ses kayıtları dolaşıyor?
• Holding patronu cinayetinin üstü hangi yollarla kapatılmak istendi?
• Hakimler ve savcılar gizlenen skandalları ilk kez nasıl anlattı?
• Adliyeye getirilen ve içinde 260 bin dolar olan çantanın sırrı neydi?
• Nurcular devlet içinde nasıl bir ağ kurdu?
• Yargıdaki Pelikan-Hakyol mücadelesinin perde arkasında ne vardı?
• FETÖ borsasının belgesinde neler yazıyordu?
• AKP’li bakanlar arasındaki kavganın bilinmeyen nedeni ne?
• Diyanet’in gizli tarikatlar raporu nasıl sızdı?
• Öldürülen AKP yöneticisinin eşi sessizliğini bozup neler anlattı?
• 15 Temmuz raporu aslında neden basılmadı?
• Kartal İmam Hatip mezunu olmak devlette hangi kapıları açıyor?
• Erdoğan’ın yakınını hayata döndüren ismin başına neler geldi?
Barış Terkoğlu ve Barış Pehlivan, devlette yaratılan çürümeyi ve herkesin hissettiği cendereyi belgeliyor. “Metastaz 2: Cendere” çarpıcı bir gazetecilik araştırması olarak tarihe geçecek.
Sarmal
Tadında Ekonomi: Aç Bir Ekonomistin Gözünden Dünya
Ha-Joon Chang’in mitolojisi bile sarımsakla yoğrulmuş Güney Kore’den çıkıp üzerinde sarımsağın doğmadığı Birleşik Krallık’a geldiği 1980’ler, İngiliz mutfağının o şanlı yavanlığından sıyrılarak, farklı tatlarla zenginleşmeye çalıştığı bir dönemdi. Dünya ise aynı dönemde yavanlaşma pahasına tek bir fikrin hâkimiyetine geçiyordu: serbest piyasa ekonomisi.
Ünlü ekonomist, yazar ve mutfak tutkunu Ha-Joon Chang’in, ekonomide farklı bakış açılarına açık olmanın, en az farklı mutfaklara açık olmak kadar sağlıklı olduğu fikrinden yola çıkarak kaleme aldığı Tadında Ekonomi, zorlu iktisadi fikirleri, dünyanın dört bir yanından yiyeceklerin hikâyeleriyle aynı tabakta servis ederek ekonomik tercihlerimizin yaşadığımız dünyayı nasıl şekillendirdiğini ortaya koyuyor. Masum bağımlılığımız çikolatanın, post-endüstriyel bilgi ekonomilerine –ve işsiz bir geleceğe– dair de bir şeyler anlattığını ya da Güney Amerika yemeklerinden gumbo’yu ağızda eriyecek kadar yumuşacık yapan bamyanın, kapitalizm ile özgürlükler arasındaki karmaşık ilişkiyi de temsil ettiğini gösteriyor. Chang, mutfağında yemek pişirirken eline aldığı malzemeler üstünden ücretsiz ev işlerinin gizli maliyetinden iklim krizine, serbest piyasanın yanıltıcı dilinden havuçların turunculaşma hikâyesine kadar uzanarak, bizlere cesur fikirlerle dolu ve sindirimi kolay bir ziyafet sunuyor.
Ezber bozan ve esprili anlatımıyla Tadında Ekonomi, ekonomiyi kavramanın bir yemek tarifi öğrenmeye benzediğini gösteriyor: Eğer onu iyice anlarsak, değiştirebiliriz de.
“Chang’in karmaşık fikirleri basitçe açıklayabilmek gibi muhteşem bir yeteneği var... İster yemekten ister ekonomiden bahsetsin, Chang harika bir yazar.” –BEE WILSON, SUNDAY TIMES
“Aynı anda hem beni güldüren hem ağzımı sulandıran hem de ekonomiyle ilgili düşüncelerimi yeniden gözden geçirmemi sağlayan tek kitap. Çok komik, çok dolu ve iştah açıcı.” –BRIAN ENO
Türk – Yunan Sorunları
“Türk-Yunan ilişkilerinin seyrini ABD, NATO ve Avrupa’dan ayrı tutmak mümkün olmamakla birlikte, Yunanistan’ın bağımsızlığını kazandığı 1829 yılından itibaren 2024 yılına kadar geçen 195 yıl içinde, her iki devlet arasındaki sorunlarda, bazı ülkelerin siyasi tercihlerini gerek ulusal çıkarları, gerekse eski Yunan medeniyetine duyulan hayranlık ve dinsel nedenler ile Yunanistan lehine kullandığı görülmektedir. AK parti iktidarının son yıllardaki dış politika tercih ve önceliklerinin de etkisiyle birlikte, ABD ile Fransa ile İngiltere gibi bir kısım Avrupa Birliği ülkeleri ve Ayrıca İsrail, Mısır, Suudi Arabistan ve BAE gibi Ortadoğu devletlerinin Yunanistan’ı cesaretlendirici tutum ve davranışları neticesinde, yenilerinin eklenmesi beklenen mevcut sorunların kısa süre içerisinde çözümlenmeyeceği değerlendirilmektedir.”

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.