Çocuklar İçin Nutuk
₺95,00
| Yayınevi | İskenderiye Yayınları |
|---|---|
| Yazar | Hakan Atalay |
| Baskı Yılı | 2016 |
18 adet stokta
İskenderiye Yayınları – Çocuklar İçin Nutuk
İlgili ürünler
Cumhuriyetin İlk Yüzyılı 1923 – 2023
"Türklerin son iki asrı bütün Doğu dünyasında ve Balkanlar'da dikkatle gözden geçirilmesi gereken büyük bir tarihî yolculuktur. Bu nedenle de Dünya Tarihi'nin önemli bir parçasıdır ve dikkatle üzerinde durulmalıdır."
İlber Ortaylı
“Cumhuriyet'in İlk Yüzyılı'na yeni devletimizin yapı taşlarının döşendiği Osmanlı İmparatorluğu'nun modernleşme döneminden başladık.
Atatürk ve silah arkadaşlarının yetiştiği II. Abdülhamid'in modernlik arayışı içinde geçen yıllarını, ama aynı zamanda istibdad günlerini ve buna karşı isyan edip hürriyet arayan genç Osmanlı subaylarının maceraları hayatları...
Millî Mücadele dönemini, özgürlük havasının egemen olduğu Cumhuriyet'in ilk iki yılını ve tek partili zorlu zamanları, ardından gelen çok partili siyasal yaşamın başladığı 1950'li yılları...
1913 Babıali Baskını'yla başlayan darbeler tarihini...
Yeni devletin ilk gününden itibaren çözmeye çalıştığı kadim problemleri; Kürt Sorunu'nu, "irtica" meselesini ve eğitim konusunu...
İslâmcılıktan milliyetçiliğe, merkez sağdan sosyal demokrasiye bütün siyasal akımları...
1876'dan 1924'e ve 1982'ye anayasa metinlerimizi... Bizleri 2023'e taşıyacak yeni anayasa özlemimizi...
Asırlık dış politikamız, ikili ilişkilerimiz, uluslararası kuruluşlardaki temsiliyetimiz, Kıbrıs Barış Harekâtı, AB macerası ve Ortadoğu politikalarımızı...
Şehirleşme, üniversiteleşme, gecekondulaşma, ekonomik büyüme, yolsuzluklar, gündelik yaşamdaki nitelik ve kalite kaybı gibi en güçlü sosyolojik dinamik ve gelişmeleri...
Yani bizi biz yapan ve bugünlere taşıyan önemli tarihsel dinamikleri konuştuk...”
İsmail Küçükkaya
Türkiye'nin geçmiş ve geleceğiyle ilgilenen her okurun mutlaka okuması gereken bir başucu kitabı…
Hesaplaşma – Yeditepe Yayınevi
1908-1918 arası Türkiye'nin kaderine hâkim olan İttihat ve Terakki Partisi, mensuplarının bütün iyi niyet ve vatanseverliklerine karşın, ülkenin büyük bir felakete sürüklenmesine yol açtı. İttihatçı zihniyete göre; iktidara sahip olmanın yonu darbe yapmaktan geçiyorsa bu yapılırdı. "Ya devlet başa ya kuzgun leşe" aralarında kullandıkları meşhur bir slogandı. Eski İttihatçıların bir kısmı, Cumhuriyet'ten sonra, her ne kadar güçlerini kaybetmiş olsalar da devletin başına geçme arayışı içinde oldular. Bunun yolunu da Mustafa Kemal Atatürk'e suikast yapmada aradılar. Bu olay tarihe İzmir Suikastı olarak geçti. Eski İttihatçılardan oluşan bir kesim 15 Haziran 1926 tarihinde İzmir'de Atatürk'ü öldürmeyi düşündülerse de suikast girişimi başarılı olmadı. Sonrasında ise bir hesaplaşma dönemi başladı. Bu hesaplaşmadan dönemin muhalif kesimleri önemli bir darbe aldılar. Görünen o ki bu olayda, gelişmelerden haberi olmayıp kendi köşesine çekilmiş birçok eski İttihatçı da yargılandı, bazıları da cezalandırıldı. Bu da muhtemelen, her zaman potansiyel tehlike olmanın ceremesini çekmek anlamını taşıyordu.
Kalpaklılar Kısaltılmış
Kalpaklılar, Samim Kocagöz’ün belgelere dayanarak işlediği bir destan: İşgal altındaki topraklardan Kuvayı Milliye’nin doğuşuna, cephelerdeki çarpışmalardan gerici ayaklanmalara kadar Kurtuluş Savaşı’nın, bir ulusun bağımsızlık için verdiği mücadelenin gerçek destanı.
Kalpaklılar’ın yazılışından bu yana neredeyse 70 yıl geçti.
Kurtuluşun, bağımsızlığın heyecanını günümüz boyutlarında genç kuşaklara duyumsatabilmek için “kısaltılmış” bir baskıyı hazırlamak kaçınılmaz oldu.
Yoğunlaştırılarak kısaltılmış olan Kalpaklılar’ın bu sürümünü babası Samim Kocagöz’ün sağlığında eserin tiyatro metnini birlikte hazırlamış olan oğlu Şükrü Kocagöz hiçbir olayı, hiçbir kişiyi metin dışında bırakmadan, hiçbir sözcüğü değiştirmeden, bir televizyon dizisi ritmi ve tadında yaptı.
Kuvayı Milliye Defteri
Ceyhun Atuf Kansu’nun Kuvayı Milliye Defteri adlı kitabı, I. Dünya Savaşı’ndan sonra Anadolu’yu ele geçirmeye çalışan işgal ordularına ve hal¬kından uzaklaşmış, ülke toprağını gözden çıkarmış Osmanlı sarayına karşı bir başkaldırının, örgütlü bir direnişin; bağımsızlık, özgürlük adına gerçek¬leştirilmiş olan onurlu bir halk eyleminin, ulusal bir kurtuluş savaşının sı¬cak, kapsamlı, yürekleri tutuşturan şiirsel öyküsüdür.
Bizleri toplumsal belleğimizin güneşli avlusunda, ortak bir yurttaşlık bilincinde buluşturan bu kitap, Cumhuriyet’in 100. yılı için okurlara arma¬ğan edilmiştir.
Türkiye’nin 200 Yıllık İktisadi Tarihi
Osmanlı-Türkiye iktisat tarihçiliğinin önde gelen isimlerinden Prof. Dr. Şevket Pamuk’un, ilk kez 2014’te yayımlanan önemli çalışması Türkiye’nin 200 Yıllık İktisadi Tarihi ’nin gözden geçirilmiş ve genişletilmiş yeni baskısı, kapsadığı dönemi 2020’ye kadar getirirken, iktisadi tarihimize farklı bir yaklaşımı hedefleyen içerik ve vurgularını da zenginleştiriyor.
Pamuk’un 2018 yılında İngilizce olarak Princeton University Press tarafından yayımlandıktan sonra Yunanca ve Çinceye de çevrilen bu çalışmasının önemli bir özelliği son 200 yılı birlikte ele alması. Türkiye iktisat tarihçiliğinde 19. yüzyıl ile 20. yüzyıl sık sık birbirlerinden kalın duvarlarla ayrıldı. Oysa Osmanlı’dan Cumhuriyet’e geçiş sürecinde önemli siyasal değişiklikler gerçekleşirken, iktisadi açıdan önemli süreklilikler de yaşanmıştı. Bu sürekliliklerin bir bölümü Osmanlı geçmişinden, bir bölümü de Sanayi Devrimi sonrasında dünya ölçeğinde ortaya çıkan gelişmelerden kaynaklanıyordu. Bu nedenle Pamuk, son 200 yılı bir bütün olarak ele alıyor ve bugünkü Türkiye ekonomisinin kimi özelliklerinin kökenlerini 19. yüzyıldaki dönüşümlerde arıyor.
Kitap ayrıca ekonomilerin uzun dönemli gelişmesini değerlendirirken temel ölçütler olarak, bir yandan kişi başına gelir artışlarını ya da iktisadi büyümeyi, öte yandan da sağlık ve eğitim boyutlarıyla insani gelişmeyi ve bölüşümü öne çıkarıyor.
Yazar, önce ayrıntılı veriler kullanarak son 200 yılda Türkiye’de iktisadi büyümenin dünya ortalamalarına yakın ama onların biraz üzerinde, buna karşılık insani gelişmenin, özellikle de eğitimin dünya ortalamalarının altında kaldığını ortaya koyuyor. Daha sonra da Türkiye’de uzun vadeli iktisadi gelişmenin niçin dünya ortalamalarının üzerine çıkamadığını sorguluyor. Bu soruların sadece iktisatla sınırlı bir çerçevede yanıtlanamayacağının altını çizen Pamuk, daha doyurucu yanıtlar için toplumsal ve siyasi yapıların da dikkate alınması gerektiğine işaret ediyor ve iktisadi gelişmenin nihai nedenleri olarak kabul edilen kurumların Türkiye’deki özelliklerini ve işleyişlerini inceliyor.
Vatanın Kilidi Çanakkale
Çanakkale !
Vatanın kilidi olan yer!
Mehmetçiğin kanını vatan toprağına kattığı yer!
Öldü derken şahlandığı yenilecek derken yendiği yer!
Vatan savunmasını dünyaya tanıttığı diyar!
Devleri devlerin ülkesinde denize döktüğü memleket!
Bağrında şehidim uyurken sen daima vatanımız olarak kalacaksın!
Ay yıldızlı al bayrak semalarından, ezan sesi minarelerden eksik olmayacak.
Çanakkele haritası hediyeli.

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.