Cumhuriyetin İlk Yüzyılı 1923 – 2023
₺345,00 Orijinal fiyat: ₺345,00.₺284,62Şu andaki fiyat: ₺284,62.
“Türklerin son iki asrı bütün Doğu dünyasında ve Balkanlar’da dikkatle gözden geçirilmesi gereken büyük bir tarihî yolculuktur. Bu nedenle de Dünya Tarihi’nin önemli bir parçasıdır ve dikkatle üzerinde durulmalıdır.”
İlber Ortaylı
“Cumhuriyet’in İlk Yüzyılı’na yeni devletimizin yapı taşlarının döşendiği Osmanlı İmparatorluğu’nun modernleşme döneminden başladık.
Atatürk ve silah arkadaşlarının yetiştiği II. Abdülhamid’in modernlik arayışı içinde geçen yıllarını, ama aynı zamanda istibdad günlerini ve buna karşı isyan edip hürriyet arayan genç Osmanlı subaylarının maceraları hayatları…
Millî Mücadele dönemini, özgürlük havasının egemen olduğu Cumhuriyet’in ilk iki yılını ve tek partili zorlu zamanları, ardından gelen çok partili siyasal yaşamın başladığı 1950’li yılları…
1913 Babıali Baskını’yla başlayan darbeler tarihini…
Yeni devletin ilk gününden itibaren çözmeye çalıştığı kadim problemleri; Kürt Sorunu’nu, “irtica” meselesini ve eğitim konusunu…
İslâmcılıktan milliyetçiliğe, merkez sağdan sosyal demokrasiye bütün siyasal akımları…
1876’dan 1924’e ve 1982’ye anayasa metinlerimizi… Bizleri 2023’e taşıyacak yeni anayasa özlemimizi…
Asırlık dış politikamız, ikili ilişkilerimiz, uluslararası kuruluşlardaki temsiliyetimiz, Kıbrıs Barış Harekâtı, AB macerası ve Ortadoğu politikalarımızı…
Şehirleşme, üniversiteleşme, gecekondulaşma, ekonomik büyüme, yolsuzluklar, gündelik yaşamdaki nitelik ve kalite kaybı gibi en güçlü sosyolojik dinamik ve gelişmeleri…
Yani bizi biz yapan ve bugünlere taşıyan önemli tarihsel dinamikleri konuştuk…”
İsmail Küçükkaya
Türkiye’nin geçmiş ve geleceğiyle ilgilenen her okurun mutlaka okuması gereken bir başucu kitabı…
| Yayınevi |
Kronik Kitap |
|---|---|
| Yazar |
İlber Ortaylı |
| Sayfa Sayısı |
304 |
| Kağıt Cinsi |
2. Hamur |
| Baskı Yılı |
2019 |
| Boyut |
"13 ,00" ,50 X 21 |
| Cilt Tipi |
Karton Kapak |
1 adet stokta
Kronik Kitap – Cumhuriyetin İlk Yüzyılı 1923 – 2023
/n
“Türklerin son iki asrı bütün Doğu dünyasında ve Balkanlar’da dikkatle gözden geçirilmesi gereken büyük bir tarihî yolculuktur. Bu nedenle de Dünya Tarihi’nin önemli bir parçasıdır ve dikkatle üzerinde durulmalıdır.”
İlber Ortaylı
“Cumhuriyet’in İlk Yüzyılı’na yeni devletimizin yapı taşlarının döşendiği Osmanlı İmparatorluğu’nun modernleşme döneminden başladık.
Atatürk ve silah arkadaşlarının yetiştiği II. Abdülhamid’in modernlik arayışı içinde geçen yıllarını, ama aynı zamanda istibdad günlerini ve buna karşı isyan edip hürriyet arayan genç Osmanlı subaylarının maceraları hayatları…
Millî Mücadele dönemini, özgürlük havasının egemen olduğu Cumhuriyet’in ilk iki yılını ve tek partili zorlu zamanları, ardından gelen çok partili siyasal yaşamın başladığı 1950’li yılları…
1913 Babıali Baskını’yla başlayan darbeler tarihini…
Yeni devletin ilk gününden itibaren çözmeye çalıştığı kadim problemleri; Kürt Sorunu’nu, “irtica” meselesini ve eğitim konusunu…
İslâmcılıktan milliyetçiliğe, merkez sağdan sosyal demokrasiye bütün siyasal akımları…
1876’dan 1924’e ve 1982’ye anayasa metinlerimizi… Bizleri 2023’e taşıyacak yeni anayasa özlemimizi…
Asırlık dış politikamız, ikili ilişkilerimiz, uluslararası kuruluşlardaki temsiliyetimiz, Kıbrıs Barış Harekâtı, AB macerası ve Ortadoğu politikalarımızı…
Şehirleşme, üniversiteleşme, gecekondulaşma, ekonomik büyüme, yolsuzluklar, gündelik yaşamdaki nitelik ve kalite kaybı gibi en güçlü sosyolojik dinamik ve gelişmeleri…
Yani bizi biz yapan ve bugünlere taşıyan önemli tarihsel dinamikleri konuştuk…”
İsmail Küçükkaya
Türkiye’nin geçmiş ve geleceğiyle ilgilenen her okurun mutlaka okuması gereken bir başucu kitabı…
İlgili ürünler
Cumhuriyet’in 100 Günü: İnkılabın Ayak Sesleri
Anadolu’ya ilk çıktığı günden başlayarak, Mustafa Kemal’in hangi engellerle karşılaştığını hiç düşündünüz mü? Erzurum Kongresi’ndeki delegelerin ona muhalefet ettiğini, Sivas Kongresi’ne yeteri kadar insanın gelmediğini biliyor muydunuz? İstanbul’da son Osmanlı meclisi toplanırken Ankara’da yapayalnız beklemek zorunda kalan bir aksiyon adamının içinde kopan fırtınaları tahmin edebilir misiniz? TBMM’nin Meclis-i Mebusan’ın devamı olduğundan haberdar mısınız? Peki ya, Milli Mücadele’nin mimarlarının nihai zaferden sonra nasıl birbirlerine düştüğünden?
İlanının üzerinden tam bir asır geçti. Ancak Cumhuriyet’in kuruluş dönemi hâlâ anlaşılmayı ve ezbere sloganlardan kurtarılmayı bekliyor. Emrah Safa Gürkan, Cumhuriyet’in dönüm noktası olan 100 günü kaleme alırken bilindik kabullerin ötesine geçiyor. En yakınındakiler tarafından defalarca yalnız bırakılan Mustafa Kemal’in 600 yıllık müesses nizamı nasıl ince bir stratejiyle tasfiye ettiğini ortaya koyuyor.
Bu kitap, yorgun bir imparatorluğun yüzlerce yıldır yapamadığını yapacak genç bir cumhuriyetin doğuşunun hikâyesi… Aksayan planların, kaygan ittifakların, saklanan niyetlerin, ama en nihayetinde tartışmasız bir zaferin öyküsü…
Emrah Safa Gürkan, Cumhuriyet'in 100 Günü - İnkılabın Ayak Sesleri ve Cumhuriyet'in 100 İsmi - Büyük Devrimin Portreleri’nde bir şeyi kesin olarak görmemizi sağlıyor: Bir büyük liderin önderliğinde genç yaşlı binlerce insanın çabasıyla yaratılan ve şimdi bir asırlık çınar gibi kök salan Türkiye Cumhuriyeti’ni var etmek, bir “mucize”den çok daha fazlasını gerektirmişti.
Ayak sesleri günbegün yaklaşan inkılapları bir bir uygulamaya koymanın vakti işte nihayet gelmiştir. Önümüzdeki yıllar harap bir ülkenin, bitap bir toplumun baş döndürücü bir hızla değişmesine, modern Türkiye’nin ortaya çıkmasına tanık olacaktır.
Emrah Safa Gürkan
Hesaplaşma – Yeditepe Yayınevi
1908-1918 arası Türkiye'nin kaderine hâkim olan İttihat ve Terakki Partisi, mensuplarının bütün iyi niyet ve vatanseverliklerine karşın, ülkenin büyük bir felakete sürüklenmesine yol açtı. İttihatçı zihniyete göre; iktidara sahip olmanın yonu darbe yapmaktan geçiyorsa bu yapılırdı. "Ya devlet başa ya kuzgun leşe" aralarında kullandıkları meşhur bir slogandı. Eski İttihatçıların bir kısmı, Cumhuriyet'ten sonra, her ne kadar güçlerini kaybetmiş olsalar da devletin başına geçme arayışı içinde oldular. Bunun yolunu da Mustafa Kemal Atatürk'e suikast yapmada aradılar. Bu olay tarihe İzmir Suikastı olarak geçti. Eski İttihatçılardan oluşan bir kesim 15 Haziran 1926 tarihinde İzmir'de Atatürk'ü öldürmeyi düşündülerse de suikast girişimi başarılı olmadı. Sonrasında ise bir hesaplaşma dönemi başladı. Bu hesaplaşmadan dönemin muhalif kesimleri önemli bir darbe aldılar. Görünen o ki bu olayda, gelişmelerden haberi olmayıp kendi köşesine çekilmiş birçok eski İttihatçı da yargılandı, bazıları da cezalandırıldı. Bu da muhtemelen, her zaman potansiyel tehlike olmanın ceremesini çekmek anlamını taşıyordu.
Kalpaklılar Kısaltılmış
Kalpaklılar, Samim Kocagöz’ün belgelere dayanarak işlediği bir destan: İşgal altındaki topraklardan Kuvayı Milliye’nin doğuşuna, cephelerdeki çarpışmalardan gerici ayaklanmalara kadar Kurtuluş Savaşı’nın, bir ulusun bağımsızlık için verdiği mücadelenin gerçek destanı.
Kalpaklılar’ın yazılışından bu yana neredeyse 70 yıl geçti.
Kurtuluşun, bağımsızlığın heyecanını günümüz boyutlarında genç kuşaklara duyumsatabilmek için “kısaltılmış” bir baskıyı hazırlamak kaçınılmaz oldu.
Yoğunlaştırılarak kısaltılmış olan Kalpaklılar’ın bu sürümünü babası Samim Kocagöz’ün sağlığında eserin tiyatro metnini birlikte hazırlamış olan oğlu Şükrü Kocagöz hiçbir olayı, hiçbir kişiyi metin dışında bırakmadan, hiçbir sözcüğü değiştirmeden, bir televizyon dizisi ritmi ve tadında yaptı.
Kuvayı Milliye Defteri
Ceyhun Atuf Kansu’nun Kuvayı Milliye Defteri adlı kitabı, I. Dünya Savaşı’ndan sonra Anadolu’yu ele geçirmeye çalışan işgal ordularına ve hal¬kından uzaklaşmış, ülke toprağını gözden çıkarmış Osmanlı sarayına karşı bir başkaldırının, örgütlü bir direnişin; bağımsızlık, özgürlük adına gerçek¬leştirilmiş olan onurlu bir halk eyleminin, ulusal bir kurtuluş savaşının sı¬cak, kapsamlı, yürekleri tutuşturan şiirsel öyküsüdür.
Bizleri toplumsal belleğimizin güneşli avlusunda, ortak bir yurttaşlık bilincinde buluşturan bu kitap, Cumhuriyet’in 100. yılı için okurlara arma¬ğan edilmiştir.
Türk Dış Politikası Tarihi
Türk Dış Politikası’nda En Hassas Meseleler…
“Ortadoğu Türkiye’nin güneyinde çok geniş bir bölgeyi teşkil etmektedir ve bu bölgedeki kuvvet münasebetleri Türkiye’nin kaderini daima yakından ilgilendirecektir. Bin netice Türkiye’nin bölgede barışın korunmasında tanzim edici role ve saldırganlığa karşı da caydırıcılığa sahip olması ve bütün bunları yapabilecek güçte bulunması, daima Arap dünyasının menfaatine olacaktır.”
Prof. Dr. Fahir Armaoğlu
Siyasi tarih araştırmalarının duayeni, ardından bıraktığı eserlerle yeni araştırma konuları için ilham veren Prof. Dr. Fahir Armaoğlu, Türk Dış Politikası Tarihi’nde yakın tarihimizin en önemli meselelerini aydınlatıyor. Armaoğlu’nun dış politikamıza dair araştırmalarını bir araya getiren bu kitap, Cumhuriyet’ten 1980 sonrasına dek çok kritik meselelere temas ediyor, çarpıcı yorumlar sunuyor.
Atatürk’ün dış politika prensiplerinin üzerine titizlikle eğilerek başlayan kitap, Çanakkale Muharebeleri ve Milli Mücadele döneminde Rusya ile olan ilişkilerimizi analiz ediyor. Ardından II. Dünya Savaşı’ndaki denge politikamız ve dönemin en çok konuşulan ülkelerinden Hitler Almanyası ile 1933-1941 yılları arasındaki ilişkilerimizi sorguluyor.
Türkiye’nin geçmişten günümüze en yoğun ilişkilerinin olduğu Ortadoğu, Armaoğlu’nun bu eserinde büyük bir yer tutuyor. Arap Dünyası’nın geçmişi ve yakın dönemin İslâmî akımlarına kadar İran ve Suudi Arabistan gibi ülkelerle olan irtibatımıza Armaoğlu çok önemli yorumlar getiriyor.
Dünüyle, bugünüyle, yarınıyla Türkiye ve Batı Dünyası arasındaki ilişkiye dair araştırmalarla süren kitap 1982’de Türk Dış Politikası, Amerikan-Rus Dosyası ve Avrupa politikasında Polonya ile son buluyor. Türk Dış Politikası Tarihi; siyasi tarih okumaları yapmayı seven herkese hitap eden bir referans kitap…
Türklerin Serüveni
Tarihin en kadim milletleri sıralansa hiç şüphe yok ki Türkler en ön safta yer alacaklardır. İzledikleri yollar, vardıkları coğrafyalar, söyledikleri şiirler, savaş stratejileri ve daha nice konularıyla Türk tarihinin kendine has birçok bilinmeyeni vardır. Tarihi ekranlar vasıtasıyla her yaşa yeniden sevdiren Cansu Canan Özgen, Türklerin izini alanında uzman tarihçilerle sürüyor.
Kür Şad gerçekten yaşamış mıydı? Orhun Kitabeleri nasıl çözüldü? Attila’nın Avrupa tarihindeki yeri neydi? Cengiz Han Türk müydü?
Prof. Dr. Ahmet Taşağıl anlatıyor.
Hasan Sabbah kimdi? Nizamülmülk ve Ömer Hayyam’la sınıf arkadaşı mıydı? Fedailer suikastları neden hançerle yapıyordu?
Doç. Dr. Haşim Şahin anlatıyor.
Timur, Türk müdür? Türklerde tarih anlayışı nasıldır? Türkçenin Türk devletlerindeki yeri neydi? Safeviler Türk Devleti miydi?
Prof. Dr. İlber Ortaylı anlatıyor.
İstanbul’un fethinde gemiler gerçekten karadan yürütüldü mü? Ulubatlı Hasan diye birisi var mıydı? Akşemseddin, Fatih’e neden bir mektup yazmıştır?
Prof. Dr. Feridun M. Emecen anlatıyor.
Casuslar maaşlı elemanlar mıydı? Bugünkü manada casusluk teşkilatları var mıydı? Casuslar birbirlerini nasıl tanırlardı? Özel işaretleri ya da sembolleri var mıydı?
Doç. Dr. Emrah Safa Gürkan anlatıyor.
Devşirme sisteminin özellikleri neydi? Padişah eşleri yönetimde etkili oldular mı? IV. Murad’ın yasaklarının sebebi neydi? Neden IV. Murad’a Şark’ın Sultanı denildi?
Prof. Dr. Abdülkadir Özcan anlatıyor.
Osmanlı’da ilk isyanı kim çıkarmıştır? Kardeş katlinin hükümleri nelerdi? Hanedan mensupları nasıl öldürülüyorlardı? Osmanlı’daki darbelerin genel özellikleri nelerdi?
Prof. Dr. Ekrem Buğra Ekinci anlatıyor.
Atatürk’ün soyağacı biliniyor mu? Yaşayan akrabaları var mı? Asker olmaya nasıl karar verdi? Askerlik başarılarında tarih bilgisinin payı nedir? Atatürk’ün Çanakkale’deki rolü neydi?
Doç. Dr. Ali Güler anlatıyor.
Orta Asya’nın bozkırlarından Avrupa’nın kapılarına, Hunlar'dan Osmanlı'ya, Fatih'ten Atatürk'e Türk tarihinin önemli çağları, imparatorlukları ve komutanları Türklerin Serüveni'nde anlatılıyor.

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.